toraks duvar enfeksiyonlar n.
Download
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
Toraks Duvarı Enfeksiyonları PowerPoint Presentation
Download Presentation
Toraks Duvarı Enfeksiyonları

Loading in 2 Seconds...

play fullscreen
1 / 80

Toraks Duvarı Enfeksiyonları - PowerPoint PPT Presentation


  • 219 Views
  • Uploaded on

Toraks Duvarı Enfeksiyonları. Prof. Dr. SEDAT DEMİRCAN Gazi Ü.Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi AD. Toraks duvarı enfeksiyonları nadir karşılaşılan patolojilerdir. Hayatı tehdit edebilecek kadar ağır komplikasyonlara neden olabilmektedir. İki grupta incelenir :. 1) Primer Enfeksiyon ;

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about 'Toraks Duvarı Enfeksiyonları' - trynt


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
toraks duvar enfeksiyonlar

Toraks Duvarı Enfeksiyonları

Prof. Dr. SEDAT DEMİRCAN

Gazi Ü.Tıp Fakültesi

Göğüs Cerrahisi AD.

slide3
Toraks duvarı enfeksiyonları nadir karşılaşılan patolojilerdir.
  • Hayatı tehdit edebilecek kadar ağır komplikasyonlara neden olabilmektedir.
ki grupta incelenir
İki grupta incelenir :

1) Primer Enfeksiyon ;

Spontan olarak gelişen enfeksiyonlardır.

2) Sekonder Enfeksiyon;

Önceden geçirilmiş bir müdahale ya da mevcut bir hastalık sonrasında gelişen enfeksiyonlardır.

