1 / 29

TARIM REFORMU ve ARAZİ DÜZENLEMESİ

TARIM REFORMU ve ARAZİ DÜZENLEMESİ. Hazırlayan 081205004 HASAN HÜSEYİN KILIÇ.

meryl
Download Presentation

TARIM REFORMU ve ARAZİ DÜZENLEMESİ

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. TARIM REFORMU ve ARAZİ DÜZENLEMESİ Hazırlayan 081205004 HASAN HÜSEYİN KILIÇ

  2. "Her şeyden önce ülkede topraksız çiftçi bırakılmamalıdır. Bundan daha önemlisi de bir çiftçi ailesini geçindirebilecek toprağın - hiçbir nedenle ve biçimde - bölünemez hale getirilmesidir. Büyük çiftçi ve çiftlik sahiplerinin işleyebilecekleri toprak genişliği, söz konusu toprağın bulunduğu bölgenin nüfus yoğunluğuna ve toprağın verimine göre sınırlandırılmalıdır." 1 Kasım 1937, Atatürk

  3. Tarım sektörü, ekonomik, sosyal ve politik gelişme süreci içerisinde önemli bir destek sağlamaktadır. Özellikle ekonomik gelişmenin ilk dönemlerinde hakim sektör konumundadır. Ayrıca ülkemizde tarım kesiminin nüfusu ülke nüfusunun % 35’ lik kısmını oluştururken aktif iş gücünün de % 45’ lik bölümünde rol almaktadır. Ancak buna karşılık sanayi ve hizmetler sektörüne göre milli gelir içerisinde düşük pay almaya başlamıştır. Tarımın Türkiye EKONOMİSİNDEKİ Yeri

  4. Yapılan araştırmalara göre ülkemiz nüfusu her geçen yıl % 1.50 oranında artmakta iken artan nüfusun ihtiyaçlarının büyük bölümüne tarım sektörü ilaç olmaktadır. Bununla birlikte ekonominin gelişimini artıracak kaynak transferleri ve sanayi sektörüne hammadde sağlaması ve pazar oluşturması vb. gibi özellikleriyle tarımın ülke ekonomisinde ne kadar bir yere sahip olduğu anlaşılacaktır.

  5. Türkiye’ de tarım işletmeleri dediğimiz grup yani çiftçi kardeşlerimizin sayısı gün be gün artarken buna zıt olarak ortalama işletme büyüklükleri azalmaktadır. Oysa günümüz dünyasında gelişmiş ülkelerde – özellikle AB ülkelerinde- işletme sayısı azalırken ortalama işletme büyüklükleri artmaktadır. Böylece teknoloji kullanımı maksimum seviyede maksimum verimlilikle kullanılmakla birlikte emek sarfiyatını azaltmakta ve yeterli sermaye birikimine olanak sağlamaktadır. Tarım Arazilerimize genel bakış

  6. Yapılan araştırma sonuçlarına göre ; 1- ÇKS ( Çiftçi Kayıt Sistemi ) 2007 yılı itibariyle kayıtlı tarım arazisi büyüklüğü 16.7 milyon ha iken işletme sayısı 2.6 milyon civarındadır. Bununla birlikte Türkiye’ de çiftçi başına düşen arazi miktarı 6 ha iken AB ülkelerinde bu oranın 19.7 ha olduğu sonucuna varılmıştır. 2- Tarım işletmelerinin % 78.9 luk kısmı 100 dekardan daha az toprak üzerinde tasarruf hakkını elinde bulundururken bu durum toplam arazinin % 34.3 üne tekabül etmektedir.

  7. 3-Tarımsal işletmelerin tasarrufundaki tarım arazisinin tasarruf şekli incelendiğinde, yalnız kendi tarım arazisini (zilyetlik dahil) işleten işletmelerin toplam işletme içindeki oranı % 85,1, işledikleri tarım arazisinin toplam tarım arazisi içindeki oranı ise %71,4 olarak belirlenmiştir. 4- Tarım işletmelerinin toprağı işleme biçimine bakılırsa kendi arazisini başkasına işleten işletmelerin tüm işletmeler içindeki oranı ise %85.1 ülke genelinde arazinin ise yaklaşık % 70 ine karşılık gelmektedir.

  8. Bununla birlikte ülkemiz tarımının temel yapı sorunlarına kısaca göz atarsak, 1- Kırsal toplumu oluşturan vatandaşlarımızın çoğunun hiç toprağı yoktur. 2- Tarım işletmelerinin işletme büyüklükleri çoğunlukla bir ailenin geçimini sağlamakta yetersiz kalmaktadır. 3- Tarım işletmelerinde toprak mülkiyeti dağılımı dengesiz bir yapı göstermektedir. 4 – Tarımsal parseller genellikle dağınık bir yapı gösterip düzensiz şekle sahiptir. 5- Kiracılık, ortakçılık vs. verimli tarım yapılmasının önüne geçmekte ve ekonomik olarak zarar vermektedir.

  9. Toprak ve Tarım Reformu Niçin Gereklidir ? Tarım, beslenme odaklı bir sektör olduğu için tüm dünya nüfusu için büyük önem taşımaktadır. Türkiye de coğrafi konumu ve iklim koşulları avantajları nedeniyle, geçmiş dönemde tarımsal açıdan kendi kendine yeterlilik kriterlerini karşılayan sınırlı sayıda ülke arasında yer almıştır. Tarım sektörü,Türkiye’de olduğu gibi tüm dünyada da bu nedenle desteklenmektedir.

  10. Tarım sektörünün desteklenmesinde, tarımın doğa koşullarına bağımlılığı dolayısıyla risk ve belirsizliğin fazla olması en önemli belirleyicidir. Bunun yanı sıra, tarım ürünlerine ilişkin arz ve talep esnekliğinin düşüklüğü, tarımsal üretim dönemlerinin diğer sektörlere kıyasla daha uzun olması ve belirli zamanlarda yoğunlaşması, tarımsal ürünlerin korunup saklanmalarının ancak belirli şartlarda ve zaman içinde yapılabilmesi, tarımsal faaliyetlerden sağlanan gelirlerin diğer sektörlere göre düşük olması, tarım sektörünün desteklenmesindeki en önemli gerekçelerdir.

  11. Reformun gerekliliği ve gerçekleştirilebilmesi için IMF ile imzalanan anlaşma kapsamında eski adıyla Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı tarafından hazırlanan yasa tasarılarının bulunduğu ‘Tarımsal Reform ve Tarımda Yeniden Yapılanma Programı’nda ulusal anlamda bir dizi hedefler belirlenmiştir. Buna göre reform; 1- Çiftçilere istikrarlı gelir sağlanarak refah düzeylerini artırmak, 2- Tarımın ülke ekonomisine katkısını artırmak, 3- AB ve diğer rakip ülkeler ile rekabet imkanlarının yükseltilmesi,

  12. 4- Tarımsal üretimde kalite, çeşitlilik ve devamlılık ve standarda dayalı üretim sağlanarak tarım ürünleri dış ticaretinin artırılması, 5- Stratejik ürünlerde üretim arzının güvence altına alınması 6- Gıda güvenliği ve emniyetinin sağlanması, 7- Doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirlik esasları çerçevesinde yaşanabilir bir çevre oluşturulması ve ekolojik dengenin gelecek nesillere aktarılması, 8- Bilgi ve teknolojinin üretilip yaygınlaştırılabileceği bir ortamın sağlanmasını gerçekleştirmelidir.

  13. -Alternatif Ürün Projesi -Telafi Edici Ödeme Sistemi - Çiftçi Kayıt Sistemi Projesi - Doğrudan Gelir Desteği Projesi -Çiftçi Örgütlenmesi Projesi -Tarımsal Ürünlerin Gelir Fiyatlarının Dünya Fiyatları İle Uyumu Projesi -Ürün Borsalarının Geliştirilmesi Projesi -Prim Kararnamesi Projesi -Avrupa Birliğine Uyum Projesi Tarım Reformu Çalışmaları

  14. Genel anlamda Arazi Toplulaştırması Tarım Reformunun gerçekleştirilmesi için bir araçtır. Başka bir deyişle çeşitli nedenlerle ekonomik olarak tarımsal faaliyetleri yapmaya imkân vermeyecek biçimde parçalanmış, dağılmış, bozuk şekilli parsellerin modern tarım işletmeciliği esaslarına göre ve sulama hizmetlerinin geliştirilmesi için en uygun biçimde birleştirilmesi,şekillendirilmesi ve yeniden düzenlenmesi işlemine“arazi toplulaştırması” denilmektedir. Arazi Toplulaştırması Nedir ?

  15. Arazi Toplulaştırmasının Amacı Tarım işletmelerinin sahip oldukları küçük, parçalı ve dağınık arazileri modern tarım işletmeciliğine göre yeniden düzenleyerek, daha az zaman, işgücü ve sermaye kullanımını sağlamak, üretim faktörlerinden en iyi biçimde yararlanarak tarımsal üretimi ve tarım işletmelerinin verimliliğini artırmak ve kırsal kesimdeki nüfusun hayat standartlarını yükseltmektir.

  16. ·Parçalı ve dağınık araziler birleştirilmektedir:   · Tarım arazileri düzgün şekilli parsellere dönüştürülmektedir: ·Her tarla sulama kanalına kavuşturulmaktadır: ·  Her tarla yola kavuşturulmaktadır: ·  Ulaşım daha kolay ve ekonomik hale gelmektedir: ·Tarım makinelerinin kullanımı daha ekonomik olmaktadır: · Ekilebilir arazi miktarları artmaktadır: · Zirai mücadele ve gübreleme kolaylaşmaktadır: ·Kullanılmayan küçük araziler değerlendirilmektedir: ·Tarla sahipleri arasındaki anlaşmazlıklar ortadan kalkmaktadır: · Tarım için en ideal parsel ebatları oluşturulmaktadır: · Kadastro yenilenmiş olmaktadır: · Köy yerleşim yerleri iyileştirilmekte ve geliştirilmektedir. Toplulaştırmanın faydaları

  17. Toprak ve Tarım Reformu Kanunları Ülkemizde belli dönemlerde tarıma yön vermek ve iyileştirmek gayesiyle çeşitli yasalar yürürlüğe girmiştir. Tarım toprak var olduğu sürece mümkün olduğundan toprağı korumak temel amaç olmuştur. Bu sebeple çıkarılan yasalar; 1-4753 Sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Yasası(1945) 2- 1757 Sayılı Toprak ve Tarım Reformu Yasası (1973) 3- Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu (1984) olup ,

  18. Tarım Reformu ve Arazi Toplulaştırması ilişkisini daha iyi anlayıp kavrayabilmek için 1757 sayılı Toprak ve Tarım Reformu Yasası ile 3083 sayılı Sulama Alanlarında Arazi Düzenlemesine Dair Tarım Reformu Kanunu incelememiz aklımıza takılan sorulara önemli derecede cevap verecektir. 1973 yılında yürürlüğe giren 1757 sayılı kanun; (1) Ekonomik amaç: Toprağın verimli bir şekilde işletilmesini sağlayacak tarımsal üretimi sürekli olarak arttırmak, artan üretimin değerlendirilmesini sağlamak ve kalkınma için zorunlu olan sanayinin geliştirilmesine ortam hazırlamak, (2) Sosyal amaç: Tarım kesiminde toprak ve gelir dağılımındaki dengesizliği gidermek, istihdam imkanı yaratmak ve mülk güvenliğini sağlamak, (3) Siyasal amaç: Çalışanlara Anayasanın öngördüğü hakları özgürce kullanma imkanı sağlamaktır.

  19. Her ne kadar 1757 sayılı TTR yasasının amaçları yazılanlar gibi olsa da uygulamada bu adımlar söylemde kalmış ve sadece toprak edindirme ile sınırlanmıştır. 1984 yılında tarımın bünyesindeki temel aksaklıkları gidermeye yönelik tedbirleri ihtiva eden, teknolojik gelişme ve iktisadi verimliliği dikkate alan, çiftçi gelirlerinin yükseltilmesini hedefleyen 3083 sayılı SAADDTRK yürürlüğe girmiştir.. . Ayrıca ilk kez Toprak Reformu anayasada yer almamıştır. Yasa ilk maddesiyle birlikte toprağa ve tarıma yönelik amaçlarını ortaya koymuştur.

  20. a) Toprağın verimli şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami ekonomik verimin alınmasını, tarım üretiminin sürekli olarak artırılmasını, değerlendirilmesini ve buralarda istihdam imkanlarının artırılmasını, b) Yeterli toprağı bulunmayan ve topraksız çiftçilerin zirai aile işletmeleri kurabilmeleri için Devletin mülkiyetinde bulunan topraklarla topraklandırılmalarını, desteklemelerini, eğitilmelerini, c) Ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanan tarım topraklarının gerektiğinde ve imkanlar ölçüsünde genişletilmesi suretiyle de toplulaştırılmasını, tarım arazisinin ailenin geçimini sağlamaya ve aile iş gücünü değerlendirmeye yeterli olmayacak derecede parçalanmasını ve küçülmesini önlemeyi,

  21. d) Yeni yerleşme yerleri kurmayı, mevcut yerleşme yerlerine eklemeler yapmayı, e) Zorunluluk halinde tarım arazisinin diğer amaçlara tahsisini düzenlemeyi, f) Dağıtılmayan tarım arazisinin değerlendirilme şeklini belirlemeyi, g) Bakanlar kurulunca gerekli görülen diğer bölgelerde taşınmazların Milli Güvenlik nedeniyle mülkiyet ve tasarruf şekillerinde ve yerleşme yerlerinde düzenlemeler yapmayı sağlamaktır.

  22. Ayrıca yasa belirlenen toprak normu ile, bu normun 10 katından fazla toprağa sahip malikten fazla olan miktarı kamulaştırılarak toprağı olmayan vatandaşların topraklandırılması da hedeflenmiştir. Toprak normu ile topraklandırılmış işletmelerin tasarrufunda bulundurduğu toprağı satma yetkisi yoktur ve kullanım hakkı babadan oğula geçmek suretiyle devam eder.

  23. Mülga Toprak - İskan Genel Müdürlüğü (1945-1984) 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu uygulamalarını yürütmüştür . Mülga Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığı (1973-1984) Kanunun uygulandığı süre içersinde Toprak ve Tarım Reformu Müsteşarlığı, ilgili kurum ve kuruluşlara ödenek aktararak, sosyo-ekonomik amaçlı 45 sağlık ocağı, 3 lise, 7 yatılı bölge okulu, 1 yem fabrikası, 190 adet sulama kuyusu,132 km köy yolu, 80 adet köprü, 364 köye içme suyu, 227 km il yolu, enerji nakil hattı ve trafo merkezleri vb. yatırımların gerçekleşmesini sağlamıştır. UYGULAYICI KURUMLAR

  24. Tarım Reformu Genel Müdürlüğü (1985 - ) 3083 sayılı yasanın amaçlarını gerçekleştirmek üzere kurulmuştur. Görevleri; 1. Tarım Reformu Bölgesi ilanı için ön etüt ve araştırmaları yapmak ve Bakanlık Makamına teklif etmek, 2. Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen uygulama bölgelerinde; - Hazine arazilerinin, topraksız veya yeter toprağı bulunmayan çiftçilere zirai aile işletmeleri kurabilecek şekilde dağıtmasını ve kiralanmasını sağlamak, ayrıca çiftçilerin teçhiz edilmelerini, desteklenmelerini ve eğitilmelerini sağlamak - Ekonomik üretime imkan vermeyecek şekilde parçalanmış arazileri toplulaştırmak ve tekrar parçalanmasına ve küçülmesini engellemek, - Toprak ve su kaynaklarının ekonomik ve teknik icaplara göre korunması için gerekli tedbirleri almak, -Toprağın verimli bir şekilde işletilmesini, işletilmesinin korunmasını, birim alandan azami verim alınmasını, zirai üretimin sürekli olarak artırılmasını sağlamak, -Yeni yerleşim yerleri kurulması, mevcut yerleşim yerlerine eklemeler yapılması için tedbirler almak ve bu konuda ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmak, -Tarım arazisinin esas olarak tarımda kullanılmasını, mecburi hallerle sınırlı kalmak kaydıyla, tarım arazisinin tarım dışı amaçlara tahsisini sağlamak,

  25. Sonuç  Ülkemizde tarım işletmelerinin sahip oldukları araziler miras ve diğer nedenlerle her geçen gün daha da küçülmektedir. 1950 yılında işletme sayısı 2.2 milyon, ortalama işletme büyüklüğü de 100 dekar iken, 2000 yılında işletme sayısı 3,02 milyona çıkarken ortalama işletme büyüklüğü 61 dekara düşmüştür. İşletme ölçeği küçülürken parça sayısı da artmaktadır. Bugün işletme başına 7 parça arazi düşmektedir.  Bunun için ;

  26. Tarıma sektörüne ve halkına, hak ettiği toplumsal refah düzeyine çıkarmak için çeşitli kanunlarla tarıma dayalı kamulaştırma, arazi dağıtımı, arazi toplulaştırması, arazi kiralaması gibi mülkiyetle ilgili düzenlemeler yapmak, toprağın verimli şekilde işletilmesi, işletilmesinin korunması, tarımsal üretimin artırılması, tarımda istihdam olanaklarının geliştirilmesi, çiftçilerin desteklenmesi ve eğitilmesi, yerleşim yerlerinin düzenlenmesi gibi iktisadi verimlilik ilkeleri göz önünde bulundurularak çalışmalar yapılmalıdır. Türkiye’de toprak ve su kaynaklarının geliştirilmesi ve bu kaynakların ekonomik şekilde tekniğine uygun olarak kullanılmasını, Türk çiftçisinin kalkınmasında en önemli etkenlerden birisi olarak görülmektedir. Çağdaş tarımın uygulanmasında sulama projeleri ile birlikte drenaj kanalları, tesviye ve tarla içi yolların yapımı gibi hizmetlerin tarım reformu ve arazi toplulaştırması ile birlikte değerlendirilmesi, çevre ve doğanın korunması, köylerin yenilenmesi, kamu yatırımlarında fiziki tesisler için arsa temini, kırsal kalkınma hedefine ulaşmadaki yegane yoldur.

  27. Aslında sözün özü; Yeniden üretilemeyen ve üretimde insanoğlunun katkısı bulunmayan doğal kaynaklarımızdan olan topraklarımızın daha iyi korunması, geliştirilmesi ve daha verimli kullanılmasının temini için ARAZİ TOPLULAŞTIRMA çalışmalarının hızla tüm ülke geneline yayılması şarttır.

  28. Kaynakça • http://www.tarimreformu.gov.tr/library/belge/b_Turkiye_toprak%20reformu_uygulamalari.pdf • http://sbd.ogu.edu.tr/makaleler/2_1_Makale_4.pdf • http://tarimbilimleri.agri.ankara.edu.tr/2006/111_4/makale%202.pdf • http://www.sgb.gov.tr/Politika%20Analizi/6-%20Tar%C4%B1m%20Sekt%C3%B6r%C3%BC/3.%20%C3%87al%C4%B1%C5%9Fma%20Platformu/Hazine%20Tar%C4%B1m%20Reformu.pdf • http://www.gislab.ktu.edu.tr/yayin/PDF/05HIB02.pdf • Kırsal Alanda Arazi Toplulaştırması Makale Ziya Parlak,2010 • Türkiye’de Tarım Reformu Yrd.Doç.Zeynep Erdinç

More Related