slide1 n.
Download
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
1. Makale PowerPoint Presentation
Download Presentation
1. Makale

Loading in 2 Seconds...

play fullscreen
1 / 104

1. Makale - PowerPoint PPT Presentation


  • 282 Views
  • Uploaded on

1. Makale. Kurumsal Gelişmeler ve Değişiklikler APA’daki yayınlar 1988-2001 arası çalışmalarda 1198 din 777 maneviyat Kurucular, altın teoriler, 1980 sonrası ve pozitif psikolojinin katılımı Din ve Maneviyat Ayırımı. Din psikolojisinin gelişimi psikolojiye paralel olmuştur.

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about '1. Makale' - wanda


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
1 makale
1. Makale
  • Kurumsal Gelişmeler ve Değişiklikler
  • APA’daki yayınlar
  • 1988-2001 arası çalışmalarda 1198 din 777 maneviyat
  • Kurucular, altın teoriler, 1980 sonrası ve pozitif psikolojinin katılımı
  • Din ve Maneviyat Ayırımı
slide4

Din psikolojisinin gelişimi psikolojiye paralel olmuştur.

  • 19. yy sonu 20. yy başları
  • Aydınlanma etkisi, olumsuz yaklaşımlar.
  • Almanya ve Amerika’daki çalışmalar öncüdür
  • Wilhelm Wundt: Milletler Psikolojisi (dindarlık kültür ilişkisi)
  • Karl Girgensohn (1921): Dini hayatın ruhi yapısı.
  • Stanley Hall (1882) yaptığı çalışmasında gençlerin dini davranışlarını incelemiştir. Psikoloji Işığında İsa Mesih.
  • William James, Dini Yaşantının Çeşitliliği. Dinin Sübjektif Yönü.
  • Edwin Dillers Starsbuck (1899). Din Psikolojisi.
  • George Albert Coe (1916). Din Psikolojisi.
  • Antoine Vergote (1966). Din, İnanç ve İnançsızlık. (Ö. Ekim 2013)
  • Sigmund Freud, Carl Gustave Jung, Abraham Maslow, Erich Fromm, Viktor Frankl
slide5

İlk dönem: ilk psikologlar aynı zamanda dinle ilgilenmişlerdir: William James, Wilhelm Wundt

  • Davranışçılar, dini ve dini tecrübeyi araştırma dışı bırakarak değersiz olgular olarak gördüler
  • Psikanalitik ekole mensup psikologlar dine indirgemeci bir yaklaşım sergilediler.
  • Psikanaliz: genellikle olumsuz bakış, indirgemeci.
  • Hümanistler nasıl bir din sorusuna cevap verirler.
  • Erich Fromm, Gordon Allport; Viktor Frankl: Anlam Arayışı.
  • Kenneth Pargament: Dinin hayatı dönüştürücü bireyi olgunlaştırıcı yönü.
  • Dindarlığın olumsuz özelliklerle ilişkilendirilmesi
  • Hümanist Psikoloji ve Transpersonel psikoloji insanın iyi yönlerinin de olduğu onlar üzerinde de durulması gerektiğini savundu.
  • 1950 yıllarından sonra gelişen post modern psikolojide din ve maneviyat kavramlarına giderek önem verilmeye başlandı. Bencilik yerine diğerkamlık, cimrilik yerine cömertlik hırs yerine kanaatkarlık vs.....
  • Pozitif Psikoloji ve Erdeme Dönüş.
slide6

“dindar değilim ama maneviyatım oldukça güçlüdür”

“kutsalın öznel tecrübesi” (Vaughan 1991), “varoluşsal anlam arayışı” (Doyle, 1992), “kutsalı arama süreci” (Pargament, 2002), “aşkın olana bağlılık” (Belzen 2004) olarak tanımlanmıştır.

Yapılan tanımlamalarda maneviyat çerçevesinde, “anlam arayışı”, “kendini aşma”, “kutsalı arama” ve “kutsalla bütünleşme” gibi unsurlar üzerinde yoğunlaşılmıştır.

slide7

Dindarlıkta kurumsal ilkeler maneviyatta bireysel anlam arayışı ve kendini aşma ve kutsal alanla doğrudan iletişime geçme çabaları söz konusudur.

Dindarlık, maneviyat arayışına göre daha inanç temelli ve daha durağandır.

Maneviyat ise dindarlığa göre duygusal ve bireysel tecrübeye daha öncelik vermekte ve buna bağlı olarak da dindarlığa göre daha değişken bir yapı arz etmektedir.

Dindarlıkta daha çok dini ilkelerin özüne riayet söz konusudur. Maneviyatta ise dini ve manevi unsurların fonksiyonları önem kazanmaktadır.

Hem maneviyatta hem de dindarlıkta kutsal arayışı olmakla birlikte, dindarlıkta bu arayış kurumsal inanç ve gelenek bağlamında, maneviyatta ise daha çok bireysel tarzda yapılmaktadır.

Kısacası maneviyat, daha çok bireysel tecrübeleri ihtiva ederken, dindarlık dini pratikleri, dinin sosyal ve kurumsal yönünü de içerir. Dindarlıkta kutsal, kurumsal dini ilkelerce belirlenirken, maneviyatta kutsal ilkelerle sınırlı değildir. Maneviyat arayışı, mabede gitmekle namaz kılmakla olduğu gibi, türbeye gidip çaput bağlamakla da tezahür edebilir.

slide8

Neden felsefi veya doktrinel temeli olmayan fikir ve uygulamalara geçmişe oranla daha fazla meyletmektedir. İnsanlar geçmişte nasıl uyarım derdine düşerken bugün nasıl seçerim eğilimi giderek artmaktadır. Bu durum, “dinin yaşanması mı tüketilmesi mi” sorusunu gündeme getirmektedir.

Bireyselleşmenin artması bu eğilimin en temel sebeplerinden biridir. İnsanlar artık giderek din adamlarının ve çeşitli dini grupların kendilerine sundukları farklı görüşler içerisinden seçme ve kendi bireysel yorum ve tecrübelerini de dahil etme eğilimindedir. Son zamanlarda bireylerin kendilerini tatmin edecek fetva arayışlarını daha fazla sergilemesi yahut herhangi bir fetva arayışına girişmeksizin rasyonel yorumlamalara gitmesi, yaşamaktan ziyade tatmin ve maneviyat arayışını gösteren örneklerdendir.

