1 / 50

Dönem Sonu İşlemlerinde Cezalı Tarhiyat Riski Oluşturan Durumların Analizi

Dönem Sonu İşlemlerinde Cezalı Tarhiyat Riski Oluşturan Durumların Analizi. Meram Yeniyol Cad No:262 Konya. Sunum İçeriği. 1) Kasa ve Banka Hesaplarında Özellik Arz Eden Hususlar 2) Karşılıklara İlişkin Hükümler 3) Reeskont İşlemlerinde Özellik Arz Eden Hususlar

milt
Download Presentation

Dönem Sonu İşlemlerinde Cezalı Tarhiyat Riski Oluşturan Durumların Analizi

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. Dönem Sonu İşlemlerinde Cezalı Tarhiyat Riski Oluşturan Durumların Analizi Meram Yeniyol Cad No:262 Konya

  2. Sunum İçeriği 1) Kasa ve Banka Hesaplarında Özellik Arz Eden Hususlar 2) Karşılıklara İlişkin Hükümler 3) Reeskont İşlemlerinde Özellik Arz Eden Hususlar 4) Özel Maliyet Bedeline İlişkin Hususlar 5) KDV ile İlgili Hususlar 6)Diğer Özellikli Hususlar 7)Sorularınız

  3. KASA ve BANKA HESAPLARINDA ÖZELLİK ARZEDEN HUSUSLAR

  4. Kasa Hesabı Kasa Hesabı borç kalanına dikkat!!! İnceleme elemanlarının en çok sevdiği konu !!! Kasa hesabı borç kalanının işletmenin kapasitesine, iş yoğunluğuna uygun olması gerekir. Kasa bakiyesinin uzun süre çok yüksek tutarlarda seyretmesi ticari teamüller açısından da kabul edilebilir bir durum değildir. Eğer geçerli bir izahı yoksa cezalı tarhiyat söz konusu olabilir.

  5. Kasa Hesabı Adatlandırma=Kasa Hesabı Bakiyesi> Kasa Fiili Tutarı Kasa bakiyesinde görünüp de kasada fiili olarak yer almayan tutarların ortaklar tarafından kullanıldığı kabul edilmekte ve bu kasa bakiyesi için adatlandırma yapılarak faiz hesaplanmaktadır. Başka bir deyişle işletmenin faiz geliri elde ettiği kabul edilmektedir. Ayrıca, dönem içinde de bu yükseklik devam etmişse, dönem sonunda kalan bakiye normal sınırlarda olsa dahi yine eleştiri konusu yapılmaktadır.

  6. Kasa Hesabı İşletmenin kapasitesi nasıl? Kasa hesabı için yapılacak adat hesaplamasında; kasa hesabı bakiyesinin tamamı faiz hesabında dikkate alınmamakta, işletmenin kapasitesine göre kabul edilebilecek azami kasa tutarı tespit edilerek azami tutarın üzerinde kalan bakiye üzerinden faiz hesaplanmaktadır.

  7. Ortaklardan Alacaklara Hesaplanan Faiz KDV’ne Tabi mi? Ortaklardan alacaklar üzerinden hesaplanan faiz için işletme tarafından ortağa düzenlenen faturada KDV hesaplanması gerekmektedir. (Danıştay 7. Dairesi 27.11.2001 tarih ve E.2000/6476; K.2001/3643 sayılı Kararı KDV hesaplanamayacağı yönündedir.)

  8. Banka Hesabı Banka ekstresi=Muhasebe kaydı Bankalarla ilgili muhasebe kayıtları ile banka ekstrelerinin uyumlu olması birbirini doğrulaması gerekir.

  9. Banka Kredileri Kıstdöneme ait faizleri kurum kazancından indirebilirsiniz. Kredi sözleşmelerine dayanan borçlar, değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınacaktır. Bu hüküm çerçevesinde finansman ihtiyaçlarını banka kredisi kullanmak suretiyle karşılayan mükellefler, banka kredisi borçları nedeniyle değerleme gününe kadar oluşan kıst döneme ait faizleri de gider olarak kurum kazancından indirebileceklerdir.

