kompleman s stem l.
Download
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
KOMPLEMAN S?STEM? PowerPoint Presentation
Download Presentation
KOMPLEMAN S?STEM?

Loading in 2 Seconds...

play fullscreen
1 / 68

KOMPLEMAN S?STEM? - PowerPoint PPT Presentation


  • 1720 Views
  • Uploaded on

KOMPLEMAN SİSTEMİ. DR. NACİYE KILIÇARSLAN ADÜ BİYOKİMYA 11.12.2007. SUNUM İÇERİĞİ. Tanım, tarihçe İsimlendirme Elektroforezde kompleman Kompleman proteinlerinin özellikleri Kompleman sisteminin aktivatörleri Kompleman kaskatı Kompleman sisteminin düzenlenmesi

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about 'KOMPLEMAN S?STEM?' - Jimmy


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
kompleman s stem

KOMPLEMAN SİSTEMİ

DR. NACİYE KILIÇARSLAN

ADÜ BİYOKİMYA

11.12.2007

sunum er
SUNUM İÇERİĞİ
  • Tanım, tarihçe
  • İsimlendirme
  • Elektroforezde kompleman
  • Kompleman proteinlerinin özellikleri
  • Kompleman sisteminin aktivatörleri
  • Kompleman kaskatı
  • Kompleman sisteminin düzenlenmesi
  • Bağışıklık sisteminde komplemanın yeri
  • Yenidoğanda komleman
  • Kompleman sisteminin görevi
  • Kompleman sistemi yetersizlikleri
  • Kompleman sisteminin laboratuvar değerlendirilmesi
tanim tar h e
TANIM-TARİHÇE
  • Kompleman sistemi konağın savunmasında ve inflamatuvar olayların düzenlenmesinde önemli rolleri olan plazma proteinlerinden oluşur.
slide4
Mikro organizmaların invitro öldürülmesindeserumdaki ısıya dayanıklı proteinler kadar ısıya dayanıksız olan fraksiyonların da etkili olduğu ve bundan dolayı hayvanların enfeksiyonlara karşı korunduğu ilk olarak 1800’lü yıllarda Nuthall, Pfeiffer , Bordet ve arkadaşları tarafından tanımlanmıştır.
  • Eş zamanlı olarak Erlich ısıya dayanıksız fraksiyonu kompleman, ısıya dayanıklı fraksiyonu amboseptor (ki bu grup şimdi Ig olarak bilinmektedir) olarak adlandırmıştır.
  • 1907 de Ferrata kompleman fraksiyonlarının suda çözünen (pseudoglobulin) ve çözünmeyen (euglobulin) komponentlerini göstermiş ;
slide5
1941 de Pillemer komlemanın en azından 4 komponentden oluştuğunu göstermiştir.
  • 1960 lı yıllarda protein ayrıştırma yöntemlerinin gelişmesi ile Müller Eberhard ve Nelson listeyi klasik komponentleri kapsayacak şekilde genişletmiştir.
  • Gerçek numaralandırma 1968 yılında WHO tarafından yapılmıştır.
slide6
Günümüzde kompleman sisteminin 30 kadar proteinden meydana geldiği;
  • Karaciğerde sentezlenerek plazmaya salınan kimyasal mediatörlerden olduğu;
  • 5 hücre membran regülatör proteini ve 7 hücre membran reseptörünün olduğu ;
  • kompleman aktivitesinin 56 °C de 30 dakika içinde kaybolduğu;
  • klasik ve alternatif yola ilaveten bir de lektin yolunun olduğu;
  • Kompleman sisteminin normalde ve bir uyaran olmadığı sürece inaktif olduğu bilinmektedir.
elektroforezde kompleman
ELEKTROFOREZDE KOMPLEMAN
  • Kompleman akut faz reaktanlarından biridir.
  • Elektroforezde ß 2 bandında yer almaktadır.
  • (C3; EDTA’lı ortamda ß1, Ca içeren ortamda ß2 bandında)
s mlend rme
İSİMLENDİRME
  • Kompleman proteinleri isimlendirilirken reaksiyon sırasından ziyade keşfedilme sırasına göre isimlendirilmişlerdir.
  • Birden dokuza kadar numaralandırılmış olup ara elemanlar da bulunmaktadır.
kopleman akt vasyon yollarinin prote n komponentler n n genel zell kler
KOPLEMAN AKTİVASYON YOLLARININ PROTEİN KOMPONENTLERİNİN GENEL ÖZELLİKLERİ
  • 1. KLASİK YOL
    • C1qr2s2 :

MA: 900 kD

Fonksiyonu: klasik yolun ilk proteinidir.

    • C1q:

MA: 410 kD

(C lardan en büyük Ma olan)

Serum konsantrasyonu : 75 mg/ml

Ig in Fc kısmına bağlanır.

slide10
C1r :

MA: 85 kD

Serum konsantrasyonu: 50 mg/ml

Fonksiyonu: serin proteazdır. C1s i parçalar.

  • C1s:

MA: 85 kD

Serum konsantrasyonu : 50 mg/ml

Fonksiyonu: serin proteazdır. C4 ve C2’ yi parçalar.

slide11
C4:

Ma: 210 kD

Serum konsantrasyonu: 200-500 mg/ml

Fonksiyonu: C4a anaflatoksin aktivitesi var.

C3 konvertazın bi kısmı

  • C2:

Ma: 110 kD

Serum konsantrasyonu: 20 mg/mlen az

Fonksiyonu: C2a serin proteaz

C3 ve C5 konvertazin bir kismi

slide12
C3:

Ma: 195 kD

Serum konsantrasyonu: 600-1200 mg/ml

En yüksek konsantrasyonda

Fonksiyonu: C3a anaflatoksin, kemotaktik

C3b aktif yüzeylere kovalen

olarak bağlanır.

C3 ve C5 konvertazın bir kısmı

Opsonindir

  • Alternatif yolda da görev alır.
slide13
2. ALTERNATİF YOL
    • FAKTÖR B:

Ma: 93 kD

Serum konsantrasyonu: 200 mg/ml

Fonksiyonu: Bb: serin proteaz ve

C3 ve C5 konvertazın bir kısmı

    • FAKTÖR D:

Ma: 25 kD

Serum konsantrasyonu: 1-2 mg/ml

Fonksiyonu: Proteaz. Faktör B yi parçalar.

slide14
PROPERDİN:

Ma: 220 kD

Serum konsantrasyonu: 25 mg/ml

Fonksiyonu: Alternatif yolda C3 konvertazı

stabilize eder.

slide15
3. LEKTİN YOLU
  • MBL:

Karaciğerde sentezlenir.

Ma: 96 kD

Akut faz proteinidir.

Geni 10. Kromozomun uzun kolundadır.

slide16
Fonksiyonu : MBL, pek çok şekere etkin bir şekilde bağlanabilen ve oldukça iyi korunmuş bir antikor olarak görev yapar. Bağlandığı şekerlerin çoğu memeli hücrelerinde yüksek yoğunlukta bulunmadığından self yapıları genellikle tanımaz , sıklıkla mikrobiyal hücrelerin yüzeyleri ile iyi uyum gösterir. Bu hücrelerle bağlanması; fagositlerin MBL ile kaplanan bakterilere tutunması, bakterinin hücre içine alınması ve öldürülmesi ile sonuçlanmaktadır. Bu nedenle MBL, direkt olarak bir opsonin olarak görev yapmaktadır.
slide17
4. LİTİK YOL
  • C5:

Ma: 190 kD

Serum konsantrasyonu: 70 mg/ml

Fonksiyonu: C5aanaflatoksin, kemotaktik

C5b MHK oluşumunu başlatır

  • C6:

Ma: 128 kD

Serum konsantrasyonu: 60 mg/ml

Fonksiyonu: MHK komponenti

slide18
C7:

Ma: 121 kD

Serum konsantrasyonu: 60 mg/ml

Fonksiyonu: MHK komponenti

  • C8:

Ma: 155 kD

Serum konsantrasyonu: 60 mg/ml

Fonksiyonu: MHK komponenti

slide19
C9:

Ma: 79 kDen düşük MA olan

Serum konsantrasyonu: 60 mg/ml

Fonksiyonu: MHK komponenti

poli merize olarak membranporlarını açar.

akt vasyonu
AKTİVASYONU
  • Farklı yapıda uyaranlar tarafından klasik yol, lektin yolu ve alternatif yol aracılığı ile uyarılıp şelale tarzında aktivasyona uğrayarak biyolojik etkilerini gösterir.
slide21
Kompleman sisteminin ilk komponenti (proenzim) aktive olduğu zaman bu bir enzim aktivitesi kazanır. Bu enzim kendisini izleyen komponenti aktive ederek enzim haline çevirir. Bu reaksiyonları birbirini aktive eden enzimlerin izlediği reaksiyonlar dizisi takip eder. Kompleman yolundaki komponentlerden birinin eksikliğinde bu aktivasyon yolağı durur ve reaksiyon sonlanır.
slide22
Kompleman aktivasyonu 3 ana yolu izleyerek gerçekleşir.

Klasik yol

Alternatif yol

Lektin yolu

Ayrıca Plazmin, kallikrein ve bazı serin proteazlar da kompleman yolunu aktive eder. (C3 ve C5 i)

  • Tüm bu yollarda ana amaçC5’in aktivasyonu ve sonunda membran atak kompleksinin aktivasyonunudur.
1 klas k yol akt vasyonu
1. KLASİK YOL AKTİVASYONU
  • Klasik yolu Ig G veya Ig M ile birleşmiş antijen molekülü başlatır.
  • Ig ‘lerden Ig G 1-2-3 ve Ig M klasik yolu aktive eder.
  • Ig G 4, Ig A,D,E komplemana bağlanmaz ve aktive etmez.
  • Kompleman aktivasyonu için birbirine yakın birden fazla Ig G molekülüne ihtiyaç olmasına rağmen, tek bir Ig M bu aktivasyon için yeterlidir.
2 alternat f yol akt vasyonu
2. ALTERNATİF YOL AKTİVASYONU
  • Alternatif yol aktivasyonunda antijen antikor kompleksi rol almaz.
  • Endotoksinler, immunglobulin agregeleri, bazı viruslar alterne yolu aktive ederler.
  • Alterne yolun aktivasyonunda C3 ün iki değişik formu rol oynar.
    • Birincisi klasik yoldan gelen C3b
    • Diğeri ise kanda dolaşan C3 ün internal thioester bağlarının kendiliğinden hidrolizi ile oluşan C3 (H2O) dur.
3 lekt n yolu akt vasyonu
3. LEKTİN YOLU AKTİVASYONU
  • Üçüncü bir yol olan lektin yolu ise mikroorganizmaların yüzey glikoproteinlerindeki terminal mannoz kalıntılarına bir plasma proteini olan mannoz-bağlayan lektin’in (MBL) bağlanması ile aktive edilir.
slide26
KLASİK YOL

Aj-ab

(MAK)

C1q (Ig G CH2, Ig M CH3) C5b6789

C1r (serin esteraz)

C1s (aktif serin esteraz) C2 C8 ve C9

C4 C4b C2b(serbest) C5b67

C4a (stabil değil) C4bC2a C6 ve C7

(anaflatoksik) (C3 konvertaz) C7 (hidrofobik)

(C4b: C3 e bağlanma) C5b

(C2a: proteolitik parçalanma)

C3a C3 C4b2a3b C5

(anaflatoksik ) (C5 konvertaz)

(kemotaktik ) C5a (kemotaktik)

(anaflatoksik)

slide27
2. Alternatif yol

Endotoksinler C3bBb3b(C5 konvertaz)

Ig agregeleri

Bazı zarflı viruslar C3a ve C3b

Stabilize C3bBb

C3b veya C3 (H2O)

Faktör B Faktör D C3bBb Properdin

(C3 konvertaz)

Proteolize duyarlı Faktör B Faktör Bb C3b

Faktör Ba C5-C9

(sserbest)

slide28
3. Lektin Yolu

MBL

C1r2-C1s2 MASP

MBL

Serum bakterisidal faktör

C4-C2 C4b-C2a C3

C4a ve C2b C5

C5-C9

kompleman s stem n n d zenlenmes
KOMPLEMAN SİSTEMİNİN DÜZENLENMESİ
  • Komplemanın kontrolsüz aktivasyonu konak doku hücrelerinde MHK’nin toplanmasına ve gereksiz inflamatuvar aracıların yapılmasına neden olur. Bu normal şartlarda çözünür ve membrana bağlı proteinler tarafından kontrol edilir.
1 z n r serum proteinleri
1. Çözünür serum proteinleri
  • C1 inhibitörü (C1 INH): serin proteaz inhibitörü olan C1 INH C1r ve C1s e bağlanarak klasik yolda rol oynamalarına mani olur.
  • C4bp: klasik yolda C3 konvertaz aktivitesi taşıyan C4b2b’nin parçalanmasını sağlar.
  • Faktör H: Alternatif yoldaki C3 konvertazın C3bBb parçalanmasını sağlar.
  • Anaflatoksin inhibitörü olan ‘’Carboksi peptidaz N’’ : C3a ve C5a’nın terminal arjinin dizelerini proteolitik etki ile kaldırarak inaktivasyonuna neden olur.
  • S proteini ve ya Vitronektin: C5b-C7 kompleksine bağlanarak MHK oluşumunu engeller.
2 membrana ba l proteinler
2. Membrana bağlı proteinler
  • Kompleman reseptör tip 1 (CR1): Bir çok kan hücresi ve mast hücrelerinde bulunur. Klasik ve alternatif yoldaki C3 konvertazın ayrışmasını hızlandırır. C3b ve C4b’nin parçalanmasında rol oynar.
  • Mambran kofaktör proteini (MCP): eritrosit hariç tüm periferik kan hücrelerinde, epitelyal ve endotelyal hücrelerde ve fibroblastlarda bulunur. C3b ve C4b’nin parçalanmasında rol oynar.
  • DAF (decay accelerating factor): birçok periferik kan hücresinde mevcut olup klasik ve alterne yoldaki C3 konvertazın ayrışmasını ve parçalanmasını sağlar.
slide36
HRF (Homologous restriction factor): eritrosit, lenfosit, monosit, nötrofil ve trombositlerde bulunur. C9’un C8’e bağlanmasını önler ve ayrıca MHK’nin lipit tabaka içine yerleşmesine engel olur.
  • CD59 olarak bilinen ‘’reaktif erimenin membran inhibitör proteini’’ eritrosit, lenfosit, monosit, nötrofil ve trombositlerde bulunur. C7 ve C8’in C5b6 ya bağlanmasını önler.
ba i iklik s stem nde komplemanin yer
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNDE KOMPLEMANIN YERİ
  • DOĞAL DİRENÇ MEKANİZMALARI

a ) genetik yapı

b )anatomik engeller

deri, mukozal sekresyonlar, göz-sindirim

solunum sistemi, GÜS salgıları vb.

slide38
c )vücut sıvılarındaki koruyucu faktörler

lizozim, properdin, fibronektin, CRP, interferon, NO

C ve interferon vücut sıvılarındaki koruyucu faktörlerin en önemlisidir.

d )hücresel faktörler (fagositoz ve iltihap)

lökositler ve makrofaj rol alır.

C burda da kemotaksi, opsonizasyonla

önemli rol alır.

slide39
2. EDİNSEL DİRENÇ MEKANİZMALARI
  • A ) Aktif :

Doğal: enfeksiyon geçirmekle

Yapay: aşılama ile

  • B ) Pasif :

Doğal: Plasenta ve anne sütüyle geçen ab

Yapay : Bağışık serum verilmesi

yen do anda c s stem
YENİDOĞANDA C SİSTEMİ
  • Kompleman fetusta en erken oluşan ve doğal bağışıklıkta etkili bir faktördür. IgM sentezinden daha erken oluşur.
  • Kompleman sistemini oluşturan proteinler fetusa transplasental olarak geçemez.
  • Fetusta sentezi 6-14. gebelik haftasında başlar ve terme doğru artar. Termde kompleman sisteminin son basamağı olan C8 ve C9 düzeyi erişkine göre %20 daha azdır.
slide41
Bu da yenidoğanlarda özellikle E.coli enfeksiyonlarına karşı artmış duyarlılıkla sonuçlanır.
  • Komplemanın klasik yoldan aktivasyonu için antijene spesifik antikor varlığı gereklidir. Ancak prematür ve matür yenidoğanlar bu antikorlar eksik yapılır.
  • Kompleman sistemi opsonizasyon, adezyon, viral nötralizasyon, anafilaktik ve kemotaktik faktörlerin salınması gibi etkilere sahiptir. Ancak bu etkiler yenidoğanda yetersizdir.
  • Neonatal enfeksiyonlarda ateş ve lökositoz yanıtının düşük olmasında bu eksikliklerin rolü vardır.
g rev
GÖREVİ
  • Kompleman sistemi konak defansında başlıca üç ana işlevde rol alır. Bunlar;1) Opsonizasyon: C3b mikropların yüzeyini kaplar ve bu mikropların yüzeylerinde C3b için reseptör taşıyan fagositlere bağlanmasını kolaylaştırır.
slide43
2) Kemotaksis: Kompleman proteinlerinin bazı yıkım ürünleri nötrofiller ve monositler için kemoatraktandırlar ve kompleman aktivasyonunun olduğu bölgede enflamasyonu ilerletirler.Ör: C3a ve C5a
slide44
3) Mikrobiyal öldürme: Kompleman aktivasyonu sonucunda yapılan membran atak kompleksi (MAK) adı verilen polimerik protein kompleksi mikrobiyal hücre duvarına yerleşerek su ve iyon girişine neden olan kanallar açar ve mikrobun ölümüne sebep olur.
kompleman sistemi yetersizlikleri
Kompleman sistemi yetersizlikleri
  • C3 eksikliği
  • Klasik yol komponentlerinin eksiklikleri
  • Alternatif yol komponentlerinin eksiklikleri
  • Mannan bağlayıcı lektin eksikliği
  • Terminal komponent eksikliği
  • Kontrol proteinlerinin eksiklikleri
  • Kompleman reseptörlerinin eksiklikleri
  • Otoimmün hastalıklara bağlı kompleman eksiklikleri
slide46
Kompleman (komponentlerinin) eksikliğinin kliniği eksik kompleman komponentine bağlı olarak değişmektedir. Bu kişilerde genel olarak, enfeksiyonlara ve otoimmün ve immün kompleks hastalıklarına artmış bir yatkınlık vardır veya anjioödem şeklinde karşımıza gelebilir. Kompleman eksikliği olanlar bazen hiçbir klinik bulgu da göstermeyebilir.
slide47
Kompleman sisteminin eksiklikleri primer (konjenital) veya sekonder (edinsel) olabilir.

Primer kompleman sistemi eksiklikleri genel populasyonda oldukça nadir görülen bir durumdur ve primer immün yetersizliklerin yaklaşık %2’sini oluşturur.

Genetik olabildiği gibi spontan olarak gen mutasyonları ile de ortaya çıkabilirler.

Kalıtsal kompleman eksikliklerinin görülme sıklığının MBP (Mannan bağlayıcı protein) eksikliği dahil edilmeden %0.03 olduğu tahmin edilmektedir. Sistemik meningokoksik enfeksiyon geçirenlerde görülme sıklığı yüksektir.

slide48
C1q, C1r, C1s, C4,C3, properdin ve faktör D için genetik yetmezlikler tarif edilmiştir.

İnsanda en sık rastlanan C2 yetmezliğidir.

Özellikle C3 yetmezliğinde fatal piyojenik enfeksiyonlar görülmesi; C3 komponentinin opsonizsyonda, aktif fagositozda ve mo lara karşı korunmada ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

Klasik yolun erken komponentlerinin eksikliğinde SLE gibi otoimmun hastalıkların görülmesi klasik yolun aktivasyonunun immun koplekslerin dolaşımda temizlenmesinde ne kadar önemli olduğunu gösterir.

slide49
Kopleman sisteminin geç komponentleri C5-9 oluşamadığı zaman da bakteri ve yabancı hücreler eritilememekte ve özellikle yaygın neisseria enfeksiyonlarına neden olmaktadır.

Kompleman sisteminin düzenlenmesinde rol alan çözünür serum proteinlerinden C1 INH eksikliğinde: (Ot D) herediter anjio nörotik ödem gelişir ki; bu hastalıktaki en önemli belirti deri ve mukozada ödem sıvısının toplanmasıdır. Bu genellilke yüz derisinde, ekstremitelerde, laringeal ve intestinal mukozalarda belirgindir.

slide50
Kompleman aktivasyonunda düzenleyici rol oynayan integral membran proteinlerinin (DAF, HRF ve C59) yetmazliklerinde PNH (paroksismal nokturnall hemoglobinüria) gelişir. Bu hastalıkta eritrositler ve diğer hücreler fosfotidil inozitole bağlı membran proteinlerini yapamazlar. Bu nedenle PNH intravasculer hemilizle karakterize bir hastalıktır.
kompleman yetersizliklerinde etkilenen yol ve olu an hastal klar
Kompleman yetersizliklerinde etkilenen yol ve oluşan hastalıklar

Kompleman Etkilenen Hastalık

proteini Yol

  • C1q Klasik SLE, GN
  • C1r Klasik SLE
  • C1s GN
  • C4 Piyojenik enf.
  • C2 Klasik SLE, GN, piyojenik enf, vaskulit
  • C3 Klasik+alterne Piyojenik enf, GN
  • Properdin Alterne Piyojenik enf
  • Faktör D Alterne Piyojenik enf
  • C5C6C9 Defektif MHK Yaygın neisseria enf.
  • C7 Defektif MHK Yaygın neisseria enf, SLE, GN
  • C8 Defektif MHK Yaygın neisseria enf, SLE
kompleman sisteminin laboratuvar de erlendirmesi
Kompleman Sisteminin Laboratuvar Değerlendirmesi
  • Kompleman testleri
  • kompleman komonentlerinin tek tek ölçümünü

veya

  • klasik yolak (CH50) ve
  • alternatif yolak (AP50)

işlevlerinin değerlendirilmesinden oluşur

slide53
Kompleman komponentlerinin ölçümünde nefelometre veya turbidimetre ve radial immünodiffüzyon (RID) gibi metodlar kullanılır.
  • En sıklıkla ölçülen komponentler C3 ve C4’dür. Bunun yanında C3d ve C1-inhibitör ölçümünde de RID kullanılır.
c1 esteraz nh b t r l m
C1 ESTERAZ İNHİBİTÖRÜ ÖLÇÜMÜ
  • Yöntem: Türbidometrik, nefelometrik
  • Örnek: Serum
  • Minimum hacim: 0,5 ml
  • Örnek tüpü: Düz rutin test tüpü (kırmızı kapak)
  • Referans değerler: 0,15-0,35 g/L
  • Klinik kullanımı:
    • Başlıca herediter anjioödem tanısında ve tedaviye cevap olarak C1 esteraz inhibitörü seviyesinin monitörüzasyonunda kullanılır. C1 esteraz inhibitörü, proenzim olan C1’in aktif forma geçmesini engeller. C1 inaktivatör konsantrasyonu herediter ve akkiz anjioödemde düşüktür.
    • Herediter anjioödem vakalarının %85’inde C1 inaktivatörü düşüktür.
    • Konjenital C1 inaktivatör eksikliği herediter anjioödemde,
    • Akkiz C1 inaktivatör eksikliği SLE, lenfoma ve diğer lenfoproliferatif hastalıklarda görülür.
c1q l m
C1q ÖLÇÜMÜ
  • Yöntem: RID (radial immunodiffusion)
  • Örnek: Serum
  • Minimum hacim: 0,5 ml
  • Örnek tüpü: Düz rutin test tüpü (kırmızı kapak)
  • Referans değerler: 9-17 mg/dl
  • Klinik kullanımı: C1q antijene kompleks yapan Ig’i tanır ve bağlanır ve kompleman kaskadını başlatır.
    • Konjenital eksiklikleri akkiz SLE’den ayırt etmede kullanılır.
    • Sonradan kullanılmış C1 inhibitör eksikliğinin tanısında
    • Dolaşımda immun kompleks bulunan hastalıkların (SLE, GN, İdiopatik interstisyel pnomoni, infektif endokardit, Lyme hastalığı, Kr. HBV enfeksiyonu, HIV enfeksiyonu) değerlendirilmesinde
    • RA ve SLE takibinde
    • Bazı malignitelerde (ör: lösemi)

Prognostik önemi vardır.

c3 l m
C3 ÖLÇÜMÜ
  • Yöntem: Nefelometrik
  • Örnek: Serum, mayi
  • Minimum hacim: 0,5 ml
  • Örnek tüpü: Düz rutin test tüpü (kırmızı kapak)
  • Referans değerler:
    • Total komleman: 75-106 unit/ml
    • C3: Yetişkin: 55-120 mg/dl
    • Kordon kanında: 57-116 mg/dl
    • Prematürde: 57-116 mg/dl
    • 4-6 ay: 60-125 mg/dl
    • 7-12 ayda: 70-180 mg/dl
    • 1-3 yaş: 75-180 mg/dl
    • 3 yaş üstü: 85-200 mg/dl
slide57
İnterfere edici faktör: C3 oda ısısında çok stabil değildir.
  • Klinik kullanımı:
    • C3 düzeyinde artış: Akut inflamatuvar hastalıklar, atopik dermatit, bilier obstruksiyon, amiloidozisde. ARA, A.MI, ülseratif kolitte, kanser.
    • C3 düzeyinde düşüklük: Otoimmun hastalıklar (SLE), serum hastalığı (immun kompleks hastalığı), romatoit artrit, sjögren sendromu, bakteriemi ve ciddi sepsis, doku hasarı, kronik hepatit, glomerulonefrit, lupus nefriti, malnutrisyon, DIC, akut renal transplant rejeksiyonu, protein malnutrisyonu, anemi,ve konjenital eksikliklerde görülür.
c4 l m
C4 ÖLÇÜMÜ
  • Yöntem: Nefelometrik
  • Örnek: Serum, mayi
  • Minimum hacim: 0,5 ml
  • Örnek tüpü: Düz rutin test tüpü (kırmızı kapak), düz tüp (mavi)
  • Referans değerler:
    • Yetişkin: 20-50 mg/dl
    • Kordon kanında: 7-23 mg/dl
    • Prematürde: 7-23 mg/dl
    • 0-7 gün : 7-25 mg/dl
    • 7gün -3 ay: 7-30 mg/dl
    • 4 ay -1yaş: 8-42 mg/dl
    • 2-12 yaş: 15-42 mg/dl
    • 12 yaş üstü: 15-50 mg/dl
slide59
Klinik kullanımı:
    • Yükseldiği durumlar: Akut inflamatuvar durumlar ve maligniteler
    • Azaldığı durumlar : SLE, A.GN, Kr. Hepatit, otoimmun hastalıklar, herediter anjioödem, protein kaybettiren hastalıklar, konjenital eksiklik.
klas k yolun de erled r lmes
KLASİK YOLUN DEĞERLEDİRİLMESİ
  • CH50 hemolitik testlerinde hasta serumunun antikorla kaplı koyun eritrositlerini lize etme kapasitesi ölçülür.
slide61
CH50 testinde:

Tavşan anti-koyun antikorları ile kaplı eritrositleri içeren agaroz jel insan serumu ile +4ºC’de inkübe edilir. Hasta serumunda bulunan C1 kompleman yolağını çalıştırması plakta berrak bir zon görünümüne yol açan eritrosit lizisi ile sonuçlanır.

Hastalara ait örneklerin çapı standard eğriden okunarak yüzde normal kompleman aktivitesi hesaplanır. CH50 değeri antikorlarla kaplı eritrositlerin %50’sini lize etmek için gerekli serum miktarını gösterir.

alternet f yolun de erlend r lmes
ALTERNETİF YOLUN DEĞERLENDİRİLMESİ
  • AP50 testinde ise C3b’yi aktive ederek; alternatif yolağı aktive etme  özelliğine sahip olan tavuk eritrositleri kullanılır.
lekt n yolunun de erlend r lmes
LEKTİN YOLUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ
  • Lektin yolunun işlevini ölçmek için ise mannan ile kaplı ELISA plaklarına hasta serumu eklenir. Hasta serumunda bulunan MBL’nin mannana bağlanmasını takiben MASP enzimleri C4’ü parçalar. Plakta biriken C4b ve C4d molekülleri enzim ile konjüge monoklonal antikorlar kullanılarak ölçülebilir.
k ompleman f ksasyon test
KOMPLEMAN FİKSASYON TESTİ

· İndikatör olarak kullanılan eritrositleri eritmek üzere C’ı kullanan 2 basamaklı bir yöntemdir.

· 1. basamak; antijen ile antikorun sıvı fazdaki C varlığında reaksiyona girmesini içerir.

· Kompleman, kobay veya tavşan serumundan elde edilir.

· Antijen ile antikor birbiri ile uyumlu ise C sistemi klasik yoldan aktive olur.

slide66
· 2. basamakta karışıma indikatör sistem eklenir.

· İlk inkübasyon sırasında C aktive olmuş ve tüketilmiş ise , indikatör sistemde erime olmayacaktır.

· İlk basamakta özgül antijen veya antikor yoksa C indikatör sistemdeki antijen-antikor kompleksine bağlanacak ve bu sistemdeki eritrositleri eritecektir. 

· CF testi, antijeni veya antikoru saptayabilen yarı kantitatif bir yöntemdir.

slide67
· CF testi IgM’yi IgG’den ayıramaz; zira her 2 antikor sınıfı da C’ı bağlayabilir.

· Dolayısıyla akut infeksiyonda tanı koydurucu olabilmesi için titrede 4 kat artışın gözlemlenmesi gerekir.

· Çok duyarlı bir yöntemdir, infeksiyon hastalıklarının serolojisinde geniş bir uygulama alanına sahiptir.

· Oldukça zor ve zahmetli olduğu için referans laboratuvarları dışında nadiren kullanılır.

· Coxackie virüs gibi prevalansı düşük virüslere karşı antikor saptamada uygun bir yöntemdir.

kaynak a
KAYNAKÇA
  • Kılıçturgay K. İmmünoloji 2003, Yenileştirilmiş 3. Baskı, Bursa, Nobel & Güneş Yayınevi, 2003, 203.
  • Walport MJ. Complement. Second of two parts. N Engl J Med, 2001, 344: 1140-4
  • Tietz textbook, 3. Baskı, 1999, 502
  • Erbil, M. Kemal, Laboratuvar testleri ve klinik kullanımı, GATA Basımevi, 2007
  • Murray PR, Rosenthal K, Kobayashi GS, Pfaller MA. Medical Microbiology. 3rd ed. Mosby Year Book, 1998.
  • PubMed