ps kologlar ve d n g r ler ndirgemeci determinist umursamaz fonksiyonalist
PSİKOLOGLAR ve DİN GÖRÜŞLERİ (İndirgemeci, determinist, umursamaz, fonksiyonalist)
  • William James (1842-1910)
    • Amerikan Psikolojisinin öncülerinden, Psikolojinin İlkeleri
    • Din Psikolojisi’nin kurucusu.
    • Psikolojinin ilkeleri, Dinî Tecrübenin çeşitliliği (1902)
    • İşlevselci: Bir şey faydalıysa iyidir ve doğrudur.
    • Psikolojide amaç algılama, düşünme, duygulanma ve irade gibi içsel eylemlerin bireyin hayatında karşılaştığı zorlukları ve problemleri çözmede ne tür bir katkısının olacağını açıklamaktır.
    • Dini duyguların varlığı Allah’ın varlığına bir delil teşkil eder.
    • inançlar işe yaradıkları için doğrudurlar.
    • Bireysel dini tecrübelerin köklerinin insanın mistik yapısında olduğunu savunur.
    • Dinî çalışmalara olan ilgiyi arttırdı
    • Bireysel din/kurumsal din. Bireysel dine yoğunlaştı.
    • Tanrı inancının geleceği konusunda olumlu düşünür
william james
William James

insan zihni ve şuurunun fizyolojiye, kimyaya veya anatomiye indirgenemeyeceğini belirterek tıbbî materyalizme karşı çıkmıştır

din konusundaki bilimsel çalışmalara şüpheyle bakılan dönemde, psikolojik yönteme olan güvensizliği yenmeye çalışmıştır

sigmund freud 1856 1939
Sigmund FREUD (1856-1939)
  • Psikanalizin kurucusu ve bilinçdışının kâşifi.
  • İnsan davranışlarının mutlak anlamda bir sebebi (unuttuklarında, bastırdıklarında) var.
  • Yaşam ve ölüm içgüdüleri.
  • İnsan, saldırgan ve cinsel dürtüleri kontrol altına alınması gereken olumsuz ve yıkıcı niteliklere sahip bir varlık.
  • Toplumsal baskılar ve medeniyet ilişkisi
sigmund freud
Sigmund Freud

Topoğrafik Kuram

Zihin: “bilinç”, “bilinç öncesi” ve “bilinçdışı”

Yapısal Kuram

Kişilik: “İd”, “Ego” ve “süper-Ego”

freud un din g r
Freud’un Din Görüşü
  • Saplantılı Davranışlar ve Dini Ritüeller
  • Totem ve Tabu
  • Bir Yanılsamanın Geleceği
  • Musa ve Tektanrıcılık
obsesyon e itleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 23
Obsesyon Çeşitleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Temizlik

örnek

34 yaşında ev kadını, eve gelen misafirlerin dışarıdan mikrop taşıyacağı şeklindeki obsesyon-larından dolayı evdeki tüm terlikleri yıkanabilir terlik olarak değiştirmişti ve misafirler gittikten sonra hepsini çamaşır makinesinde yıkıyordu.

  • Kişinin bedeninin ve giysilerinin kir, mikrop, toz gibi etkenler; kimyasal maddeler, deterjanlar, zehirler ile idrar, gaita ve diğer beden salgıları ile bulaşacağına ilişkin takıntıları ve bu takıntıların yarattığı sıkıntıyı gidermek için yaptığı davranışlarıdır.
obsesyon e itleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 231
Obsesyon Çeşitleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Kuşku obsesyonu ve kontrol kompulsiyonu

ÖRNEKLER

45 yaşında erkek hasta, her akşam işinden evine döndüğünde otomobilini park edip evine girdikten sonra otomobilin kapısını kilitlediğin-den emin olmuyor ve bazen iki-üç kez olmak üzere sokağa çıkıp otomobil kapılarını kontrol ediyordu.

40 yaşında erkek hasta, evde ailesi ile birlikte otururken “kontrolümü kaybeder de elimden bir kaza çıkar, eşime, çocuğuma zarar verir miyim” şeklinde düşünceleri nedeni ile aile üyelerinin bulunduğu ortamda eline makas/bıçak gibi kesici/delici aletler almıyordu.

  • En sık görülen obsesyon ve kompulsi-yonlardandır. Kişi gaz ocağı, kapı, kilit gibi nesnelerin açık kalmış olabileceğinden, ütü vs. elektrikli aletlerin fişlerinin prizde takılı kalmış olabileceğinden kuşku duyar (Kuşku obsesyonu) ve emin olmak için tekrar tekrar kontrol etme gereksinimi duyar (Kontrol kompulsiyonu). Bu kuşku ve kontroller yaşamın birçok alanında kendini gösterebilirler.
obsesyon e itleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 232
Obsesyon Çeşitleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Cinsel Obsesyonlar

ÖRNEKLER

65 yaşında, dini inançları kuv-vetli kadın hasta, çevresindeki erkeklere ilişkin cinsel içerikli hayaller kurmaktan kendini alamıyor, bu hayalleri zihninden bir türlü uzaklaştıramıyor ve çok rahatsızlık duyuyordu.

16 yaşında lise öğrencisi erkek hasta, “Kontrolümü kaybedip de elimde olmadan bayan öğret-menlerime ve kız arkadaşlarıma sarkıntılık yapar mıyım ya da yanlış anlaşılabilecek davranış-larda bulunur muyum?” şeklinde cinsel içerikli obsesyonlara sahipti.

  • Zaman zaman OKB’li hastalarda kendine, yaşına, toplumdaki yerine hiç yakıştıramadığı bir biçimde, cinsel içerikli obsesyonlar bulunur.
obsesyon e itleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 233
Obsesyon Çeşitleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Dini Obsesyonlar

ÖRNEKLER

58 yaşında, dini ibadetlerini tam olarak yerine getirdiğini ifade eden bir erkek hasta, namaz sırasında tam başını secdeye koyduğunda “Allah’ın varlığından kuşku duyma” şeklinde takıntılı düşünceler geldiğinden yakınıyordu.

  • Özellikle dini inançları yoğun yaşayan toplum kesimlerinde sık görülen bir obsesyon türüdür. Kişi kendini inanç ve görüşlerine tam karşıt bir biçimde ve çok yoğun sıkıntı yaratacak şekilde dini içerikli takıntılı düşünceleri düşünmek-ten alıkoyamaz.
obsesyon e itleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 234
Obsesyon Çeşitleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Simetri/düzen  obsesyon ve kompulsiyonları

ÖRNEKLER

43 yaşında erkek hasta görev yaptığı kütüphanede raflardaki kitapları büyükten küçüğe, kalın ciltliden ince ciltliye belirli bir düzen içinde yerleştirmek için günlük mesaisinin büyük bir kısmını harcıyor, yapması gereken diğer işleri aksatıyordu.

35 yaşında ev kadını, sehpaların üzerinde bulunan örtülerin sehpanın tam ortasında durmasına özen gösteriyor, halının saçaklarından ters dönenler varsa düzeltmeden duramıyordu.

  • Simetri gereksinimi ve düzen takıntıları da sık görülen belirtilerdendir. Kişinin tüm yaşamında simetri gereksinimi ve düzenlilik hakimdir.
obsesyon e itleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 235
Obsesyon Çeşitleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Dokunma kompulsiyonları

ÖRNEKLER

37 yaşında erkek hasta, sabahları işine giderken vestiyerin yanında asılı duran ve üzerinde mutlu bir aile resmi bulunan anahtarlık kutusuna dokunmadan çıkarsa, ailesini ilgilendiren olumsuz bir olay ile karşı karşıya kalabileceklerinden endişe duyuyor, bazen geri dönüp yeniden dokunma gereksinimi duyuyordu.

  • Zaman zaman bazı OKB’li hastalar bazı davranışları yapmadan önce kendilerince önemsedikleri bir eşyaya dokunma gereksinimi duyarlar.
obsesyon e itleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 236
Obsesyon Çeşitleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Sayma Kompulsiyonları

ÖRNEKLER

33 yaşında kadın hasta, sabahları çocuğunu okula gönderirken üç kez “yolun açık olsun” demezse başına kötü bir şey geleceğinden endişe duyuyordu.