  • Her iki tür enfeksiyonda da tedavi yaklaşımı ve oluşabilecek komplikasyonlar farklı değildir.
slide5
Enfeksiyonun büyüklüğü ve derinliği farklılık gösterebilir.
  • Basit bir antibiyotik tedavisinden ciddi cerrahi rekonstrüksiyona kadar pek çok tedavi seçeneği karşımıza çıkar.
slide6
Etken patojenler sıklıkla stafilokoklar ve klebsiella gibi piyojenik bakterilerdir.
  • Bunun yanı sıra aktinomiçes, nokardiya, blastomikoz, aspergillus ve tüberküloz gibi mikroorganizmalarla da toraks duvarı enfeksiyonu gelişebilmektedir.
toraks duvar enfeksiyonu geli me riskinin y ksek oldu u hastalar
Toraks duvarı enfeksiyonu gelişme riskinin yüksek olduğu hastalar:
  • Diabetes Mellitus
  • Cerrahi
  • Travma
  • İmmün yetmezlik
  • Toraks duvarı dışında enfeksiyon olması
  • Neoadjuvan KT/RT
slide8
Erken tanı, immunsüpresyon varlığı, etken patojen ve enfeksiyonun yaygınlığına göre prognoz değişmektedir.
sel l t
SELÜLİT
  • Dermis ve ciltaltı yağ dokuyu ilgilendiren bir enfeksiyondur.
  • Ciltte eritem, kızarıklık, sıcaklık, hassasiyet ve ödem vardır.
  • Hastada ateş, kırgınlık ve anoreksi mevcuttur.
slide11
Etken patojen sıklıkla A grubu B-hemolitik streptokok veya Stafilokokus Aureusdur.
  • Stafilokokus epidermidis, hemofilus influenza, gram negatif basiller, korinebakterium türleri, klostridium türleri, propionibakteriumlar ve pasturella multilocida da etken olarak izole edilmektedir.
slide12
Deri bütünlüğünü bozan tinea enfeksiyonları, ülserler, yanık, santral katater uygulamaları, travma ve geçirilmiş cerrahi gibi etkenlerkonakçıda ciltenfeksiyonu gelişimine zemin hazırlar.
  • Bunun yanında diabetes mellitus, nefrotik sendrom, karaciğer sirozu gibi sistemik hastalıklar enfeksiyon için predispozisyon oluştururlar.
slide13
Tedavi;
  • Kültüre uygun antibiyotik,
  • Yara bakımı, sık pansuman yapılmasıdır.
toraks duvari abseler
TORAKS DUVARI ABSELERİ
  • Toraks duvarının herhangi bir yerinde oluşabilirler. Klasik abse kliniği ile karşımıza çıkarlar.
  • Drenaj takibi, kültür ve antibiyograma uygun tedavi sağlanır.
  • Özellikle torakotominin uygun teknikle kapatılmaması neticesinde subskapuler abseler oluşabilmektedir.
slide16
Tüberküloz enfeksiyonunun ülkemizde sık görülmesi nedeniyle bu patojenin toraks duvarı yumuşak dokularını tutabileceği ve abse ile seyredebileceği unutulmamalıdır.
nekrot zan fass t s
NEKROTİZAN FASSİİTİS
  • En sık abdomen, perine, alt ekstremitelerde görülen bu enfeksiyon tablosunun primer göğüs duvarı tutulumu oldukça nadirdir.
  • Ancak bu enfeksiyon özellikle toraks duvarında ise mortalitesi yüksektir.
slide19
Özellikle diabetli ve immün sistemi suprese hastalarda nekrozitan fassiitis gelişme riski yüksektir.
slide20
Yara bölgesinde ağrı, krepitasyon, deride kabarcıklar, kirli ve sulanan yara görüntüsü ve hızla gelişen septik tablo mevcuttur.
  • Başlangıçta derinin görünümü normal olabilir, ancak enfeksiyon içten içe şiddetlenmektedir.
  • Bu, tanıda gecikmeye neden olabilir.
slide21
Etken patojen sıklıkla klostridium perfringens ya da streptokokus pyogenestir.
  • Bakterilerin nekrotoksinleri doku nekrozu yapar.
  • Enfeksiyonun aktive ettiği koagülasyon sistemi vasküler tromboz ve enfarkta neden olur.
slide22
Ayrıca bakteriyel heparinaz da bu süreci kolaylaştırır.
  • Yumuşak doku içerisindeki basıncın artması bölge kan akımının bozulması ile sonuçlanır.
slide23
Toraks duvarı nekrotizan fassiitisi sıklıkla enfekte materyalin göğüs tüpü ya da torakotomi ile yumuşak doku içerisinden drene edilmesi ile oluşur.
