dsm bilimin kendili inden felsefesi n.
Download
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
DSM Bilimin kendiliğinden felsefesi PowerPoint Presentation
Download Presentation
DSM Bilimin kendiliğinden felsefesi

Loading in 2 Seconds...

play fullscreen
1 / 75

DSM Bilimin kendiliğinden felsefesi - PowerPoint PPT Presentation


  • 209 Views
  • Uploaded on

DSM Bilimin kendiliğinden felsefesi. Dr. Selçuk CANDANSAYAR Gazi Üniversitesi. Amerikan Psikiyatri Birliği Kongresi 2009. Amaç. İnsanın düşüncelerinin, görüşlerinin ve kavramlarının insanın bilincinin, maddi varlığının koşullarındaki, toplumsal ilişkilerindeki ve toplumsal yaşamındaki

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about 'DSM Bilimin kendiliğinden felsefesi' - carina


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
dsm bilimin kendili inden felsefesi

DSM Bilimin kendiliğinden felsefesi

Dr. Selçuk CANDANSAYAR

Gazi Üniversitesi

slide3
Amaç
  • İnsanın
    • düşüncelerinin, görüşlerinin ve kavramlarının
    • insanın bilincinin,
      • maddi varlığının koşullarındaki,
      • toplumsal ilişkilerindeki
      • ve toplumsal yaşamındaki
    • her değişmeyle birlikte değiştiğini kavramak
slide4
Çünkü
  • Düşünce tarihi
    • zihinsel üretimin
    • maddi üretimin değişmesiyle birlikte değiştiğinden
    • başka bir şeyi tanıtlamaz
nedir bilim
Nedir Bilim?

İnsanları değiştirdiği,

onları daha önce olduklarından farklı kıldığından ötürü,

bilim

“siyasal faaliyet” ve siyasal düşünce değil midir?

panik bozuklu u
Panik Bozukluğu
  • İlk keşfedilişi (!) 1980
    • DSM III’e kadar böyle bir hastalık yok!
      • Soru:
        • Vardı da bilinmiyor muydu?
        • Gerçekten yoktu da yeni mi ortaya çıkmıştı (HIV gibi)?
        • Hala olmayabilir mi?
        • Bir gün yeryüzünden silinir mi (Çiçek hastalığı gibi)?
terimlerin de tarihleri vard r
terimlerin de tarihleri vardır
  • İnsanın bir kültür üretmeye başladığı dönemlerden bu yana, onun yaşantısını örgütleyen, biçimlendiren ve dönüştüren her kültür ögesi akışkan bir tarihsel değişim ve dönüşüm geçirmiştir.
kili de i im
İkili değişim
  • Hastalıkların kendi başlarına değişimleriyle
  • O hastalıklar için kullanılan tanı terimlerinin değişimi
  • Çoğu zaman birbirinden ayrı süreçler olarak gelişir.
k lt r hastal k tan ili kisi
Kültür hastalık tanı ilişkisi
  • Kültür, hastalığın ortaya çıkması ve kendini görünür kılması için ana yatak olarak değişirken,
  • o kültür ya da düşünce sisteminin hastalığa bakışı ve kullandığı tanı kategorileri de kendilerine özgü bir değişim gösterirler.
slide10