  • Bazı OKB’li hastalar herhangi bir günlük aktiviteyi belirli bir sayıya kadar saymadan yaparsa işinin rast gitmeyeceğini düşünerek sayma davranışında bulunurlar.
obsesyon e itleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 237
Obsesyon Çeşitleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Biriktirme ve Saklama

ÖRNEKLER

38 yaşında erkek hasta, uzun yıllardan beri düzenli olarak aldığı gazeteleri “içindeki bilgiler ileride çocuklarıma gerekli olabilir” şeklide bir düşünce ile düzenli bir şekilde ve tarih sırasına göre paketleyerek saklıyordu.

  • Sık görülen kompulsiyon türüdür. Kişi “ileride gerekli olabilir” şeklinde bir düşünce ile gerekli olmayacak eşyaları bile biriktirebilir / saklayabilir.
obsesyon e itleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 238
Obsesyon Çeşitleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Biriktirme ve Saklama

ÖRNEKLER

  • Batıl inançlar
  • hurafeler
obsesyon sebepleri http www psikiyatri org tr pagepublic aspx menu 23
Obsesyon Sebepleri (http://www.psikiyatri.org.tr/pagepublic.aspx?menu=23)

Çocukluk çağı travmaları

Çocukluk çağı travmalarına  (örneğin, cinsel istismar) maruz kalanlarda ileri yaşamlarında önemli bir stres yaşantısı ardından OKB’nin ortaya çıkabilmesi erken çocukluk dönemlerinin OKB gelişiminde önemli rol oynadığını göstermektedir.

Kişilik özellikleri

Kişilik yapısı olarak titiz, kuralcı, ayrıntıcı, mükemmeliyetçi özelliklere sahip olan kişiler OKB’ye yatkın kişiler olarak değerlendirilmektedir.

  • Genetik nedenler
  • OKB’li hastaların anne-babalarında ve diğer birinci derece akrabalarında OKB’nin sık olarak görülmesi hastalığın genetik olabileceğini düşündürmekte-dir.
  • Beyin işlevlerinde bozulma ve serotonin
  • Beyin üzerinde yapılan araştırmalarda beynin bazı bölgelerinde ve özellikle de beyin içindeki sinirsel iletimde önemli rolü olan serotonin maddesinin işlevlerinde bozukluk saptanması bunların OKB’nin nedeni olarak araştırılmasına yol açmıştır.
okb ve din
OKB ve Din
  • Bazı araştırmalarda dinin obsesif-kompulsif bozuklukları destekleyen suçluluk duygusunu artırıcı yönünden bahsedilmiştir. Bazı dinlerin bireylerin psikiyatrik problemleri tetikleyici var olmayanı görme ve olmayan bir sesi işitme gibi halisinasyonları artırıcı yönünün olabileceği ifade edilmiştir (Cirhinlioğlu, Ok ve Cirhinlioğlu 2013: 87).
  • Bu daha çok dinin nasıl anlaşıldığı ve yorumlandığıyla ilgili bir husustur. Kişilerin obsesyona ve bazı psikiyatrik hastalıklara olan yatkınlığı yanlış bir din anlayışıyla, cezalandırılma, lanetlenme, yardımsız bırakılma, terkedilme, sevgiden mahrum kalma, cehennemi haketme, şeytanın esiri olma vb. olumsuz bir dini başa çıkma tarzıyla birleştiğinde bu tür hastalık durumlarının ortaya çıkmasını arttığı söylenebilir.
din ve okb
Din ve OKB
  • Loewenthal Müslüman, Hristiyan ve Yahudi örneklemlerde yapılan araştırmaları değerlendirerek şu sonuca varmıştır. “Dini öğretiler titizliği/vesveseyi/scrupulosity etkileyebilir ancak dinin gerçek manada obsesyonel bir patolojiye sebep olduğuna dair delil yoktur”
  • Tek ve Uluğ (2001: 104), Hacettepe üniversitesinde psikiyatri polikliniğindeki 45 hasta üzerinde yaptığı araştırmasında dindarlık ile dini ve cinsel OKB arasında herhangi bir ilişki tespit edilememiştir. Buna karşı temizlik obsesyonu ile dindarlık arasında anlamlı olmayan güçlü bir ilişki bulgulanmıştır.
din g r
Din Görüşü
  • Yüzeysel Benzerliklerle din nevroz ilişkisi
  • Dinin ilkel kaynakları: İlkel baba, totem, Tanrı
  • Totemizm ilk din.
  • Hristiyanlık ve ilkel kabile totemi benzerlikleri
  • “Asli günah teorisi” suçluluk psikolojisi
  • Totem yemeği, evharistiya ayini
  • Tesliste baba-oğul unsuru
  • Din kurtulunması gereken hastalık, baba imajının yanılsama olarak devamı, çaresizlik anında bir sığınak
  • Bilim bireyleri bu hastalıktan kurtaracak.
  • Yahudilikle hesaplaşma, İslam Yahudiliğin devamı.
alfred adler 1870 1937
Alfred ADLER (1870-1937)
  • İkinci viyana ekolü
  • Bireysel Psikoloji,
  • Geleceğe dair beklentiler/ Birey geçmişte yaşadıklarından çok gelecekte ne olmak istediğine dair beklentilerden etkilenir.
  • İnsan kendi motivasyonlarının farkında olan bilinçli bir varlıktır.
  • Çocukluk dönemi önemli, doğum sırası
  • Kişiliği belirleyen sosyal ilişkiler. Temel güdü: üstünlük arzusu
  • Benin yaratma gücü
alfred adler
Alfred Adler
  • Din motivator olarak önemlidir.
  • Din güçlü bir sosyal harekettir.
  • Dini fikirler, normal gelişimi sürecinde ortaya çıkan kanaatlerin uzantısıdır. Bu nedenle psikopatolojinin değil insan psikolojisinin normlarıdır. Freud’a eleştiri.
carl gustav jung 1875 1961
Carl Gustav JUNG (1875-1961)
  • Libido: Ruhsal Enerji
  • Analitik Psikoloji
  • Dinsel inançların doğruluğu “psikolojik”
  • Bütün insanların, hayvanların, bitkilerin ve bütün kristallerin en içte taşıdıkları öz, Tanrı’dır.
  • İçe dönük dışa dönük kişilik
  • arketipler
  • 1) Kişisel Bilinçdışı 2) Kollektif bilinçdışı
  • Bireyleşme
  • Tanrı kollektif bilinçaltına aittir
  • Din bireysel ve toplumsal sağlık açısından büyük önem arz eder (din güven kapısıdır)
  • İnsan irade sahi değil
slide37

CARL GUSTAV JUNG (1875-1961)

Tüm düşüncelerim, güneşin etrafında dolaşan gezegenler gibi Tanrı’yı merkez alıyor. Bu çekim gücünü reddedersem, en büyük günahı işlemiş olurum. Jung

slide39

EVRİMSEL BİR SÜREÇLE ,BİLİNÇDIŞIMIZDAKİ TANRI İMGESİNİN BİLİNÇ ALANINA ULAŞACAĞINI SÖYLER.

slide40

EVRİMSEL BİR SÜREÇLE ,BİLİNÇDIŞIMIZDAKİ TANRI İMGESİNİN BİLİNÇ ALANINA ULAŞACAĞINI SÖYLER.

slide41

JUNG,İNSAN HAYATININ İLK DÖNEMİNİ ,35-40 YAŞINA KADAR OLAN DÖNEMİNİ, GÜNEŞİN UFUKTAN DOĞUP,EN YÜKSEK NOKTAYA TIRMANDIĞI ÖĞLE ÖNCESİNE,

jung ve freud arasindak farklar
JUNG VE FREUD ARASINDAKİ FARKLAR

FREUD

JUNG

Jung, çocukluğunda gördüğü düşleri bile unutmamış ,bunları çalışmalarında kullanmıştır. Rüyaların gelecekle ilgili olduğuna inanır.

