6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN - PowerPoint PPT Presentation

bethany-ellison
6183 sayili amme alacaklarinin tahs l usul hakkinda kanun n.
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN PowerPoint Presentation
Download Presentation
6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN

play fullscreen
1 / 208
Download Presentation
6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN
182 Views
Download Presentation

6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript

  1. 6183 SAYILI AMME ALACAKLARININ TAHSİL USULÜ HAKKINDA KANUN Tolga BÜYÜKDEĞİRMENCİ Gelirler Kontrolörü

  2. KAPSAMI • Devlete, • İl Özel İdarelerine, • Belediyelere, ait vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme masrafları, vergi cezası, para cezası gibi asli, gecikme zammı, faiz gibi fer’i amme alacakları ile aynı idarelerin akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğanlar dışında kalan ve amme hizmetleri tatbikatından mütevellit olan diğer alacakları ile bunların takip masrafları.

  3. KAPSAMI Buna göre 6183 sayılı Kanunun 1 ve 2. maddelerinde; • Kamu alacağının Devlete, il özel idarelerine ve belediyelere ait olması, • Kamu alacağının asli, fer’i kamu alacakları ve kamu hizmetleri uygulamasından kaynaklanacağı, • Söz konusu kamu alacaklarının takip masrafları açısından da 6183 sayılı Kanun gereğince işlem yapılacağı, hüküm altına alınmıştır.

  4. KAPSAMI • Ancak kamu alacakları ile ilgili olarak Türk Ceza Kanunu’nun para cezalarının tahsil şekli ve hapse tahvili hakkındaki hükümleri saklı olup (6183 Md.1/2), çeşitli Kanunlarda Tahsili Emval Kanununa göre tahsil edileceği belirtilmiş olan her türlü alacaklar açısından da 6183 sayılı Kanun hükümleri uygulanacaktır.

  5. KAPSAMI • Özel kanunlarında tahsil şekli gösterilmemiş amme nev’inden para cezalarının tahsil usulü de Türk Ceza Kanunu’na göre olacaktır.

  6. KAPSAMI • Kanunun 1. maddesinde devlet, il özel idareleri ve belediye gelirlerinin kapsamda dahil olduğu belirtildiğinden köy gelirlerinin 6183 sayılı Kanun kapsamında tahsili mümkün değildir. Bu mahiyetteki alacaklar, 442 sayılı Köy Kanunu’na göre tahsil edilir.

  7. ASLİ VE FER’İ AMME ALACAKLARI • Asli kamu alacakları; vergi, resim, harç, ceza tahkik ve takiplerine ait muhakeme giderleri ve para cezalarından oluşmaktadır. • Fer’i kamu alacakları; kamu alacağının aslının vadesinde ödenmemesinden doğan alacaklardır; Bunların kapsamına; - 6183 sayılı Kanunun 51. maddesindeki gecikme zammı, - 6183 sayılı Kanunun 58. maddesindeki haksız çıkma zammı, - V.U.K.’nun 371. maddesindeki pişmanlık zammı, - V.U.K.’nun 112/3. maddesinde uyarınca dava konusu yapılan vergi uyuşmazlığını kaybedenlerden alınacak faizdir.

  8. KAPSAMI • Kamu Hizmeti Kavramı: Kamu idare ve müesseselerinin kamu hukukuna has usuller dairesinde ve bu hukuktan kaynaklanan yetki ve ayrıcalıklarla gösterdiği faaliyetler ile yaptığı hizmetlerdir. Kamu idarelerinin asli ve fer’i amme alacakları kapsamı dışında kalan fakat kamu hizmetlerine ait kanunların uygulamasından doğan alacakları da 6183 sayılı Kanun kapsamına dahil bulunmaktadır.

