n te de i en d nya n.
Download
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
ÜNİTE:Değişen dünya PowerPoint Presentation
Download Presentation
ÜNİTE:Değişen dünya

Loading in 2 Seconds...

play fullscreen
1 / 130

ÜNİTE:Değişen dünya - PowerPoint PPT Presentation


  • 307 Views
  • Uploaded on

ÜNİTE:Değişen dünya. KONULAR:Kıta hareketleri(Melis Akman-231706) Yanardağ(Havva Özsoy-231684) Deprem(Yağmur Demircan-231708) Seller(Hülya Dalgıç-231707) Asit yağmurları(Sevim uzuntepe-231710) Küresel ısınma(Melek Gökhan-231711)

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about 'ÜNİTE:Değişen dünya' - mikasi


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
n te de i en d nya

ÜNİTE:Değişen dünya

KONULAR:Kıta hareketleri(Melis Akman-231706) Yanardağ(Havva Özsoy-231684) Deprem(Yağmur Demircan-231708) Seller(Hülya Dalgıç-231707) Asit yağmurları(Sevim uzuntepe-231710)

Küresel ısınma(Melek Gökhan-231711)

Sosyal bilgiler öğretmenliği 2/B gündüz

slide2

YERYÜZÜNÜ ŞEKİLLENDİREN ETKİLER

YERYÜZÜNÜ ŞEKİLLENDİREN ETKİLER

YERYÜZÜNÜ ŞEKİLLENDİREN ETKİLER

KITA HAREKETLERİ

levha hareketler
LEVHA HAREKETLERİ

Levha tektoniği, yerküredeki bölgesel yapıların oluşumuna neden olan ve tektonik deformasyona (şekil değişimine) yol açan dinamik olayların sistematik olarak açıklanmasını sağlayan bir hipotezdir. Levha tektoniği, ayrıca bölgesel kayaç topluluklarına birincil ve ikincil özelliklerini kazandıran ortamların oluşumu ve kayaç topluluğunda ölçülebilen stres (gerilme) alanıyla yakından ilişkilidir. Levha Tektoniği, yerkürenin iç yapısının bir sonucu olarak ortaya çıkmaktadır.

kitalarin kaymasi
KITALARIN KAYMASI

Birçok bilim adamı baş-

langıçta dünyamızdaki

bütün kara parçalarının

birarada olduklarını do-

ğada meydana gelen

yanardağlar,depremler

gibi etkilerle birbirinden

zamanla ayrıldıklarını

ve bu ayrılma neticesin-

de kıtaların meydana

geldiklerine inanmakta-

dırlar.

slide5

Kıtaların 200 milyon yıl öncesinde bir arada

bulundukları 1900’lu yılların başlangıcında Alfred Wegener tarafından ileri sürülmüştür. Kıtaların bugünkü konumları dikkate alındığında, bu durum kıtaların kayması tezinin doğuşuna yol açmıştır.

Günümüzde kıtaların hareket ettiklerine dair

birçok uydu gözlemleri ve ölçümleri vardır.

Ayrıca, depremin ve volkanların yeryüzündeki

dağılımları dünya ölçeğinde kırık hatları

boyunca kıtaların hareketliliğini kesin olarak

göstermektedir.

slide8
a) Kıta kenarlarının birbirlerine uyumluluğu (Örneğin, Güney Amerika ve Afrika)
  • b) Benzer yaşlı kaya gruplarının, bugün farklı konumlarda olan kıtalarda bir bütünün parçaları şeklinde yer alması d) Siluriyen yaşlı buzul kayaları (tillitler) günümüzde farklı konumlarda bulunan kıtalarda görülmektedir. Kıtaların bugünkü konumlarında bulunmaları halinde, bu buzul kayalarının oluşumu mümkün olamazdı!
  • e) Benzer çökel (sedimenter-tortul) kaya istifleri günümüzde farklı konumlarda bulunan kıtalarda yer almaktadır. Bu litolojik benzerlikler, kıtaların PermiyenTriyas döneminde birlikte olduğunu göstermektedir.
  • f) Benzer sürüngen türlerinin fosillerinin farklı kıtalarda bulunması
yery z ndeki levhalar
Yeryüzündeki Levhalar
  • Yerküredeki başlıca levhalar, Amerika (kuzey Amerika ve Güney Amerika), Avrasya, Afrika, Antartika, Hint-Avusturalya ve Pasifik levhalarıdır.
  • Bunlar arasından Pasifik levhası okyanusal kökenli kayalardan oluşmuştur, yani okyanusal litosfer karakterindedir.
  • Büyük levhaların yanısıra Nazka, Karayip, Arap ve Anadolu levhası gibi daha küçük boyutlu levhalarda vardır.
slide10
Yine birçok bilim adamı kıtalar arasındaki bu hareketliliğin günümüzde de devam ettiği yönünde bizlere bilgiler sunmaktadır.Bizler tarafından hissedilmese de yerküredeki levha hareketleri yılda 1-20 cm arasında değişmekte olup, levhaların birbirleriyle harmoni içinde hareketine neden olmaktadır. Levha hareketleriyle levhalar birbirlerine yaklaşmakta, uzaklaşmakta yada yanal olarak hareket etmektedirler.
  • (http://www.vidivodo.com/408963/250-milyon-yil-sonra-dunya)
slide12

Yanardağ ya da volkan magmanın (dünyanın iç tabakalarında bulunan, yüksek basınç ve yüksek sıcaklıkta erimiş kayalar), yeryuvarlağının yüzeyinden dışarı püskürerek çıktığı coğrafi ye şekilleridir

slide13

Yanardağlar dünyada genellikle tektonik plaka sınırlarında görülür.Sıcak nokta yanardağlarında önemli istisnalar vardır.Yanardağların araştırıldığı bilim dalına volkanoloji (yanardağ bilimi) denir.

Eğer magma düşük oranlarda (%52’den az) silika içerirse, lava ‘mafik’ adı verilir.Bu püskürürken çok akışkan hale gelir ve uzun mesafelerce akabilir.Buna örnek İzlanda’daki Thjorsarhjraun akıntısıdır.

yanarda lar nasil olu ur
YANARDAĞLAR NASIL OLUŞUR?
  • Bir püskürmenin, yanardağın altında bulunan katı bir tabakaya (dünyanın kabuğuna) doğru magmanın hareket ederek bir ‘magma odacığını’ işgal etmesinin ardından geldiği bilinir.Sonunda, odacıktaki magma yukarı doğru itilir ve gezegenin yüzeyine lav olarak yayılır ya da yükselen magma civardaki yer şekillerinde bulunan suyu ısıtır ve patlamalı buhar çıkışlarına neden olur.
slide16

Yanardağlar ender olarak duman ve ateş püskürtürler.Duman olarak düşünülen, su buharı ve çoklukla kükürt buharlarıyla karışmış çok büyük miktarlarda ince tozdur.Ateş gibi görünen ise püsküren maddelerin parlamasıdır.Parlamanın nedeni yüksek sıcaklıktır.

slide19

Şekillerine göre yanardağlar:

Kalkan yanardağlar:Şekli kalkana benzeyen dağlar oluşturacak şekilde zamanla biriken yüksek yanardağlar.Havai ve İzlanda‘da görülürler.Lav akışları genellikle çok kızgın ve çok akışkan olup uzun akıntılara neden olurlar.Dünyadaki en yüksek lav kalkanı Mauna Loa’dır.Bunların daha küçük olanlarına ‘lav konisi, lav kubbesi, lav kümbeti’ denir.

slide20

Volkanik koniler:Yanardağın ağzında biriken ufak kaya parçacıkları fırlatan püskürmelerden dolayı oluşur.Kısa ömürlü olurlar.Japonya’daki Fuji Dağı.Volkanik bacadan fırlayan küçük katı parçacıklara lapilli denir.

Süper yanardağlar:geniş çanakları olan, kıtasal yıkım ve küresel iklim değişiklikleri yaratma potansiyelleri bulunan yanardağ sınıfına verilen addır.Bunlara Yellowstone Milli Parkı ve Toba Gölü gösterilebilir.

slide21

Bir yanardağın en şüpheli bölümü, genellikle kabaca dairesel olan ve içindeki menfez(ler)den gaz, lav ve püskürtü şeklinde magma çıkan krateridir.

Büyük tarzdaki kraterlere genellikle kalderadenir.

Ana bir kraterle sonlanan yanardağlara genelde konik denir.

slide23

Yanardağ konileri genellikle daha küçük boyutlarda, arada püskürmelerle havaya fırlatılan kaya kütlelerinin de bulunduğu seyrek külden oluşmuş yapıtlardır.Yanardağın kraterinde içinden sürekli buhar çıkışı ile kül ve kaya püskürmesi olan birden fazla koni bulunabilir.Bazı yanardağlarda bu koniler dağın derinliklerindeki yarıklarda yer alabilir.

Yanardağ etkinlikleri genellikle depremler, sıcak su kaynakları, çamur kazanları ve gayzerler gibi yer etkinlikleri ile beraber görünür.

yanarda larin davrani lari
YANARDAĞLARIN DAVRANIŞLARI

Yanardağların püskürmeleri ve volkanik etkinlikler farklılık gösterir:

1-)Nueesaedentes- Kızgın bulutlar;

Kor halindeki kızgın çığ.Kül, toz ve gaz karışımından oluşan bulutlardır.

2-)Volkan külleri;

En fazla yayılan malzemedir.Tarım alanlarını kaplayabilir, örtebilir vb. şeylere neden olabilir.

slide25

3-)Lav akıntıları;

Volkanizmanın en tipik örneğidir.Lav akıntıları kaynağa yakın kesimlerde en yüksek hıza sahiptir ve kaynaktan olan uzaklık arttıkça, zeminle ve atmosferle olan temasları nedeniyle hızları azalır.

4-)Laharlar(Döküntü akıntıları)

Volkanik çamurlar.Bunlar doğrudan patlamadan kaynaklanmışsa birincil, eğer başka nedenlerden dolayı ise ikincil lahar denir.

slide28

Yanardağlar 3’e ayrılır:

1-)Aktif yanardağlar

2-) Uyuyan yanardağlar(Yellowstone Çanağı)

3-)Sönmüş yanardağlar

Bilim adamları genellikle, püsküren ya da yeni gaz çıkışları veya beklenmedik deprem etkinliği gibi hareketlilikler gösteren yanardağları etkin olarak kabul ederler.Buna göre uyuyan yanardağlar etkin olmayan, ama her an hareketlenmesi ya da patlaması muhtemel yanardağlardır.

slide29

Sönmüş yanardağlar ise, bilim adamlarının bir daha püskürmelerini olası görmedikleri yanardağlardır.Bir dağın sönmüş olup olmadığını tahmin etmek oldukça zordur.Yellowstone Ulusal Parkında bulunan Yellowstone çanağı en az 2 milyon yaşındadır ve 70 bin yıldan beri püskürmemiştir, fakat bilim adamları tarafından sönmüş olarak tanımlanmaz.Çanak sık sık depremler yarattığı, yüzeyi hızlı değiştiği için tam tersi aktif olarak kabul edilir.

slide30

Volkanbilimciler püskürmeleri tahmin etmek için sismisite ve yeryüzü şeklinin şişmesinden yararlanır.

Yanardağlar uyanırlarken ve püskürmeye hazırlanırlarken her zaman sismik hareket (küçük depremler ve sarsıntılar) gösterirler.Bazı yanardağlar sürekli düşük düzeyde sismik faaliyet gösterir ama bu faaliyetteki bir artış, patlamaya işaret edebilir.Ortaya çıkan depremlerin türleri, nerede başlayıp bittikleri de önemli sinyallerdir.Volkanik sismisite üç ana biçimde görülür:kısa dönemli depremler, uzun dönemli depremler ve dalgalı sarsıntı

slide31

Kısa dönemli depremler fay depremleri gibidirler.Bunlar, magma yukarı çıkarken gevrek kayanın kırılmasından ortaya çıkarlar.Bu depremler magmanın yüzeye yakın bir yerde büyüdüğünü işaret eder.

Uzun dönemli depremlerin, bir yanardağın ‘tesisat sistemindeki’ gaz basıncının artışına işaret eder.Bu salınımlar, yanardağ kubbesinin altındaki magma odacıkları düşünülürse, bir bölmedeki akustik titreşimlere eşdeğerdir.

slide32

Dalgalı sarsıntı, yüzey altında sürekli bir magma hareketi olduğu zaman ortaya çıkar.

Sismik örüntüler, karmaşık ve yorumlanması zor olgulardır.Ancak artan faaliyet, özellikle de uzun dönemler baskın olmaya başlayınca ve dalgalı sarsıntılar ortaya çıkınca korku yaratırlar.

slide35

Yeryüzü Şeklinin Bozulması:

Yanardağın şişmesi, yüzeye yakın bir yerde magma biriktiğini gösterir.Etkin bir yanardağı gözlemleyen bilimadamları genellikle dağın eteklerindeki eğimi ölçer ve şişmedeki değişim oranını gözlerler.Artan bir şişme olanı, özellikle de kükürtdioksit çıkışlarında ve dalgalı sarsıntılarda bir artış varsa, kısa bir süre içinde gerçekleşebilecek bir püskürme ya da patlamayı işaret eder.

slide36

Dünyadaki en büyük aktif volkan Hawaii’deki Maunaloa volkanıdır.Bu volkanın deniz seviyesi altındaki kısmı Everest Dağı’ndan daha fazladır.

Son yy’ın en korkunç yanardağ püskürmesi 1902’de Martinique’ de olmuştur.Çıkan lavlar bir dakikadan fazla bir zamanda St. Pierre şehrini kaplamıştır ve 30000 kişilik nüfustan sadece 1 kişi kurtulmuştur.

slide37

Yanardağların en tanınmış topluluğu Akdeniz grubudur.Vezüv, Etna, Stromboli ve Vulcanoyu içine alır.Fakat asıl şiddetli hasar yapan yanardağlar Pasifik çemberindedir. Endonezya’da 78, Japonya’da 49(ki çoğu büyük şehirlerde) ve Birleşik Devletler’de 37 halen faaliyette olan yanardağ vardır.

slide39

Günümüzde adını sıkça duyduğumuz yanardağ Etna Yanardağıdır.Bu yanaradğ 1669’da Sicilya adasında Catania’nın kuzeybatı tarafında eni 2 metre, uzunluğu 15 km olan bir yarık açmıştır.Kentin büyük bir bölümü lavlar altında kaldı ve en az 20.000 kişinin öldüğü kayıtlarda yer almaktadır.Etna yanardağı en son 2001 Temmuz’unda faaliyete geçmiştir.

slide40

Yanardağlardan püsküren lav, kül ve duman yeryüzünün şekilsel yapısını değiştirmede etkili olmaktadır.Yanardağların, dünya değişimine etkileri sadece fiziki değildir.Yanardağlar aktif oldukları süreçte atmosfere su buharı, karbondioksit(CO2) , kükürtdioksit (SO2) gazlar yayarlar.Bu tür gazların yanında kükürt ve benzeri bir çok gazında çıkışına neden olurlar.

slide41

Özellikle magma yüzeye ulaşınca içindeki gazlar büyük bir gürültüyle patlarlar.Bütün bunlar atmosferdeki doğal dengeyi bozarak, iklimlerde değişikliklere yol açarlar.

evrendek yanarda lar
EVRENDEKİ YANARDAĞLAR

Mars’taki Yanardağlar:

  • OlympusMons
  • PavonisMons
  • AscraeusMons

Jüpiter’in bir ayı olan Io üzerinde birçokyanardağ keşfedilmiştir.

Neptün’ün bir ayı olan Triton’da da birçok yanardağa rastlanmıştır.

slide44

Dünya’da Etna(İtalya), Surtsey(Surtsey Adası İzlanda), Santorini(Santorini Adası, Yunanistan), Hekla (İzlanda), Maunaloa(Havai, ABD), Fuji(Honshu, Japonya), Vezüv(İtalya), Erebus(Antartika) ve daha birçok yanardağ bulunmaktadır.

kisa kisa kisa
KISA KISA KISA
  • Jeolojik zaman boyunca ve uzun süre sonrasında, volkanik patlamalar ile bunlarla ilişkili süreçlerden insanoğlu tarafından dolaylı ya da doğrudan yararlanabilmektedir.Volkanizma ürünleri, tamamen parçalanarak ve bozularak yeryüzünde bazı verimli toprakları oluştururlar.Genç volkanlardaki ısıdan yararlanılarak jeotermal enerjinin yanı sıra, çoğu volkanların kök kısmıyla ilişkili bakır, altın, gümüş, kurşun ve çinko gibi metalik madenler insanların kullandığı volkanizma ürünleridir.
slide47

Dünya’daki en büyük volkanlar okyanus tabanlardaki yayılma sırtları boyunca yer alarak kendilerini gizlerler.

  • Deniz altındakiler hariç, yeryüzünde 500 aktif volkan bilinmektedir.Bunlar yeryüzünde gelişigüzel dağılım göstermezler.Çoğu kıtaların kenarlarında, ada yayları veya deniz altındaki dağ sıraları boyunca dizilirler.
slide48

Başlıca 16 tane plaka bulunmaktadır. Bunlar hareket ettikçe, birbirlerinden uzaklaşırlar, birbirleriyle çarpışırlar veya birbirlerine teğet geçerler.

  • Volkanlar genelde plaka sınırlarında oluşurlar. Dünyada deniz seviyesi üzerindeki volkanların yarısından fazlası Pasifik Okyanusundaki ‘Ateş Çemberi’ni oluşturur.
slide50

  • DİNLEĞİNİZ
  • İÇİN
  • TEŞEKKÜRLER ;-)))))
slide52

Yerkabuğu içindeki kırılmalar nedeniyle ani olarak ortaya çıkan titreşimlerin dalgalar halinde yayılarak geçtikleri ortamları ve yer yüzeyini sarsma olayına “deprem” denir.

slide53

Depremler ani olarak meydana gelir ve çok kısa sürer.Depremlerin önemli bir bölümü yeryüzünden yaklaşık 12 km derinlikte oluşur. Dünya yüzeyinde gerçekleşen depremler kendilerini bazen sallantı bazen de yer değiştirme şeklinde göstermektedir. Yeryüzüne yakın bir noktada güçlü bir deprem gerçekleştiğinde tsunamıye sebep olabilir. Bu sarsıntılar ayrıca toprak kayması ve volkanik aktiviteleri de tetikleyebilir

slide54

Depremin nasıl oluştuğunu, deprem dalgalarının yeryuvarlağı içinde ne şekilde yayıldıklarını, kayıtların değerlendirilmesini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen bilim dalına "SİSMOLOJİ“depremi kaydeden alete de ”SİSMOĞRAF” veya “SİSMOMETRE” denir.

slide55

A-Tektonik Depremler:Yerkabuğunu oluşturan levhaların hareketlerine bağlı olarak meydana gelen depremlerdir.Etki alanı çok geniş, şiddet dereceleri çok yüksektir.Yeryüzüne yansıyan depremlerin % 90 ı bu gruba girer.Ülkemizdeki depremlerin büyük çoğunluğu bu gruba dahildir

slide56

B-Volkanik Depremler:Yerin derinliklerindeki magmanın yeryüzüne çıkışı sırasındaki fiziksel ve kimyasal olaylar sonucu oluşan gazın yapmış olduğu patlama ile meydana gelir.Japonya ve İtalya’daki depremler bu gruba girer.

slide57

C-Çöküntü Depremler:Yer altındaki karstik boşlukların,kömür ocaklarının ve galerilerinin tavan kısımlarının çökmesi sonucu oluşur.Etkileri zayıf, etki alanları çok küçüktür.

slide58

Odağı deniz dibinde olan derin deniz depremlerinden sonra, denizlerde kıyılara kadar oluşan ve bazen kıyılarda büyük hasarlara neden olan dev dalgalara “tsunamı” denir.

slide59

A-Richter Ölçeği:Odak noktasında oluşan enerji miktarına dayanır.Depremin büyüklüğü 1,2,3… gibi sayılarla ifade edilir.Her bir sayı değerinin yükselmesi enerjinin on kat artmasına karşılık gelmektedir.

slide60

B- Mercallı Ölçeği:1,2,3… gibi sayılarla ifade edilir.Ancak bu sayılar hesaplamanın sonucu değil,depremin verdiği zarara bakılarak saptanır.

slide64

Dünyada her yıl yaklaşık 500.000 deprem meydana gelmekte ve bunların 100.000 kadarı hissedilmektedir. Guatemala. Şili, Peru, Endonezya, İran, Pakistan, Portekiz, Türkiye, Yeni Zelanda, Yunanistan, İtalya, Japonya ve ABD gibi ülkelerde sıklıkla ve küçük şiddetlerde depremler meydana gelmektedir.

slide66

Yurdumuz, dünyanın önemli deprem kuşaklarından birisi olan Akdeniz Deprem Kuşağında yer alır.Kuaterner de meydana gelen faylar,zaman zaman hareket eden aktif faylardır.Türkiye’de depremin yoğun olduğu yerleri şöyle gruplandırmak mümkündür.

slide67

Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı:Batıda Saroz körfezinden başlayarak Marmara denizini takiben Batı ve Orta Karadeniz bölümlerini geçtikten sonra,Kelkit vadisinden Erzincan, Erzurum üzerinden Van Gölü’nün kuzeyine ulaşır.

Ege Bölgesindeki kırıklı yapılar:

Antakya-Amik-Kahramanmaraş oluğu:

slide68

Deprem Bölgeleri Haritası'na göre, yurdumuzun %92'sinin deprem bölgeleri içerisinde olduğu, nüfusumuzun %95'inin deprem tehlikesi altında yaşadığı ve ayrıca büyük sanayi merkezlerinin %98'i ve barajlarımızın %93'ünün deprem bölgesinde bulunduğu bilinmektedir.

slide70

Geçtiğimiz aylarda Japonya’da, 8,9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.Depremin yerin 24 km. altında meydana geldiği ve merkez üssünün Tokyo olduğu açıklandı. . Yaklaşık 2 bin 100 km. uzunluğundaki sahil şeridi üzerindeki onlarca şehir depremden etkilendi.Dev dalgalar yüzlerce kişinin yaralanmasına ve ölmesine neden oldu.

slide74

Gölcük’te 17 Ağustos 1999 sabahı, yerel saatle 03:02'de 7,5 büyüklüğünde gerçekleşen deprem, büyük çapta can ve mal kaybına neden olmuştur.

slide75

17 Ağustos depremi, tüm Marmara Bölgesi'nde ve Ankara'dan İzmir'e kadar geniş bir alanda hissedildi. Resmi raporlara göre, 17.480 kişi öldü, 23.781 kişi yaralandı ve 505 kişi sakat kaldı. 285.211 konut, 42.902 işyeri hasar gördü. Yaklaşık 16 milyon insan, depremden değişik düzeylerde etkilenmiştir. Bu nedenle Türkiye'nin yakın tarihini derinden etkileyen en önemli olaylardan biridir. Deprem gerek büyüklük, gerek etkilediği alanın genişliği, gerekse sebep olduğu maddi kayıplar açısından son yüzyılın en büyük depremlerinden biridir.

slide76

Düzce’de 12 Kasım 1999 saat 18.57'de aletsel büyüklüğü 7.2 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Bu deprem Düzce ve çevresinde yıkıma yol açtı. 30 saniye süreyle etkili olan deprem, pek çok ilin yanı sıra Ukrayna'dan da hissedildi. Başbakanlık Kriz Yönetim Merkezi'nin açıklamasına göre, ölü sayısı 845, yaralı sayısı 4948 dır. Depremde hasar gören ve derhal yıkılması gereken bina sayısı 3395, yıkık ya da ağır hasarlı ev sayısı 12939, iş yeri sayısı ise 2450’dir.

slide83
Sel aşırı yağışlar ve aşırı sıcaklar sonucu karların aniden erimesi sonucu ortaya çıkan doğal bir felakettir.

Bu süreçte sular önlerine çıkan her şeyi taş, toprak ,ağaç, araç ,ev vb her şeyi beraberinde sürükleyerek geçtikleri yerlere büyük tahribat verirler.

slide84
Ülkemizde sadece 1995 yılında görülen sel olayında 160 kişinin ölümüne neden olmuşken ;bunun yanı sıra can kaybına neden olmayan sel olayları ise milyarlarca liralık ekonomik kayıpların olmasına neden olmuştur.
slide87
SOR U

Acaba seller niçin meydana gelmektedir?bu insanların doğaya vermiş oldukları tahribattan mı kaynaklanmaktadır,yoksa doğal bir süreç midir?Seller insanoğlunun çabaları ile engellenebilir mi?

seller n nedenler
SELLERİN NEDENLERİ
  • Ani ve kuvvetli yağışlar ve kar erimelerinin olması
  • Nehir yataklarının amacı dışında kullanılması
  • Günümüzde çarpık kentleşme sonucu dere yataklarının gecekondulaşma bölgesi haline gelmesi
  • Ağaçlandırılması ,doldurulması veya nehir yatağının değiştirilmesi
  • Kuvvetli yağmur fırtınalarında drenaj sisteminin yetersiz olması ve sonucunda da nehir kanallarının tamamen dolması
sellere kar i alinmasi gereken nlemler
SELLERE KARŞI ALINMASI GEREKEN ÖNLEMLER

1. Afetler için bir erken uyarı birimi oluşturulmalıdır

2.Günümüzde yağış alanları ve yağış yoğunluklarının belirlenmesinde oldukça etkili bir biçimde kullanılan Doppler Radar sistemleri ve uydu dataları ile çalışan erken uyarı birimleri

3 bu uyar birimi ile koordineli olarak al acak il ve il elerde kurtarma birimleri olu turulmal d r
3. Bu uyarı birimi ile koordineli olarak çalışacak il ve ilçelerde kurtarma birimleri oluşturulmalıdır

4. Bölgesel radyolar herhangi bir tehlike anında halkı bilgilendirerek uygulayacakları yöntemler konusunda uyarıda bulunmalıdırlar.

5. Sel öngörüsü için özenli istatistiki çalışmalar yapılmalıdır.

6. . Yerel belediyelerce dere ve nehir yataklarına yerleşim konusunda titizlik gösterilmeli buralarda yerleşimin önlenmesinin yanı sıra oluşacak engeller düzenli olarak temizlenmelidir.

7.Dere ve nehirlerin denizle birleştiği kanallar düzenli olarak temizlenerek açık olmaları sağlanmalıdır

b l m teknoloj toplum ve sosyal de m
BİLİM TEKNOLOJİ TOPLUM ve SOSYAL DEĞİŞİM
  • KONU: Asit yağmurları

HAZIRLAYAN:

SEVİM UZUNTEPE

231710

2-B

slide95

Gazlar rüzgar ile atmosfere taşınır.

Gazlar yağmur ile birlikte

Çözünerek asit yağmuruna dönüşür.

(sülfürik asit, nitrik asit, karbonik asit)

Kükürt dioksit

Azot oksit

Karbon gazları

  • Asit yağmurları bitkileri öldürür
  • Nehirleri kirletir.
fabrikalardan havaya sal nan zararl gazlar nelerdir
Fabrikalardan havaya salınan zararlı gazlar nelerdir?
  • Kükürt dioksit
  • Azot oksit
  • Karbon gazları
atmosfere kar an bu gazlar nas l asit ya muruna d n r
Atmosfere karışan bu gazlar nasıl asit yağmuruna dönüşür?
  • Gazlar yağmur ile birlikte Çözünerek asit yağmuruna dönüşür.
  • (sülfürik asit, nitrik asit, karbonik asit)
slide99

TARİHÇESİ

Asit yağmurları ilk olarak Endüstri Devriminin önemli şehirlerinden olan İngiltere Manchester’da farkedilmiştir.

1852’de Robert AngusSmith hava kirliliği ile asit yağmurları arasındaki ilişkiyi farketti.1960’lara kadar bu olay bilim dünyasının ilgisini çekmedi.

asit ya murlar n n ne gibi zararlar vard r
Asit yağmurlarının ne gibi zararları vardır ?
  • Asit yağmurları göller ve nehirlere yağdığında suların asitliği artar.
  • Bu durum o sularda yaşayan canlarla zarar verir.
  • Kent içi veya kent dışındaki tarihi ve doğal yapıtlarımız zarar görür.
  • Toprağın mineral oranının düşmesine neden olur, bu durum bitkilerin topraktan beslenmesine engel olur.
  • İnsanlarda çeşitli solunum yoları, akciğer kanseri, nefes darlığı gibi hastalıklara neden olur.
do al kaynaklar
Doğal kaynakları

En önemli kaynağı yanardağlardır. Karada,bataklıklarda ve okyanusta yaşayan bazı canlılar da bu biyolojik süreç sonucu bu gazları yayarlar.

Termik santrallerde,ısıtmada endüstri kurumlarında kullanılan kömür atmosfere kül,karbondioksit ve azot oksit yaymaktadır.Petrol tüketiminin artması da asit yağmurlarının oluşumunu tetiklemektedir.

baz rnekler
Bazı örnekler…
  • Kanada’da asit yağmuru sebebiyle ölü göl sayısı 14.000’i aştı.Önlem alınmadığı taktirde, daha 40.000 kadar gölün olumsuz etkileneceğinden endişe ediliyor.
  • Asit taşıyan yağmurlar özellikle göl ekosistemine büyük zararlar verebiliyor
slide103
Kanada‘nın asit yağmurunun başlıca sorumlusu güneydeki komşusu ABD’dir.Özellikle Ohio eyaletinde bulunan, kömür yakan termik santrallerden çıkan baca gazları bu olumsuz durumu meydana getirmektedir.
slide104
Aynı şekilde, İngiltere ve Almanya gibi ülkelerden çıkan asit yağmurları İskandinav ülkelerindeki göl ve tarım alanlarına büyük zarar vermektedir.
asit ya murlar n n olu mas n engellemek in neler yapabiliriz
Asit Yağmurlarının Oluşmasını Engellemek İçin neler yapabiliriz?
  • Sanayide fosil yakıtlar yerine kükürt ve azot içermeyen doğalgaz, güneş enerjisi, jeotermal enerji tercih edilmeli
  • Yeşil alanlar artırılmalı ve orman yangınları engellenmelidir
  • Toplu taşıma araçları yaygınlaştırılmalı
  • Kalorisi düşük olan ve havayı daha çok kirleten kaçak kömür kullanımı engellenmeli
  • Sanayi tesislerinin bacalarına filtre takılması sağlanmalı
  • Her yıl bacalar ve soba boruları temizlenmeli
slide115
19. yüzyılın başından beri endüstri devrimi,
  • İnsan nüfusunda ekonomik etkinliklerdeki artış,
  • Ormanların yok edilmeye başlanması,
  • Kentleşme,
  • Yoğun tarım yöntemleri,
  • Atmosfere çok büyük oranda CO yayan fosil yakıtlar şeklindeki enerji tüketiminin artışı.
k resel isinmanin etk ler
KÜRESEL ISINMANIN ETKİLERİ
  • İklim özelliklerinin değişmesi,
  • Bazı bölgelerin kuraklaşması,
  • Buzulların erimesiyle deniz sularının yükselmesi,
  • Birçok delta ovası, deniz kıyısı kumsallarının, liman kentlerinin sular altında kalması,
  • Hastalıklara neden olan parazitlerin atması.
slide120
ÇİN

GRÖNLAND

canlilar zer ndek etk ler
CANLILAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

İNSANLAR ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ:

  • Aşırı sıcaklık nedeniyle kalp rahatsızlıklarına dayalı ölümlerin artması,
  • Parazitlerin artmasıyla yeni hastalıkların ortaya çıkabileceği gibi bazı hastalıklarda ortadan kalkabilir,
  • İnsan sağlığına zararlı bazı böceklerin çoğalması
slide125
DOĞAL ÇEVREYE ETKİLERİ:
  • Yükselen okyanus suları tatlı sulara karışarak tatlı suların tuzlanmasına neden olacak ve içilebilir su sıkıntısı ortaya çıkabilecektir,
  • Aşırı sıcaklık yüzünden orman yangınları artacak,
  • Sıcaklığın artmasıyla buharlaşma da artacak, bunun sonucu olarak yağış miktarında büyük artış olacaktır. Bu da sel felaketlerine yol açacaktır,
  • Artan sel felaketleriyle tarım alanları sular altında kalacak yetiştirilen ürünler zarar görecek ve gıda sıkıntısı yaşanacaktır,
  • Değişen iklimden etkilenen bazı hayvanların nesli tükenme tehlikesine girecektir.
alinab lecek nlemler
ALINABİLECEK ÖNLEMLER
  • Fosil yakıtlarının kullanımının azaltmak,
  • Doğal gaz, kog kömürü gibi yakıtlarının kullanımı teşvik etmek,
  • Bitkilerin, ormanların tahrip edilmemesine özen göstermek,
  • Çöp yakma gibi olayları engellemek,
  • Motorlu taşıtlardan çıkan zehirli gazların en aza indirgenmesi için çözümler üretmek,
  • Çevreyi korumak, halkı bilinçlendirmek için daha fazla sivil toplum kuruluşları açmak.
nlem alinmazsa
ÖNLEM ALINMAZSA

Cenevre’ de bir araya gelen 2500 bilim adamı ve hükümet temsilcisinin yaptıkları risk değerlendirme çalışması niteliğindeki ‘’Küresel Isınma Raporu’’ na göre önlem alınmadığı taktirde;

  • Dünya önümüzdeki yüzyıl içinde 1.4 derece ile 5.8 düzeyinde ısınacağı ve deniz seviyesinde yükselmenin 90 santimetreyi bulacağı öngörülüyor.
  • İklim değişikli ekolojik sistemi olduğu kadar, turizm, sağlık gibi her türlü sosyal ve ekonomik sistemi olumsuz etkileyecek.
  • Kısacası Dünya' daki yaşam alanları kaybolacak canlı, cansız her şey yok olacaktır.
slide130
Buzulların erimesinin ve deniz sularının yükselmesinin zararı en çok Hollanda’ ya ve Bangladeş’ e dokunacaktır. Hind okyanusundaki Maldiv adaları suların basmasıyla ortadan kalkacak, Mısır’ ın kuzeyi (Nil deltası), ABD’ nin doğusu, Avustralya ve Yeni Zelanda da sular altında kalcaktır. Grönland gibi buzul bölgeleri de tamamen yok olacaktır.

Bazı bölgeler sular altında kalırken, Afrika, Orta Asya ülkeleri gibi bölgelerde de aşırı kuraklık görülecektir. Şu anda Çin’ de Van Cünci, Guangsi, Yunnan, Guicou, Sıcüen ve Gongcing gibi bölgelerde aşırı kuraklık nedeniyle tarım ve sanayi üretimi durma noktasına gelmiştir.