Jung zihni “BİLİNÇ,BİLİNÇALTI VE KOLLEKTİF BİLİNÇALTI YA DA ANİMA –ANİMUS,PERSONA VE GÖLGE OLARAK” ayırmıştır.

Jung’un Analitik psikolojisinin psikanalizden en belirgin farkı libidonun niteliği ile ilgilidir. Jung’a göre libido hayat enerjisidir. Jung kendi teorisinde Ödipal komplekse yer vermemiştir.

  • Freud çalışmalarında çaresiz kaldığında ,düş yorumlarına başvurmuştur, Freud rüyaların geçmişle ilgili olduğuna inanmıştır.
  • Freud zihni, id,ego,süper ego olarak ayırmışken,
  • Freud tedavilerinde daha dogmatik bir yöntem uygularken,Jung her hastasına kişiye özel yöntem uygular ve yöntemlerini sürekli güncellerdi.
  • Freud psikoloji anlayışının temeline cinsiyeti ve içgüdüleri koyar, Jung ise ruhu koyar.
slide44
FREUD

JUNG

Jung ise dinin insanın kendini gerçekleştirmesinde önemli olduğuna inanır.

Jung kişiliği psikolojik yapıya dayandırır.

  • Freud’a göre bütün bilinçdışı öğeler kötüdür. Kötü oldukları için toplum tarafındanyasaklanmıştır.Dinin bir nevroz sebebi olduğuna inanır.
  • Freud kişiliği ve karakteri cinsiyetin gelişim safhalarına bağlar.
slide45

“Kuramları iyi öğren, ancak yaşayan ruhun mucizesine dokunduğunda onları bir yana bırak.” (Jung, 1954) Jung şöyle der: “Ben inanmam, bilirim...”“Bilinçdışı bizi bizden daha iyi bilir.”

"Vocatus adque non vocatus, deus aderit" "Çağrılsın veya çağrılmasın... Tanrı vardır." (C. G. Jung’un evinin kapısının üzerinde yazdığı belirtilen Latince cümle.)

Kendi kalbine bakamayanın yaşamı bulanıktır; Kendi yüreğine bakabilme cesareti gösterenler gönlünün muradını keşfedenlerdir. Dışarıya bakan rüya görür, hayal dünyasında kaybolur, içeriye bakan uyanır, kendini keşfeder.” Carl G. Jung

gordon allport 1897 1967
GordonAllport (1897-1967)
  • Kişilik Psikolojisi- Hümanist yaklaşım
  • Her birey özgün bir kişiliğe sahiptir.
  • Kişilik, karakter (trait) özellikleriyle belirir ve üç temel karakter bulunmaktadır:
    • 1) Baş k. (bireye hükmeden),
    • 2) Merkezî k. (birkaç karakter: dürüstlük, sosyalik)
    • 3) ikincil k. (belli durumlarda görülür: araba kul. Spor vs.). Kişiliği şekillendirmede etkili değil
  • “Ateş tereyağını eritir ama yumurtayı pişirir.” Aynı çevresel ortamda yaşan kişiler farklı tepkiler gösterebilir.
  • Proprium, kişiyi kendisi yapan ona özgü kişilik özellikleri
  • Sağlıklı yetişkin =Kendini gerçekleştiren birey
  • Dinin bireyselleşmede olumlu katkısı var
  • Birey ve Dini
  • İçkaynaklı dindarlık / Dışkaynaklı dindarlık
allport
Allport
  • “Bedende bulunabilecek bir neden, karakterde bulunabilecek bir nedenden daha az rahatsızlık vericidir”
  • Gelişim ve sosyalleşme, olumlu ve gelecek yönelimli bir iyimserlikle birleşmeli
  • Psikoloji ve din farklı terminolojilere sahip olmalarına rağmen zihinsel hastalıkların kökü, doğası ve tedavisi hakkında benzer görüşlere sahiptirler.
  • Bireyin inancı zihinsel ve fiziksel sağlığını büyük ölçüde belirler.
abraham maslov 1897 1967
Abraham Maslov (1897-1967)
  • Hümanist Psikoloji ve transpersonal p. kurucusu
  • İnsanı psikolojik olarak sağlıklı yapan nedir?
  • Sağlıklı insanlar/pozitif psikoloji, Değer
  • İhtiyaçlar Hiyerarşisi Pramidi
  • Kendini gerçekleştirenler dindardır.
  • Din insanın doğasında vardır ve Tanrı aşkın değil.
  • Bireysel din, Ben ötesi, kendini aşma,
  • değerlerin dışlanmasına karşı çıkmıştır.
  • “içgüdüsel arzuları kontrol etme, başkalarını sevme, varoluşun hikmetini arama ve vasıtadan çok hedefe odaklanma” KGB=Dindar Birey
  • Varlık değerleri: iyilik, doğruluk, adalet, vs.
transpersonel psikoloji ben tesi psikoloji
Transpersonel Psikoloji (Benötesi Psikoloji)
  • Aşkınlık ve benötesi (transpersonel) alan olmaksızın, sağlığımızı kaybederiz; saldırgan, nihilist, umutsuz ve apatik(apatik) oluruz.
  • değerleri içeren bir yaşantı çok önemlidir.
  • varlık değerleri (iyilik, doğruluk, adalet, sadelik, nüktedanlık vb.) dini nitelik taşır.
  • din, insanın doğasında vardır ve doğa-üstü bir anlam taşımaz.
  • Tanrı’nın aşkın bir boyutu yoktur.
  • Maslow, dinin bir grupla ve belirli ritüellerle sınırlandırılmasını onaylamadığı için kurumsal dine karşı çıkar ve bireysel bir dini savunur. Kuralcı ve mistik olmak üzere iki din çeşidinden
  • İnsan Olmanın Psikolojisi, Dinler Değerler ve Doruk Deneyimler
erik erikson 1902 1970
Erik Erikson (1902-1970)
  • Psikanalitik
  • Gelişim hayat boyu devam eder
  • Sekiz evreli psiko-sosyal gelişim modeli
  • 1. Evre: Temel Güven-Güvensizlik (0-1 yaş) : UMUT2. Evre: Özerklik-Utanç ve Şüphe (1,5-3 yaş) : İRADE3. Evre: Girişim-Suçluluk Duygusu (3-6 yaş) : AMAÇ
    • Merak duygusu ve sorular4. Evre: Üreticilik-Aşağılık Duygusu (6-12 yaş)  YARIŞ
    • Büyüklerin dünyasına adım atan çocuk onların yaptıklarını yapmaya çalışır mutfakta yemek pişirmek vs
erik erikson 1902 19701
Erik Erikson (1902-1970)