  9. KAPSAMI Ancak kamu idarelerinin kamu hizmetlerinin uygulamasından doğan alacaklarının 6183 sayılı Kanun kapsamına dahil olabilmesi için söz konusu alacakların; akitten, haksız fiil ve haksız iktisaptan doğmamış olması gerekmektedir. Örneğin; kira sözleşmeleri, 2490 sayılı Kanuna göre yapılan okul, lojman sözleşmeleri, ihaleye dayalı birer özel hukuk sözleşmeleridir. Diğer taraftan bir kimse haksız fiil veya haksız iktisap nedeniyle devlet malına zarar vermiş ise veya devlet aleyhine zenginleşmiş ise bundan doğan alacak kamu alacağı niteliğinde olmayacaktır. Nitekim İ.İ.K.’nun 47.maddesinde devletin bir akitten veya haksız bir fiilden doğan alacakları hakkında İ.İ.K. Hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.

  10. KAPSAMI • Haksız Fiil, bir kişinin başkasına kusurlu olarak, haksız yani hukuka aykırı fiili ile zarar vermesidir. • Haksız İktisap; bir kişinin malvarlığında haklı bir sebep olmaksızın diğer kişinin malvarlığı aleyhine olan çoğalmadır.

  11. KAPSAMI • Asli ve fer’i amme alacakları ile kamu hizmetleri uygulamasından doğan alacakların cebren tahsili sırasında yapılan zor kullanma, ilan, haciz, taşıma, muhafaza, satış vb. giderler takip giderlerini oluştururlar ve 6183 sayılı Kanuna göre takip ve tahsil edilirler.

  12. 6183 sayılı Kanun 3 kısımdan oluşmaktadır. Kanunun 1. kısmında; kapsam, terimler, görevliler ve yetkililer belirtilmiş, amme alacaklarının korunması, ödeme, tehir, tecil ve gecikme zammı ile ilgili hükümlere yer verilmiştir. 2. kısmında, amme alacağının cebren tahsil ve takip esasları, menkul ve gayrimenkul malların haczi ve satışı ile ilgili hükümlere ve iflas yoluyla takip hükümlerine, 3.kısmında ise zamanaşımı, terkin, yasaklar ve cezalara yer verilmiştir.

  13. TARAFLAR Kamu alacağının tarafları; kamu borçlusu ve kamu alacaklısıdır. - Kamu Borçlusu: Kamu alacağını ödemek mecburiyetinde olan gerçek ve tüzel kişiler, bunların kanuni temsilci veya mirasçıları, vergi mükellefleri, vergi sorumluları, kefil ve yabancı şahıs ve kurumların temsilcileridir. - Kamu Alacaklısı: Devlet, il özel idareleri ve belediyelerdir. Tahsil işlemleri, tahsil dairesi tarafından yürütülür. Tahsil dairesi; alacaklı Kamu idarelerinin 6183 sayılı Kanunu uygulamakla görevli dairesi, servisi, memuru ya da memurlarıdır.

  14. Kamu alacaklısı, kamu alacağının takibini, mahalli tahsil dairelerine yaptırır. Fakat borçlu veya malları başka mahalde ise tahsil dairesi, borçlunun veya mallarının bulunduğu mahalde yapılacak takipleri, o mahaldeki tahsil dairelerine yaptırır. Ancak takibi yapacak olan bu tahsil dairesinin aynı kamu idaresine ait tahsil dairesi olması gerekmektedir. Örneğin bir ilin belediye tahsil dairesi, kamu borçlusunun ya da mallarının başka bir ilde bulunması durumunda bu ilin belediye tahsil dairesine kamu alacağını takip ettirebilir. Ancak il özel idare tahsil dairesine ya da maliye tahsil dairesine kamu alacağını tahsil ettiremez.

  15. 6183 sayılı Kanun, idareye tek taraflı icrai karar almak ve re’sen hareket etme yetkisi vermektedir. Şöyle ki; tek taraflı icrai karar alındığında, bu karar uygulanacağı kişinin rızasına bakılmaksızın yürütülmesi zorunlu hale gelir. Re’sen hareket yetkisi ise, idarenin kendisi tarafından, hiçbir aracı organ ya da gücün yardımına ihtiyaç olmaksızın, icrai kararın gereğini yerine getirmesi sonucunu yaratır.

