1 / 49

Türk Ocağı Genel Merkezi Ölümünün 421. Yıldönümünde Mimar Sinan Prof. Dr. Suphi Saatçi Cumartesi, 14 Mart 2009

Türk Ocağı Genel Merkezi Ölümünün 421. Yıldönümünde Mimar Sinan Prof. Dr. Suphi Saatçi Cumartesi, 14 Mart 2009. Sinan Öncesi İstanbul

koen
Download Presentation

Türk Ocağı Genel Merkezi Ölümünün 421. Yıldönümünde Mimar Sinan Prof. Dr. Suphi Saatçi Cumartesi, 14 Mart 2009

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. Türk Ocağı Genel Merkezi Ölümünün 421. Yıldönümünde Mimar Sinan Prof. Dr. Suphi Saatçi Cumartesi, 14 Mart 2009

  2. Sinan Öncesi İstanbul Dünyanın en ilgi çeken şehri olan İstanbul, Osmanlı yönetimine geçtiği 1453 yılından sonra büyük bayındırlık hareketlerine sahne olmuştur. Bu imar hareketinin en yoğun bölgesi, Fatih ve Eminönü'yü kapsayan Suriçi bölgesidir. Fatih’in İstanbul’da başlattığı imar çalışmaları kendi adına yaptırdığı külliye ile sınırlı kalmamış, değişik türde birçok eser inşa edilmiştir. Tarihî yarım ada, Mahmut Paşa, Firuz Ağa, Atik Ali Paşa, Murat Paşa camileri ile Beyazıt Külliyesi gibi, irili ufaklı yeni yapılarla donatılmıştır. Böylece yerleşme alanları canlılık kazanmış ve Türklerin elinde İstanbul dokusal açıdan zenginleşmeğe başlamıştır.

  3. Osmanlı Devleti, Fatih’le birlikte imparatorluk niteliği kazandıktan sonra külliyeler dönemi başlamıştır. İstanbul’un başkent olması ile başlayan dönemin bir ürünü olan Fatih Külliyesi, gerek büyüklüğü, gerek planlamasındaki düzenliliği, gerekse kentin dinî ve kültürel merkezi oluşu ile Osmanlı mimarisinde bir çığır açıyordu. Bundan sonra, İkinci Beyazıt’ın Edirne, Amasya ve İstanbul’da yaptırdığı külliyeler, bu kentlerin Osmanlı kimliği kazanmasında önemli rol oynamışlardır.

  4. Asya ile Avrupa’nın kenetlendiği İstanbul’da Türk-İslam kültür birikimi Bizans’tan kalan mirasla bütünleşip, evrensel bir mimarlık üslubuna doğru ilk adımlar, Fatih ve Beyazıt camilerinde atılmıştır. Anıtların yanı sıra İstanbul’da Türk kentlerinin fonunu oluşturan sayısız konut mimarisi de gerçekleştirilmiştir. Bunun sonucunda, daha 15. yüzyılın başlarından itibaren İstanbul tamamen Türk olan bir fiziksel görünüş kazanmıştır. Daha sonra klâsik üslubun olgunlaşma süreci 16. yüzyılın ortalarına kadar sürmüş, bu yüzyılın üçüncü çeyreğinde Osmanlı mimarîsinin en görkemli yapılarını Mimar Sinan gerçekleştirmiştir.

  5. Yüzyılın başlarında doğan Sinan’ın çocukluğu Kayseri’nin Ağırnas köyünde geçti. Yavuz Selim döneminde İstanbul’a getirildi. Yeniçeri Ocağı’nda yetişti. Ordu ile seferlere katıldı. Mimarbaşı Acem Alisi ölünce 1539 yılında Sinan Mimarbaşı oldu. Böylece Osmanlı Devletinin uçsuz bucaksız topraklarında Sayısız eser uygulama şansı açıldı. Sinan önemli eserlerini birbiri ardınca sıralamağa başladı.

  6. Eminönü Tahtakale’de yer alan Rüstem Paşa Camii, Sinan erken yapıları arasında ilgi çeken bir örnektir. Ticaretin yoğun olduğu bir bölgede inşa edilen bu cami fevkani olarak tasarlanmıştır.