5. Evre: Kimlik-Kimlik Karmaşası (12-20 yaş) SADAKAT6. Evre: Yakınlık–Yalnızlık (20-40 yaş) SEVGİ

Aile ve istikrarlı arkadaşlıklar.  7. Evre: Üreticilik–Verimsizlik (40-60 yaş)  İLGİ

Toplumsal fayda8. Evre: Benlik Bütünlüğüne Karşılık Umutsuzluk (60 yaş ve üstü) 

  • Çocuk ebeveynle kurduğu güven ilişkisini Tanrı’ya yansıtır.
  • Kimlik bunalımının aşılmasında dini kurumlar önemli rol oynarlar.
  • Genç Adam Luther
erich fromm 1900 1980
ErichFromM (1900-1980)
  • Yeni Freudyenlerden,
  • Libido teorisi yetersiz.
  • insan, hayatı içgüdüler tarafından şekillendirilen bir varlık olmadığı gibi tamamen çevrenin ve kültürel faktörlerin tesiri altında kalan bir varlık da değildir. İnsan kendine özgü yapısı olan enerji yüklü bir varlıktır.
  • Din, bir grup tarafından paylaşılan ve o grubun bireylerine kendilerini adayabilecekleri bir hedef ve onlara ortak bir davranış biçimi sunan düşünce sistemidir.
  • NASIL BİR DİN: Hümaniter din ve Otoriter din
  • “olmak” “sahip olmak” yönelimleri.
  • sevgi davranışlara yön veren en güçlü motividir. SEVME SANATI
  • Sevgi, sadece hoş bir duygu değil bilgi ve çaba gerektiren bir sanattır
slide56

Dedelerimiz, ninelerimiz güçlerinin yetmediği bir şeyi satın almayı bir ayıp, bir kusur sayarlardı. Ama bugün bunu yapmak bir meziyet oldu. Yapay (lüks) ihtiyaçları olmayan, kredi kartı ile alış-veriş yapmayan, sadece gerçek ihtiyaçlarına göre alış-veriş yapan kişi politik bir suçlu gibi görülmeye, tuhaf bir tip olarak nitelenmeye başladı. Bugün televizyon ve müzik setleri olmayanlar anormal insan gibi görülüyorlar. Bütün bunlar bizi nereye sürüklüyor? Cevap basit: Sınırsız tüketim yeni bir ideale kendisini adayan ve bunu neredeyse bir din yapan yeni bir insan tipi üretir. Artık modern insan cenneti Müslümanların inandığı gibi içinde hurilerin dolaştığı bir yer olarak görmekten ziyade, her şeyin bulunduğu, kredi kartlarını kullanabileceği ve hatta sadece her istediğini değil, komşusundan biraz daha fazlasını alabileceği devasa bir market olarak hayal etmektedir. … Artık insanın kendisine verdiği değer sahip olduğu şeylerle doğru orantılıdır; en büyük olmak istiyorsa en fazlasına sahip olması gerekmektedir.

viktor frankl 1905 1997
Viktor Frankl (1905-1997)
  • Anlam merkezli terapi olan LOGOTERAPİ’nin kurucusu
  • Viyanalı bir Psikiyatrist: Nazi toplama kampları (Auschwitz, Dachau)
  • modern insanın sorunlarıyla ilgilenir: insandaki temel motiv ANLAM İSTEMİ
  • İnsanda nihai anlam arayışı vardır ve sonunda insan “nihaî varoluşu (Tanrı) bulur.
  • anlam isteminin engellenmesi “varoluşsal boşluğa” götürür.
  • Hayat bütünüyle anlamlıdır ve yaşanan acıların da bir anlamı vardır.
  • İnsan iyi bir tabiata sahip ve onu günlük mücadele yönlendirir.
  • Din anlam ve güven verir.
frankl in d n g r
FRANKL’IN DİN GÖRÜŞÜ
  • Gizli Tanrı: inanılsa da ona ulaşılamaz.
  • Bilinçdışı Tanrı: insanın gizli tanrı ile olan ilişkisi bilinçdışında gerçekleşir. Böyle bir tanrıya inanmanın getirdiği dindarlık bilinçdışı dindarlıktır.
  • Din insanlara hiçbir yerde bulamayacakları anlam ve güveni sağlar.
  • Tanrı inancı hiçbir zaman yok olmayacaktır. Kurumsal dinden bireysel dine doğru evrilme olacaktır.
lawrence kohlberg 1927 1987
Lawrence KOHLBERG (1927-1987)

“Avrupa’da bir kadın ölmek üzereydi. Doktorlar onu kurtarabilecek tek bir ilacın olduğunu söylediler. Bu ilaç aynı şehirde yaşayan bir adam tarafından bulunmuştu. Bu ilacı yapmanın adama maliyeti 200 dolardı, ama ilacın az bir miktarı için 2.000 dolar istiyordu. Hasta kadının kocası Heinz, ilacı almaya yetecek kadar borç para bulmaya çalıştı. Borç almak için tanıdığı herkese gitti. Ama ihtiyacı olan paranın yarısı kadar borç bulabildi. İlacı yapan adama karısının ölmek üzere olduğunu, ilacı daha ucuza satmasını veya parayı daha sonra ödemesine izin vermesini söyledi. Ama adam şöyle karşılık verdi: “Hayır, ben bu ilaçtan para kazanacağım.” Bunun üzerine Heinz dükkâna girdi ve ilacı çaldı."

james fowler 19401
James FOWLER (1940)
  • İnanç gelişim modeli oluşturmuştur:
  • İnanç Evreleri: İnsan Gelişimi ve Anlam Arayışının Psikolojisi
  • İnanç evrensel ve insani bir olgudur ve inanç Hindu, Marksist, Hıristiyan ve Müslüman herkes için geçerlidir.
  • İnanç geçmişte dini mahiyetli iken günümüzde seküler inanç da söz konusudur: Modernite, sekülerleşme, çoğulculuk ve postmodernizm
  • Yedi evreli “inanç gelişim modeli”. Bebeklikten yaşlılığa kadar devam eder
  • 1. Temel inanç (0-2): Bakımı yapan
  • 2. Sezgisel Yansıtıcı İ. (2-6): Egosantrik
  • 3. Mitsel- lafzî i. (6-12): çıkarcı
  • 4. Geleneksel İ. (12-19): Başkaları ne der.
  • 5. Bireyleştirici- yansıtıcı İ. (25-39): Kendi benliğine yönelir
  • 6. Birleştirici İ. (40-):göreceli gerçekler.
  • 7. Evrenselleştirici İ. : Evrensel bir misyon
slide63

Piaget’in Bilişsel Gelişim Evreleri, Kohlberg’in Ahlak Gelişimi Evreleri ve Erikson’un, Psikososyal Gelişim Evreleri teorilerinden yararlanmıştır.

