slide1 n.
Download
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
EDEBİYAT PowerPoint Presentation
Download Presentation
EDEBİYAT

Loading in 2 Seconds...

play fullscreen
1 / 74

EDEBİYAT - PowerPoint PPT Presentation


  • 248 Views
  • Uploaded on

EDEBİYAT. Batı Etkisindeki Türk Edebiyat I. Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı. Servet-i Fünun Ed. 20.yy.Türk Ed. Tanzimat Ed. Fecr-i Âti Ed. Milli Ed. Cumhuriyet Ed. 1940 Sonrası. 1940’a Kadar.

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about 'EDEBİYAT' - quinn-nielsen


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
bat etkisindeki t rk edebiyat
Batı Etkisindeki Türk Edebiyatı

Servet-i Fünun

Ed.

20.yy.Türk Ed.

Tanzimat Ed.

Fecr-i Âti

Ed.

Milli

Ed.

Cumhuriyet

Ed.

1940

Sonrası

1940’a

Kadar

slide4

Osmanlı İmparatorluğu, 18. yy. dan itibaren Batı’nın gösterdiği endüstriyel ve ekonomik gelişmelerin gerisinde kalmıştır. Askeri ve ticari alanda da gerileme görülmüştür.

slide5
Zaman zaman reform çabaları gerilemenin önüne geçilmeye çalışıldı. 1839’daki Tanzimat-ı Hayriyye de bu çabalardan biridir..
slide6

3 Kasım 1839’da Tanzimat Fermanı ilan edildi.Bu ferman ile yönetim, adalet, maliye, askerlik alanlarında Batılı anlamda değişiklikler gerçekleştirildi.

Mebusan Meclisi

tanzimat adl bu yenile me hareketi 1860 tan itibaren edebiyatta da kendini g stermeye ba lam t r
Tanzimatadlı bu yenileşme hareketi 1860’tan itibaren edebiyatta da kendini göstermeye başlamıştır

Türk aydınları Batılı anlayışa göre eserler vererek Avrupa etkisinde bir edebiyat oluşturmuşlardır.

slide8

1839-1860 yılları arasında ise bir hazırlık dönemi yaşanır. Bu dönemdeEthem Pertev Paşa ve ŞinasiJ.J. Rousseau, Hugo, Lamartine’den şiir çevirileri yaparlar.

  • Yusuf Kâmil Paşa ise Fenelon’dan roman çevirisi yapar
tanzimat edebiyat
Tanzimat Edebiyatı

1860’ta Agâh Efendi ve Şinasi’nin birlikte çıkarmaya başladıkları Tercüman-ı Ahval gazetesi ile başlar ve 1896 Servet-i Fünun hareketine kadar sürer.

Agah Efendi

Şinasi

slide12

Bu döneme “Şinasi – Ziya Paşa – Namık Kemal”

okulu denir.

“Sanat toplum içindir.” ilkesi benimsenmiştir.

Vatan, millet, hak, adalet, özgürlük, eşitlik,

meşrutiyet gibi kavramların halka öğretilmesi için

edebiyat bir araç olarak kullanılmıştır.

Dilde sadeleşme benimsenmekle birlikte, dilin

sadeleşmesi ulus bilincine dayanmadığından

gerçekleştirilememiştir.

slide13

Türk edebiyatında ölçünün hece ölçüsü olduğunu savunulmuş; ancak aruz ölçüsünü ve beyit birimini kullanılmıştır. Divan Edebiyatı’nın gazel, kaside, terkib-i bend, murabba gibi nazım biçimleriyle şiir yazılmıştır. Kasidenin yalnız methiye bölümünü alınmış, övgülerde abartmadan uzaklaşılmıştır Konu bütünlüğüne önem verilmiştir.Vatan, millet, hürriyet gibi yeni konular işlenmiştir.

TANZİMAT

slide14

Batı’dan yepyeni türler alınmıştır:

hikâye, roman, tiyatro, makale, fıkra, deneme,

eleştiri...

Sanatçılar, Batı akımlarından etkilenmişlerdir.

