1 / 30

5. İZMİR İKTİSAT KONGRESİ

5. İZMİR İKTİSAT KONGRESİ. KÜRESEL EKONOMİK YENİDEN YAPILANMA SÜRECİNDE TÜRKİYE EKONOMİSİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE TARIMSAL SULAMANIN ÖNEMİ.

gyala
Download Presentation

5. İZMİR İKTİSAT KONGRESİ

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. 5. İZMİR İKTİSAT KONGRESİ KÜRESEL EKONOMİK YENİDEN YAPILANMA SÜRECİNDE TÜRKİYE EKONOMİSİ VE TÜRKİYE EKONOMİSİNDE TARIMSAL SULAMANIN ÖNEMİ

  2. Değerli katılımcılar; Anadolu, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’ yı içine alan ve tarihte “Bereketli Hilal” olarak bilinen bölgede, insanoğlunun tarımsal faaliyetlere başlaması, daha sonra sulama tesisleri inşa etmesinin temelinde yatan düşünce artan nüfusun sağlıklı beslenebilmesidir. Aradan binlerce yıl geçmesine rağmen bugün de gıda güvenliği insanlığın öncelikli gündem maddesidir. 29 Eylül – 03 Ekim 2013 tarihleri arasında Ülkemizde düzenlenen 1. Dünya Sulama Forumu’nun Ana Temasının da “Değişen Dünyada Sulama ve Drenaj : Küresel Gıda Güvenliği için Güçlükler ve Fırsatlar” olması; yer, yöntem, zaman ve araçlar değişse de tarımsal faaliyetler ve onun bir parçası olan sulamanın temel amacının değişmediğini, insanların gıda güvenliğinin sağlanması olduğunu göstermektedir.

  3. TARIMSAL ÜRETİMDE ARZ GÜVENLİĞİNİ SAĞLAMANIN YOLLARI VE YENİDEN GÜNDEME GELEN KENDİNE YETERLİK KAVRAMI KONUSUNDA YAPILMASI GEREKENLER ; Mevcut toprak şartları ve sulama imkanlarına göre sulama alanlarında alternatif bitkilerin üretilmesi teşvik edilmelidir. Tarım işletmelerinin arazi varlıklarının çok parçalı ve küçük olması, su kaynağının yetersizliği, sulama tesislerindeki eksik ve yetersizlikler, drenaj sorunları, hatalı sulamalar, tesislerde bakım ve onarım hizmetlerinin zamanında ve yeterince yapılamaması sulu tarımı olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir. Sürdürülebilir bir sulu tarım için çözüme kavuşturulması gerekli sorunlar şunlardır;

  4. Sulama projelerinde toplulaştırma, gibi tarla içi hizmetlerinin gecikmesinden kaynaklanan sorunlar, • Aşırı sulamadan kaynaklanan verim azalması tuzluluk ve drenaj sorunlarının görülmesi, • Tarımsal ilaçlar, evsel ve endüstriyel atık sularından kaynaklanan yerüstü ve yeraltı suların aşırı kirlenmesi şeklindeki kirlilik sorunları, • Sulama randımanının düşük olması, sulama oranının düşük olması, fazla su kayıpları ve yüzey sulama yöntemlerinin kullanılması sonucu sulama performansının düşük olması,

  5. Bölgesel bitki deseni uygulanamayışı, • Sulama şebekelerinin işletme ve bakım sorunları, • Suyun iletim, dağıtım ve kullanımındaki aksaklıklar ve aşırı su kayıpları, • Sulama işletmesinin birliklere devri sonrası bakım onarımının zamanında yapılamaması, • Sulama birliklerinde mali, yasal, teknik, yönetim, işletme ve eğitim sorunları, • Su ile ilgili çok sayıda kuruluşun görevli olması, ilgili kuruluşların sayısı ve ilgili yasaların çokluğu, görev ve yetkilerin tam belirgin olmayışı yönetim ve organizasyon sorunları,