  • Teorisini geliştirirken farklı yaştan, değişik dini ve kültürel geçmişe sahip insanlarla görüşmeler yapmıştır
slide64

Temel inanç (0-2): güvenden inanca.

  • Sezgisel Yansıtıcı İ. (2-6): Egosantrik
    • Çocuk kendi kültür çevresi içerisinde varolan sembol ve imgelerden oluşturduğu bir Tanrı imgesine sahiptir.
    • Dini düşünce, anne-babadan öğrenilen kelime ve ifadelerin tekrarlanmasından ibarettir.
slide65

3. Mitsel- lafzî i. (6-12): çıkarcı

    • Bazı insanlar, hayatları boyunca bu evrede kalırlar
    • Somut işlem dönemi
    • Hz. Yunus’un hikâyesinde olduğu gibi, bir balığın karnında yaşamak mümkün olabilir.
    • Bu dönemde Tanrıyla olan ilişki, karşılıklı çıkar ilişkisi halindedir.
slide66

4. Geleneksel İ. (12-19): Başkaları ne der.

    • Ergenlik dönemi
    • Bu dönemde kişinin dindarlığı halk tarafından onaylanan geleneksel bir dindarlıktır
    • Bu evrede birey, davranışta bulunurken “başkaları ne der” diye düşünür.
slide67

5. Bireyleştirici- yansıtıcı İ. (25-39): Kendi benliğine yönelir

    • Başkalarını bırak kendine bak
    • Belirgin olmayan değerlerin eleştirilmeye başlanması ve bireyin kendi içinde otoriteyi kurması bu dönemde olur.
    • Kişi başkalarının tavsiyelerini kendi onayından geçirerek değerlendirir.
slide68

6. Birleştirici İ. (40-):göreceli gerçekler.

    • Mitler ve semboller gerçeğin ve erdemin taşıyıcısı olarak görülür
    • Fakat ilk evrelerdekinin aksine bu gerçekler katıksız gerçek olmak yerine görecedirler
slide69

Evrenselleştirici İnanç

    • Bu evredeki kişiler zulüm ve adaletsizliği yenmek için çaba harcarlar ve bu uğurda büyük sıkıntılarla karşılaşırlar. Sevgi ve adalette kuşatıcıdırlar.
    • Evrensel bir misyonları vardır. Tüm hayatlarını bu misyonu gerçekleştirmeye adarlar. Bu evrede olanlara dini liderler ve peygamberler örnek olarak verilebilir.
kenneth pargament 1950
KennethPargament (1950)
  • Din ve ruh sağlığı ve din ve psikolojik iyi oluş, dinî başa çıkma alanı
  • Dinin ve maneviyatın bireyin ruh sağlığının korunması ve problemiyle başa çıkmadaki katkıları
  • Dinin sadece bir “doğal savunma” yönünün ötesinde bir anlam ve değerinin olduğunu savunur.
  • Din “teselli sunma” , “kontrol kazandırma”, “anlam sağlama” ve “ilişki ağı kurarak sosyal destek sağlama”nın yanı sıra yeni anlamlar bulma ve hayatı dönüştürmeye sahiptir.
kenneth pargament 19501
KennethPargament (1950)
  • insanlar nasıl bir dindardır.
  • İyi bütünleşmiş bir din:
    • Bireye evrensel bir bakış açısı kazandırır. Böylece kişi bütün insanlığı aynı kutsal şemsiye altında kucaklayabilir.
    • Böyle bir din bireylerin her türlü olumsuzlukla başa çıkmasını sağlayacak inançlar, pratikler, tecrübeler ve ilişki ağları sunar.
    • Dengelidir. Sunduğu araçlar hedeflerle uyumludur.
    • Değişim, gelişim ve esnekliği feda etmeyen bir inanca bağlılık içerir.
slami psikoloji islamic psychology
İslami Psikoloji/Islamic Psychologyعلم النفس الإسلامي
  • a) Modern psikolojinin temel ilkeleri, kavramları, teorileri ve metotlarının bilinmesi.
  • (b) Kuran ve Sünnet’in getirdiği ilkelerin kavranması.
  • (c) Tarihte kelam, tasavvuf ve felsefe sahalarında eserler vermiş düşünürlerin insan psikolojine dair görüşlerinin bilinmesi.
  • (d) Psikoloji alanında İslâmî bakış açısıyla yeni araştırmaların yapılması.
  • (e) Modern psikolojiye eleştirel bir yaklaşım getirebilme yeteneğinin kazanılması.
slide77

İslam’ın kutsal kitabı Kur’ân-ı Kerim, okuyucuların dikkatini üç ana bilgi kaynağına çeviriyordu.

  • (1)Tarih, (2)Tabiat olayları (3) insanın iç dünyası ve davranışları.
  • Kur’ân okuyucusunun psikolojik olaylar konusunda ilgisiz ve duyarsız kalması düşünülemez
  • Erken dönemlerden itibaren Müslüman araştırmacı ve düşünürlerinin gerek Kur’ân âyetleri ve gerekse yabancı kültür ürünlerinin uyandırdığı ilgi ve merak çerçevesinde psikolojik olgu ve olayları anlamaya yönelik çabalarının hiç eksik olmadığını görüyoruz.
  • iç gözlem (الاستبطان), deney (التجربة), gözlem (الملاحظة) ve klinik metot (دراسة الحالة)
slide78

Kuranı Kerimde İnsanın Özellikleri Üzerinde Durulmaktadır.

  • İnsan istikrarsız değişken zayıf hırslı ve huysuz bir tabiata sahiptir (Nisa 128: Mearic 19-21: Haşr 9: Teğabün 16)
  • Bir yanda nefste tabiî, beşerî, dürtüsel bir boyut, diğer yanda ise aklî, manevî ya da ülküsel bir boyut (Bakara 2/30-32; Şems 91/7-8)
  • İman ve İnkar psikolojisi, vahiy ilham rüya, sosyal kalıp yargıların etkisi, dini tebliğe karşı direnme, savunma mekanizmaları, grup ve cemaat psikolojisi gibi konular üzerinde durulmaktadır.
  • Başlangıçta tasavvuf ve ahlak alanlarında sonra “İlm-ü Ahvalir’r Ruh” , “Kitabu’r Ruh”, “Kitabu’r-Ruh ve’n-Nefs” ve “İlnmü’n Nefs” gibi eserler psikolojiye olan katkıya işaret etmektedir.
  • يئوس ، كفور ، كنود ، فخور، ظلوم ، عجول ، هلوع ، قنوط ، مجادل ، طاغي ، خصيم
slide79