  7. Rüstem Paşa Camii, İznik çini sanatının doruk noktada olduğu bir dönemde en güzel çinilerle kaplanmıştı.

  8. Bu çinilerin en güzel örnekleri mihrapta kullanılmıştır. Cami duvarında görülen çini panolarda çiçek açmış bahar bitkileri de ilk kez burada uygulanmıştı.

  9. Fatih İlçesinde Mimar Sinan tarafından yapılan en çarpıcı örnek Edirnekapı’daki Mihrimah Sultan Külliyesidir. Cami, medrese, hamam ve sıbyan mektebinden Oluşan külliyenin merkezi olan cami, Sinan’ın en cesur strüktürünü yansıtır.

  10. Edirnekapı suruna bitişik olan bu külliyenin cami formu, Sinan yapıları arasında en çok taklit edilen eserlerden biridir.

  11. Günün her saatteki ışığında değişik görünüşler sunan Edirnekapı Mihrimah her açıdan değişik perspektife sahiptir.

  12. Caminin iç görünüşü de günün ışığı değiştikçe değişik renklerde biçimlenir. Sinan’ın aşkı ve sevgisi çiçek açmış gibidir.

  13. Çıraklık eseri olan Şehzade Camii ve külliyesini, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu için yapılmıştı.

  14. Süleymaniye Külliyesi

  15. Türk mimarlık tarihimizin en büyük külliyesini Sinan, Cihan Padişahı Kanuni Sultan Süleyman için tasarlamıştı (1550-1557)‏

  16. Süleymaniye, İstanbul’un kimliğini dünyaya tanıtan ölümsüz bire eserdir.

  17. Silueti ile İstanbul’a damgasını vuran muhteşem Süleymaniye

  18. Türkler için Süleymaniye bir cami olmaktan çok kurumlaşmış bir sosyal düşünce, bütün bir tarihi özümseyen bir imgedir. Roma’da San Pietro, Paris’te Noter Dame ve Londra’da Saint Paul gibi, Süleymaniye Külliyesi de kent imgesi ile bütünleşmiştir. İmparatorluğun en simgesel yapısı, peyzaj içindeki konumu ile kentin en güzel siluetinin öğesidir. Süleymaniye’nin eşsiz görselliği ile kent siluetine egemen oluşu Haliç’ten, Boğaz’dan ve Marmara’dan görülebilir.

  19. Kubbeler Osmanlı mimarisinin ana öğesidir Süleymaniye’nin her köşesi ayrı bir görünüş sağlar

  20. Olağanüstü çarpıcı görselliği ile Süleymaniye, simetrik bir cephe düzenine rağmen şaşırtıcı bir çekiciliğe sahiptir.

  21. Süleymaniye Camiinin iç düzeni, merkezi kubbenin tasarımını da ortaya koymaktadır.

  22. AÇILIŞ Süleymaniye Külliyesindeki kadrosunun yekunu 750 dolayındadır. İmam, hatip, müezzin, hafız, mevluthan, devirhan, salavatçı, duacı, en’am okuyucu gibi dinî görevler dışında kayyum, süpürücü, kandilci, buhurcu, kütüphaneci ve bahçıvan gibi cami hizmetliler, ekmekçi, aşçı, bulaşıkçı, çamaşırcı, kâtip, vekilharç, medrese hocaları, danişmendler, tabib, cerrah, eczacı, gibi imaret, medrese ve darüşşifa hizmetlileri vardır. Bunları kadro ve maaşları hakkında da çok ayrıntılı bilgiler verilmektedir. Külliyenin yerleşme disiplini ise, önemli bir şehircilik planlamasının ürünüdür.

  23. Eğimli arazide yerleşen Kadırga’daki Sokullu Külliyesi, organik mimari anlayışın başarılı bir örneği sayılır.

  24. Eğimden dolayı Sinan, camiye girişi, medreseye ait büyük dershanenin altından vererek, hem sürprizli bir görünüş sağlamış, hem de arsanın doğal yapısına saygı göstermiştir.

