Download
meteoroloj m hend sler n jeodez n.
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ İÇİN JEODEZİ PowerPoint Presentation
Download Presentation
METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ İÇİN JEODEZİ

METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ İÇİN JEODEZİ

297 Views Download Presentation
Download Presentation

METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ İÇİN JEODEZİ

- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript

  1. METEOROLOJİ MÜHENDİSLERİ İÇİNJEODEZİ Doç.Dr. Ersoy ARSLAN

  2. 6.5 - ARAZİ İŞLERİ Ne amaçla, hangi alet ve araçla ölçmeler yapılırsa yapılsın, daha önceden, bu ölçmelere esas (taban) olacak bazı ön işlerin hazırlıklarının yapılması gereklidir. Bunlar da • 1 - Arazide noktaların işaret edilmesi ve kurulması, • 2 - Arazide doğrultuların belirtilmesi ve uzunluklarının ölçülmesi • 3 – Açıların ölçülmesi dir.

  3. 6.5.l - Arazide Noktaların İşaretlenmesi Arazide, noktalar ölçmelerin yapılmasına yardım amacı ile söz konusu olurlar ve 1 - Geçici 2 - Kalıcı olmak üzere iki biçimde işaretlenirler. l - Geçici Noktalar Burada iki durum söz konusudur : - ya noktaların arazide bütün arazi ölçmeleri bitinceye kadar kalması istenir, - yahut da yalnız ölçme anında noktanın tesis edilmesi (kurulması) ölçme biter bitmez yerlerinden kaldırılması istenir.

  4. Bunlardan birinci durum için MEŞE veya GÜRGEN gibi sağlam ağaçtan yapılmış, 20 - 50 cm boyunda, 5 - 10 cm çapında dairesel veya 2x2, 3x3 cm kare kesitinde bir uçları sivriltilmiş kazıklar kullanılır ( Şekil 6.8). Şekil : 6.8 - Ağaç kazıklar

  5. İkinci durumda yani noktanın yalnız ölçme için tesis edilmesi yani ölçmeler biter bitmez noktanın da yerinden kaldırılması söz konusu olduğu durumlarda jalon’lar (yahut flama) kullanılır. Jalonlar kuru, budaksız dişbudak veya çam ağacından veya alüminyumlu karışımlardan, plâstik malzemeden veyahut da demir borudan imal edilen 2 veya 3 m uzunlukta, 3 ilâ 4 cm incelikte genellikle dairesel kesitli çubuklardır. Jalonların bir uçları, zemine kolaylıkla yerleştirilmeleri, nokta işareti üzerine daha ince bir biçimde tutulabilmeleri için ve ayrıca korunmak amacı ile, hem sivriltilmiş ve hem de çarık denilen demir kovanlar takılmıştır (Şekil 6.14).  

  6. Jalonların küt ucundan itibaren her 50 cm ayrı olmak üzere çift renk (genellikle kırmızı - beyaz veya siyah - beyaz, sarı - beyaz) boyanmıştır. Jalonun boyanması hem arazide kolaylıkla görünmelerini sağlar ve hem de bazı kaba uzunluk ölçmeleri için kullanılabilir.

  7. Şekil : 6.17 - Jalonlar ile geçici nokta belirtilmesi Şekil : 6.16 - Jalon ve sehpa Önemli olan nokta jalonların bir noktayı belirteceğinden, bunların düşey olarak tutulması veya dikilmesi gereğidir (Şekil 6.17).

  8. Çekül demir veya pirinçten bir ucu çok sivri (iyi cinslerinde bu uç çelik olur) silindir, koni veya damla biçiminde bir topaçtır. Çekülün üst tarafında çekül ipinin takılacağı bir vida bulunur (Şekil 6.18). Elde sallantısız tutulan çekül ipi, o bölgedeki yer çekimi ivmesi doğrultusunu yani düşey doğrultuyu gösterir.

  9. Jalonlar, çeküllerin bu özelliğinden yararlanılarak düşey duruma getirilir. Jalon ister elde tutulsun ister sehpaya takılı olsun işlem aynıdır. • Yaklaşık olarak birbirine dik iki durumda, elde sallantısız tutulan çekül ipi ile söz konusu olan jalon aynı düşey düzlem içine getirilir (Şekil 6.19). Jalon okla gösterilen yönlerde eğilerek Pı ve P2 düşey düzlemlerinin ara kesiti olarak dik duruma getirilir.