Şinasi ve AhmetVefik Paşa klasisizmin;

Namık Kemal ve Abdülhak Hamit romantizmin etkisinde

ürün vermişlerdir

teknik hen z kusurludur
-Teknik henüz kusurludur.

TANZİMAT ÖYKÜSÜ VE ROMANI

Yazar sık sık araya girerek kişiliğini hissettirir ve olayın akışını bozar.

Aşırı rastlantılar ve zıtlıklar önemli yer tutar.

Yapıtlar genellikle kötü bir sonla biter (ölüm,verem, intihar, cinayet).

Yanlış Batılılaşma, görücü usulüyle evlenmenin sakıncaları, cariyelik kurumu, esaret, vatan, aile kavramları sıkça işlenir.

slide16

Tercüman-ı Ahval gazetesinin çıkarılması ile siyasi

makaleler yazılmaya başlanmış ve gazete topluma

yön verecek en büyük unsur olarak

görülüp benimsenmiştir.

Geleneksel Türk tiyatrosu ortaoyununun yerini,Batılı

anlamda metinli tiyatro almıştır.Teknikkusurludur.

Romantik dramların etkisinde kalınmıştır.

Dilde ikilik göze çarpar.

Konuşma dilinin yanında süslü anlatıma da başvurulur.

inasi 1826 1871
Şinasi (1826-1871)
  • Batı uygarlığı etkisi altında gelişen

yeni Türk edebiyatının kurucusudur.

  • Şiirlerinde konu bütünlüğüne önem

vermiştir.

  • Türkçeyi sadeleştirmeye çalışmiş, genel olarak didaktik manzumeler yazmıştır.
  • Fransızcadan bazı şiirleri Türkçeye çevirmiş ve Tercüme-i Manzume adlı eserinde bir araya toplamıştır.
  • İlk makaleyi yazmış; bu makalesinde, noktalama işaretlerini de kullanmıştır.
  • Klasisizmin etkisinde kalmıştır.
  • Yapıtları,Şair Evlenmesi, Durub-ı Emsal-i Osmaniye, Müntehabat-ı Eş’ar’dır.
slide19

Şair Evlenmesi: Sevgilisi yerine onun çirkin ablası ile evlendirilen Müştak Bey’in başına gelenlerin anlatıldığı tek perdelik töre komedisidir. Eser, ortaoyunu ve Karagöz’den de yararlanılarak yazılmış, Batı etkisindeki Türk tiyatrosunun ilk örneğidir. Eserde, görücü usulü ile evlenmenin yanlışlığı vurguIanmıştır.

nam k kemal 1840 1888
Namık Kemal (1840-1888)
  • Tanzimat devrinin en önemli düşünce ve

sanat adamıdır.

  • Divan Edebiyatı kültürü ile yetişmiş,

Avrupa’ya gittikten sonra,Batı uygarlığı

çevresindeki yeni edebiyatın gelişmesi ve

yayılması için mücadele etmiştir.

  • Eski edebiyatı şiddetle eleştirmiş, vatan, millet, hürriyet sevgisi gibi düşünceleri yaymak için yazdığı şiirlerde, dil ve biçim bakımından eskiye bağlı kalmıştır.
slide21

Baskı yönetimi yerine, halkın çıkarlarını koruyan bir meşruti idarenin kurulmasını istemiştir.

  • Sanatı, halka yarar sağlamak, düşüncelerini halka yaymak için araç olarak kullanmıştır.
  • Yazıda, konuşma dilinin kullanılmasını savunmuş, sadece piyeslerini oldukça sade bir dille yazmıştır.Şiirlerinde dil ağırdır.
  • Tasvir-i Efkâr, Hürriyet, İbret,

Hadika, Diyojen gibi gazetelerde

Makaleleri yayımlanmıştır.