  6. DÜNYA GENELİNDE ARTAN NÜFUS VE GELİRE BAĞLI OLARAK DEĞİŞEN TÜKETİM EĞİLİMLERİNE YÖNELİK ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER Sulama %70 ile en fazla su kullanan sektör durumundadır. İçme-kullanma, sanayi, enerji ve turizm alanlarında talep artışı sulamada kullanılan su miktarının sorgulanmasına, tasarruf metotlarının araştırılmasına yol açmaktadır. Bu durum mevcut sulama tesislerinin rehabilite edilmesi, ana hatların borulu sisteme dönüştürülerek tarla içinde damla ve yağmurlama gibi su tasarrufu sağlayan yöntemlerin uygulanması ile sulama randımanının yükseltilmesini zorunlu hale getirmektedir.

  7. Ülkemizde 2003 yılından itibaren teknik ve ekonomik bakımdan mümkün olan projelerin tamamının su tasarrufu sağlayan, modern borulu sistem sulama tesislerinin inşa edilmesi ilkesi benimsenmiş, iletim kayıpları yüksek olan açık kanallı sulama sistemleri terk edilmiştir.

  8. ARTAN İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ VE SU KAYNAKLARI PROBLEMLERİNİN TARIMSAL SULAMAYA ETKİLERİ, İNŞA EDİLEN SULAMA TESİSLERİNDEN FAYDALANMA ORANLARININ ARTIRILMA YOLLARI İLE SU VE TOPRAĞIN ETKİN KULLANIMINA YÖNELİK ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER ;

  9. Bugün itibarıyla; 8,5 milyon ha olan ekonomik olarak sulanabilir arazi varlığımızın 5,61 milyon ha’ı sulamaya açılmıştır. İklim değişiminin olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi için su kaynakları yönetimi çerçevesinde gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir.

  10. Geleneksel yöntemler yerine artık tuz giderme ve suyun yeniden kullanımı gibi daha yeni teknolojilerin desteğiyle suyun etkin ve akılcı kullanımı sağlanmalıdır. • Toprağın çoraklaşmasına ve aşırı su tüketimine yol açan klasik sulama yöntemleri acilen değiştirilmeli ve kapalı sistem damla-yağmurlama yöntemlerine geçilmesine yönelik yatırımlar teşvik edilmeli ve çiftçiler eğitilmelidir. • Mevcut su sağlama tesislerinde kayıp ve kaçaklar azaltılarak su kaynaklarının etkin kullanımı sağlanmalı, • Su kaynakları entegre havza yönetimi anlayışı çerçevesinde uzun vadeli yaklaşımla planlanmalıdır.

  11. Kanal şebekelerinin çoğu da ara depolamalar bulunmadığı ve özellikle pik dönemler dışında gece sulamasında yapılmadığı için şebekeye verilen sular tahliyeye gitmektedir. • Havzanın iklim değişiminden nasıl etkilenebileceği modellenip su kaynaklarıyla ilgili yapılacak içme, sulama, enerji projelerinde ileriye yönelik tahminlerden yararlanılmalıdır. Bunun için de ; Meteoroloji ve akım gözlem istasyonlarının sayıları artırılmalıdır. • İklim değişikliği sel felaketlerinin sıklığını, şiddetini ve tetikleme alanlarını değiştireceğinden sel felaketlerine yönelik risk haritaları hazırlanmalıdır.

  12. Suyun kullanımı konusunda kullanıcılar bilinçlendirilmeli suyun verimli kullanımı için planlar yapılmalıdır. • Su kayıplarını en aza indirecek su iletim ve dağıtım sistemleri tesis edilmeli, bu amaçla Bilgisayarlı uzaktan kontrollü otomasyon Sistemleri hayata geçirilerek, tarla sulama sistemlerinde basınçlı sistemler tercih edilmelidir. • Su sanat yapılarının eksikliğinden ya da fonksiyonel olmamasından dolayı kanallarda aşırı rusubat birikimi olmaktadır. Suyun iletim randımanı azalmakta, su planlamaları aksamaktadır.

  13. Arazi toplulaştırma uygulamaları yaygınlaştırılmalı, arazi mülkiyeti ve kullanımına yönelik olarak Türk medeni kanunu ve miras hukuku yeniden düzenlenmelidir. • Havza bazında geçmişten günümüze mevcut verilerin modellemeleriyle bir su bütçesi yapılmalıdır.

  14. Sulama hizmetlerinde görevli teknik elemanların ve çiftçiler, bitki-toprak-su ilişkileri bakımından eğitilmelidir. • Toprak ve su kaynakları yönetiminin tek kurum tarafından yönetilmesi sağlanmalıdır. • Suyun Etkin Kullanımını sağlama amacıyla, bitki deseni belirlenirken, “Suya göre bitki deseni” modeli geliştirilmelidir.

  15. TARIMA DAYALI SANAYİ VE DİĞER KAYNAKLARININ YARATMIŞ OLDUĞU VE GİDEREK ARTAN TARIMSAL HAMMADDE TALEBİNE YÖNELİK ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER ; • Dünya nüfusunun artması ve modern yaşam tarzı aynı zamanda evsel ve endüstriyel su kullanımında artış olması sonucunu getirmiştir. Mega kentlere ve sanayi bölgelerine kilometrelerce uzaktan su getirilmiş, havzalar arası su transferi olağan hale gelmiştir. Bu durum kıt olan su kaynaklarının kullanımında sektörler arası rekabet ve gerilimi de kaçınılmaz hale getirmiştir. • Sanayileşme ve nüfus artışının sonucu olan su kirliliği ile etkin olarak mücadele edilmelidir.

  16. Gebze atık su arıtma tesisi • Özellikle yağmur sularının şehir ve sanayi atık sularının arıtılarak yeniden kullanılması sağlanmalıdır.

  17. TARIMDA GIDA GÜVENLİĞİ VE GIDA GÜVENLİĞİNİN SAĞLANMASINDA ALINMASI GEREKEN TEDBİRLER ; GIDA GÜVENLİĞİ ; Bütün İnsanların beslenme ihtiyaçlarını ve Gıda tercihlerini karşılayacak, yeterli, güvenli ve besin değeri yüksek gıdalar için fiziksel, sosyal ve ekonomik erişime sahip olması şeklinde tanımlanmaktadır.

  18. Tarımsal desteklerin, tarım havzaları ve parselleri bazında, sosyal amaçlı ve üretim odaklı olarak düzenlenmesi, desteklerde çevre ile bitki, hayvan ve insan sağlığının dikkate alınması, tarımsal desteklerin etkinliğinin izlenerek değerlendirilmesi gibi atılması gereken birçok adım vardır. Çiftçilerin sorunlarını anlamak ve bu sorunlara etkili çözümler üretebilmek için öncelikle Sulama Birliklerinin, Kurumsal ve Yasal Problemleri çözülmeli ve tarımda katılımcı yönetim anlayışı hayata geçirilmelidir.

  19. Üretim, Pazarlama ve Tüketim zincirinde kayıpların azaltılması da çok önemli bir husustur Katma değeri yüksek ürünlerin geliştirilmesine, Gen Kaynaklarının korunmasına, ıslah çalışmalarına, Nanoteknoloji ve Biyoteknolojiye yönelik araştırmalara öncelik verilmelidir…

  20. SULAMABİRLİKLERİ Kartalkaya Sol Sahil Sulama Birliği

  21. ABD, İspanya, Meksika, Çin gibi Ülkelerde de uygulanmakta olan ve esasen bizim Ülkemizde de bulunan ancak yoğun olarak uygulanmayan “Katılımcı Sulama Yönetimi” modeline geçilmesine karar verilmiş ve sulama tesislerimizin işletme, bakım ve yönetim sorumluluğunun sulama birliği, sulama kooperatifi, belediye ve köy tüzel kişiliklerine devredilmesine İZMİR, KONYA, ANTALYA ve ADANA bölgeleri pilot bölge olarak seçilmiş ve uygulama başlatılmıştır.