  10. 2 - Kalıcı Noktalar Kalıcı noktalar o bölgedeki ölçmeler bittikten sonra uzun süre arazide kalması gereken noktalardır. Bunlar arazi sınırlarını belirten, memleket ölçmelerinde kullanılan noktalardır. Toprağın üzerinde veya bir nokta altında (toprak içinde) tesis edilirler. Betondan veya granit taşından yontularak imâl edilirler (Şekil 6.20).

  11. Genellikle noktanın üç röpere olan uzaklıkları ölçülerek röperleme yapılır (Şekil 6.23). 6.5.2 – Noktaların Röperlenmesi Arazide işaretlenen ölçme noktaları herhangi bir nedenle kayboldukları veya yerlerini değiştirdikleri zaman yeniden tesis edilmelerini sağlamak amacıyla, bu noktalar, röper (sigorta) olarak adlandırılan, yerleri değişmeyecek, yerlerinden çıkarılamayacak ve arazide kolaylıkla bulunacak noktalara olan uzaklıkları ölçülmek suretiyle bağlanırlar.

  12. Röper olarak, yapı köşeleri, telefon, elektrik direkleri vb. alınır. Bunlar yoksa, çivi, ağaç, kazık ve ender hallerde beton kazıklar çakılarak röperler tesis edilirler. Bu biçimde seçilen noktalara röper noktaları denir.

  13. Röperlemede en önemli noktalar şunlardır : Röperler arazide kolaylıkla bulunabilmeli ve belirgin olmalıdır. Röperler sağlam zeminde, kaybolmayacak ve yerleri değişmeyecek yerlerde seçilmelidir. Ölçme noktası ile röperler arasındaki uzaklık ölçülürken kullanılan ölçme aracı boyu (genellikle 20 m lik şerit metreler kullanılır) göz önünde tutulmalıdır. Bu uzaklıklar bu ölçme şeridi boyundan daha fazla olmamalıdır.

  14. RÖPER KROKİSİ : Arazide bütün ölçme noktaları röperlenirken buna paralel olarak arazide röper krokisi adı verilen bir kroki tertiplenir. Bu kroki ölçeksiz fakat gerçeğe yakın, göz kararı ile, yaklaşık kuzey yönü de belirtilerek hazırlanır ve üzerinde gerekli açıklamalar ile röper uzaklıkları işaretlenerek tamamlanır (Şekil 6.25a).

  15. Röper Krokisi İ.T.Ü. Ayazağa Kampüsü, İnşaat Fakültesi 10.09 15.98 09.76

  16. 6.5.3 – Arazide Doğruların Belirtilmesi (Jalonlama) Bir nokta, herhangi bir sapma yapmadan belirli bir yön üzerinde hareket ederse bir doğrultu tarif eder. Doğrultunun sınırlı bir uzunluğu söz konusu değildir. Doğrultunun başlangıç ve son noktası belirtilirse bir doğru ve bir boy tarif edilmiş olur. Arazide bir doğru, başlangıç ve son noktaları birer kazık veya jalonla işaretlenerek belirtilir. Bu biçimde belirtilen bir doğrunun ya uzunluğunu ölçmek amacı ile veya doğru üzerinde yapılan bir ölçme için gerekli olan, başlangıç ve son noktalarından başka, arada veya doğrunun uzanımında noktaların belirtilmesi gerekebilir. Arazide bu işler genellikle jalonlar ile yapılır ve bu işleme de jalonlama adı verilir. Bu işlem sırasında jalonların elde düşey olarak tutulması veya zemine saplanması gereklidir.

  17. 1- Bir doğrunun tek bir ara noktasının jalonlanması( Şekil 6.26) . 2 - Doğrunun tek bir uzanım noktasının jalonlanması (Şekil6.27).

  18. 3 - İki doğrunun kesim noktasının jalonlanması İki durum söz konusu olabilir. 1 - Kesim noktasının iki doğrunun arasında olması, 2 - Kesim noktasının iki doğrunun uzanımında olması.