  • Ampiyem drenajının bu komplikasyonundan kaçınmak için göğüs tüpü dikkatli takılmalı minimal diseksiyon yapılmalıdır.
slide24
Tedavide radikal cerrahi debridman ve yüksek doz antibiyotik uygulaması esastır.
  • Bunun yanında nutrisyonel destek, sıvı replasmanı, gereğinde kardiyopulmoner ve inotropik destek, dokuların geç kapatılması uygulanması gereken diğer hususlardır.
slide26
Bununla beraber toraks duvarında enfekte kotun da rezeksiyonu yapılacağından onarılması gereken bir de defekt problemi oluşur.
  • Bunun için uygun olan, enfeksiyonun negatifleştirilip sonrasında otolog dokularla onarım ya da granülasyon dokusu ile kapanmasının beklenmesidir.
slide27
Greft kullanımı enfeksiyon riski nedeniyle önerilmemektedir.
  • Agresif tedaviye rağmen nekrotizan yumuşak doku enfeksiyonları yüksek mortaliteye sahiptir.
amp yema nesess tat s
AMPİYEMA NESESSİTATİS
  • Plevral aralıkta toplanan, tedavisi yeterince yapılmamış ampiyeme ait enfekte materyalin pariyetal plevra ve endotorasik fasiyanın lizise uğraması ile toraks duvarını oluşturan yumuşak doku içerisine doğru yayılmasıdır.
slide30
Püy, ciltaltı, meme, bronşlar, mediyasten, özofagus, diyafragma, perikard ve retroperitona drene olabilir; bir karsinomu düşündürebilir.
  • Tedavide yumuşak doku planları direne edilir.
  • Bunun yanında ampiyemin uygun şekilde drenajı ve antibiyoterapiside yapılmalıdır.
t etze sendromu
TİETZE SENDROMU
  • Kostrokondral alanın üst kısımlarında görülen, altta yatan bir hastalığın belirlenemediği, anormal histopatolojik değişikliklerin olmadığı, benign, lokalize ağrılı, nonsüpüratif şişlik ile karakterize bir sendromdur.
  • Sıklıkla 2,3,4. dekatlarda görülür. Sıklıkla ikinci kosta da tutulum olur.
risk fakt rleri
Risk Faktörleri
  • Rheumatoid arthritis
  • Ankylosing spondylitis
  • Reiter’s syndrome
slide34
Tanıyı kesinleştirmek için ilave tetkike gerek yoktur. Ancak diğer kemik patolojilerinden ayırımını yapmak için BT çekilebilir.
  • Günümüzde kabul gören tedavi şekli 1 hafta ile 2 ay arasında analjezik, antienflamatuar tedavi uygulanmasıdır.
  • Ancak bir yıl sonra dahi yakınmaları süren hastalar ve rekürrensler olabilmektedir.
kostokondr t
KOSTOKONDRİT
  • Günümüzde sıklıkla cerrahi girişimlerin komplikasyonu olarak görülür.
  • En sık neden sternotomilerdir.
  • Bunun yanında torakotomiler, göğüs tüpü takılması, göğüs duvarı travması, meme cerrahisi, abdominal cerrahi, venöz kateterizasyon, yanık, kardiyopulmoner resüsitasyon, göğüs duvarı radyasyonu, intravenöz ilaç kullanımı alışkanlığı diğer nedenlerdir.
slide36
Hastalık genellikle kıkırdak bölgesi üzerindeki bir alandan deriye açılan bir fistül ağzından püy gelmesi ile fark edilir.
  • Lokal ağrı, hassasiyet, halsizlik, subfebril ateş, lökositoz görülebilir.
  • Tedavide tutulmuş olan tüm kıkırdaklar çevre yumuşak doku ile beraber çıkarılmalıdır.
slide37
Enfekte bölgeye ait kıkırdak doku kalmamalıdır. Aksi takdirde tekrarlayan enfeksiyonlar görülür.
  • Enfeksiyon temizlendikten sonra rekonstrüksiyonu planlanmalıdır.
sternal osteomyel t
STERNAL OSTEOMYELİT
  • Sternumda primer osteomyelit gelişimi nadirdir ve günümüzde eroin bağımlılarında sıktır.
  • Tüberküloza bağlı gelişebilir.
  • Sekonder enfeksiyon sıklıkla kardiyak cerrahi için yapılan sternotomilerden sonra olmaktadır.
  • Özellikle aşırı drenaj nedeniyle erken dönemde yapılan reoperasyonlar en önemli enfeksiyon riski faktörüdür.
mediansternotomi enfeksiyonlar alt grupta incelenir
Mediansternotomi enfeksiyonları üç alt grupta incelenir:
  • Tip I Median Sternotomi: Postoperatif ilk birkaç gün içerisinde görülen ve genellikle operasyonu yapan hekim tarafından tanınan enfeksiyonlardır.
  • Sternumun canlılığı iyidir ve mediyasten olaya iştirak etmemiştir.
  • Hasta yeniden opere edilerek sternum debride edilir, mediyastene diren konur ve ölü boşluk kalmayacak şekilde kapatılır.
slide42
Tip II Median Sternotomi: Postoperatif ilk birkaç hafta içerisinde ortaya çıkar ve yaradan pürülan drenaj, sternal nekroz ve mediyastinit ile seyreder.
  • Sternumun canlı olmayan kısımları ile beraber kıkırdak kostaları beraber çıkarmak gerekir.
  • Tekrarlayan debridmanlar ve sık pansumanlarla kapatılmaya hazır hale getirilmeye çalışılır.
slide43
Sternumun üst manibrum kısmının mümkün olduğunca korunması gerekir; bu şekilde omuz hareketleri korunmaya çalışılır.
  • Defekt kas flepleri ile kapatılır.
slide44
Tip III Median Sternotomi: Postoperatif aylar ya da yıllar sonra görülebilir.
  • Manibrum, sternum, kostokartilajlar bölgesindeki sinüslerden kronik direnaj vardır.
  • Lokal debridman ve adale flebi ile tedavi sağlanmalıdır.
slide45
Burada komplet sternotomi yapılsa bile iskelet sistemi stabilizasyonu gerekmez.
  • Kozmetik sonuçlar iyi ve pulmoner fonksiyonlar korunmaktadır.
kosta osteomyel t
KOSTA OSTEOMYELİTİ
  • Lokal ağrı ya da kesilmeyen sinüs ağzı direnajı ile genellikle kolayca tanınır.
  • Hastalıklı tüm kemikler çıkarılmalıdır.
sternoklav kular osteomyel t
STERNOKLAVİKULAR OSTEOMYELİT
  • En sık uyuşturucu bağımlılarında görülür.
  • Subklavyen kateter takılanlarda, diyabet ya da karaciğer sirozu gibi sistemik hastalığı olanlarda , sepsisli hastalarda görülebilir.
  • Ateş ve eklem ağrısı en önemli bulgudur.
slide55
Akciğer grafisi ve BT tanıda yetersizdir. En iyi tanısal araç MR’dır.
  • MR’da eklem hastalığı, yumuşak doku yayılımı ve inflamasyon gösterilebilir.
slide56
Tedavide cerrahi olarak eklem ilgili sternum kısmı, klavikulanın yaklaşık yarısı ve birinci kot ile beraber anblok çıkarılır.
  • Cerrahi sonuçlar enfeksiyonun kontrolu açısından oldukça iyidir.
radyoterap nekrozu
RADYOTERAPİ NEKROZU
  • Toraks duvarında meme ya da başka dokuların neoplazmları için uygulanan radyoterapi, büyük nekrotik ülserler ve sekonder enfeksiyonlar ile sonuçlanabilir.
slide59
Bu tür durumlarda tedavi; geniş cerrahi eksizyon ve defektin primer olarak kapatılmasıdır.
  • Eksize edilen dokular histopatolojik olarak incelenmelidir ve lokal malignansi araştırılmalıdır.
mondor hastali i
MONDOR HASTALIĞI
  • Meme ve anterior göğüs duvarının yüzeysel venlerinde görülen lokalize tromboflebittir.
  • Bu hastalığın gelişmesinde altta yatan en önemli faktör radikal mastektomidir.
slide64
Aksilla, göğüs veya abdomende ciltaltı dokusunda kordon benzeri yapılar mevcuttur.
  • Rekürrens ve tromboemboli riski yoktur.
  • Spontan olarak gerileyen bir tablo olduğundan özel bir tedavi gerektirmez.
57 ya kadin orum
57 YAŞ KADIN, ÇORUM
  • 1972 YILINDA TÜBERKÜLOZ NEDENİYLE BİLOBEKTOMİ SÜPERİOR VE TORAKOPLASTİ YAPILMIŞ “METAL PROTEZ”.
  • 1978 YILINDAN BERİ TORAKOTOMİ HATTINDAN ARALIKLI AKINTISI OLMUŞ. 1978 YILINDA DOĞUM SONRASI PROTEZİN KIRILMASI ÜZERİNE KIRILAN PARÇA LOKAL ANESTEZİ İLE ÇIKARILMIŞ.
slide68
AKINTISI ARALIKLARLA TEKRARLAYAN HASTA CERRAHİ TEDAVİ PLANIYLA KLİNİĞİMİZE KABUL EDİLDİ.
slide69
FİZİK MUAYENE:

SAĞ HEMİTORAKSTA HACİM KAYBI, SKAPULANIN HAREKETSİZ OLDUĞU POSTEROLATERAL TORAKOTOMİ SKARI, HATTIN İNFERİOR VE SÜPERİORUNDA SKATRİZE FİSTÜL AĞIZLARI İZLENDİ.

slide79

"Dünyada her millet icraatına tahammül ettiği hükümetin mesuliyetine ortak sayılır“ Mustafa Kemal ATATÜRK