  10. Banka Hesabı Uygulama Zorlukları • Faizlerin değişken olduğu durumlar • Belli süreden sonra geri ödemeli kredilerde faiz tahakkuku • Aylık sıra geri ödemeli kredilerde ödenen kredi tutarının faiz ve ana para olarak bankalarca ayrıştırılması

  11. Vadeli Mevduat Hesapları Kıst dönemde elde edilen faiz Mevduat hesapları, değerleme gününe kadar hesaplanacak faizleriyle birlikte dikkate alınmaktadır. Buna göre; değerleme gününe kadar oluşankıst döneme ait faiz geliriilgili dönemde gelir yazmak suretiyle kurum kazançlarına dahil edilecektir. Ticari işletmeler aktifine kayıtlı repo hesapları için de aynı şekilde işlem yapacaklardır

  12. Vadeli Mevduat Hesapları Kıst dönem faizlerinden yapılan stopaj Değerleme gününe kadar oluşan ve kurum kazancının tespitinde gelir olarak dikkate alınan kıstdöneme ait faiz tutarları üzerinden, ilgili dönem beyannamesinin verilmesi gereken sürenin sonuna kadar kesinti suretiyle ödenmiş olan verginin, beyannameye dahil edilen gelire isabet eden kısmı hesaplanan vergiden mahsup edilebilecektir.

  13. Vadeli Mevduat Hesapları Kıst dönem faizlerinden yapılan stopaj Vadesi değerleme gününden (31 Aralık 2012) sonra, ancak beyanname verme tarihinden önce dolan mevduat hesaplarında kıst olarak hesaplanıp gelir yazılan faizlere isabet eden gelir vergisi stopajı mahsup edilebilecektir. Vadesi beyanname verme süresinden sonra (Gelir Vergisinde izleyen yıl 25 Mart, Kurumlar Vergisinde izleyen yıl 25 Nisan) dolan mevduat hesaplarında ise stopajın tamamı faiz ödemesinin yapıldığı yıla ilişkin gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinde hesaplanan vergilerden yapılacaktır.

  14. Şüpheli Alacaklarda Özellikli Durumlar

  15. Şüpheli Alacaklar İçindekiler Kefalet teminat sayılır mı? İcra dosyası takipten düşmüşse karşılık ayrılır mı? Avanslardan karşılık ayrılır mı? KDV şüpheli alacak olur mu? Aciz vesikasına dayanarak karşılık ayrılması İflas ertelenmesinde karşılık ayrılması Şahıs şirketlerinden alacaklarda durum nasıldır Ciro edilen senetlerde karşılık ayrılması Kamudan alacaklar için karşılık ayrılması Karşılık hangi dönemde ayrılabilir?

  16. Şüpheli Alacaklar Kefalet teminat mıdır? Danıştay kefaletin teminat kapsamında değerlendirilemeyeceğini bu nedenle asıl borçlu hakkında takibe başlanmasının karşılık ayırmak için yeterli olduğunu belirtmiştir. (Danıştay 4. Dairesi’nin 02.03.2004 tarih ve E.No:2002/4579, K.No:2004/355 sayılı Kararı Özet:İcrasahfasında bulunan kefilli alacaklar, teminatlı alacak kapsamında olmadığından, şüpheli alacak karşılığı ayrılabilecektir.)