Tanı inşa edilir, kurulur, üretilir

  • İnşa edilen, kurulan ve üretilen her şey gibi onun da bir tarihi vardır.
  • Bu tarihi yeniden okumaya çalışmak, arkeoloji bilgisi gerektirir.
dsm ncesi
DSM öncesi
  • 1920 ler
    • Her klinik kendi tanılarını kullanıyor
  • 1933- 1942
    • Standard Classified Nomenclature of Disease
  • II. Dünya Savaşı
    • Askerler hastaların sadece %10’una tanı koyabiliyor
    • Askeri, Gazi ve Sivil psikiyatrların gördüğü hastalar farklı
dsm neden
DSM neden?
  • II. Dünya Savaşı sonrası geri dönen hasta askerler
    • Gazilerin devletten istemleri
  • Geri dönen psikiyatrlar
  • NIMH’in kuruluşu 1949
dsm i
DSM I
  • 106 hastalık kategorisi
  • iki büyük grup
    • organik beyin hasarı
    • ruhsal kökenli
dsm i psikojenik k kenli bozukluklar
DSM I psikojenik kökenli bozukluklar
  • Psikotik bozukluklar
    • Manik depresif reaksiyon
    • Şizofrenik Reaksiyon
    • Paranoid Reaksiyonlar
  • Psikonevrotik bozukluklar
    • Anksiyete reaksiyonu
    • Dissosiyatif Reaksiyon
    • Konversiyon Reaksiyonu
    • Fobik Reaksiyon
dsm i1
DSM I
  • Organik beyin hasarı
    • Beyinde bir biyolojik değişim olur ve hastalık ortaya çıkar
  • Ruhsal kökenli
    • Bireyin UYUMUNDAKİ güçlüğe bağlı olarak hastalık ortaya çıkar ve beyni etkiler
reaksiyon son eki
Reaksiyon son eki
  • Adolf Meyer
    • Ruhsal Bozukluklar, kişiliğin biyolojik, psikolojik ve sosyal etkenlere olan reaksiyonudur!
niteleme eki
Niteleme eki
  • Psikotik özelliklerle birlikte
  • Nevrotik özelliklerle birlikte
lk dsm nin d nya g r
İlk DSM’nin dünya görüşü
  • Psikanalitik kuram
  • Nazilerden ABD’ye kaçan psikanalistler
  • Nazi ırkçılığına karşı hümanizmin yükselişi
  • Sovyetler Birliği ve sosyalizm anlayışı
  • Psikobiyolojik bir varlık olarak insan
  • Adolf Meyer’in hastalık anlayışı
lk dsm amac
İlk DSM amacı
  • Ruh hastalıklarının
    • Etiyoloji
    • Patoloji
    • Prognoz
    • Tedavi
  • Alanlarında ortak bir dil oluşturmak
psikobiyolojik bak
Psikobiyolojik bakış
  • Hasta ancak içinde bulunduğu hayat koşullarıyla değerlendirilebilir
  • Toplumsal ve çevresel etmenlere özel bir önem verilmelidir
  • Ruh hastalığı beyin patolojisinden kaynaklanmaz bireyin hayatla başa çıkamamasının sonucudur.
dsm ii 1968
DSM II 1968
  • Hastalık sayısı 106 dan 182 ye
  • Ana kategori sayısı 3 ten 10 a
dsm ii 19681
DSM II 1968
  • Nedeni bilinmeyen zeka geriliği
  • Organik Beyin sendromları (psikotik- nonpsikotik)
  • Fiziksel şartlara bağlı olmayan psikozlar
  • Nevrozlar
  • Kişilik Bozuklukları
  • Psikofizyolojik bozukluklar
  • Özel belirtiler
  • Geçici durumsal düzensizlikler
  • çocukluk ve adölesanda görülen davranış sorunları
  • Açık psikiyatrik bozukluğun olmadığı durumlar ve non-spesifik durumlar
dsm ii as l kaybolan
DSM II Asıl kaybolan
  • Reaksiyon kavramı
    • Spitzer ve Wilson’ un açıklaması
      • Bu değişimi bazıları ruhsal bozuklukları sabit/değişmez hastalık antiteleri olarak düşünen Kraepelin’e dönüş olarak yorumlayabilirler.
      • Komitenin amacı bu değildir.
      • Komite bozukluğun doğasına ya da nedenlerine yönelik izlenimler olmasından kaçınmak istemiştir
      • Bozuklukların etiyolojisine yönelik var olan tartışmalar nedeniyle Komite, kullanıcının yargısına kör kalmaya karar vermiştir.
