1 / 35

Jung’un düşünce sistemi teorik olarak sadece belli bir noktaya

Jung’un düşünce sistemi teorik olarak sadece belli bir noktaya kadar tıbbi bir şekilde açıklanabilir;tam olarak anlaşılabilmesi için kişinin Bunu deney imlemesi ,daha doğrusu kendisinin bunun ıstırabını yaşamış olması gerekir.

tavon
Download Presentation

Jung’un düşünce sistemi teorik olarak sadece belli bir noktaya

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. Jung’un düşünce sistemi teorik olarak sadece belli bir noktaya kadar tıbbi bir şekilde açıklanabilir;tam olarak anlaşılabilmesi için kişinin Bunu deney imlemesi ,daha doğrusu kendisinin bunun ıstırabını yaşamış olması gerekir.

  2. Dünyanın bu karışık halinde içe bakmaya devam. Kendi içimizdeki şiddet ile yüzleşmeye devam. İçimizdeki şiddetten öğrenmeye, şefkate dönüşene kadar yanında oturmaya devam. Madem gidip silahların önünde duramıyoruz, içimizdeki şiddetin önünde duralım...

  3. Jung kendilerini bu terapiye emanet eden acı içindeki çeşitli insanlar için genel bir reçete tasarlamıştır. Uygulanan yöntem ve yoğunluğu vakanın gereklerine göre değişir. Jung cinselliğin ve güç arzusunun önemini kabul eder.Bozukluğun izlerinin bu iki faktörden birisine kadar sürdürüldüğü vakalar vardır ve onlara Freud’cu veya Adler’ci açıdan bakmak gerekir.

  4. Ancak Freud için cinsellik ,Adler için güç arzusu esas açıklayıcı prensipken , Jung diğer psişik motivasyonların da bunlara eşdeğer önemde olduklarını düşünmekte ve bu iki faktörden birisinin tüm psişik bozuklukların kaynağında bulunduğunu reddetmektedir.

  5. BİLİNÇDIŞINA GİDEN YOLLAR

  6. Jung’a göre bir hastanın içindeki bilinmeyeni araştırmanın 4 yöntemi vardır. • Çağrışım yöntemi • Hipnotik telkin • Anamnestik analiz • Bilinçdışının analizi

  7. RÜYALAR

  8. Malzemesi bilinç ve bilinçdışı , bilinen ve bilinmeyen öğelerin oluşturduğu RÜYALAR bilinçdışının içeriğinin ve mekanizmasının araştırılmasında en etkin ve en kolay yoldur.Bu öğeler çeşitli şekillerde karışabilirler ve ‘günün izleri’nden bilinçdışının en derin içeriklerine kadar her türlü kaynaktan türeyebilirler.

  9. Jung’a göre bunların rüyalardaki düzeni ne nedenselliğe,ne zamana ne de mekana bağlıdır. Rüyalar yalnızca özel yorumlama yöntemleriyle ortaya çıkartılabilen imgelerin dilidir. Jung rüyalara büyük önem vermektedir.

  10. Onları yalnızca bilinçdışına açılan bir yol oldukları için değil ,ayrıca bilinçdışının düzenleyici aktivitesinin büyük bir bölümünü sürdürme fonksiyonu oldukları için önemsemektedir. Çünkü rüyalar ‘öbür tarafı’ , bilinçli tavrın karşıt tarafını ifade eder.

  11. ‘Bu davranışı bir formülle ifade etmeye çalıştığımda’ diyor Jung , bunun için en uygun bana en uygun görülen telafi kavramı oldu,çünkü tek başına bir rüyanın çok çeşitli hareket yollarını özetleme yetisine

  12. Telafi etme kesinlikle tamamlayıcılıktan ayrı tutulmalıdır.’ Tamamlama kavramı çok dar ve çok kısıtlayıcıdır ; rüyaların fonksiyonlarını açıklayabilmek için yeterli değildir,çünkü az ya da çok mekanik bir şekilde birbirlerini tamamlayan iki şeyin ilişkisini belirtmektedir.