  17. Şüpheli Alacaklar İcra dosyası takipten düşmüşse? Danıştay bir kararında da icra takibinin ciddi olarak yapılmaması nedeniyle dosyası takipten düşen alacağın şüpheli alacak olarak nitelendirilemeyeceğini belirtmiştir. ( Danıştay 3. Dairesi’nin 10.06.1987 tarih ve E.No:1986/2768, K.No:1987/1552 sayılı Kararı Özet: İcra takibinin ciddi olarak takip edilmemesi nedeniyle, dosyası takipten düşen alacağın, şüpheli alacak kabul edilemeyeceği)

  18. Şüpheli Alacaklar Avanslardan karşılık ayrılması Gelir İdaresi, Konya Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 25.06.2009 tarih ve VUK-2-2915/739 sayılı muktezasında belirttiği gibi; Şüpheli alacaklara karşılık ayrılabilmesi için karşılık ayrılacak alacağın, ticari veya zirai faaliyetin idame ettirilmesi ile ilgili olması yani daha önceden hasılat hesaplarına intikal ettirilmiş olması gerekir; görüşündeydi Bursa Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 23.08.2011 tarih ve 183 sayılı muktezasında avanslardan da şüpheli alacaklar karşılığı ayrılabileceği belirtilmiştir. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 21.06.2012 tarih ve 1952 sayılı muktezası,

  19. Şüpheli Alacaklar KDV şüpheli alacak olur mu? Katma değer vergisi, ekonomik faaliyetlerin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan ve işletmenin alışları sırasında ödediği, işletme alacaklarının bir unsurunu teşkil eden ve doğrudan doğruya mal (veya hizmet) tesliminden (veya ifasından) kaynaklanan bir alacaktır. Bu itibarla, katma değer vergisinden kaynaklanan alacak için şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi; yukarıdaki madde hükmünde yer alan şartların mevcut olması, alacağın ilgili dönemin kayıtlarına girmesi ve katma değer vergisi beyannamelerinde beyan edilmesi halinde mümkün olacaktır. (VUK 334 sıra no’lu Tebliğ)

  20. Şüpheli Alacaklar Aciz vesikasına dayanarak karşılık? Aciz vesikasına bağlanan alacaklarda, vesikada yer alan tutar için karşılık ayrılabilir. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı,Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü’nün 09/06/2011 tarih ve B.07.1.GİB.4.34.19.02-019.01-686 sayılı muktezası)

  21. Şüpheli Alacaklar Aciz belgeli alacak şüpheli mi yoksa değersiz mi? Aciz belgesi , borç ikrarını içeren bir belgedir. Bu nedenle bir alacağın aciz belgesine bağlanmış olması, alacağın gelecekte tahsil edilme imkanını ortadan kaldırmaz. Bu alacak değersiz alacak olarak nitelendirilemez.

  22. Şüpheli Alacaklar Aciz belgeli alacak şüpheli mi yoksa değersiz mi? Aciz vesikasına bağlanan alacaklar, borçlunun ödeme gücüne sahip olması durumunda alacağın takibi ile tahsil edilebileceğinden, değersiz alacak olarak değil şüpheli alacak olarak kaydı gerekir. Danıştay’ın her iki yönde de kararı mevcuttur. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı,Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü’nün 24.03.2008 tarih veB.07.1.GİB.0.04.99.16.01./01/VUK-322-2008-MUK-18 sayılı muktezası) (Danıştay 4.Dairesi’nin 02.12.1974 tarih ve E:973/6440;K:974/4160 sayılı kararı (Değersiz alacak olarak kaydedilebileceği yönünde) Danıştay 4. Dairesi’nin 10.01.1984 tarih ve E:1985/8216; K:1984/98 sayılı Kararı(Değersiz alacak olarak kabul edilemeyeceği yönünde))

  23. Şüpheli Alacaklar İflas ertelenince………. İflasın ertelenmesikararının verilmesi ile iflasa ilişkin şartların varlığının tamamen ortadan kalktığından söz edilemeyeceğinden, iflası ertelenen şirketten tahsil edilemeyen alacaklar için mahkemece iflasın ertelenmesine ilişkin kararın verildiği hesap döneminde şüpheli alacak karşılığı ayrılabilir. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü’nün 03.05.2011 tarihli muktezası)

  24. Şüpheli Alacaklar Şahıs şirketinden olan alacaklara dikkat!!! Şahıs şirketlerinden (Kollektif ve Adi Ortaklıklar) olan alacaklardan TTK hükümlerine göre tüm ortaklar bütün mal varlıklarıyla müteselsilen sorumlu olduklarından, şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için şirket ve ortakların hepsi için takibata geçilmiş olması gerekmektedir.

