1 / 29

PsİkODRAMANIN AHLAK FELSEFESİ

İnci Doğaner 5th Romanian National Conference of Psychodrama: Power and Ethics, 9- 11 November 2012 Abdülkadir Özbek Enstitüsü 5 Ocak 2013. PsİkODRAMANIN AHLAK FELSEFESİ. Ahlak ve ahlak felsefesİ AYRIMI. Ahlak felsefesi,

errol
Download Presentation

PsİkODRAMANIN AHLAK FELSEFESİ

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. İnci Doğaner 5th Romanian National Conference of Psychodrama: Power and Ethics, 9- 11 November 2012 Abdülkadir Özbek Enstitüsü 5 Ocak 2013 PsİkODRAMANIN AHLAK FELSEFESİ

  2. Ahlak ve ahlak felsefesİ AYRIMI

  3. Ahlak felsefesi, Ya da bir profesyonel grubun ahlaki davranış standartları anlaşılır (Moreno J 1994). Etik denince

  4. İnsana özgü olan “eylem”, bir ilke, bir inanç, bir norm ya da değerden doğan istemli bir davranıştır. Homo moralis (başkalarına davranışla ilgili doğru, iyi) Ahlak, bireyleri yönlendiren inançlar, değerler, normlar, yasaklar, kısıtlamalardır Bireyleri, grupları, sınıfları, ulusları Belli bir zaman aralığında (Özlem D, 2010) Ahlakla ahlak felsefesi arasındaki ayrım

  5. İlk etikçi: Aristotle : Nikomakhos’a etik Platon422- 347 BC andAristotle 384- 322 BCRaphael 1510 • Sistem getiriyor (sınıflama, temellendirme, değerlendirme, karşılaştırma) • Üç soru: Neyi seçmeliyim? Ne yapmalıyım? Ne istemeliyim?

  6. Psikodramanın bir ahlak felsefesi var mı? PSİKODRAMANIN TEMELLERİ

  7. William Sheakespeare (1564- 1616): Jacquesand Hamlet (KENDİSİ İÇİN OYUNCULARDAN BİR EŞ SEÇİYOR) • “Dünya bir sahnedir. Tüm erkek ve kadınlar sadece birer oyunucudur Sahneye giriş ve çıkışları vardır. Bir insan kendi zamanında pek çok rolü oynar (Nasıl Hoşunuza Giderse, Perde II, Sahne VII, 1599), • “Fazla durgun da olma; aklını kullanıp ölçüyü bul.Yaptığın söylediğini tutsun, söylediğin yaptığını. En başta gözeteceğimiz şey, yaradılışa, tabiata aykırı olmamak. Çünkü burada sapıttık mı, tiyatronun amacından ayrılmış oluruz. Doğduğu gün de, bugün de tiyatronun amacından ayrılmış oluruz. Doğduğu gün de bugün de tiyatronun asıl amacı nedir? Dünyaya bir ayna tutmak, iyilerin iyiliklerini, kötülerin kötülüklerini göstermek, çağımızın ne olup ne olmadığını ortaya koymak! Gerçeği büyütmek ya da küçültmekle bilgisizleri güldürebilirsiniz, ama bu bilenleri üzer; oysa bir tek bilgili dost, bilgisiz bütün bir kalabalıktan daha önemli olmalı sizin için.” (Hamlet, Perde III, Sahne II, 1600)

  8. Yarattığının bazı parçaları şunlardır: Rol kuramı, rol değiştirme, rol oynama, karşılaşma, Ben-Tanrı, Ben-Sen, eylem, spontanlık- yaratıcılık, ortak-yaratıcılık, aksiyodrama, sosyometri, artı gerçeklik, ortak bilinç, ortak bilinçdışı. Onun için olduğu kadar bizim için de onun üçlü sistemi tedavi boyutunun ötesine geçer. O bir yaşam felsefesidir. Gerçek bir terapötik işlem tüm insanlıktan daha az bir hedefe sahip olamaz. Benim felsefem yanlış anlaşıldı. Pek çok dini ve bilimsel çevrede küçümsendi. Bu beni, dünya görüşümü hayata geçirecek teknikler geliştirmekten alıkoyamadı. Altta yatan bir yaşam felsefesini hayata geçirmek üzere yaratılan teknikler- sosyometri, psikodrama, grup psikoterapisi- evrensel olarak kabul edilirken, altında yatan felsefenin kütüphanelerin dar köşelerine atıldığını ya da tamamen kenara atıldığını görüyoruz (Moreno 1934). Moreno: İnançları ve felsefesi

  9. PSİKANALİZ ETİĞİ JACQUES LACAN (1901- 1981) Onun protagonistİ: Sofokles’inAntigone’si M.Ö. 441 MarieStillman 1844-1927 • Onun, kardeşini gömme arzusu basit bir olay değildir. (Atè ötesi) • Lacan yaratıcı anı, Antigone’nin geceyarısı kardeşini gömdüğü sahne olarak seçer. • Bu Antigone’nin ihtişamıdır. İşte buradan güzellik ve etik doğar.