  • Vatan Yahut Silistre,
  • 1873’te sahnelenmiş, seyirciler üzerinde oluşturduğu coşku dolayısıyla N.Kemal Magosa’ya sürgün edilmiştir.
yap tlar
Yapıtları:

Celalettin Harzemşah

Cengiz ordularına yenilen Harzemşahlardan Celalettin’in Moğollarla mücadelesini anlatan on beş perdelik eseridir. Eserde; kahramanlık anlayışı, göreve bağlılık, İslam birliği konuları dile getirilmiştir. Kahramanlar iyi ve kötü olarak ikiye ayrılmıştır. Bu eser, okunmak için yazılmıştır. Eserde, Victor Hugo’nun etkisi görülür. Bu esere, Hugo’nun CromwelI’e yazdığı önsöze benzer bir önsöz de yazılmıştır. Önsözde, Türk edebiyatı ve tiyatro hakkında görüşler anlatılmıştır.

HUGO

slide23

Akif Bey

Tiyatro tekniği açısından zayıf olan oyun,, kişilerin ele alınışı bakımından Namık Kemal’in en dikkate değer oyunlarındandır.

  • Zavallı Çocuk, GülnihaI, Kara Bela diğer tiyatro yapıtlarıdır.
slide24

CEZMİ

Romanda, toplumsal düşünceden çok, kadere rıza düşüncesi ele alınmıştır. Bunda romantizmin, dolayısıyla Hugo’nun etkisi vardır. Eserdeki mistik unsurlar, Şeyh Galip’in etkisini gösterir. Cezmi’deki “yangın ve denize atılan adam tasviri” tutsak edilenlere karşı çıkış gibi düşünceler, Sefiller’den gelir. İntibah’ı nasıl bir düşüşün romanı ise, Cezmi de bir yükselişin romanıdır. Türk edebiyatının ilk tarihi romanı olan Cezmi, üslupçuluk anlayışıyla Servet-i Fünun’a örnek olmuştur.

slide25

İNTİBAH

Romanda iyi yetişmiş, mirasyedi bir genç olan Ali

Bey ile güzel, ancak geçmişi kötü Mahpeyker’in

aşkı, Ali Bey’in içki âlemlerine sürüklenişi,

Dilaşup’la evlendirilişi, Mahpeyker’in intikam

almak için başvurduğu entrikalar anlatılır.

Sonunda bütün kişilerin öldüğü roman, bugünün

ölçülerine göre ilkeldir. Yazar, ahlaki birtakım

dersler vermek istemektedir. Bunun için sık sık

romanın akışını keserek araya girer ve kendi

düşüncelerini söyler. Roman kahramanlarına

yaklaşımı tek yanlıdır.

slide26

Tahrib-i Harabat:

  • Ziya Paşa’nın Harabat adlı eserini

eleştirmek amacıyla yazmıştır.

  • Ziya Paşa’yı “tarz-ı Acem’i ihya etmek”le suçlayan Namık Kemal, eserdeki şiirlerden hareketle Divan şiirini eleştirir.
  • Takip, Renan Müdafaanâmesi diğer eleştirileridir.
slide27

Ziya Paşa (1825-1880)

  • Tanzimat Edebiyatı şairleri arasında, Divan Edebiyatı’na en çok bağlı kalan sanatçıdır.
  • Şiirlerinde zulme, haksızlığa, çalıp çırpmaya ve geriliğe karşı çıkmıştır.
  • Nesri, nazım alanında tutulması gereken yolu, zamanına göre ileri bir görüşle dile getirmiştir.
  • Ziya Paşa, terkib-i bend türünde başarılıdır.
slide28

YAPITLARI

  • Şiir ve İnşa:

Ziya Paşa’nın dil ve edebiyat üzerinde düşüncelerini anlattığı makalesidir. Divan şiiri ve nesrinin, İran ve Arap edebiyatı sanatçılarının taklidine dayandığı iddiasıyla, “bizim tabii” şiirimizin halk şiiri, nesrimizin de Mütercim Asım’ın Muhbir gazetesinde kullandığı nesir olduğunu savunmuştur. Şair, daha sonra yazdığı Harabat’ta, halk şiirini “eşek anırmasına” benzeterek eleştirmiştir.

slide29

Harabat:

Arapça, Farsça, Türkçe şiir antolojisidir.