  16. AMME ALACAĞINI KORUMAYA YÖNELİK ÖNLEMLER

  17. 1. TEMİNAT İSTENMESİ (Md.9) • Teminat isteme, alacaklı tahsil dairesinin isteği üzerine, kamu borçlusunun malvarlığındaki kıymetlerden kendi seçtiklerini borcuna karşılık göstererek, kamu alacağını güvence altına almaya yönelik bir önlemdir. Teminat normal olarak kamu borçlusundan istenir. Ancak, duruma göre kanuni temsilci, mirasçı, ortak veya kefillerden de teminat istenebilir.

  18. 6183 sayılı Kanunun 9. maddesinde amme alacaklarının korunması amacına yönelik olarak hangi durumlarda teminat isteneceği, 10. maddesinde nelerin teminat olarak kabul edileceği, 12. maddesinde de teminat hükmünde olan eşyanın neler olduğu hüküm altına alınmıştır.

  19. TEMİNAT İSTENMESİNİ GEREKTİREN HALLER - V.U.K.’nun 344. maddesi uyarınca vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren haller ile aynı Kanunun 359. maddesinde sayılan kaçakçılık suçlarını oluşturan haller, - Türkiye’de ikametgahı bulunmayan bir kamu borçlusunun durumunun kamu alacağının tahsilini tehlikeye sokması, (tüm kamu alacaklarını kapsar ancak, dar mükellef gerçek kişiler için geçerlidir.)

  20. Teminat istenmesi; vergi ziyaı veya kaçakçılık hallerinde zorunlu, diğer durumda ise ihtiyaridir. Vergi ziyaı veya kaçakçılık hallerinde teminat isteme yetkisi, vergi incelemesine yetkili olanlardadır. Aksi takdirde, takdir komisyonu kararına göre tarh edilen vergi üzerinden hesaplanan vergi ziyaı cezaları için teminat istenilmesi mümkün değildir. Teminat isteme durumunda kamu borçlusuna asgari 15 gün süre verilmelidir.(GT 281)

  21. 281 seri numaralı Tahsilat Genel Tebliğinde; vergi incelemesine yetkili olanlarca yapılan ilk hesaplara göre belirtilen miktar üzerinden hem vergi aslını hem de kaçakçılık cezasını karşılayacak tutarda teminat istenmesi gerektiği belirtilmiştir.

  22. Teminat olarak kabul edilebilecek kıymetler; (Md. 10) • A. Nakdi Unsurlar • Para, • Bankalar ve özel finans kurumları tarafından verilen süresiz teminat mektupları, • Haz. Müs.’nca ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri veya bu senetler yerine düzenlenen belgeler, • Hükümet tarafından belirlenecek milli esham ve tahvilat,(en yakın borsa cetvellerinde yazılı değerlerinden %15 eksiği ile)

  23. B. Ayni Unsurlar Teminat olarak kabul edilebilecek ayni unsurlar iki ayrı şekilde düzenlenmiştir. Bunlar; • Borçlu tarafından seçilip alacaklı tahsil dairesince teminat olarak kabul edilenler, • Borçlunun içlerinden herhangi birisini seçmeye gerek olmayan kanuna göre teminat hükmünde olan, ayni unsurlardır.

  24. Buna göre kamu borçluları veya bunların lehine üçüncü şahıslar tarafından gösterilen ve alacaklı kamu idaresince haciz varakalarına dayanılarak haczedilen menkul ve gayrimenkul mallar teminat olarak kabul edilebilir.(Md. 10/2) Diğer taraftan bar, otel, han, pansiyon, çalgılı yerler, sinemalar, oyun ve dans yerleri, birahane, meyhane, genelevler içerisinde bulunan eşya ve malzemeler bu müesseselerin işletilmesinden doğan kamu borçlarına karşı teminat hükmündedir. Ancak noterden onaylı kira akdinde gayrimenkul sahibinin demirbaşı olarak kaydedilen eşya ve malzeme teminat hükmünde değildir.