  19. 6.7 – UZUNLUKLARIN (KENAR BOYLARININ) ÖLÇÜLMESİ Şekil : 6.38 Uzunlukların ölçülmesinden, yeryüzünün belirli iki noktası arasındaki yatay boyun bulunması anlaşılır. Bu bakımdan, yeryüzündeki veya yeryüzüne yakın noktaların, yatay bir düzlem kabul edilen yeryüzü üzerindeki izdüşümleri arasındaki uzunluk söz konusu olmaktadır. O halde bütün uzunlukların yatay olarak ölçülmesi gereklidir. Yatay boy olarak ölçme yapılamadığı durumlarda boy evela eğik olarak ölçülür, sonra gerekli hesaplar yapılarak bu eğik boya karşı gelen yatay uzunluk bulunur. Bu işleme yataya indirgeme denir (Şekil 6.38).

  20. Ölçülen eğik boy doğrultusunun, yatay düzlem ile yaptığı açıya AB doğrusunun (veya doğrultusunun) eğimi denir ve genellikle () ile belirtilir. • (l) eğik boyu ile (d) yatay boyu arasında (e) kadar fark olduğu şekilden görülmektedir. Bu fark, d = l cos  olduğundan e = l - l cos  yazılabilir. Eğik boyun yataydan yukarıya veya aşağıya doğru ölçüldüğüne göre 2 durum söz konusudur. Bunlar çıkış ve iniş halleridir. • Çıkış durumunda  açısı ( + ) , iniş durumunda ( - ) işaret alır.

  21. 6.7.1 - Boyların Ölçülmesinde Arazi İşleri Uzunluklar genel olarak, • ya ölçme aracının doğrudan kullanılması ile (direkt yöntem) • yahut da optik veya elektromanyetik dalgaların kullanıldığı araç ve yöntemlerle ölçülür. Özellikle son yıllarda elektromanyetik dalgalarla uzunluk ölçülmesi güncellik kazanmıştır (Elektrometri ) .

  22. 6.7.1.1- Boyların Doğrudan Ölçülmesi • Boyların doğrudan doğruya. ölçülmesinde genellikle çelik şeritler, saplı çelik şeritler kullanılır. Bu çeşitli boy ölçme araçları içinde son yıllarda en fazla kullanılan, saplı çelik şerit (veya metre) adı verilen, bir ucundan bir sapa bağlı diğer ucunda da bir halka bulunan (genellikle çelik şeridin sıfır işaretinin bulunduğu) ve üzerinde cm veya mm bölümleri işaretli araçlardır. Rulet adı da verilen çelik şeritlerin 10, 20, 30 ve 50 metrelikleri vardır. • Ruletin sağladığı presizyon 20 m de ±l-2 cm kadardır.

  23. Şekil : 6.42a – Çelik şerit metre (Rulet)

  24. Şekil : 6.42a – Çelik şerit metre (Rulet)

  25. Şekil : 6.44 - Dinamometre • Presizyonlu ölçmelerde şeridin hep aynı kuvvet ile gerilmesi (5 Kg) istenir. Bunun için de dinamometreler kullanılır (Şekil 6.44). • Her ölçme aracı imal edilirken, belirli laboratuar koşullarında uzunlukları saptanır. Yani bir çelik şeridin üzerinde 20 metre (veya 10, 30, 50 metre) işaretlenirken bu koşullar da bellidir ve her zaman aynıdır. Bu da 20 C° de ve 5 kg lık germe kuvvetidir. Yani bu koşullarda şerit üzerinde 0 ilâ 20 metre işaretlenmiş ara bölümler işlenmiş demektir. Bu işleme şeridin standardizasyonu denir.

  26. 1 - Düz arazide şenaj Düz arazide şenaj herhangi bir zorluk göstermez. Ölçülecek boyun başlangıç ve uç noktaları belli olduğuna göre ara noktaları ya daha evvelden ya da şenaj sırasında işaretlenir ve bu ara noktalar arasına çelik şerit yere yatırılarak ara ölçme yapılır. Ölçmeleri yapan ekibe ölçme postası denir. Bunlar şenajda 3 kişi (veya 2 kişi) olur. Ölçmeyi idare edene postabaşı, ölçmeyi yapana da şenör denir. Şenörlerden biri şeridin sıfırını diğeri ise diğer ucunu tutar. Ölçü doğrultusunda yürüyüşe göre sıfır bölümünü tutana artçı, ölçme bölümünü tutana öncü denir. Postacıbaşı da ölçme esnasında elindeki kağıda elde edilen sonuçları kaydeder. Ölçmelerin kaydedildiği kağıtlar daha evvel bu ölçmeler için basılmış çizelgelerdir. Çizelgelerin üzerine gerekli bilgiler kaydedilir ve bu çizelgelere karne ve şenaj için kullanılana da şenaj karnesi denir.

  27. Şekil : 6.46 - Şenaj

  28. 2 - Eğimli arazide Şenaj • Eğimli arazide yapılacak şenajda 2 yöntem söz konusudur. a - İndirgeme yöntemi, b - Basamaklı ölçme yöntemi.

  29. a - İndirgeme yöntemi: İndirgeme yönteminde ise, ölçme aracı yere yatırılarak şenaj yapılır, ölçülen boyun eğimi bu1unur, sonra da bu eğimden yararlanılarak eğik boy yataya indirgenir. Bu son yöntem ancak zorunlu durumlarda uygulanır, zira parça parça arazi eğimini ölçmek oldukça zahmetli bir işlemdir. Şekil 6.47 de görüldüğü gibi A ve B doğrusu üzerinde eğimi değişen karakteristik nokta olarak da adlandırılan ara noktalar arasında i eğimi ve li eğik boyu ölçüldüğüne göre AB ye karşı gelen yatay boy D = l1 cos 1 + l2 cosa 2 +...= [l·cos ] olarak bulunur. Şekil : 6.47 – İndirgeme yöntemi

  30. Şekil : 6.49 • b- Basamaklı ölçme yöntemi: Basamaklı ölçme yönteminde, uzunluğu bulunacak boya çelik şerit yatay tutulmak suretiyle uygulanarak parça parça ölçülür. • Basamaklı ölçmede iki durum söz konusudur, İniş ve çıkış hali. Zorunluluk yoksa iniş durumunda şenajın yapılması tercih edilir. • Basamaklı ölçmelerde üç kişilik bir posta yeterlidir. 1 postabaşı ve 2 şenör.

  31. İniş hali : (Şekil 6.49) Tecrübeli şenör öncü olarak çalışır. Artçı çökerek şeridin sıfırını gerideki noktaya tutarken öncü elindeki çekülden yararlanarak çelik şeridi yatay olarak tutar ve şeridin havadaki ucundan bir çekül sarkıtılır. Çekül ucu yerde ölçülecek boyun ara noktasını (1) işaret eder. Bu noktaya bir fiş (veya jalon) saplanır ve doğrultu üzerinde yürünür, Artçı şeridin sıfırını bu fişe tutar, öncü bir ara boy daha ölçer.

  32. Çıkış hali : Şekil 6.50 • Bu durumda tecrübeli şenör artçıdır. Artçı şeridi yatay tutar, öncüyü doğrultuya sokar. Çalışmalarda zorluk öncünün yere işaretlemiş olduğu ara nokta üzerine artçının çekül ipini tutmasında ortaya çıkar. Eğer jalon (veya jalonet) kullanıyorsa bu zorluk bir miktar hafifleyebilir. Öncü şeridin sıfırını tutar. Dolayısıyla artçı bir de şeritten uzaklığı ölçme (okuma) durumundadır. • Görülüyor ki çıkış durumu, inişe göre oldukça zor ve zaman almaktadır. Ölçme şeridinin havada tutulma yüksekliği pek tabii şenörün boyuna bağlıdır. Fakat kural olarak şenörün omuz hizasından daha yukarıda olmamalıdır. Kişiye göre değişen bu durumda, değer 1.65 - 1.70 m kadardır.

  33. Şeki1 : 6.51 • Ölçmeler sırasında şeridin yatay tutulması postabaşı tarafından göz karar ile sağlanır: Bunun için çekül ipi veya jalonun, şerit ile teşkil ettiği açı 90° ve 90° den biraz küçük olacak biçimde şerit yukarı aşağı kaldırılır, indirilir. • Postabaşının dışında, şeritte okumayı yapan şenör de yataylığı kontrol edip sağlayabilir (Şekil 6.51) • Elinde tuttuğu şeridi, çekül ipine (veya jalona) değdirerek yukarı aşağı bir miktar hareket ettirir. Bu sırada şeritten okumalar yapar ise, yatay duruma karşı gelen l okuması lı ve l2 okumalarından daha ufaktır. Yani okunan en ufak değer şeridin yatay durumunu verir. Çelik şeridi 1 - 2 dm presizyonla yatay hale getirmek , ölçmeler için yeterlidir.

  34. 6.7.2 - Boy Ölçmelerinin Doğruluk Derecesi ve Hata Sınırı • Her ölçme işinde ölçme hataları adı verilen hatalar yapılır. Bu hataların bir kısmı ölçmeleri yapanlardan bir kısmı da elde olmayan nedenlerden doğar. • Boy ölçmelerinde bu hatalara karşı en uygun kontrol, boyun 2 kez yani gidiş-dönüş ölçülmesidir. • Aynı büyüklüğe ait 2 ölçme arasındaki farkın belirli bir sınır değerini geçmemesi istenir. Bu sınır değeri teorik veya deneysel yolla bulunan değerlerdir: Bu sınırlara hata sınırı veya tolerans adı verildiği bilinmektedir. Eğer gidiş dönüş ölçmeleri arasındaki fark bu hata sınırı içinde kalıyorsa, ölçmeler kabul edilebilir demektir ve bu takdirde de ölçülen değer olarak da gidiş dönüş ölçmelerinin aritmetik ortalaması alınır. • Hata sınırı d ile gösterilir, ölçülen boyun gidiş ölçme değeri S1 , dönüş değeri de S2 ise S1 – S2 d olması durumunda gerçek boy olarak alınır. • Eğer S1 – S2 > d ise ölçmeler reddedilir ve her ikisi de tekrarlanır.

  35. Normal mühendislik boy ölçmeleri için hata sınırı formülleri çok değişiktir. En kullanışlı olanları şöyledir : • 1 - Uygun arazi koşulları veya meskûn bölgeler, sanayi bölgeleri için. m Büyük Ölçekli Haritaların Yapım Yönetmeliğinde poligon kenarlarının ölçülmesinde gidiş-dönüş ölçüleri arasındaki farkın 3 cm den az olması gerekmektedir.

  36. 6.7.3 - Boy Ölçmelerinde Yapılan Hatalar • Boy ölçmelerinde yapılan hatalar boya bağlı hatalar ile boydan bağımsız hatalar (yanlışlıklar) olarak ikiye ayrılabilir. Boya bağlı hatalar da düzenli (sistematik) ve düzensiz (aksidantel) diye ikiye ayrılırlar. • Düzenli hatalar : Düzenli hatalar ölçülen boy ile doğru orantılı olan hatalardır. Bunlar : 1 - Ölçü şeridi boyu hatası 2 - Isı etkisi 3 - Germe kuvveti etkisi hatası 4 - Şeridin sehim hatası 5 - Yataylık hatası 6 - Doğrultudan ayrılma hatası Düzeltme daima hatanın aksi işareti taşır. Düzenli hatalar sonuçta hesaba katılabilecek şekilde saptanabilir.

  37. Düzensiz hatalar : Düzensiz hatalar ölçülen boyun kare kökü ile orantılı ve pozitif negatif olma ihtimalleri eşit olan hatalardır. Bu düzensiz hataları ölçmeler sırasında saptamak çok zordur., Fakat değişik işaret taşıdıklarından bir ölçme düzeni içinde birbirlerini götürürler. Şenajda hata kaynakları şunlardır; 1 - Şeridin bölümlendirilmesinin düzensiz olmasından doğan hatalar, 2 - Şeridin uç uça konulmasından doğan hatalar, 3 - Isı derecesinin hatalı ölçülmesi ve sürekli değişmesinden ileri gelen hatalar, 4 - Şeridin belirli ve sabit biçimde gerilmemesinden ileri gelen hatalar, 5 - Eğim açısının doğru olarak saptanmamasından ileri gelen hatalar. • Yanlışlıklar : Yanlışlıklar veya kaba hatalar, ölçülen boyla ilgisi olmayan dikkatsizlik ve bilgisizlikten ileri gelen hatalardır. Bunlar, şeridin yanlış noktalara tutulması, okuma yanlışlığı (6 yerine 9 okunması gibi), noktanın zemin karşılığını bulurken yapılan çekülleme hatası, nokta işaretlerinin yetersiz olması gibidir. Sayısal değerleri hemen dikkati çekecek kadar büyük olduğundan genellikle hemen farkına varılırlar.

  38. 6.11.4 - UZUNLUKLARIN DOLAYLI YÖNTEMLERLE ÖLÇÜLMESİ Bu yöntemler çok kolay, hızlı ve presizyonludur. Arazinin engebesi ölçmeleri etkilemez ve arazinin bitkisel örtüsüne zarar verilmeden ölçmeler yapılabilir. Dolaylı uzunluk ölçmeleri 1 - Optik 2 - Elektromağnetik olmak üzere iki grupta toplanabilir. Uzunlukların dolaylı yöntemlerle ölçülmesinde özel alet gereç ve donatımları söz konusu olmaktadır. Optik olarak uzaklık ölçme yöntemi kısa uzunluklar için uygulanır.

  39. 6.11.4.1 - Uzunlukların Paralaktik Açı Yöntemiyle Ölçülmesi • Uzunluğu ölçülecek bir boyun bir ucunda bir teodolit diğer ucunda da yine sehpa üzerine konulmuş yatay mira (baz latası) bulunmaktadır (Şekil 6.122). Sehpa üzerinde, miranın yatay duruma getirilmesindeki hatanın 0.3 graddan küçük olması yeterli olduğundan yatay duruma getirme işlemi bir küresel düzeçle sağlanabilir. Taşınmasını kolaylaştırmak için, mira ikiye katlanabilir biçimde yapılmıştır. Mira, kolimatör denilen bir düzen yardımı ile (Şekil 6.123), uzunluğu ölçülecek doğrultuya yaklaşık dik olacak biçimde yöneltilebilir (Şekil 6.124). Yöneltme hatasının 0.3 grad içerisinde kalması yeterlidir. Kolimatör, yatay miranın tam ortasında bulunan gözleme düzenidir. Bu kolimatörden bakıldığında, kolimatörün gözleme doğrultusu yatay mira doğrultusuna dik olacak biçimde yerleştirilmiştir. Bu nedenle kolimatör teodolitin objektifine yöneltildiğinde (Şekil 6.124), yatay mira ölçülecek boya yeterli derecede dik duruma getirilmiş olur. Yöntemin prensibi çok basittir (Şekil 6.125).

  40. Şekil : 6.122

  41. A ve B noktaları arasındaki uzunluk Şekil 6.125 den; dir. Hesaplarda kolaylık sağlamak amacı ile yatay miranın iki gözleme plakası arası 2 m olacak biçimde imal edilmiştir. Böylece yukarıdaki formül b = 2 ile, olur. 1 açısına paralaktik açı denir. 1 açısının ölçülmesi için, okuma mikroskobundan 2cc ye kadar doğrultu okuması yapılabilen presizyonluteodolitler kullanılmalıdır. 1paralaktik açısının ölçülmesi için presizyonlu yatay açı ölçme yöntemleri uygulanır. Şekil 6.125 – Yöntemin prensibi

  42. 6.11.4.2 - Uzunlukların Elektromanyetik Dalgalarla Ölçülmesi - Elektrometri 1960 yıllarında elektromanyetik dalgaların atmosfer içinde yayılma özelliklerinden yararlanılarak geliştirilen uzaklık ölçerler kısa bir süre içinde topoğrafya ve jeodezi ölçmelerinde uygulama alanı bulmuş ve günümüzde klasik ölçme aletlerinin yerini almıştır. Özellikle engebeli arazide, çok kısa sürede uzunluklar ölçülebilmektedir. Bugün elektrometri sivil mühendisliğin her alanında kullanılmaktadır. Yol geçkilerine ait haritaların hazırlanması, geçkinin araziye aplikasyonu, baraj, tünel, köprü gibi büyük yapıların aplikasyonu, kontrol ölçmeleri için gerekli uzaklıkların ölçülmesi büyük bir doğrulukla ve kısa sürede yapılabilmektedir. Son yıllarda, takeometrik ölçmelerin de yapılabileceği aletler geliştirilmiştir. • Yöntemin ana prensibi aslında bir zaman ölçme işidir. Gerçekten elektromanyetik dalga üreten bir ana alet (verici alet) ya belli bir dalga uzunluğunda yahut da belli bir hızda bir elektromanyetik titreşim göndermekte ve bu titreşim bir alıcı sistemden ya geriye yansıtılmakta (Şekil 6.130) ya da kuvvetlendirilerek geri gönderilmektedir (Şekil 6.129).

  43. Şeki1 : 6.129 - Elektrometri prensibi • Elektrometrıde olçülen D, eğik uzaklıktır. Bunun eğime ve atmosfer koşullarına göre yataya indirgenmesi gereklidir. D uzaklığını ölçmek için iki çözüm söz konusudur. 1 - İmpuls Yöntemi (Seyir Müddeti Yöntemi) Elektromanyetik dalga yoğun bir impuls (sinyal) biçiminde gönderilir ve geri yansıtılır (Şekil 6.129) . İmpulsun gidiş ve gelişi için gerekli (t) zamanı ölçülür. c ile elektromanyetik dalgaların atmosferde yayılma hızı gösterilir ise 2D = c t yazılabilir.

  44. c hızının değeri çok büyük (takriben 300 000 km/san) olduğundan t müddeti çok ufakdır. impulsun seyir müddetinin ifade edileceği zaman birmi Nano saniye (10-9) dır. Bu birim, bir elektromanyetik sinyalin 30 cm yayılabilmesi için gerekli süre demektir. Dolayısıyla D yi 1.5 cm presizyonla elde etmek için, zamanı nano saniyenin 1/10 u incelikle ölçmek gereklidir. Yöntemin fiziksel prensibinin çok basit olmasına karşın, zorluk bu müddetin ölçülmesindedir. Nitekim müddet 10-7 saniye presizyonla ölçülürse uzaklıkta 1.5 metre hata yapılır. Bunu önlemek ve uzunlukları daha presizyonlu ölçmek amacıyla faz farkı yöntemi geliştirilmiştir.

  45. 2 - Faz Farkı Yöntemi Bu yöntemde, alınan elektromanyetik dalganın gönderilen dalgaya göre faz farkı (kayması) Şekil 6.129 da R ile gösterilen kesir uzunluk yardımıyla ana aletle saptanır. Buna göre, 2D = n  + R bağıntısı geçerlidir.  dalga uzunluğu, n ölçülen boy içinde tam olarak bulunan elektromanyetik dalga uzunluğu sayısı, R de dalga boyunun kesir (tam olmayan) değeridir. Şekil : 6.130 - Yansıtıcı

  46. Taşıyıcı dalga olarak ya görünen ışık ve kızıl ötesi ışık (yaklaşık dalga uzunlukları 10-4 metre), ya da mikro dalgalar (yaklaşık dalga uzunlukları 10-2 ilâ 10-1 metre) kullanılır. Görünen ve kızıl ötesi ışın optik elemanlarla denetlenir ve üçlü aynalar (reflektörler) ile verici alete geri yansıtılır (Şekil 6.130). • Işın dalgalarının atmosferde yayılması (yağmur, sis vb.) hava koşullarından çok etkilendiğinden bu tip, aletler ancak kısa uzunlukların (ortalama 2000 metreye kadar ölçülmesinde kullanılır. Bu aletlere elektro optik uzaklık ölçerler denir. • Mikro dalgalı sistemlerde karşı istasyonda bulunan bir alıcı, işareti alır, kuvvetlendirir ve vericiye geri gönderir. Elektronik uzaklık ölçer adı verilen bu aletlerle 100 km ye kadar uzunluklar ölçülür. • Sivil mühendislikte daha çok kısa uzunlukları ölçen aletler söz konusu olduğundan bu aletler hızlı bir biçimde gelişmekte ve piyasaya sürekli olarak gelişmiş yeni modeller çıkmaktadır. Özellikle laser ışınları bu gelişmeye çok yardımcı olmuştur. Laser ile büyük uzunlukları ölçmek kabil olmaktadır. Helyum - Neon gaz laserinin gözle görülebilme özelliğinden . yararlanılarak gözleme ekseni laser ile belirlenen teodolit ve nivolar geliştirilmiş olup bunlar yer üstü ve özellikle yer altı aplikasyon işlerinde kullanılmaktadır.