Kur’anda Nefs

  • bir şeyin tamamı, hakikatı, zâtı, özü
  • kendi, kendilik, benlik gibi anlamlara gelir.
  • Kur’ân’da benliğin eğilimlerini, ruhsal hayatın bütününü ve beşeri kişiliği ihtiva etmektedir.
  • Kur’ân’ın anlatımlarına göre nefs, kendi içinde dinamik bir gelişme gücüne sahiptir. En başta dürtüsel tabiatın hâkim olduğu, ben-merkezci ve hazcı bir bilinç yapılanması vardır. Bu Nefs-i Emmâredüzeyidir (Yusuf 12/53). Aklî ve manevi boyutun etkinlik kazanması, vicdan gelişimi eşliğinde kendini sorgulama ve değerlendirme basamağı yaşanır. Nefs-i Levvâme (Kıyamet 75/2) olarak nitelendirilen bu aşamada ciddi değişim ve dönüşümler yaşanır. Dinî ve ahlakî değerlerle tam uyumlu duruma ulaşıldığı, dürtüsel eğilimlerin bütünüyle kontrol altına alındığı, davranışlarda uyum, kararlılık, içsel doygunluk ve olgunluğun yaşandığı en üst gelişim basamağı Nefs-i Mutmainne (Fecr 89/27-28) dir.
slide80

Muhammed İkbal ruhi olayların ilk tenkitçisi olarak Hz. Peygamberi görmektedir. (İbn Sayyad hadisi)

  • Hz. Peygamber gerek iç gözlem gerekse dış gözlemi kullanmaktadır. Kendi yaşadığı vahiy tecrübesini ayrıntılarıyla anlatmıştır.
  • Çevre ve kalıtım meselesine işaret eden. Fıtrat hadisi…(Hadis ve Psikoloji).
slide81

Hâris el-Muhâsibi (öl. 857).

  • ilk defa eserlerinde nefs kelimesinin salt psikolojik anlamda en tutarlı kullanımına yer vermiştir.
  • er-Riâye li Hukûki’llah ve Ma’iyyetü’l-Akl ve ma’nahu ve ihtilâfu’n-nâs fîh
  • Eserlerinde derin psikolojik tahliller ve ruhsal haller ve süreçlerle ilgili kavramlaştırmalar dikkat çekicidir.
  • Dini/ahlâki hakikatlerle uyumlu bir hayat tarzı için kişinin kendisini iç açıdan anlamaya çalışmasını ısrarla vurgulaması, “iç gözlem”e dayalı bir bilgisel etkinliğin yolunu açmış, kendinden sonraki birçok araştırmacıyı etkilemiştir.
  • Muhasibi’ye göre insanın varlık yapısı kalp, akıl ve nefsten meydana gelmiştir.
  • Kalp psikolojik hayatın merkezidir. Duygu, düşünce ve irade gibi bütün fonksiyonlar buradan kaynaklanır. Kalp akıl, nefs ve şeytandan gelen etkiler “havatır” çerçevesinde bir davranış ortaya koyar.
  • İlk islam psikoloğu olarak görülse de sistemleştiren Gazalidir.
kind 801 866
Kindî (801-866)
  • Fî’l-Kavl fî’n-Nefs, Mahiyetü’n-Nevm ve’r-Ru’ya, el-Hîle lidefi’l-Ehzân ve Fî’l-Akl
  • Ona göre hüzün, “sevilenin kaybedilmesi ve talep edilenin elde edilememesi durumunda ortaya çıkan psikolojik acıdır”.
  • Hüzünden kurtulmanın yolu tedrici olarak hüzünle başa çıkmayı öğrenmektir
slide84

İnsan nefsinin güçleri üzerinde duran Farabi’ye göre bunlar 5çeşittir. Düşünme gücü: ilim sanat ve ahlakın kaynağıdır. Kişi neyi yapması neyi yapmaması gerektiğini bilir. Arzu etme gücü: Kişi bu güçle bir şeyi ister ya da ondan kaçar: onu özler ya da ondan tiksinir Kin ve sevgi dostluk ve düşmanlık acıma gibi duygular bu güçle oluşur. Hayal gücü: Duyumun bitiminden sonra ister uykuda ister uyanıkken duyulur nesneleri görüntülerini korur onları birbiriyle ilişkilendirir. Duyum gücü: Beş duyu organıyla nesneleri algılar.Besleyici güç: Biyolojik faaliyetler beslenme ve dolaşım sistemini yönlendirir.

Farabi (d.870-ö. 950)

slide85

İbn Sina (980-1037)

  • İlmü’n-Nefs konusunda en çok eser yazan İbn-i Sinâdır.
  • eş-Şifâ isimli büyük ansiklopedik eserinin “et-Tab’iyyât” kısmının altıncı disiplinini oluşturan “Kitâbü’n-Nefs”
  • Ruhsal hallerin, çeşitli duygu ve heyecanların davranışlar ve bedensel fonksiyonlar üzerine, dolayısıyla sağlık ve hastalık üzerine olan etkisini iknâ edici tarzda ortaya koymuş, böylece psikosomatik tıp dalının öncüsü olmuştur.
  • Ona göre ruhsal olaylarla bedensel olaylar arasında karşılıklı ilişki olduğu gibi, farklı kişilerin ruhsal dünyaları arasında da iletişim ve etkileşim vardır. Telkin, hipnoz, nazar, büyü gibi olaylar işte böyle bir “ruhsal etki”ye dayanmaktadır.
slide86

Farabi’den devraldığı rüya ve vahy psikolojisi ile ilgili görüşleri geliştirerek, daha detaylı bir teori haline getirmiştir.

  • Her insanda, fiziki âlem gibi metafizik âlemle de iletişim kurma ve bilgi edinme yeteneği vardır.
  • İbn-i Sina’nın ruh sağlığı ve hekimliğine katkıları da kayda değerdir. Modern dönemde psikanalizin bilinç altı hatıralara ve kompleks yaşantılara ulaşmak için kullandığı “ilişki testleri” denilen araştırma tekniğini Freud ve Bruer’den çok önceleri onun kullandığı kabul edilmektedir.
  • İbn-i Sina’nın bu alana bir başka katkısı da ölüm kaygısı ve stres konusundaki çalışmalarıdır. Risâle fî def’igami’l-mevt adlı eserinde ölüm korkusu ve kaygısının sebepleri, sonuçları ve bundan kurtulma yollarını ortaya koymuştur.
bn sina
İbn Sina
  • El-Hüzn ve Def’ul-ğamm ve’l-hemm isimli risalelerinde endişe, üzüntü ve kaygı gibi ruhsal tezâhürlerin olumsuz etkilerini ortadan kaldırmaya yönelik görüşlerini ortaya koymuştur.
  • İbn-i Sina’nın es-Salâtü vemâhiyetühâ isimli risalesi felsefi ve psikolojik açıdan namaz ibâdetini inceleyen ve başkaca örneğine rastlanmayan özgün görüşler içermektedir.
  • Beynin hangi bölgesinde hangi güçlerin kontrol edildiğinin tespiti. Nörobiyolojik yaklaşımın öncüsü.
slide88

İslam psikolojisinin esaslarını gerçek anlamda Gazzâli ortaya koymuştur.

  • Gerçekten de o sistemli iç gözlem ve davranış tahliline dayalı yaklaşımlarıyla pek çok yeni görüşler dile getirmiştir.
  • Onun büyük eseri İhyâu Ulûmi’d-Din, psikolojik kavramlaştırmalar, tahliller ve tasnifler yönünden oldukça zengindir.
  • “Acâibü’l-Kalb” bölümü, kalb, nefs ve ruh gibi psikolojik kavramların tanımlarıyla başlamakta, insandaki temel güdüler, duygular ve arzular ve eğilimler hakkında bilgi verir.
  • Gazzâli’ye göre, ilâhî yüceliğe ulaşmak olgun kamil insan olmak ancak akıl vasıtasıyla doğal dürtü ve isteklerin denetim altına alınmasına bağlıdır.
slide89

. el-Munkizu mine’d-Dalâl, Gazzâli’nin otobiyografisi olup, bu kitabında fikri gelişimi, yaşadığı bazı bunalımlar, manevî/tasavvufî tecrübeleri hakkındaki şahsî gözlem ve değerlendirmeleri yer alır.