  25. Örneğin; otel işletmesinin gelir veya kurumlar vergisi borcuna karşılık olarak içerisinde bulunan eşyalar teminat hükmünde iken, emlak vergisi ve/veya buna ilişkin ceza açısından teminat olarak değerlendirilemezler. • Bu yerlerdeki mallar üzerindeki istihkak iddiaları alacaklı amme idaresinin teminat hakkını ortadan kaldırmaz. Ancak Medeni Kanunun 688. maddesinde yer alan mülkiyeti muhafaza koşulu ile yapılan satışlar, Borçlar Kanunu’nun 222. maddesine göre gerçekleşen taksitli satışlar kapsamındaki istihkak iddialarının alacaklı amme idaresi tarafından dikkate alınması zorunludur.

  26. C. Şahsi Kefalet Teminat olarak gösterilecek malı bulunmayanlar, muteber bir şahsı, müşterek kefil ve müteselsil borçlu olarak gösterebilirler. (Md. 11) Şahsi kefalet, belirlenecek koşullara uygun olarak noterden onaylı bir mukavele ile tesis olunur. Alacaklı tahsil dairesi, şahsi kefaleti ve gösterilen kişiyi kabul edip etmemekte serbesttir. Kefil olarak gösterilen kişinin muteber bir kişi olup olmadığı konusunda da tahsil dairesinin takdiri söz konusudur.

  27. Şahsi kefalet ancak müteselsil kefil ve müşterek borçlu olarak gösterilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde adi kefaletin kabulü mümkün değildir. Adi kefalette, alacaklının öncelikle borçluya başvurması gerekir. Alacağını kefilden isteyebilmesi için borçlunun kefalet akdinden sonra iflas etmiş olması, takibin sonuçsuz kalması ya da borçlu aleyhine Türkiye’de takibin olanaksız hale gelmesi gerekir. Oysa müteselsil kefalet ve müşterek müteselsil borçlulukta alacaklı asıl borçluya başvurmadan kefil aleyhine takibata geçebilir.

  28. Amme borçlusu tarafından gösterilen teminatın sonradan kısmen ya da tamamen değerini kaybetmesi ya da borç miktarının artması halinde alacaklı tahsil dairesi teminatın tamamlanmasını veya yerine başka bir teminat gösterilmesini isteyebilir. (Örneğin teminat olarak teminat mektubu verilmesi ve mektubu veren bankanın tasfiyeye girmesi durumu) • Diğer taraftan kamu borçlusu verdiği teminatı kısmen veya tamamen aynı değerde başka teminatlar ile değiştirebilir.

  29. TEMİNAT GÖSTERİLMESİNİN SONUÇLARI • Gösterilen teminat ödeme süresi içinde ödenmeyen amme borçlarına karşılık olarak paraya çevrilir ya da teminat olarak gösterilen şahsi kefilin takibine başlanır. • Ödeme süresi içinde ödenmeyen teminatlı alacakların tahsilinde 56. maddede yer alan özel takip usulü uygulanır. • Ödeme emrine karşı dava açılması durumunda (teminat gösterilmiş olması kaydıyla) takip işlemleri mahkeme kararına kadar durdurulur.

  30. TEMİNAT GÖSTERİLMESİNİN SONUÇLARI • Vergiden borcu olanlardan teminat gösterenlerin yurt dışına çıkmalarına izin verilir. • Kamu alacağının teminata bağlanması, tahsil zamanaşımını keser. • Kamu borçlusu, kamu alacağının teminata bağlanması halinde tecil hükümlerinden yararlanabilir. (Md. 48) • Sermayesi paylara bölünmeyen ortaklığın herhangi bir ortağının kamu borcuna karşılık, ortak veya ortaklık tarafından teminat gösterilmesi, ortaklığı fesholmaktan kurtarır. (Md. 34)

  31. TEMİNAT İSTENMESİNİN SONUÇLARI Kamu borçlusundan teminat istenmesini gerektiren durumların varlığı, aynı zamanda ihtiyati haciz ve ihtiyati tahakkuk uygulamalarına yol açar. Bu durumda kamu borçlusunun teminat istenen alacağının miktarı ile sınırlı olarak ihtiyati tahakkuk ve ihtiyati haciz uygulamaları söz konusu olacaktır.

  32. İHTİYATİ HACİZ UYGULAMASI

  33. İhtiyati Haciz; İleride tahakkuk edecek olan veya henüz ödeme vadesi gelmemiş bulunan ya da vadesi geçtiği halde ödeme emri tebliğ edilmemiş bulunan amme alacağının tahsil güvenliğini sağlamak üzere yapılan bir haciz şeklidir.(Md. 13)

  34. İhtiyati Haciz Uygulamasına Yol Açan Haller 1. Teminat istenmesini gerektiren haller,(Md.13/1) 2. Borçlunun belli bir ikametgahının bulunmaması,(Md.13/2) 3. Borçlunun kaçmış olması veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara sapma ihtimalinin bulunması,(Md.13/3) 4. Borçludan teminat göstermesi istenildiği halde belli sürede teminat veya kefil göstermemiş olması ya da şahsi kefalet teklifinin veya gösterdiği kefilin kabul edilmemiş olması,(Md.13/4)

  35. 5. Mal bildirimine çağrılan borçlunun belli süre içinde (7 gün) mal bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuş olması, (Md.13/5) (Burada ihtiyati hacze konu olacak borç, ödeme emrine konu olmayan borçtur) 6. Para cezasını gerektiren fiil dolayısıyla kamu davası açılması, (Md.13/6) 7. 6183 sayılı Kanunun 27, 29 ve 30. maddeleri uyarınca iptali istenen hükümsüz tasarrufların varlığı,(Md.13/7)

  36. İHTİYATİ HACZİN KALDIRILACAĞI DURUMLAR • İhtiyati hacze karşı açılan davada ihtiyati haczin kaldırılmasına karar verilmesi, • Teminat gösterilmesi, • İhtiyati haciz nedeninin ortadan kalkması, • Borcun ödenmesi Diğer taraftan ihtiyati haciz kalkana kadar veya kesin hacze dönüşene kadar, ihtiyati haciz uygulaması devam edecektir.

  37. İhtiyati Haciz uygulama yetkisi; ihtiyati haczi uygulayacak olan kamu idaresinin mahalli en büyük memuru olup, ilde vali, ilçede ise kaymakam veya bunların yetkili kıldığı memurlardır. • İhtiyati haczin uygulanabilmesi için öncelikle ihtiyati haciz kararının alınması daha sonra ihtiyati haciz varakasının düzenlenmesi gerekmektedir. Diğer taraftan tahakkuk etmemiş kamu alacakları ile ilgili olarak önce Defterdarlıktan (Vergi Dairesi Başkanlığı) ihtiyati tahakkuk kararı alınması gerekmektedir.

  38. İhtiyati Haciz Uygulama Şekli; İhtiyati haciz, normal haczin tabi olduğu düzenlemelere göre yapılacaktır. Buna göre borçlunun; mal bildiriminde gösterdiği veya tahsil dairesince tespit edilen borçlu veya üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından kamu alacağına yetecek miktarı tahsil dairesince haczolunacaktır.

  39. İhtiyaten haczolunan mallar, istenildiği zaman para veya ayın olarak verilmek ve bu hususu temin için malların değerleri depo edilmek veya tahsil dairesinin bulunduğu mahalde ikametgah sahibi bir kişinin müteselsil kefil gösterilmesi koşulu ile borçluya bırakılabilecektir. (Md. 14) • Diğer taraftan mal üçüncü şahısların elinde iken haczolunmuşsa, bu mal taahhüt senedi alınmak suretiyle üçüncü kişide bırakılabilir. (Md.14)

  40. Haklarında ihtiyati haciz uygulananlar, haciz uygulanması, gıyapta yapılan hacizlerde haczin tebliği tarihinden itibaren 7 gün içinde “usul ve neden” unsurları çerçevesinde alacaklı tahsil dairesinin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesinde dava açabilirler.(Md.15) (İ.Y.U.K. 37. maddesinde 6183 sayılı Kanun uygulamasından doğan uyuşmazlıklarda, ödeme emrini düzenleyen dairenin bulunduğu yerdeki vergi mahkemesinin yetkili olduğu hüküm altına alınmıştır.)

  41. İhtiyati Haczin Kaldırılması • Kamu borçlusu, 10. maddede sayılan teminatlardan (menkul mallar haricinde) herhangi birisini (kamu alacağını karşılayacak değerde olması şartıyla) teminat olarak gösterdiği takdirde, ihtiyati haciz, haczi koyan tahsil dairesi tarafından kaldırılacaktır. Ancak şahsi kefalet gösterilmesi ihtiyati haczi kaldırmaz.

  42. İHTİYATİ HACİZ KONUSU KAMU ALACAKLARININ TAKİP USULÜ • İhtiyati hacze konu kamu alacakları, teminatsız alacaklar gibi değerlendirilir. Ödeme vadesi geldiği halde ödeme yapılmazsa, ödeme emri çıkarılır yine ödeme yapılmazsa ya da dava yoluna gidilmezse ya da 7 günlük dava açma süresi sona ererse ihtiyati haciz kesin hacze çevrilir.

  43. İhtiyati Haczin Sonuçları • İhtiyati haciz uygulanan mallar üzerindeki borçlunun zilyetliği ve tasarruf hakkı sona erer. • Henüz tahakkuk etmemiş borçları ihtiyati tahakkuka konu edilir.

  44. İhtiyati Hacizde Süre • İhtiyati haciz sebeplerinin mevcudiyeti halinde ihtiyati haczin hiçbir müddetle mukayyet olmaksızın, ihtiyati haczin gayesine uygun hareket etmek üzere, teminat istenmeden önce 13. madde hükmü müsait bulunmaktadır ve bu şekilde hareket edilmesi gerekmektedir. (GT 281)

  45. İHTİYATİ TAHAKKUK UYGULAMASI

  46. İhtiyati Tahakkuk Uygulaması; ileride tahakkuk edecek olan kamu alacağının belirli şartların mevcut olması durumunda daha önceden korunmasını sağlayan bir uygulamadır. İhtiyati tahakkuk uygulaması sonucu, kesin bir borç ortaya çıkmaz, bu uygulamanın işlerliği ve etkinliği, ihtiyati hacizle birlikte uygulanmakta olmasıyla gerçekleşir.

  47. Kapsam • İhtiyati tahakkuk; gelir vergisi, kurumlar vergisi, gider vergileri (KDV), damga vergisi, veraset ve intikal vergisi ve bu vergilere ait zam ve cezalar için uygulanabilir.(GT 359) Bunların dışında kalan amme alacakları için ihtiyati tahakkuk uygulanması söz konusu değildir.

  48. İhtiyati tahakkukun düzenlendiği 17. maddede, ihtiyati tahakkuk uygulaması için herhangi bir süre belirtilmemiştir. Dolayısıyla anılan madde de yer alan şartların mevcut olması durumunda, ihtiyati tahakkuk derhal uygulanır ve kamu alacağının özel kanuna göre tahakkukuna kadar devam eder.

  49. İhtiyati Tahakkuka Yol Açan Nedenler • 1. İhtiyati haciz uygulanmasına yol açan nedenlerden; - Teminat istenmesini gerektiren hallerin varlığı, - Borçlunun belli ikametgahının olmaması, - Borçlunun kaçmış olması veya kaçması, mallarını kaçırması ve hileli yollara başvurması ihtimalinin olması, - Mal bildirimine çağrılan borçlunun belli süre içinde mal bildiriminde bulunmamış veya noksan bildirimde bulunmuş olması,

  50. İhtiyati Tahakkuka Yol Açan Nedenler • 2. Kamu alacağının tahsiline engel olunması durumunda mükellef hakkında takibata girişilmiş olması, • 3. Bir teşebbüsün muvazaalı olması ve gerçekte başkasına ait olduğu hakkında delillerin bulunmuş olması,