  10. “Önce cesedi örten tozu toprağı kaldırdılar. Sonra kötü kokudan mağdur olmamak için rüzgarı arkalarına aldılar. Ama sonra çok güçlü bir rüzgar başladı ve tozu toprağa kattı. Herkesin başını kollarıyla örtmeye çalıştığı o tüyler ürpertici felaket anının tam karanlığında küçük Antigone ortada belirdi. Bir kez daha cesedin yanında ortaya çıktı. Tıpkı yavrusunu yitirmiş bir kuş gibi iniltiler çıkarıyordu.” Diri diri mezara gömüldü. (İki Ölüm Arasında) Lacan’a göre psikanalizin ahlak felsefesi, Öznenin derin arzusunu keşfedip onu takip etmesini sağlamaktır antigone

  11. Temel değer değişikliği:Hasta yerine protagonist(sınavdan geçen başkahraman) Yaşama geçen bir psikodramatik rol Sanattan günlük yaşama Yalıtılmışlıktan sosyal yaşama Kim Sağ Çıkacak: Zayıf olan da The Protagonist of moreno

  12. Pratikle ulaşılacak erdem (Aristocu) Spontanlık ve yaratıcılık ulaşılacak erdemlerdir. Bu, Tanrının bir özelliğidir. Dünya bizim yartımız haline gelir. Biyolojik, sosyal, bilimsel, politik ve dinsel Evrensel doğru ve güzellik Eylemde sonuçsalcı Pratikte görecelikçi ve aksiyolojik Moreno, continued

  13. Protagoras 481- 420 BC HenriMatisse (1869- 1954) Dance 1909 • Her şeyin ölçüsü insandır

  14. NicolaiHartmann (1882- 1950) AlbertoGiocometti (1901- 1966) Alfred Jules Ayer (1910- 1989) Orhan Taylan (1941-) 2012 Üst etik: severek, kızarak, seçerek değerlerimizi sergiliyoruz. Etik cümleler önerme değillerdir, bizim duygularımızı gösterirler.

  15. Ayşe, 2009 BİR PSİKODRAMA PROTAGONİSTİ

  16. Kategorik sınıflama: Major Depresyon Boyutsal sınıflama: Bağımlılık boyutu Daha az acı arama; huzur, uyum, intikam, adil kavga, adalet isteği (açık/ örtük) “unanimious” seçim olamıyorsa çoğunluk usulü Demokratik seçim

  17. Jean Paul Sartre ( 1905- 1980) AlbertoGiocometti (1901- 1966) JacobLeviMoreno ( 1889- 1974) Orhan Taylan (transformation) Cehennem ya da cennet: Cehennem başkalarıdır/ Bizler eş-aşıklar, eş-yaratıcılarız

  18. Terapist kral, bilge ve soytarıdır. Protagonist kral, soytarı ve bilgedir. “Babanın sözünden çıkma” bir kültürel kalıptır; Ayşe tarafından yeniden yaratılır: “Sevgi dolu bir aile olabiliriz.” Ayşe’nin psikodraması

  19. Karşılaşmanın ilk basamağı: Psikodramatistle protagonist arasındaki şimdi burada karşılaşmadır. İkinci basamak sahnenin gerçeklik ötesi boyutunda onun sosyal atomundaki kişilerle ve kendisiyle yardımcı egoların temsilciliğinde karşılaşmalarıdır. Üçüncü basamakta, protagonist, şimdi burada grup üyeleriyle karşılaşır. Dördüncü basamakta prtagonist seans sonrasında sosyal atomundaki gerçek kişilerle kendisini dönüştürmüş olarak yeni bir şekilde karşılaşır. Karşılaşma Psikodrama Ahlak Felsefesinin candamarıdır

  20. Psikodramatist her zaman katılımcı bir araştırmacıdır. Peter Howie (2012), bu katılımcılığın, psikodramayı aydınlanma geleneğinin bir parçası olan positivist/ ampirik geleneğin dışına çıkardığını belirtmektedir. Marshall ve Batten (2004)’in, Crigger, Holcomb ve Weiss’tan (2001) yaptığı alıntıya bir göz atalım: “Araştırmacıların topluluğa, uzman ya da işin içine burnunu sokan bir kimse olarak değil de katılımcı olarak girmeleri durumunda “güç” konusu daha az sorunlu hale gelir. Araştırmaya katılanlarla ortaklık kurulduğunda etik dışı davranış riski azalır. Katılımcı yöntemlerle yürütülen araştırma projelerinde etik açıdan ve bilimsel açıdan daha doğru sonuçlar elde edilir.” Psikodramatist katılımcı bir araştırmacıdırPeter Howie, 2012

  21. Karşılaşmaya devamOrhan Taylan, JacobLeviMoreno • Moreno, karşılaşmayı bedenlerin teması, yüzleşmesi, savaşması, görme ve algılaması, birbirlerinin dünyasına girmesi, paylaşma ve sevmesi, birbirleriyle sezgisel yoldan konuşma ve jestle, öpüşme ve kucaklama ile iletişim kurması, bir olmaları “una cum uno” olarak tanımlar. Sadece sevgi değil nefretle de karşılaşılır. O sadece, doktorun hastayla karşılaşması gibi duygusal bir karşılıklı ilişki ya da öğretmenin öğrenciyle karşılaşması gibi bilimsel bir ilişki ya da gözlemci ve denek karşılaşması değildir. İletişimin en yoğun düzeyidir (Moreno 1969, s: 26).

  22. Orhan Taylan, JacobLeviMoreno • “Taraflar oraya bir dış otorite tarafından getirilmemiştir. Kendi seçtikleri yolun otoritesini temsil etmek için oradadırlar. Karşılaşma hazırlıksız, doğaçtandır, yapılandırılmamıştır ve prova edilmemiştir- an içinde olur. Şimdi burada ve andadır. İki ya da daha fazla insan arasındaki etkileşimlerdir; geçmiş zaman ya da hayali bir gelecekte değil; zamanın bütünlüğü içindedir; yaşantının gerçekliği, somutluğu ve bütünlüğü içindedir. Duygusal, sosyal ve kozmik faktörlerin, kimliğin ve tam karşılıklılığın birleşmesidir.” (Moreno, 1969, s: 26)

  23. Karşılaşmaya devamJacobLeviMoreno, Orhan Taylan • Yanımda olduğunda/ Gözlerini çıkaracağım/ Ve kendiminkilerin yerine koyacağım/ Ve sen benimkileri çıkarıp/ Kendininkiler yerine koyacaksın/ Sonra ben senin gözlerinle bakacağım/ Ve sen benim gözlerimle bakacaksın

  24. Martin Buber (1878- 1965): I andYou BuonarottiMichelangelo 1475- 1564) • Deneyim/ yaşantıya karşı karşılaşma • Ben-O ya karşı Ben-Sen • Zamandan, mekandan bağımsız; an içinde • O’nun Beni Egodur. Sen in Beni Kişidir. EI of it is ego; I of You is person. • Tanrıya karşılaşma insanı dönüştürür. Hem seçme hem seçilmedir. Başka filozoflarda karşılaşma

  25. Moreno’nun Ben-Tanrı’sı • En-el Hakk • Nietzchevari bir ironi (Moreno J) • “Sheakespeare’i Hamlet’le Lear ile, Macbeth ile özdeşleştirmiyoruz. Yazar ile onun karakterleri arasındaki ilişki insan ile tanrı arasında neden geçerli olmasın?” (Moreno JL, Tanrının Sözleri 1923, 2011). Moreno (1889- 1974), Hallac-ı Mansur (858- 922)

  26. Friedrich Nietzsche 1844- 1900 Orhan Taylan (1941-) God is dead • “God is dead” • Overman/ spontaneous man • Body versusrationality • Theyopenthegate of theirrationalpart , thepsyche • I –God is a possibleconnectionforall of us since weall had an omnipotentmother in us

  27. EmmanuelLevinas (1906- 1995): yüz yüze CindySherman (1954-) • insan olmanın anlamı bilgi ve eylem için yetisi sınırlı olan insan aklında (Kant) ya da olma yetisinde (Heidegger) değil; Ötekine karşı hissettiği sorumluluk duygusundadır. • Etik temel felsefedir. Aşk bilgisidir. Yüz yüze ilişkide (Moreno’nun göz göze ilişkisini anımsayalım) ötekinin yakınlık ve uzaklığı güçlü şekilde hissedilir. Yüz bir talepte bulunur: “Beni öldürmeyeceksin” • Moreno ve Buber’den farklı olarak ilişki karşılıklı değildir; simetrik değildir; asimetriktir. Yüzün kendiliğe önceliği vardır. • Ötekinin yüzü tanrının geçtiği yoldur. Tanrı sonsuz ötekidir. Başka filozoflarda karşılaşma

  28. Hermeneutic/ intepretive philosophy (Yorumlayıcı) Phenemenology (Görüngübilimci) Existantialism (Varoluşcu) Social constructivism (Toplumsal Oluşturmacı) Postmodernism (Postmodern) PSİKODRAMAYLA BENZER GELENEKLER

More Related