dsm ii yine de
DSM II Yine de
  • Psikanalitik kavramlardan tümüyle kendisini kopar(a)mamıştır.
    • Psikozlar: gerçeklik algısının ağır derecede bozulduğu
    • Nevrozlar: anksiyete temel belirti ve özelliktir
    • Kişilik Bozukluğu: davranışın ömür boyu uyumsuz olması
dsm ii izofreni tan m
DSM II Şizofreni tanımı
  • Bu büyük kategori, düşünce, mood ve davranışta belirgin bozulmalarla karakterize bozukluklar grubudur.
  • Sıklıkla kendini ruhsal olarak koruma amaçlı halüsinasyon ve hezeyanların kimi zaman ortaya çıkmasına yol açan gerçekliğin yanlış yorumlanmasına neden olan kavram geliştirmede değişmelerle karakterize düşünce bozukluğu
  • Ambivalan, kısıtlı ve uygunsuz emosyonel tepkileri içeren mood değişiklikleri
  • Başkalarına empati yokluğu
  • Davranış, içe kapanma, regresif ya da tuhaf olabilir
altm larda antipsikiyatri
Altmışlarda antipsikiyatri
  • Sağdan
    • T. Szasz,
  • Soldan
    • D. Cooper, D. Laing,
  • Akademiden
    • D. Rosenhan
ruh hastal miti
Ruh Hastalığı Miti
  • Ruh hastalığı bir metafordur
  • Hastalık canlılarda bedeni etkileyen gösterilebilir biyolojik bir süreçtir.
  • Ruh Hastalığı insanların istenmeyen düşünceler, duygular ve davranışlarını tanımlar
  • Bunları hastalık olarak sınıflamak mantıksal ve anlamsal bir hatadır
tv tamircisi olarak psikiyatr
TV tamircisi olarak psikiyatr
  • Ruhsal bir sıkıntı nedeniyle psikiyatra gitmek,
  • İzlediği programı beğenmeyen bir kişinin televizyonunu tamirciye götürmesi gibidir.
ruh hastal de il ki ile tirme
Ruh hastalığı değil, kişileştirme
  • Szazs, disorder, disease ve illness yerine
  • “impersonation” kavramını önerir.
  • Ruhsal sorunları bireyin, bireysel sorumluluğu olarak değerlendirir.
ruh hastal de il kurtulma abas
Ruh hastalığı değil, kurtulma çabası
  • Laing,
  • Katlanılmaz hayat koşullarıyla başa çıkma çabasıdır
  • Değiştirilmesi gereken katlanılmaz hayat koşullarıdır.
  • Sorun toplumsal yapıdadır
irk l k ve e cinsel ayr mc l yla sava
Irkçılık ve eşcinsel ayrımcılığıyla savaş
  • Tüm dünyada özgürlük savaşları
  • Eşcinsellerin mücadelesi
  • Kadın hareketleri
  • Gençlik hareketleri
  • Solun yükselişi
1980 ho geldin neoliberal d nya ve ho geldiniz
1980 Hoş geldin Neoliberal dünya ve hoş geldiniz…
  • Narsisistik Kişilik Bozukluğu
  • Borderline Kişilik Bozukluğu
  • Panik Bozukluğu
  • Sosyal Fobi (anksiyete) Bozukluğu
  • Travma Sonrası Stres Bozukluğu
80 i haz rlayanlar
80’i hazırlayanlar
  • Psikanalizin çöküşü
    • 1970’li yıllarla birlikte psikanalitik kuram egemen paradigma olmaktan çıkmaya başlar
    • Amerikan psikanalizi, kentli, beyaz, üst sınıfa hizmet eder olmuştur
    • Eşcinsellik savaşını kaybeder!
80 i haz rlayanlar1
80’i hazırlayanlar
  • Psikofarmakoloji devrimi
    • Psikoz klorpromazin
    • Depresyon imipramin
    • Mani lityum
  • Nedensellik doğruysa bunlar ayrı hastalıklar olmak zorunda!
  • Ayrı hastalıklarsa ayrı etiyolojileri olabilir!
kurumsuzla t rma
Kurumsuzlaştırma
  • Kapalı kurum istatistikleri ABD
    • 1955 559 000
    • 1965 475 000
    • 1980 138 000
  • Yatış süresi
    • 80 öncesi: çıkış yok
    • 80 sonrası: en çok iki hafta
80 i haz rlayanlar2
80’i hazırlayanlar
  • Geri ödeme sistemi:
    • Sağlık sigortası 1960 öncesi
      • Hastane ve tedavi (psikoterapi) tam geri ödeme
    • 1960 ların ortası
      • Psikanalitik psikoterapiye kısmi geri ödeme
    • 1970 lerin ortası
      • Psikoterapiye geri ödeme yok.
      • Ayaktan yılda 20 görüşme
      • Yılda 40 gün hastane yatışı
blue cross sigorta irketi
Blue Cross sigorta şirketi
  • Robert J. Lauer:
    • Diğer tıbbi disiplinlerle karşılaştırıldığında ruh hastalığının TANI, TEDAVİ BİÇİMİ ve SERVİS hizmetleri açık ve birörnek değildir?
    • Ne yapıldığını ve neden yapıldığını sadece hasta ve doktor biliyor?
peki t m yle haks z m yd lar
Peki tümüyle haksız mıydılar?
  • Rosenhan çalışması
    • On being sane in Insane Places
      • Science, 1973 Vol 179, 4070: 250-258
dsm iii 19801
DSM III 1980
  • Bozukluk sayısı 182 den 265 e
  • İşevuruk tanı ölçütlerinin kullanımı
    • Bir tanıyı koyabilmek için en az …… olmalı
dsm iii 19802
DSM III 1980
  • Etiyolojik göndermeden tümüyle vazgeçilmiştir
    • R. Spitzer
      • DSM III etiyolojiyle ilgili ateoriktir, etiyolojik teorilerin sınıflamada olması farklı teorik yönelimli klinisyenlerin kullanımı önünde engel oluyordu.
dsm iii e vuruk g venilir
DSM III İşe vuruk güvenilir
  • DSM III paradigmatik bir kopuştur
  • Ateorik olduğunu söyler
  • Etiyolojiye kördür
  • Herkesin aynı tanıyı koyabileceği güvenilir tanı kategorilerini amaçlamıştır.
  • Tanımlayıcıdır
dsm i den iii e de i en ideoloji
DSM I den III e değişen ideoloji
  • DSM I
    • Bozukluk ve normallik arasında nitelik farkı yok
    • Hastalık birey ve toplum arasındaki etkileşime bağlı ortaya çıkar, bir tepkidir
  • DSM III
    • Bozukluk ve normallik arasında kesin sınır vardır
    • Hastalık birey ve toplum arasındaki etkileşime tepki değil, bireyden kaynaklanan bir işlev bozulmasıdır
1950 1980 lerde retim ili kisi ve ideoloji
1950 - 1980 lerde üretim ilişkisi ve ideoloji
  • 1950
    • Fordist fabrika
    • Sosyal devlet
    • Sosyalizm
    • Özgürlük talebi
  • 1980
    • Yeni sömürge sistemi
    • Esnek üretim yapısı
    • Neoliberalizm
    • Yeni ırkçılık
e vuruk g venilir
İşe vuruk güvenilir
  • Gördüğümüzün, ölçtüğümüzün, değerlendirdiğimizin
    • gerçekte ne olduğunun ve neden olduğunun bir önemi yok,
  • Önemli olan hepimizin aynı şeyi gördüğümüzü
    • Bilmemiz!
    • Sanmamız!
    • Kabul etmemiz!
e vuruk g venilir1
İşe vuruk güvenilir
  • Çin İmparatoru için hazırlanan hayvanlar ansiklopedisi
    • İmparatora ait olanlar
    • İçi saman doldurulmuş olanlar
    • Deniz kızları
    • Masalsı hayvanlar
    • Başıboş köpekler
    • Uzaktan sineğe benzeyenler
sa ma m
Saçma mı?
  • Peki sınıflandırmanın kurucusu Linneaus?
    • Türleri üreme biçimlerine göre sınıfladı.
      • Eğrelti otu, kara yosunları, algler, mantarlar
      • Çam, köknar, servi, keneotu tohumu
s n fland rma ne i e yarar
Sınıflandırma ne işe yarar?
  • Bir düzene sokma eylemi,
  • Ele geçirme ve sabitleme davranışıdır.
  • Sınıflandırma bizim iş görmemizi sağlar
yeni kraepelincilik
Yeni Kraepelincilik
  • Psikiyatri bir tıp dalıdır
  • Modern bilimsel yöntemi kullanmalı ve klinik pratik bilimsel bilgiye dayanmalıdır
  • Psikiyatri ruh hastalığı nedeniyle tedavi gerektiren hasta insanı tedavi etmelidir
  • Hasta ve normal arasında bir sınır vardır