  25. Avlusu ve son cemaat ile de düzenli bir plana sahip Sokullu Camii sınırlı oranda çini panolarla süslenmiştir.

  26. Kadırga Sokullu Camii’ndedeki çini panolardan örnekler.

  27. Güzel Edirne’mizin incisi Selimiye

  28. Sadece Edirne’nin değil, bütün yurdumuzun tapusu olan Selimiye

  29. Hem İslam, hem de Hıristiyan dünyasında Selimiye’deki kubbenin benzeri yoktur.

  30. Selimiye’de büyük usta mekân birliğini sağlamıştır.

  31. Sinan küçük külliyeleri ile de başarılı planlamalar yapmıştır. Üsküdar’da deniz kenarında bulunan Şemsi Paşa külliyesi.

  32. Sinan sadece cami değil, medrese, darüşşifa, kervansaray, türbe ve hamam gibi, Değişik işlevli yapılar da inşa etmiştir. Sultanahmet parkının yanında yer Ayasofya veya Haseki Hamamı.

  33. Ayasofya veya Haseki Hamamı, değişik açıdan

  34. Eyüp’teki Zal Mahmut Paşa Camii Azapkapı Sokullu Camii

  35. Sinan’ın İstanbul kazandırdığı en büyük Su isale hattı olan Kırkçeşme Su tesisidir. Büyük havuz, diğer küçük havuzlar, sekiz adet su kemerinden oluşan bu projenin en önemli kısmı Mağlova Su Kemeri’dir.

  36. Dünyadaki su kemerleri arasında En çarpıcı örnek olan Mağlova, Hem estetik, hem de statik Açıdan, benzeri olmayan bir Mükemmelliğe sahiptir. Alibeyköy barajı üzerinde Olan bu kemer üç katlıdır.

  37. Tophane semtinde bulunan Kılıç Ali Paşa Camii, Ayasofya’dan kopya mı? Asla..!

  38. Ayasofya Sinan sayesinde günümüze gelmiştir.

  39. Sinan Ayasofya’ya iki de minare eklemiştir.

  40. Büyükçekmece Köprüsü Sinan’ın en önemli eserleri arasında yer alır.

  41. Sinan’ı tasvir eden bu minyatür Onun elimizde bulunan tek görsel belgesidir. Kanuni’nin cenazesi taşınırken, Sinan onun türbesini hazırlıyordu.

  42. Vişegrad’da Sokullu Mehmet Paşa Köprüsü

  43. Sinan, 1585 yılında Hacc’a gitti. Sonra Hatıralarını Şair ve Nakkaş olan Sai Mustafa Çelebi’ye yazdırdı.

  44. Kendisine bir de Fatih Sarıgüzel’de bir mescit yaptırdı.

  45. Mimar Sinan hayatının sonuna doğru Vakfiyesini de hazırlattı. Dul ve yetimlere yaptırdığı çeşmelerden su verilmesini, kimsesiz çocuklara elbise ve yemek dağıtılmasını, sahipsiz çocukların okutulmasını, tahsis ettiği bir maaşla, her Cuma günü mezarı başında Kuran-ı Kerim ve Fatiha okunmasını vasiyet etti. Her fani ölümü tadacaktır, hikmetince Süleymaniye’nin en mütevazı köşesinde mezarını yaptırdı ve 1588 yılında hayata gözlerini yumdu. Kendisinin hazırladığı açık türbeye gömüldü. Mezar kitabesi de Sai Mustafa Çelebi tarafından yazıldı. l

  46. Sinan’ın etnik kimliğinin bir önemi var mıdır? Devşirme olduğu için onun Rum, Ermeni veya Macar kökenli olduğunu iddia edenler, nereye varmak istiyorlar? E. Kühnel diyor ki: “Sinan’ın eserlerine bakınız. Ayrıntılarına kadar o denli Türk ki, bu noktadan bir yere varamazsınız.” Burada esas büyüklük Osmanlı Devlet yapısı ve onun eğitim sistemindedir. Bir çocuğu alıp yetiştirerek Sinan yapıyor. Asıl mucize buradadır.

  47. Büyük Usta Tezkiretü’l-ebniye Kitabında şöyle diyor: “Tasarlayıp uyguladığım bir çok cami, mescit ve diğer anıtsal yapıları bir kitapta topladım. Dünya durdukça eserlerimi gören sağduyu sahiplerinin çabamın ciddiyetini anlayacaklarını umarım. O zaman eserlerime insaf ile bakarak, beni hayırlı dualarla anacaklardır inşallah.”

  48. Büyük Usta MimarSinan’ı ölümünün 421. yılında rahmet ve minnetle anıyoruz

More Related