  25. Şüpheli Alacaklar Ciranta hakkında takibat Ciro edilmek suretiyle gelen senet bedelinin ödenmemiş olması durumunda, şüpheli alacak karşılığı ayrılabilmesi için bu senedi ciro eden kişi hakkında takibat yapılmış olması gerekir.Hatır senetleri için şüpheli alacak karşılığı ayrılamaz. (Danıştay 3. Dairesi’nin 11.12.1989 tarih ve E.No:1989/4216; K. No:1989/2768 sayılı Kararı, bir alacağın şüpheli alacak sayılabilmesi için, bu alacağa ait senedin ilk cirantası hakkında icra takibinin yeterli olduğu hakkında)

  26. Şüpheli Alacaklar Kamudan Olan Alacaklarda Durum Bu konuda farklı görüşler bulunmaktadır. Birinci görüşe göre; Kamu kurum ve kuruluşlarından olan alacakların tahsil edilememesi diye bir sorun olamaz. Ancak ödemelerde bir süre gecikmenin söz konusu olabilir. Dolayısıyla kamu kurumlarından olan alacaklar için karşılık ayrılması mümkün bulunmamaktadır. (Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 21.02.2012 tarihli muktezası)

  27. Şüpheli Alacaklar Kamudan Olan Alacaklarda Durum İkinci görüşü savunanlara göre ise; kamudan olan alacakların da varlığı, konusu, tutarı ve içeriğine ilişkin ihtilaflar nedeniyle dava konu edilebilmesi ve bu nedenle tahsili şüpheli hale gelen bu alacaklar için karşılık ayrılabilmesi mümkündür.(Hesap Uzmanları Danışma Komisyonu’nun 28.05.1962 tarih ve 116 sayılı Kararı)

  28. Şüpheli Alacaklar Karşılığın ayrılacağı dönem Gelir idaresi başkanlığı, alacak şüpheli hale geldiği dönemde karşılık ayrılabileceği daha sonraki dönemlerde ayrılamayacağı şeklinde görüş belirtmiş, Danıştay bazı kararlarında benzer görüşe sahipken bazı kararlarında aksi yönde görüş beyan etmiştir. (İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın 24.07.2012 tarihli Muktezası) (Şüpheli hale geldiği dönemde karşılık ayrılmasına ilişkin, Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu’nun 08.12.2006 tarih ve E.No:2006/291;K.No:2006/334 sayılı Kararı; Sonraki dönemlerde de ayrılabileceğine ilişkin Danıştay 4.Dairesinin E.No:1992/719;K.No:1992/4809 sayılı Kararı)

  29. Değersiz Alacaklar Alacağın değersiz hale geldiği yıl gider olarak kaydedilmesi gerekir. Daha sonra gider olarak kaydı mümkün değildir. Alacak üzerinden KDV hesaplanmışsa, KDV tutarı da değersiz alacak olarak kabul edilir.

  30. REESKONT İŞLEMLERİNDE ÖZELLİKLİ DURUMLAR

  31. Reeskont İşlemleri KDV Reeskonta Tabi mi? Maliye Bakanlığı’nın görüşüne göre, KDV ekonomik faaliyetin bir sonucu olarak doğduğundan ve senetle birlikte tahsil edildiğinden KDV ayrıştırılmadan tüm tutar üzerinden reeskont hesaplanmalıdır. (Gelirler Genel Müdürlüğü’nün 10.08.2001 tarih ve 42547 sayılı yazısı)

  32. Reeskont İşlemleri Vadeli satış kampanyalarında belge düzenlenmeden alınan senetler Alacak senetlerinin reeskonta tabi tutulabilmesi için vadesi gelmemiş alacağın hasılatın tahakkuk esası gereği kayıtlara intikal ettirilmesi gerektiğinden vadeli satış kampanyalarında belge düzenlenmeden senede bağlanan alacaklarda vadesi gelmemiş senetler reeskonta tabi tutulamaz.

  33. Yenileme Fonu Yenileme fonundaki 3 yıllık sürenin hesabında Maliye Bakanlığı satışın yapıldığı yılın da dikkate alınması gerektiğini, Danıştay ise satışın yapıldığı yılın ilave edilmemesi görüşündedir.

  34. ÖZEL MALİYET BEDELİ

  35. Özel Maliyet Bedeli Süresi belli olmayan kiralamalarda özel maliyet bedelinin 5 yıl içerisinde itfa edilmesi gerekmektedir. Kira süresinin her yıl yenilenmesi durumunda ise bir yıllık kiralamalarda özel maliyet harcamalarının yapılması ticari teamüllere uymadığından 5 yılda itfa edilecektir.(333 sıra no’lu VUK Tebliği eki 56 ncı sıra)

  36. Özel Maliyet Bedeli Kiralanan Gayrimenkulün Kiracı Tarafından Satın Alınmasında Özel Maliyet Bedeli Kapsamındaki Harcamaların Durumu: 1.Görüş: Binanın satın alınma tarihi itibariyle itfa edilmeyen özel maliyet bedelinin bir defada gider yazılması.

  37. Özel Maliyet Bedeli 2.Görüş: Satın alınan gayrimenkul işletmenin aktifinde sahip olduğu gayrimenkuller arasında yer alacağından özel maliyet hesabının kapatılarak binalar hesabına aktarılacak ve itfa edilmeyen kısmı da amortisman şeklinde itfa edilecek. 3. Görüş: Özel maliyet bedelinin itfa edilmeyen kısmının harcamaların niteliğine göre bina, demirbaş vs şeklinde aktifleştirilmesi ve farklı amortisman oranları ile itfa edilmesidir.

  38. Özel Maliyet Bedeli Özel Maliyet Bedelinin Kira Süresinin Bitiminde Kiracı Tarafından Kiralayana Devri

  39. Özel Maliyet Bedeli Kiralayan gerçek kişi ise; Kiracı tarafından yapılan bedelsiz devir ayni olarak tahsil edilmiş GMSİ sayılacağından gelir vergisi tevkifatına tabi tutulması gerekecektir. Bu devir işlemi KDV’ne konu olacak KDV matrahının tespiti için ise Takdir Komisyonu Kararı gerekecektir. Kiralayanın elde ettiği GMSİ da KDV’ne tabidir. Ancak iktisadi işletmeye dahil olmadığından KDV’nden istisnadır.

  40. Özel Maliyet Bedeli Kiralayan gelir yada kurumlar vergisi mükellefi ise; Kiracı tarafından yapılan bedelsiz devir ticari kazanç olarak beyan edilecektir.Bu devir işlemi KDV’ne konu olacak KDV matrahının tespiti için ise Takdir Komisyonu Kararı gerekecektir. Burada iki ayrı teslim olduğundan kiralayan da bu iktisadi kıymetin devrinden dolayı KDV hesaplayacaktır.

  41. KDV İLE İLGİLİ DİĞER HUSUSLAR

  42. İndirim Konusu Yapılamayan KDV Tutarları Hesap dönemi kapandıktan sonra gelen faturalarda yer alan tutarlar, tahakkuk ettikleri dönemin gideri olarak değerlendirilecek ve söz konusu faturalarda yer alan ve indirim konusu yapılamayan KDV tutarlarının maliyet veya gider unsuru olarak dikkate alınması mümkün olup, bu tutarların gider olarak dikkate alınması halinde, fatura tarihinin içinde bulunduğu vergilendirme döneminin kurum kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. (Gelir İdaresi Başkanlığı’nın, 31.01.2012 tarih ve KDV.29/391 ile 20.02.2012 tarih ve KDV.29/600 sayılı muktezaları)

  43. Zayi Olan Mallarda KDV Zayi aranıyor! Gelir İdaresi Başkanlığı 113 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nde, kullanım süresi geçen veya kullanılamayacak hale gelen malların zayi olan mal olarak değerlendirileceği, KDV Kanununun 30/c maddesine göre mükelleflerce bu malların iktisabında yüklenilen KDV'nin indirim konusu yapılmasının mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Konu ile ilgili 60 Nolu KDV Sirkülerinde de detaylı açıklama yapılmıştır. Vergi Kanunlarımızda “ZAYİ” kavramı tanımlanmadığı için %10 dahi ekonomik değeri olan emtia için yüklenilen KDV indirim konusu yapılabildiği halde normal iş akışı içinde ekonomik değerini kaybeden mallar için yüklenilen KDV’nin indirimine izin verilmemektedir. Örneğin; kullanım ömrünü tamamlayan araç lastikleri sembolik bir fiyata satılırsa yüklenilen KDV indirim konusu yapılabilecek, ancak imha edilirse yapılamayacaktır.

  44. Ciro Primlerinde KDV Satıcılar tarafından dönem sonlarında ciro primi ya da satış primi gibi iskonto yapılması halinde; iskonto tutarı üzerinden ilk teslim ya da hizmetin yapıldığı tarihteki KDV oranı uygulanarak KDV hesaplanacaktır.

  45. Yurtdışı İskontolarının KDV Karşısındaki Durumu Maliye Bakanlığı, doğrudan gelir yazılan yurtdışı iskontoları veya fiyat farkları için düzenlenecek faturalarda KDV’nin hesaplanması gerektiği görüşündedir. (Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Baskanlığı’nın 12.03.2008 tarih ve 6801 sayılı Muktezasında KDV hesaplanmayacağı şeklinde görüş verilmiş, 23.07.2012 tarih B.07.1.GİB.4.34.17.01-KDV.24-2260 sayılı muktezada ise KDV hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.)

  46. ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER

  47. Masraf Aktarımı Kar amacı gütmeden yapılan bir sözleşmeye dayanarak ya da yanlış düzenlenen faturanın asıl muhatabına yansıtılması amacıyla düzenlenen masraf yansıtma faturalarında; şayet söz konusu işlem KDV’ye tabi ise masraf yansıtması (aktarımı) da KDV’ye tabi olacak; ancak işlem KDV’ye tabi değilse bu durumda masraf yansıtma faturası da KDV’siz düzenlenecektir.

  48. Kaybolan, çalınan mallar Kaybolan veya çalınan mallarla ilgili olarak; Olayın polis raporu veya benzeri belgelerle kanıtlanması halinde KKEG olarak kayıtlara alınması, aksi takdirde işletmeden çekiş kabul edilip fatura düzenlenerek emsal bedelinin hasılat yazılması gerekmektedir. KKEG olarak yazılan mal bedeli için yüklenilen KDV de indirim konusu yapılamaz ve hesaplanan bu KDV’nin de KKEG olarak dikkate alınması gerekmektedir.

  49. Ciro Primleri Satın alınan mal alışları ile ilgili olarak dönem içinde satıcı tarafından yapılan mal alış iskontoları maliyet ile ilişkilendirilerek maliyet bedelini düşüren bir unsur olarak dikkate alınmaktadır. Dönem sonlarında toplam emtia alımları ile ilgili ciro primleri adı altında düzenlenen iskontoların ise doğrudan gelir yazılması daha uygundur. Ciro primi veya iskonto yerine bedelsiz mal gönderilmesi durumunda, ciro primi gelir yazılır ve bu tutar bedelsiz alınan malın maliyeti olarak dikkate alınır.

  50. KATILIMINIZ İÇİN TEŞEKKÜRLER YMM Ali EGEMEN aliegemen@referansymm.com.tr 19.01.2013

More Related