  • Farklı ruh hastalıkları vardır, tek değil çok sayıda ruh hastalığı vardır
  • Bilimsel psikiyatri bu hastalıkların nedenlerini, tanısını ve tedavisini araştırmayı amaçlamalıdır
yeni kraepelincilik ii
Yeni Kraepelincilik II
  • Psikiyatri hekimleri ruh hastalığının özellikle biyolojik yönlerine odaklanmalıdırlar
  • Tanı ve sınıflama için açık ve istemli bir çaba sarf edilmelidir
  • Tanı ölçütleri kodlanabilmeli, araştırmalarda kullanılabilmeli ve tıp fakültelerinde öğretilmelidir
  • Araştırma çabaları güvenilir ve geçerli tanı ve sınıflamalara göre yapılmalı ve istatistik kullanılmalıdır
yeni kraepelinci yakla m n bilimsel y ntemi
Yeni Kraepelinci yaklaşımın bilimsel yöntemi
  • Klinik tanımlama
    • Güvenirlik
      • Yapılandırılmış görüşme
      • İşevuruk ölçütler
      • Eğitim
    • Geçerlik
      • İç geçerlilik
      • Dışsal ilişki
    • Etiolojik varsayımların denenmesi
  • Klinik gidiş ve sonlanım
  • Tedaviye yanıt
  • Laboratuar incelemeleri
  • Aile ve genetik çalışmalar
  • Epidemiolojik çalışmalar
  • Yaşam olayları, kişilik ve diğer psikolojik değişkenler
  • Tanı kategorisinin kesinleştirilmesi.
kimdi bu kraepelin kimin ard l
Kimdi bu Kraepelin? Kimin ardılı?
  • Batı tıbbının Aydınlanma sonrası hastalık kavramına yaklaşımının teorik temelleri psikiyatriyi de etkilemiştir
  • Batı tıbbının teorik altyapısını mikropların keşfi ve kuduz aşısının bulunmasıyla gerçekleşen çok önemli bir dönüşüm belirlemiştir.
  • Hastalıkların belirlenebilir, tanımlanabilir 'etken(ler)i' olduğu ve bu etkenin tedavisinin hastayı iyileştireceği düşüncesi batı tıbbına damgasını vurmuştur.
19 y zy l bilimin alt n a
19.Yüzyıl: Bilimin altın çağı
  • Özgül bir etiyolojik etkenden kaynaklanan ve özgül ve gösterilebilir bir patolojik değişime yol açan durumlar
  • Bir bakteri belli bir hastalığın nedeni olmakta ve organizmada tanımlanabilir patofizyolojik değişimlere yol açmaktadır.
  • Her hastalık kendine özgü belirtilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır ve bu belirtiler her hastada aynı olmaktadır.
  • Hastalık etkeni kavramı
    • Tüberküloz: Robert Koch: 1882
    • Kuduz aşısı Louis Pasteur 1885
o s rada abd de
O sırada ABD’de
  • 1830 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde yapılan ilk resmi hastalık sınıflandırmasında ruhsal hastalıklarla ilgili tek bir madde vardır:
    • İdiocy.
      • Terim insanity (delilik, akıl hastalığı) anlamında kullanılmıştır.
  • 1840’lı yıllara gelindiğinde kategorilerin sayısı beşe çıkabilmiştir.
hastal n ontolojisi
Hastalığın ontolojisi
  • Her hastalık kendi başına, özgül bir antitedir.
  • Mekanikci yaklaşım:
    • İnsan organizmasındaki organların işleyişi birbirine bağlıdır. Birindeki bozulma diğerlerini de etkiler.
  • Sınıflandırma ve açıklama çalışmaları:
    • Hastalıklar organ sistemlerine göre sınıflandırılırlar ve açıklanırlar
kraepelin morel e kar
Kraepelin Morel’e karşı
  • Kraepelin
    • Akıl hastalığı beyinde bir bozulmanın sonucu olmalı
      • Dementia
        • Mental dilipidation: beyin hasarı
  • Morel
    • Akıl hastalığı modern dünyanın neden olduğu ahlaki, dinsel, politik ve fiziksel yozlaşmanın sonucudur
      • Dégénérescencé
        • Yozlaşma
slide67