  13. Rüyaların,yalnızca endişe ve istekleri ifade etmeyen ,ayrıca tüm psişik davranışları da etkileyen,bu çok önemli telafi edici fonksiyonu konusunda Jung ‘standart semboller’ oluşturmayı kesinlikle reddetmektedir. Bilinçdışı içerikleri her zaman çok değerlidir; anlamları içinde oluştukları bağlama ve rüya gören kişinin özel içsel ve dışsal sunumlarına bağlıdır.

  14. Hatta bazı rüyalar rüyayı görenin kişisel konularının ötesine geçerler ve insanlık tarihi boyunca tekrar tekrar ortaya çıkan ve tüm insanlığı ilgilendiren sorunları ifade ederler.Bunlar genellikle kehanet özelliğine sahiptirler, bu nedenle ilkel insanlar buna tüm kabilenin işi olarak bakarlar ve bunu büyük bir törenle yorumlarlar.

  15. FANTAZİLER VE VİZYONLAR da bilinçdışının kendini ifade etme yöntemidir.Rüyalarla bağlantılandırıldığında, bunlar bilinçliliğin azaldığı durumlarda ortaya çıkarlar.Kendilerini gösterdikleri anlamın dışında gizil bir anlam da taşıyabilirler ve hem kişisel hem de kolektif bilinçdışından kaynaklanabilirler.Bu yüzden psikolojik bir yorum söz konusu olduğunda, rüyalarla aynı sınıfta yer alırlar.

  16. Bu nedenle Jung için RÜYA terapi yönteminin başlıca enstrümanını oluşturur. Bilinçdışının içeriklerine en kolay girişi sağlayan psişik olgudur, ve telafi edici fonksiyonu onu saklı ilişkilerin en açık göstergesi haline getirir.Çünkü rüya analizi hipotezin başarısına bağlıdır.

  17. RÜYA YORUMU

  18. Analitik yöntemin diyalektik sürecinin merkezinde; sadece halk tarafından değil aynı zamanda terapist tarafından da sağlanır. Genellikle terapistin kendi yorumuyla hastayı etkilediği tartışılmaktadır,ancak bunu sadece bilinçdışının işleyişine aşina olmayanlar yapabilir.

  19. Bilinç tıpkı bir papağan gibi eğitilebilir,ancak bu bilinçdışı için söz konusu değildir. Eğer doktor ve hasta yanlış yorumlarlarsa, zaman içinde bilinçdışı tarafından sert bir şekilde düzeltileceklerdir, çünkü bilinçdışı diyalektik süreci kendi otonom hareketiyle ve yeni eklenen malzemelerle hiç durmadan ileriye taşımaktadır.

  20. ‘Rüya’ diyor Jung, ‘bilinçten çıkartılan bir psikolojiyle yorumlanamaz.O egonun isteklerinden, arzularından, niyetlerinden ve bilinçli hedeflerinden bağımsız belirli bir işleyiştir.Doğada olan herşey gibi …irade dışıdır,gari ihtiyaridir…

  21. Devamlı olarak rüya görmemiz çok olasıdır, ancak bilinç uyanıkken öyle gürültü yapar ki onu duyamayız…Eğer sürekli bir rapor tutabilseydik bütün sürecin kesin bir doğrultuda ilerlediğini görürdük.’Bir başka deyişle,rüya psişenin doğal ifade biçimidir, ancak otonom bir yapıya sahiptir ve bilinç tarafından bilinmeyen amaçların peşindedir.

  22. RÜYALARIN KÖKENLERİ

  23. Doğrusunu araştırabildiğimiz kadarıyla,rüyaların kökleri kısmen bilinçli içeriklerde – günden geri kalan bölük pörçük etkilenimler – kısmen de bilinçdışının biraraya toplanmış içeriklerindedir. .

  24. Bazı rüyalar ise sanki hiç var olmamış,bağlantısız parçalardan oluşan rüyalar da vardır. Jung rüyadaki imgelerin düzeninin zaman, mekan ve nedenselliğinin dışındadır. Jung’a göre ‘Rüya psişenin gece aleminden gelen esrarengiz bir mesajdır.

  25. ‘Bir rüya diyor Jung, ‘her zaman kendi hedefine göre,kolay fark edilmeyen yollarla olsa bile,kaynaşmış veya başkalaşmıştır,fakat bunu bilincin ve nedenselliğin amaçlarına karşılık gelen yollardan farklı biçimlerde yapar.

  26. Anlamlarına göre rüyalar aşağıdaki üç tipe indirgenebilir: 1.Belli bir bilinç durumundan sonra,bilinçdışının tepkisi olarak gelen rüya. 2.Belli bir bilinçli durum taafından kışkırtılmayan,bilinçdışından kendiliğinden çıkan rüya. 3.Eğer bilinçdışının zıt durumu daha güçlü ise,eğitim bilinçdışından bilince doğru olur.

  27. DEĞİŞİK RÜYA TİPLERİ

  28. Anlamlarına göre rüyalar aşağıdaki üç tipe indirgenebilir: 1.Belli bir bilinç durumundan sonra,bilinçdışının tepkisi olarak gelen rüya. 2.Belli bir bilinçli durum taafından kışkırtılmayan,bilinçdışından kendiliğinden çıkan rüya. 3.Eğer bilinçdışının zıt durumu daha güçlü ise,eğitim bilinçdışından bilince doğru olur.

  29. Jung tüm rüya dizilerini araştıran ilk kişiydi.Bu araştırmaya,kronolojik sıraları her zaman anlamın içsel düzeniyle çakısmasa da, ‘rüyalar bilincin örtüsü altındaki bir monolog şeklinde devam eder.’ varsayımıyla başladı.B rüyası zorunlu olarak A rüyasını izlemek zorunda değildir veya C rüyası B rüyasından sonra gelir diye bir şey yoktur.Çünkü rüyaların gerçek sırası ışınsaldır;rüyalar bir ‘anlam merkezi’nden yayılırlar.’

  30. RÜYALARIN YORUMU

  31. Bir rüyanın yorumlanması için her zaman geçerli olan bir kural yoktur.Kişinin belli özelliklerine ve o anki duygu yapısına göre rüyanın ne anlatmak istediği yorumlanmalıdır.

  32. Etkin Bir Rüya Yorumunun 10 Aşaması1- Bir Rüya Günlüğü Oluşturun 2- O Andaki İzlenimlerinizi Kaydedin 3- Açıkça Belli Olanı da Yorumlayın 4- İç ve Dış Etkileri Düşünün 5- Modelleri, Döngüleri ve Gelişmeleri Hatırlayın 6- Geleceği ve Geçmişi Görme Olasılıklarını Göz ardı Etmeyin 7- Anıları, Dilekleri, Fantezileri veHayalleri Değerlendirin.8- Düş Simge Anahtarlarını Kullanın 9- Verilen Açıklamalarla Birlikte Simgelerin Sizin İçin Geçerli Olan Anlamlarını da Değerlendirin 10- Düşünün ve Size Özel Yoruma Varın

  33. Psikanaliz alanındaki çalışmalarıyla bir asra damgasını vuran Freud terapinin amacının bilinçaltını bilinçli hale getirmek söylemişti. Ve bir teorisyen olarak bunu çalışmalarının baş hedefi yaptı. Fakat aynı zamanda bilinçaltını pek de hoş bir şey olarak algılamamamıza yol açtı; burası yanan arzuların , kötü huylar ve cinsel tutkuların derin çukuru, korkulu deneyimlerin gömüldüğü bir yerdi. Bu haliyle bilinç yüzeyine çıkarmak isteyeceğimiz bir şey değildi.

More Related