1 / 43

ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN ETKENLER

ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN ETKENLER. ÖĞRENCİ. ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN ETKENLER. ÖĞRENCİ HAZIROLUŞ Türe özgü hazır oluş Olgunlaşma Genel uyarılma düzeyi ve kaygı Diğer öğrenme ve yaşantılar Güdülenme ve ısınma Dikkat. DİĞER ETKENLER Öğrenme öncesi ve sonrası yaşantılar , zaman , ısınma.

urania
Download Presentation

ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN ETKENLER

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN ETKENLER ÖĞRENCİ

  2. ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN ETKENLER • ÖĞRENCİ • HAZIROLUŞ • Türe özgü hazır oluş • Olgunlaşma • Genel uyarılma düzeyi ve kaygı • Diğer öğrenme ve yaşantılar • Güdülenme ve ısınma • Dikkat DİĞER ETKENLER Öğrenme öncesi ve sonrası yaşantılar, zaman, ısınma

  3. HazIroluş • Bireyin bir öğrenme durumuna yönelik olarak, ne derecede hazır olduğu anlamına gelmektedir (May ve Cample, 1981:133). • Hazır oluş, daha çok öğrenmenin “ne zaman” gerçekleşebileceğinin belirleyicisidir (Weininger, 1972:141).

  4. HAZIR OLUŞ TERİMİ İÇİNDE ELE ALINAN ÖZELLİKLER • Türe özgü biyolojik donanımın olması • Bu donanımın öğrenmeyi gerçekleştirecek olgunluk düzeyinde olması, • Yeni öğrenmeyi kolaylaştıracak daha önceki öğrenmelerinin olması, • Dikkatini odaklayabilmesi • Öğrenmeye güdülenmiş olması • Orta düzeyde uyarılmış olması,

  5. Türe özgü hazır oluş, • organizmanın öğrenmesi beklenen davranışı öğrenmesi için, biyolojik donanımının var olması (ör: uçmayı öğrenmesi için kanatlarının olması gerekir)

  6. OLGUNLAŞMA • Bir davranışın gösterilmesi için gerekli olan biyolojik donanımın, belli gelişim düzeyine ulaşmasıdır. • Bilişsel olgunlaşma ve motor becerilerle ilgili kasların olgunlaşması söz konusudur.

  7. Olgunlaşmada yaş ve zeka: • Yaş, genetik yazılımın ortaya çıkmasındaki zamana karşılık gelir. Genetik kodlamalar, zaman içinde, birbirini izleyen gelişim evrelerinde, üst üste birikerek açılmaktadır. • Zeka, istenen davranışın öğrenilmesi için gereken bilişsel gelişim düzeyine karşılık gelmektedir. • Örneğin çocuğun soyut işlemleri yapabilmesi için, belli zihinsel gelişim düzeyine gelmiş olmalıdır.

  8. Olgunlaşma-öğrenme İLİŞKİSİ • Olgunlaşma öğrenme değildir. • Öğrenmenin ön-koşuludur.

  9. ÖĞRENCİNİN DİĞER ÖĞRENMELERİ • Aktarım • Olumlu aktarım • Olumsuz aktarım • Ket vurma/engelleme • İleriye ket vurma • geriye ket vurma)

  10. aktarIm • Önceki öğrenmelerinin sonrakini etkilemesi • Olumlu aktarım, eski öğrenmenin yeni öğrenmeyi kolaylaştırması, • Olumsuz aktarım ise eski öğrenmenin yeni öğrenmeyi engellemesi (Britt, 1934:113)

  11. Ket vurma/engelleme • Bir öğrenmenin, kendinden önceki ya da kendinden sonraki öğrenmeyi engellemesidir.

  12. Ket vurma • ileriye ket vurma: Sonraki öğrenmenin engellenmesi • geriye ket vurma: Sonraki yaşantı ya da öğrenmelerin önceki öğrenmeyi engellemesi

  13. İLERİYE KET VURMA VE OLUMSUZ AKTARIM İLİŞKİSİ • ileriye ket vurma, olumsuz aktarımla aynı işlevin yerine getirir • aktarım, daha çok davranışsal kuramcıların kullandıkları bir terimdir. • ket vurma/engelleme terimini daha çok bilişsel kuramcılar kullanır. • Aktarım, daha çok gözlenebilen psikomotor davranışlar ile birlikte anılır. • ket vurma ise hatırlama (unutma) ile birlikte anılır.

  14. DİKKATİ ODAKLAMA • Dikkat, zihinsel enerjinin belli bir uyarana yönelmesidir (Csikszentmihalyi, 1988:19)

  15. DİKKAT TÜRLERİ • İstemli dikkat: istenen uyaranların bilinçli olarak seçilerek bilişsel süreçlere dahil edilmesi ve aynı anda ilgisiz uyaranların elenmesidir. Seçici dikkat olarak da anılmaktadır (Driscol, 2005:79). • İstemsiz dikkat, bilinçli olarak bilişsel süreçlerimize dahil etmeyi planlamamıza karşın, uyaranın etki düzeyinin oldukça yüksek olması durumunda, istemsizce enerjimizin bir uyarana yöneltilmesidir. (dışarıdan PAT sesi geldiğinde dikkatiniz slayttan sese istemsizce yönlenir) • Bölünmüş dikkat, bireyin becerisinin yüksek olduğu etkinliklerle birlikte, bir başka etkinliğe de dikkatini odaklaması sonucunda oluşmaktadır. Yapılan etkinliklerin karmaşıklığı arttıkça, dikkatin bölünmesi zorlaşmaktadır (Davidoff, 1987:129)

  16. DİKKATİ ETKİLEYEN ETKENLER • Akut ya da kronik hastalık • Fizyolojik ihtiyaçlar • Psiko-sosyal ihtiyaçlar ve yaşantılar • Duyu organlarının işlevselliği • Uyarılmışlık düzeyi ve öğrenme zamanlaması: • orta düzeyde uyarılmışlık düzeyi • Uyarılmışlık düzeyi geceleri azalır • Gece güneş ışığının olmaması, melatonin salgısını tetikleyerek vücudun rahatlama ve dinlenme durumuna girmesini sağlar, dikkati odaklamak zorlaşır. • ilk derslerdeki öğrenme performansının ikinci derse göre düşük düzeyde olduğu bildirilmektedir. • Bu nedenlerle ışık sisteminin ve öğrenme zamanının uygun şekilde düzenlenmesi, performansın daha düşük düzeyde olduğu zamanlarda öğrenmesi daha “kolay” içeriğin öğrenme konusu yapılması gerekir.

  17. ÖĞRENCİNİN DİKKATİNİ ÖĞRENMEYE ODAKLAMA İPUÇLARI • Fiziksel uyaranlar kullanmak • aykırı uyaranlar kullanmak (çölde kutup ayısı gibi) • Duygusal uyaranlar kullanmak, • Emir verici uyaranlar kullanmak • merak uyandırmak, • dikkati bir şekilde öğretmene ve sürece odaklamak, • önemli konulara sözle ya da tonlamayla vurgu yapmak • Öğrencinin yalnızca öğrenme konusuna odaklanabilmesi için, dikkatin bölünmemesini sağlamak • öğrenciye aynı anda çok farklı uyaran sunmamak

  18. Güdülenme • Güdü, organizmayı harekete geçmesi için uyaran güçtür. • Güdülenme, harekete geçmeye hazır hale gelme olarak tanımlanabilir.

  19. Dürtü • organizmanın biyolojik olarak dengede (homeostasis) olmasında kullanılan, endokrinal ve sinir sistemleriyle kontrol edilen fizyolojik gereksinim alanları olarak tanımlanabilir.

  20. Güdülenme Döngüsü

  21. Güdülenme türlerİ • Doğuştan var olma-olmamasına göre: • Birincil güdülenme, doğuştan getirilen, organizmanın biyolojik olarak dengede olmasını (homeostasis) sağlayan, Yeme, susama, cinsellik, ısıyı koruma gibi dürtülerle ilişkili güdülenmedir. • İkincil güdülenme, doğuştan getirilmeyipsonradan öğrenilen, Başarılı olma, yarışma, ilgi çekme, yakınlık arama gibi güdülerdir.

  22. Güdülenme türlerİ • Güdülenmenin kaynağına göre • İçsel güdülenme, güdülenme kaynağının bireyin kendi içinde olmasıdır. • Yeme, susama, uyku ve cinsellik gibi dürtüler, birincil güdülenme örnekleri olduğu gibi, içsel güdülenme örnekleridir. yalnızca fizyolojik dürtülerle ilişkili değildir. • Başarı, yakınlık, estetik gereksinimle ilgili güdüler de içsel güdüler olabilmektedir. • Dışsal güdülenme, fizyolojik ya da psiko-sosyal olarak bir dengesizlik durumu bulunmamasına karşın, herhangi bir nesneyi, çevredeki insanların etkisiyle, bireyin ihtiyaç olarak hissetmesi ile oluşur. • Dışsal güdülenme içsel güdülenme haline gelebilir.

  23. ÖĞRENCİ GÜDÜLENMESİNİ ARTIRMA İPUÇLARI • Öz-yeterlik inancını yükseltmek (Tipton ve Worthington, 1984:548). • Akademik öz-yeterlik inancını geliştirmek • öğrencinin başarılı olacağı, düzeyine uygun ödevlerin verilmesi, öğrenen ve başarılı modeller sunulması, öğrenebileceğine ilişkin ikna edilmesi, öğrenmesini olumlu etkileyecektir.

  24. ÖĞRENCİ GÜDÜLENMESİNİ ARTIRMA İPUÇLARI • “yükleme kuramı” ndan faydalanma: bu amaçla aşağıdakiler engellenmelidir (Bacanlı, 2007:209-210). • Öğrencinin İçsel olumsuz yüklemeleri • Başkalarının başarısına ilişkin dışsal yükleme ile öğretmene yükleme yapmalarını • Kendisiyle ilgili olumsuz dışsal yükleme yapmalarını • Bunlar yerine, öğrencinin kendisiyle ilgili olumlu içsel yükleme yapmalarını sağlamalıdır ( • başarabileceği ödeve ve etkinliklere yöneltmek, • birkaç kez yüksek not vererek kendine güvenini geliştirmek • olumlu içsel yükleme yapabilmesi için öz-yeterlik kuramında yer alan sözel ikna kullanılabilir (Bandura, 1999:4).

  25. ÖĞRENCİ GÜDÜLENMESİNİ ARTIRMA İPUÇLARI • Derse ısındırma: öğrenciye öğrenilecek konuya ilişkin ön bilgiler verilmeli, dersin çerçeve planı sunulmalıdır.

  26. ÖĞRENCİ GÜDÜLENMESİNİ ARTIRMA İPUÇLARI • Pekiştirme tarifeleri öğrenciyi güdülemede kullanışlıdır. Pekiştirme kullanılırken, öğrencinin ihtiyaçlarına yönelik pekiştireçler seçilmelidir.

  27. ÖĞRENCİ GÜDÜLENMESİNİ ARTIRMA İPUÇLARI • Verimli sınıf ortamının yaratılması • öğrenme engelleri ortadan kaldırılarak (Zuckerman, 2007:7-15), • öğrencinin kendisine özgü bilgiyi anlamlandırmasını sağlamak • gerçek yaşamdan örnekleri sunmak • işbirliğini ve araştırmayı desteklemek (Schelfhou ve diğerleri, 2006:475; Könings ve diğerleri, 2005:647).

  28. Genel uyarılmışlık düzeyi • organizmanın uyaranları alma düzeyidir • Öğrenmenin optimum düzeyde gerçekleşmesi için, uyarılmışlık düzeyinin orta seviyede olması gerekir

  29. Genel uyarılmışlık düzeyi ve kaygı

  30. ÖĞRENCİNİN ÖĞRENMEYE HAZIROLUŞU

  31. ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN ETKENLER:ÖĞRENİLEN

  32. Telaffuz kolaylığı konunun ve içinde geçen terimlerin kolayca ifade edilebilmesi

  33. Ayırt edilebilme • öğrenilmesi beklenen konunun, kolayca ayırt edilmesi, dikkat çekmesidir • Gestalt psikolojisindeki algı ilkeleriyle ele alınabilir • Ör: Önemli kısımları belirgin, diğer konulardan farkı vurgulanmış olan bir konu kolayca ayırt edilir

  34. Çağrışım yapabilme • konunun öğrencinin zihninde başka olgu, durum ya da olayların canlanabilmesidir • Herkesin çağrışımı kendine özgüdür. • Çağrışımlar Geçmiş öğrenme ve yaşantılardan etkilenir

  35. Kavramsal olarak gruplanabilme • konunun içinde yer alan alt başlıkların hiyerarşik bir düzene okulabilmesi, kavram haritalarının oluşturulabilmesine uygun olmasıdır • analitik düşünceye izin verir • konuya kuşbakışı bakmayı sağlar • bütüncül düşünmeyi kolaylaştırır

  36. ÖĞRENME YÖNTEMİ/ÇALIŞMA ALIŞKANLIKLARI İLE İLGİLİ ETKENLER

  37. Zaman kullanımı • Aralıklı çalışma, öğrencinin konuyu belli aralıklarla tekrarlı olarak çalışılmasıdır • Toplu çalışma konunun aralıklı olarak tekrar edilmeksizin, tek bir zaman aralığında, örneğin sınavdan önceki gece, peşpeşe tekrarlar yaparak çalışılmasıdır • öğrenme sürecinde öğrencinin kendisine zaman tanıması gerekmektedir. Kısa zaman diliminde çok fazla konunun öğrenilmeye çalışılması, hatırlanmasını zorlaştırmaktadır. • Zaman yönetimi, zamanın verimli kullanılmasını sağlar. stresi azaltır, ertelemeciliği engeller

  38. Konunun yapISI • Konunun yapısına uygun çalışmak, • öğrencinin konuyu yapısal parçalara bölebilmesi, • konu alt parçalara bölünemeyecek kadar iç içe ise, bütün olarak çalışması gerekir. • Konunun anlamlı parçalara bölünebilmesi, bütünleşmesi için zaman gerektirmeyen bir yapıda olması öğrenmeyi kolaylaştırmaktadır

  39. Etkin katılım • Etkin katılım, öğrenme sürecinde dikkatini odaklaması, • sürece ilişkin üst düzey zihinsel etkinlikleri yapması • Öğrenme Etkinliğini, bilişsel duyuşsal ve psikomotor davranışlarla yerine getirmesi anlamına gelir.

  40. ÖĞRENME SÜRECİNE KATILIMDA ETKİNLİK DÜZEYLERİ

  41. ETKİN KATILIM VE GERİBİLDİRİM ARAMA • öğrencinin geribildirim araması, öğretmene danışmayı ya da kaynağa ulaşmayı içerip, öğrencinin aktif olmasını gerektirir. • Öğrenci öğrenme süreci içinde soru çözme gibi çalışmalarda: • yanıtlarını öğrenmeli, • yanlış yaptıysa nerede yanlış yaptığını öğrenmeli, • anlamadığı konuları sormalı • Doğru bilgileri araştırmalıdır.

  42. Öğretmen ve özellikleri • öğrenmeyi dolaylı olarak etkiler • model olan, güdüleyen, öğrenciye geribildirim sunan bir lider olarak önemlidir • alan bilgisiyle yeterli olmalı, etkili iletişim becerileri kullanabilmeli, model olabilmeli ve geliştirici geribildirim sunabilmelidir

  43. Öğrenme ortamI • öğrenmeyi dolaylı olarak etkiler • Ortama ilişkin öğretim engelleri ortadan kaldırılmalıdır. • Isı ve ışık açısından öğrencinin biyolojik homeostasisine uygun olmalıdır. • Sınıf ve malzemeleri sağlıklı, hijyenik ve ergonomik olmalıdır. • Akustik düzenlemesi yapılmalıdır. • Öğrenmeyi destekleyecek materyaller içermelidir. (resim, fotoğraf vb) • Engelli öğrencilere uygun düzenlenmelidir • Ortam, öğrencilerin bilgiyi araştırma, tartışma, keşfetme, bütünleştirmelerine katkı sağlayacak şekilde düzenlenmelidir.

More Related