  22. Sulama birlikleri hem adet hem de alan olarak açık ara birinci olmuş pilot bölge uygulaması da kısa sürede aşılarak tüm yurt geneline yayılan bir dönüşüm süreci başlamıştır. DSİ tarafından inşa edilen sulama tesislerinin %90’ ı 380 adet sulama birliği tarafından işletilmektedir.

  23. Sulama birliklerinin bağlı olduğu birlikler kanunu sulama birliklerinin ihtiyaçlarına tam cevap vermemektedir. Tarımsal desteklemelerin sulama birlikleri aracılığıyla çiftçilere ödenmesi sağlanmalıdır. Sulama Birliklerinin yasal konumları tam belirlenmeli, kredi desteği sağlanmalı yeterli teknik personel alımı kolaylaştırılmalı ve günlük politik çekişmelerden uzak tutulmalıdır.

  24. Ülkemizde sulama tesislerinin inşa maksatlarına yönelik, sürdürülebilir hizmet üretimi için TÜRKİYE SULAMA BİRLİKLERİ DERNEĞİ olarak 2023 Vizyonun da aşağıdaki tedbirlerin alınmasının zorunlu olduğunu düşünüyoruz ; • Akaryakıt ve gübre gibi üretim girdileri üzerindeki vergi yükü hafifletilmelidir. • Tarımsal ürünlerin uluslararası pazarlardaki fiyatlarla rekabet edebilmesi için çiftçilerin aleyhine olan ürün ithalatının girdi ithalatıyla dengelenmesine izin verilmeli ya da ürün ithalatının iç pazardaki fiyatı düşürmesine engel olunmalıdır.

  25. Tarımsal sulamada kullanılan elektriğin mutlaka destekleme kapsamına alınmalı ve sübvanse edilmesi gerekmektedir. Aksi taktirde, borç nedeniyle kapalı pompa istasyonlarının sayısı artacaktır. • 5620 sayılı Kanun ile sulama birliklerinde sürekli statüye alınan ve 3-5 ay hizmetine gereksinim duyulan işçiler birlik bütçesine yük getirmektedir. Bu sebeple; İhtiyaç fazlası sürekli işçilerin uygun kamu kuruluşlarına veya mahalli idarelere nakledilmesi gerekmektedir ve personel giderini azaltmak içinde otomasyon sistemlerine geçilmelidir.

  26. Sulama birliklerinin çiftçilere verdikleri hizmetin karşılığı olan su kullanım hizmet bedellerinin tahsilatı için kolay ve etkin uygulanabilir bir yöntem olarak TARIMSAL DESTEKLEME ödeme sürecine sulama birlikleri de dahil edilmeli, Sulama Birliğinde borcu olanların destekleme ödemelerinden kesilmesi gerekmektedir.

  27. Sulamanın inşaat, rehabilitasyon, işletme ve bakım aşamalarında gerekli finansmanın sağlanması için alternatif modeller geliştirilmesi gerekmektedir. • Modern sulama teknikleri, verimli su kullanımı konusunda çiftçi eğitim programları düzenlenmelidir. • Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı tarafından sözleşmeli tarım modeli geliştirilmelidir.

  28. Cumhuriyetimizin kurucusu Büyük Atatürk’ün “Milli ekonominin temeli ziraattır. Bunun içindir ki, ziraatta kalkınmaya büyük önem vermekteyiz. Köylere kadar yayılacak programlı ve pratik çalışmalar, bu maksada erişmeyi kolaylaştıracaktır.” ve “Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber, hiç bir piyasa da başı boş değildir.” öngörüleri bugün de şiarımız olmalıdır.

  29. 5. İzmir İktisat Kongresinin Ülkemize ve özellikle de çiftçilerimize faydalı sonuçlara ulaşmanın aracı, sorunlarımızın çözümü için başlangıç olmasını diliyorum.

  30. SABIRLA DİNLEDİĞİNİZ İÇİN TEŞEKKÜRLER SULAMA BİRLİKLERİ GENEL BAŞKANI MEHMET ERGÜCEN

More Related