Bleuler

Kraepelin

slide68

Kraepelin

  • Topladığı ampirik verilerin sonucu ayrımı yapmamıştır. Önce teoriyi kurmuş ardından teorinin zorladığı varsayım/lar/ı düşünmüş ardından denencelerini oluşturarak ampirik veri toplamıştır.
  • Her veri toplama evresinden sonra da varsayımlarını gözden geçirerek değiştirmiş ancak teorisini değiştirmemiştir.
slide69

Kraepelin Bleuler e karşı

Bleuler

Freud’un öğrencisi

Beyinde işlevsel bir bozukluk olmalı

Çoğul neden

Heterojen gidiş olabilir

Sistematikçi

Deneyci

Yalnız ve kimsesiz

Kraepelin

Wundt’un öğrencisi

Beyinde yapısal bir bozukluk olmalı

Tek neden tek hastalık

Homojen gidiş olmalı

Sistematikçi

Deneyci

Ekibi: Alzheimer, Nissl, Creutzfeldt

slide70

Kraepelin ve Bleuler ortak noktaları

İkisi de Öjenikçi

İkisi de Nazi Psikiyatrisinin öncüleri

kraepelin textbook of psychiatry 1896 v th
Kraepelin Textbook of Psychiatry 1896 Vth
  • Edinsel ruhsal hastalıklar
    • Aşırı yorgunluk durumları
    • Entoksikasyonlar (alkolizm, morfinizm vb)
    • Metabolik hastalıklar
      • miksödem
      • kretenizm
      • verblödungsprocesse (bunatıcı süreçler)
        • Dementia praecox
        • Catatonia
        • Dementia paranoides
    • Beyin hastalıklarından kaynaklanan delilik
    • İnvolusyonel hastalıklar (involusyonel melankoli, senil demans)
kraepelin g nah m karm t
Kraepelin, günah mı çıkarmıştı?
  • Çok ayrıntılı bir inceleme ve gözleme karşın umut kırıcı kadar çok sayıda hastaya kesin bir tanı koymanın olanaksız olduğunu hiçbir deneyimli psikiyatr reddetmez.
  • Bu iki hastalığı birbirinden hala yeterince iyi bir şekilde ayıramadığımızın giderek daha da belirgin olarak ortaya çıkması, yaptığımız formülasyonun doğru olmayabileceğine yönelik kuşkularımızı artırmaktadır. 1920
kraepelin g n m zde yaln z de il
Kraepelin, günümüzde yalnız değil?

Affektif bozukluklar ile şizofreninin etiyoloji ve patogenezinin farklı oldukları varsayımına dayanan çabalar, düşüncelerimizi felç etmekte ve araştırmalarımızı ketlemektedir.

Timothy J. Crow

biyomedikal t p
Biyomedikal Tıp
  • Kar elde etme
  • Toplumsal denetim
  • Sınıf ve diğer güç ilişkilerinin yeniden üretimi
  • Kültürel hegemonya
dsm v bizi ne bekliyor
DSM V Bizi ne bekliyor?
  • Kültürel farklılıklar ruh hastalığını farklılandırır!
  • Her kültürel azınlık kendi hastalığının bağlamında değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir!