1 / 33

Prof. Dr. Müyesser TUNÇER Anne Ve Bebek Sağlığı Vakfı

Prof. Dr. Müyesser TUNÇER Anne Ve Bebek Sağlığı Vakfı. CANLI DOĞAN HER BEBEĞİN YAŞAMA HAKKI VARDIR. ÇOCUK BİR ANLAYIŞ, HOŞ GÖRÜ, İNSANLAR ARASINDA DOSTLUK, BARIŞ VE EVRENSEL KARDEŞLİK RUHU İÇİNDE YETİŞTİRİLMELİDİR. 20 KASIM 1959 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİLDİRİSİ.

casey
Download Presentation

Prof. Dr. Müyesser TUNÇER Anne Ve Bebek Sağlığı Vakfı

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. Prof. Dr. Müyesser TUNÇERAnne Ve Bebek Sağlığı Vakfı

  2. CANLI DOĞAN HER BEBEĞİN YAŞAMA HAKKI VARDIR.

  3. ÇOCUK BİR ANLAYIŞ, HOŞ GÖRÜ, İNSANLAR ARASINDA DOSTLUK, BARIŞ VE EVRENSEL KARDEŞLİK RUHU İÇİNDE YETİŞTİRİLMELİDİR. • 20 KASIM 1959 BİRLEŞMİŞ MİLLETLER BİLDİRİSİ

  4. BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜYESİ 191 ÜLKENİN KABUL ETTİĞİ 1989 TARİHLİ ÇOCUK HAKLARI SÖZLEŞMESİ, 1990 YILINDA TÜRKİYE TARAFINDAN İMZALANMIŞ OLUP 54 MADDEDEN OLUŞMAKTADIR. • BU SÖZLEŞMENİN 6. MADDESİ ÇOCUKLARIN SAĞLIĞI İLE İLGİLİ OLUP İKİ BÖLÜMDEN OLUŞMAKTADIR. • TARAF DEVLETLER, HER ÇOCUĞUN TEMEL YAŞAMA HAKKINA SAHİP OLDUĞUNU KABUL EDERLER. • TARAF DEVLETLER ÇOCUĞUN HAYATTA KALMASI VE GELİŞMESİ İÇİN MÜMKÜN OLAN AZAMİ ÇABAYI GÖSTERİRLER.

  5. ÇOCUK HAKLARININ KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ TÜRKİYE TARAFINDAN 9 HAZİRAN 1990’DA İMZALANMIŞ OLUP TBMM TARAFINDAN 18 OCAK 2001’DE KABUL EDİLMİŞ VE YAYINLANMIŞTIR. • ÇOCUK HAKLARI KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİNİN İÇERİĞİ ÇOCUKLARIN HUKUKİ HAKLARINI İÇERMEKTEDİR.

  6. İNSAN HAKLARI DERNEĞİNİN 20 KASIM 2003 TARİHLİ BASIN AÇIKLAMASINDA ÇOCUKLAR BU ÜLKENİN YARINLARI MI BAŞLIKLI YAZIDA TÜRKİYE’DE HER YIL 1.4 MİLYON CANLI DOĞUM GERÇEKLEŞMEKTE VE 1998 TARİHLE TÜRKİYE NÜFUS SAĞLIK ARAŞTIRMALARI VERİLERİ İSE BU CANLI DOĞUMLARIN HER BİN ÇOCUKTAN 42’SİNİN BİR YAŞINA GELMEDEN VE HER BİN ÇOCUKTAN 52’SİNİN İSE BEŞ YAŞINA ULAŞAMADAN YAŞAMINI KAYBETTİĞİNE DİKKAT ÇEKMEKTEDİR. • BU YASAL DÜZENLEMELERE RAĞMEN ÜLKEMİZDE ÇOCUK HAKLARININ KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ KONUSUNDA OLUMLU BİR GELİŞME YAŞANDIĞINI SÖYLEMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR.

  7. Anne ve Bebek Sağlığı Vakfı’nın Bebek Ölümlerinin Azaltılmasına Yönelik Hizmetleri • Amacı Türkiye’deki yüksek bebek ölümlerini ve spastik, sara gibi beyin özürlerini azaltmak olan Anne ve Bebek Sağlığı Vakfı 1993 yılında kurulmuş olup, Vakıf meclisi üyeleri içinde hayatın ilk bir ayı uzmanları olan Neonatologlar ve çeşitli yan dallarda 52 Öğretim üyesi bulunmaktadır. • Hayatın ilk bir ayı bilim dalı Nenatoloji’deki eğitimi çağdaş düzeye çıkarmak için Vakfımız kurulduğundan çok sayıda eğitim programı düzenlemiştir.62.program bu yıl Harran Üniversitesi İşbirliği ile Urfa’da tamamlanmıştır. Bilimsel potansiyeli çok yüksek olan vakfımız üyeleri anne sağlığı ve eğitimini çağdaş düzeye çıkararak SAĞLIKLI ANNE, SAĞLIKLI BEBEK, ve SONUÇTA SAĞLIKLI TOPLUM YARATMAK bilincini yerleştireceklerine inanmaktadırlar.

  8. Anne ve Bebek Sağlığı Vakfı’nın Sosyal Hizmetleri • Bu Hizmetler Üç Ana Bölümde Özetlenebilir. • ABS Vakfı ANNE EĞİTİM VE KÜLTÜR MERKEZİ’NDE; anneye okuma-yazma, genel kültür, bilgisayar, Türkçe, İngilizce ve diğer konularda eğitim verilmektedir. Bu merkezde yaz aylarında çocuklara bilgisayar resim ve diğer konularda eğitim sunulmaktadır. Vakıf ayrıca Tıp Fakültesi Öğrencilerine burs vermektedir. • ABS Vakfı ANNE VE BEBEK SAĞLIĞI MERKEZİ’NDE; doğum öncesi ve sonrası anneye ve bebeklere sağlık hizmeti ücretsiz olarak verilmektedir. • Vakfın sosyal komitesi tarafından kermes, yemekler, yurt içi ve yurt dışı gezileri ve bunun gibi diğer faaliyetler düzenlenmektedir. Vakıf Ressamları tarafından 16 resim sergisi açılmıştır.

  9. TÜRKİYE’DE ve DÜNYADA BEBEK ÖLÜM ORANLARI • Türkiye’de doğan bin canlı bebekten binde 38’i, bir yaşına varmadan ölmektedir. • Suriye’de bu oran binde 25, • Sirilanka’da binde 17, • Yunanistan’da binde 6, • Fransa’da binde 5, • Avusturya ve Finlandiya’da binde 4, • İsviçre, Singapur ve İsveç’de binde 3 tür.

  10. Enfeksiyon Hastalıkları Gebelikle İlişkili Komplikasyonlar Doğumla İlişkili Komplikasyonlar

  11. BİR MİLLETİN GÜCÜ ÇOCUKLARIN SAĞLIĞINA BAĞLIDIR. M.KEMAL ATATÜRK • Anne ve Bebek Sağlığı Vakfı 52 Öğretim üyesi ile atamızın bu güzel önerisine uymak için BEBEKLER ÖLMESİN diye 12 yıldır çalışmaktadırlar.

  12. TÜRKİYE’DEKİ YÜKSEK BEBEK ÖLÜMLERİNİN NEDENLERİ VE ALINMASI GEREKLİ ACİL ÖNLEMLER

  13. GELİŞMİŞ ÜLKELER BEBEK ÖLÜMLERİNİ NASIL AZALTMIŞLARDIR. • Amerika’da 1950 yıllarına kadar ancak Prematüre bebeklerin bakılabildiği üniteler bulunmaktaydı. • 1964-1968 yılları arasında Massachusetts, Wisconsin ve Arizona’da yapılan araştırmalar sonucunda Anne ve Bebeğin Yoğun Bakım görebileceği bölgesel merkezlerin kurulması kararlaştırılmıştır. • Amerikan Pediatri Akademisinin önerisine göre 8-10 bin canlı doğumu olan bir bölgede böyle bir merkezin kurulmasının gerektiği bildirilmektedir.

  14. Bu merkezlerin kurulması ile bebek ölümleri belirgin bir şekilde azalmıştır. • Bu merkezler verebildikleri sağlık hizmetleri bakımından üç seviyelidir. • En gelişmiş olanı üçüncü seviye olup birinci ve ikinci seviyeli merkezlerdeki bebekler gereğinde bu merkeze nakledilirler.

  15. TÜRKİYEDE ANNE VE BEBEKLERİN SAĞLIK DURUMU NE DURUMDADIR? • KÖYLERDE : Anneye yardım bir ebe tarafından verilmektedir. • Ciddi bir durumda bebek ailesinin yardımı ile bir ilçeye veya ile götürülerek tedavi imkanları aranmaktadır. Çoğu kez bu kritik durumda bulunan bebeğin nakli acıyla son bulur. • İLÇELERDE : Büyük ilçelerimizde bir çocuk uzmanı bebeğe yardımcı olabilir. Ancak durumu yoğun bakım gerektiren bu bebeklere de yardım imkanlarımız her yönden yetersizdir.

  16. İLLERDE : Doğum evlerimiz anne ve bebek için en gelişmiş merkezler olmasına rağmen çoğu ildeki doğum evlerinde kritik bir bebeğin bakımına elverişli ve teknolojisi sağlam bir yoğun bakım ünitesi ve ne de ilk bir ayın uzmanı olan Neonatolog bulunmamaktadır. • Üniversitelerimizdeki yeni doğan bebek yoğun bakım üniteleri ancak bu merkezlerde doğan riskli bebeklere ve çok az sayıda dışarıda doğan bebeklere bakabilmektedir. • Özel hastanelerde bulunan ünitelerdeki bakım çok pahalı olup toplumumuzun çoğu bu ünitelerden yararlanamamaktadır.

  17. Nüfusumuz hızla artmaktadır. Sayıları çok az olan yeni doğan ünitelerimizde Türkiye’de doğan bütün bebeklerin bakılamayacağı bir gerçektir. • Bu çok hasta bebeklerin özel şartlarda nakli yapılmalı ve en ideali bebeğin doğduğu hastanede yoğun bakım görmesidir.

  18. SONUÇ OLARAK : • HAYATIN İLK BİR AYI SAĞLIK HİZMETLERİ ÇAĞDAŞ DÜZEYE ULAŞTIRILMADIKÇA, TÜRKİYE’DEKİ BEBEK ÖLÜMLERİ AZALMAYACAKTIR. BU NEDENLEDİR Kİ TÜRKİYE DE BİR YAŞINA VARMADAN ÖLEN BEBEKLERİN YARISINDAN FAZLASI NEONATAL DÖNEM OLARAK TANIMLADIĞIMIZ İLK BİR AYDA ÖLMEKTEDİR.

  19. TÜRKİYE’DE BEBEK ÖLÜMLERİNİ AZALTMAK İÇİN ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER • ANNE EĞİTİMİ : Ülkemizde okuma-yazma dahi bilmeyen annelerin sayısı maalesef çok yüksektir. Annenin eğitimli olması hem annenin hem de doğacak bebeğinin sağlıklı olabilmesi için önemli bir etkendir. • ERGENLİK EVLİLİKLERİ :Gelişmekte olan ülkelerde her altı doğumdan biri adolesanlar arasında olmaktadır. Dünyada her yıl on yedi milyon adolesan doğum yapmakta, bunların gebelik ve doğum sırasındaki ölüm riski daha büyük yaştaki kadınlara göre BEŞ KEZ fazladır. Her yıl 2-4 milyon arasında adolesan sağlıksız koşullarda düşük yapmaktadır.

  20. AKRABA EVLİLİKLERİ • Evliliklerin %22’si akraba evliliğidir. Akraba evliliklerinde bebek ölüm oranları %30 oranından daha fazla görülmektedir. • DOĞUM ARALIKLARI; doğumların ¼ ü iki yıldan daha kısa aralıkta olmaktadır. • Doğum aralığı sık olan bebeklerin ölüm riski 3 kez daha fazla olmaktadır. • Anne ve Bebek Sağlığı Vakfı yukarıda açıklanan konularda anne eğitimine katkıda bulunmak üzere ANNE EĞİTİMİ VE KÜLTÜR MERKEZİaçarak annelere okuma-yazma,sağlık, genel bilgi, konuşma sanatı, İngilizce, bilgisayar ve hukuk gibi konulardaki kurslarıyla anne eğitimine katkıda bulunmaktadır.

  21. ANNE SAĞLIĞI: Ülkemizde anne sağlığı özellikle doğu bölgelerimizde arzu edilen düzeyden çok uzaktır. Bilhassa genç yaşta evlilikler, doğum öncesi bakımından yoksun kalan annelerin durumu ciddiyetini korumaktadır. Beslenme durumları da yetersizdir. • ANNENİN HASTALIKLARINDAN : Diyabet, kansızlık, gebelik zehirlenmesi, kalp hastalığı, kan uyuşmazlığı, sigara ve alkol tutkusu, doğum evresindeki risk faktörleri bebeği etkileyerek beyin özürlü kalmasına neden olabilecektir. Halbuki bu hastalıkların çoğu önceden tedavi edilebilir ve bebek hayatına sağlıklı başlayabilir.

  22. Annenin hastalıklarının bebeğe yansıyacağı, ANNE VE BEBEĞİN FİZYOLOJİK BİR BÜTÜN OLDUĞUunutulmamalıdır. • Alınacak en önemli önlemlerden birisi annenin daha gebe kalmadan doktora başvurmasıdır. Pek çok hastalık böylece önlenebilir. • Aile Planlamasının uygulanmasıhem anne hem de bebek sağlığına yararlı olacaktır.

  23. BİRİNCİ BASAMAK HİZMETLERİNİN GÜNCELLEŞTİRİLMESİ • Uç noktalarda sağlık hizmeti veren personelin görevi anne ve bebek sağlığında büyük önem taşımaktadır. Çünkü hastayı ilk gören onlardır ve bilgilerinin çok iyi olması zaman zaman yapılacak kurslarla güncelleştirilmesi gerekmektedir. • Bu personele Neonatoloji’ nin beş temel ilkesi öğretilmelidir. Bunlar; • Temiz ve travmatik olmayan bir doğum, • İlk solunumun başlatılması, • Bebeği soğuktan korumak, • Bebeği enfeksiyon hastalıklarından korumak,

  24. Bebeğin doğumdan hemen sonra anne sütü ile beslenmeye başlatılması ve altı ay devam etmesinin sağlanmasıdır. Anneye doğumdan sonra temizlik kuralları ve bebek bakımı hakkında eğitim verilmeli ve doğumdan başlayarak bütün aşıları yine sağlık ocaklarında yapılmalıdır.

  25. DOĞUM EVLERİMİZİN GÜNCELLEŞTİRİLMESİ • Mevcut doğum evlerimizde çalışan doktorlarımız ve doğum evlerinin teknik donanımının acilen güncelleştirilmesi alınacak acil tedbirlerdir. • Bu doktorların en yakın üniversite merkezlerinde rotasyondan geçirilerek Neonatoloji dalında eğitilmeleri, kısa zamanda bu servislerin verimini artıracaktır. • Yoğun Bakım ünitesine alınacak solunum cihazları, monitörler, yeni tip kuvözler günümüzün acil ve gerçek ihtiyaçlarıdır.

  26. Bu cihazların bakımları teknik kadro tarafından yapılmalı, yedek parçaları kolay bulunmalıdır. • Tıbbi persone,l doktor, hemşire uygulamayı çok iyi bilmelidir. Aksi halde fayda yerine zarar verebilir. Bu cihazlara bulaşan mikroplar nemli ortamda kolay gelişir ve servis enfeksiyonlarına neden olabilir ve bir çok bebeğin ölümüne yol açabilir. • Doğum evlerine alınacak cihazlar pahalı olduğundan bir komisyon tarafından seçilmeli ve piyasadaki en dayanıklı, bakımı kolay olmalıdır ve tercihen cihazlar bir örnek olarak seçilmelidir.

  27. NEONATOLOG YETİŞTİRMEK • Neonatoloji, çocuk hekimliğinin bir yan dalı olup, ülkemizdeki yüksek bebek ölümleri nedeni ile gelişmesine gereksinim duyduğumuz çok önemli bir daldır. Bu yan dal ülkemizde maalesef geç olarak uzmanlık dalı sayılmış olup bu nedenle genç neonatologların yetişmesi de gecikmiştir. Şimdi bu açığı bir an evvel kapatma zamanı gelmiş ve hatta geçmiştir. • Bakanlığımız acil bir programla her doğum evine bir Neonatolog yetişmesini sağlamak üzere neonatoloji kadrolarını arttırmalıdır. • Yoğun bakım ünitelerinin açılması ancak Neonatoloji uzmanları olan doktor sayısının artmasından sonra gerçekleşebilir.

  28. BÖLGESEL ANNE VE BEBEK YOĞUN BAKIM HASTANESİ (PERİNATAL CENTER) KURMAK. • Her 10.000 canlı doğumu olan bir bölgede böyle bir merkezin bulunması gerekliliği Amerikan Pediatri Akademisi tarafından tavsiye edilmektedir. Ülkemizde böyle merkezler mevcut değildir. • En gelişmiş ilimiz olan İstanbul’da bile yılda 156.000 bebek doğmasına rağmen böyle bir merkezin bulunmayışı önemli bir sağlık sorunumuzdur.

  29. Bu durum diğer illerimizde ve özellikle kırsal kesimde anne ve bebekler için tehlike arz etmektedir. • Bir an evvel mevcut doğum evlerimizin Neonatolog ihtiyacı ve yoğun bakım merkezleri kurulup teknik malzemelerle donatılması ülkemizin bu alandaki gelişmesi hızlandırılabilir.

  30. BEBEKLERİN MERKEZLERE NAKLİ (TRANSPORT) • Bebeklerin güvenli bir şekilde bir merkezden ikinci ve üçüncü basamak merkezlere nakli, gerekli bir zincir olup bebekler için önemli ve hayat kurtarıcı olmaktadır. • Birinci basamak görevlisi gerektiğinde risk taşıyan anneyi bebek doğmadan üçüncü merkeze sevk edebilmelidir. En ideal olanı bebeğin doğduğu hastanede yoğun bakım görebilmesidir. • Riskli anneler doğrudan doğruya en gelişmiş merkezlerde doğurmalıdır. ÇÜNKÜ EN İYİ TAŞIYICI ANNE RAHMİDİR. Bu merkezlerin özel ambulansları ve helikopterleri bulunmaktadır.

  31. BEBEKLERİN DOĞAR DOĞMAZ ANNE SÜTÜYLE BESLENMESİ BEBEK ÖLÜMLERİNİN AZALTILMASINDA ÖNEMLİ BİR FAKTÖRDÜR. • Doğumdan sonra %95 oranında anne sütüyle beslenmeye başlandığı halde birinci ayda sadece anne sütü alma oranı %14’e düşmekte 4.üncü ayda ise bu oran daha da düşmekte olup bebekler mamalar veya başka ek gıdalarla beslenmektedirler. • Halbuki anne sütü gibi her yönü ile çok değerli bir besin olduğu ve bebeklere altı ay sağlıklı bir besin olup ve gelişmeleri için yeterli olduğu öğretilmelidir. • Doğum öncesi annelere verilecek eğitim anne sütü ile beslenme oranını arttırmada çok önemlidir.

  32. 1981 yılında Hacettepe Üniversitesi Yoğun Bakım Ünitesinde ve İstanbul, Kadıköy, Küçükbakkalköy Ana-çocuk sağlığı merkezinde hayatın ilk günlerinden itibaren bebeklerin anne sütü ile beslenmesi ile alınan olumlu sonuçlar anne sütünün üstünlüğünü kanıtlamaktadır.

  33. Sevgili Çocuk Doktorları, bizler için yaptıklarınıza ve yapacaklarınıza çok teşekkür ederiz. M.TUNÇER ABS VAKFI

More Related