  • Mîzzânü’l-Amel, ahlâk psikolojisi konusunda yazılmış bir kitaptır. Nefsin güçleri, ahlâkî eğilimleri, kötü davranış eğilimlerinin düzeltilmesi, nefsin denetim altına alınması ve erdemin elde edilmesi, akıl-hevâ karşıtlığı gibi konulara yer verir.Böylece Gazzâli, kendinden öncekilerin birikimlerini zabt etmiş, bunları genişletip detaylandırmış, tasnifler yapmış ve daha yeni görüşlerle zenginleştirip sistemli bir duruma getirmiştir. Onun bütün eserlerinde psikolojik bir boyut ve derinlik göze çarpar. Teoriler ve kavramların ötesinde, dinî ve ahlâkî konuları ele alırken psikolojik yaklaşım ve analizlere ondan daha fazla yer veren birisine rastlamak zordur, denebilir.
gazalinin motivasyon teorisi
Gazalinin Motivasyon Teorisi

Gazaliye göre insanın güdülenme durumu

  • الهاجشakıldan gelip geçen şey
  • الخاطر düşünce biraz kişiyi oyalar
  • حدث النفسşöylemi yapsam böylemi yapsam
  • الهم düşündüğünü yapmaya kasıt vardır
  • العزم kesinlikle yapacağına karar verir
  • العمل
g d lenme
Güdülenme
  • İhtiyaç,
  • Dürtü (organizmada beliren güç)
  • Güdü: organizmanın ihtiyacı gidermek için belli bir yönde etkinlik göstermesi eğilimi
  • Davranış
slide93

Din Psikolojisinin kurucularından sayılan W.James’in görüşlerinden etkilenir, Freud ve Jung’un dine dair görüşlerini eleştirir.

  • Kişinin Allah’la vasıtasız ve sezgisel olarak kalp yoluyla kurduğu ilişkiye yani dini tecrübeye büyük önem verir.
  • Din psikolojisi insanın bireysel ulvi tecrübesine önem vermelidir.
  • Dinin fonksiyonu kişiliği kuvvetlendirmektir.
  • Bu düşünürlerin dışında İbni Hazm, Ebu Bekr Razi, Kindi, İbn Kayyim el-Cevziyye ve İbni Haldun, İbn Tufeyl gibi düşünürleri de psikolojik çalışmalar yapan İslam düşünürleri olarak kabul etmemiz mümkündür.
slide94

Osman Necati, Kuran ve Psikoloji, Fecr Yayınları 1999

Osman Necati, Hadis ve Psikoloji, Fecr Yay., 2002

slide98

Teknikler: anket, mülakat, saha ve laboratuar araştırmaları

  • Alanlar: saha ve klinik çalışmalar
  • Araştırmacılar: Psikolog/Psikiyatrist Şâdiye Tel (Ürdün), Salih es-Sanîu (S. Arabistan), Ahmed Abdulhâlik (Kuveyt), Reşad Musa (Mısır), Muhammed Mehdî (Mısır), Malik Bedrî (Sudan)
  • İlk din psikolojisi kitabı: Reşad Musa

din psikolojisinin tanımı, konuları, yöntemi, dini gelişim, dini bağlanma, kişilik, ruhsal rahatsızlıklar

slide99

1980’lerden sonra yoğunluk kazanır

  • araştırma konuları çeşitlilik arz eder:

dindarlık, değerler, dini ve ahlaki gelişim, dindarlık-ruh sağlığı, dindarlık-kişilik ve kimlik, dindarlık-başa çıkma, dini danışmanlık, tasavvuf psikolojisi, parapsikoloji

  • Dergiler:

Psikoloji Araştırmaları Dergisi (Mısır)

Disiplinlerarası Psikoloji Dergisi (Lübnan)

Arapça Psikoloji Araştırmaları Dergisi (Mısır)

Ruh Sağlığı Dergisi (Yemen)

Nefsu’l-Mutmainne Dergisi (Suûdi Arabistan)

Arap Psikiyatri Dergisi (Ürdün)

Mecelletü’t-terbeviyye (Kuveyt)

osmanl da psikoloji
Osmanlı’da Psikoloji

“Psikoloji” kavramının kullanıldığı ilk eser, İlm-i Ruh isimli eseriyle Hoca Tahsin Efendi’ye aittir.(1870ler)

1900’lü yılların başlarında tercüme faaliyetleri ivme kazanmıştır.

Çevireler büyük oranda Fransızca’dan yapılmıştır ancak İngilizce ve Almanca’dan da azımsanmayacak oranda çeviri vardır.

19. yüzyılın ortalarında kurulan Bab-ı Ali Tercüme Odası’nın etkisi oldukça büyüktür.

Suad Efendi, Asri Şeytanlar Peygamberi, 1926

t rkiye de lk psikoloji laboratuar
Türkiye’de İlk Psikoloji Laboratuarı

Türkiye'de psikolojinin tarihini 15.yy da Sultan 2. Mehmed döneminde kurulan akıl hastanesine dayandırabiliriz.

İstanbul Üniversitesi (1933), psikolojinin gelişmesinde önder konumundadır.

Ayrıca bu kurum raporlarını yazılı olarak da yayınlama imkanı bulmuştur. Bu yayınların içeriğini, okul çocukları üzerinde yapılan test sonuçlarının değerlendirilmesi ve yabancı dilden Türkçe’ye yapılan tercümelerden oluşmuştur.

slide102

Hilmi Ziya Ülken, Anadolu Tarihinde Dini Ruhiyat Müşahedeleri (1940), Tasavvuf Psikolojisi (1946) yazıları.

  • Bedi Ziya Egemen, Din Psikolojisi(1952)
  • Neda Armaner, İnanç ve Hareket Bütünlüğü Bakımından Din Terbiyesi (1967), Psikopatolojide Dini Belirtiler (1973), Din Psikolojisine Giriş I (1980)
  • Belma Özbaydar, Din ve Tanrı İnancının Gelişmesi Üzerine Bir Araştırma (1970)
slide103
Kur’an temelli çalışmalar (Her dönemde)

Hz. Muhammed ile ilgili çalışmalar (Her dönemde)

Kişilik, kimlik, şahsiyet (1995-2000)

Ergenlik Dönemi (2000-2004)

Depresyon, (dini) başaçıkma (2000-2009)

Dindarlık, üniversite öğrencileri (2003-2009)

Psikoterapi, ruh sağlığı (2006-2009)

Ayrıca son dönemde öne çıkan konular, misyonerlik faaliyetleri, ihtida, anlam arayışı, televizyon ve internet, şiddet, küreselleşme, bireycilik, değerler şeklinde sıralanabilir.