Eserin mesnevi tarzında yazılmış önsözünde, Ziya Paşa, şiir ve edebiyat anlayışını açıklamıştır. Bu önsözde Ziya Paşa’nın Şiir ve İnşa makalesinde savunduğu fikirlerin tersini savunduğu, Divan şiirini yücelttiği görülür.

Bu yüzden Namık Kemal, Ziya Paşa’nın bu eserine, Tahrib-i Harabat ve Takip adlı yapıtlarıyla cevap vermiştir.

Zafername:

Dönemin en ünlü hicivlerindendir.

Terkib–i Bent ve Terci–i Bent

ahmet mithat efendi 1844 1912
Ahmet Mithat Efendi (1844-1912)

Hikâye, roman, tiyatro, tarih, anı, gezi, makale gibi birçok türde eser veren yazar, bütün eserlerini halk için yazmış, yazı dilinin sadeleştirilmesi gerektiğini savunmuştur.Bir halk öğretmeni gibi yazmiştır.

slide31

Batı kültürünü yaymak amacıyla,neredeyse her

türde ürün vermiştir.

Matematik, fizik,kimya, doğal bilimler, felsefe,

hukuk, ekonomi, pedagoji gibi bilim dallarında

da eserler vermiştir.

En çok hikâye ve roman türlerine önem vermiştir.

slide32

Çağdaşlarından ayrılan yanı, romancı oluşu ya da romanı hepsinden iyi tanıyışı değildir, romancılığı iş olarak benimsemiş olmasıdır.

  • Bu yazış biçimi, sık sık romanı bir yerde durdurarak açıklamalara onu iter.
  • Bilgilerini sıraladıktan sonra kaldığı yerden romanının konusunu sürdürür.
slide33

Çok yazmış olmakla birlikte tekrara düşmemiştir.

  • Batılı bir yazarın bir romanını beğenmişse benzerini yazmaktan ve bunu açıklamaktan çekinmemiştir.
  • Bu temel özellik, Ahmet Mithat’ın romanının sonunu da hazırlar.
  • Öğreteceği bir şey kalmadığı gün biter,bunu kendisi de anladığı için Meşrutiyet’ten sonra yazmaz.
slide34

Felâtun Bey’le Rakım Efendi, Henüz On Yedi Yaşında, Hasan Mellah, Letaif-iRivayat onun yapıtlarından bazılarıdır.

slide35

Tanzimat döneminde, yüzeysel Batılılaşma olgusunun yarattığı gösteriş budalası, özenti içindeki züppe tipini eleştirmek için yazılmış bir romandır.

Eser, Batı kültürüne özenen Felâtun Bey’le, bu kültürü özümsemiş Rakım Efendi’ nin serüveni, medeniyet değiştiren bir toplumun hikâyesidir.

slide36

Faslı Hasan Mellah’ın, korsanların eline düşüşü, soygun için girdiği evin kızına âşık oluşu, kaçırılan sevgilisini kurtarmak için atıldığı serüvenler, hareketli bir üslupla anlatılır.

slide38

Âli Bey (1844-1899)

  • Duyûn-i Umumiye direktörlüğü yaptığı için Direktör Âli Bey diye de tanınır.
  • Diyojen gazetesindeki çalışmaları ile, “mizah edebiyatı”nın gelişmesine katkıda bulunmuştur.
  • Osmanlı Tiyatrosu’nun kurulmasında emeği geçmiş, bu tiyatroda oynanması için, eserlerinde İstanbul Türkçesini bütün incelikleriyle kullanmıştır.
slide39

Tiyatro, mizah ve gezi yazısı türünde yapıtlar vermiştir.

  • Moliere’inbir eserini, Ayyar Hamza adıyla Türkçeye uyarlamıştır.
  • Misafir İstiskali, bir perdelik; Geveze Berber ikiperdelik komedileridir.
  • Lehçetü’l Hakayık adlı küçük bir mizahi yapıtı da vardır.
slide40

Ayyar Hamza:

Eser Moliere’den adapte edilmiştir.

Aynı yapıt, A. Vefik Paşa tarafından da Dekbazlık

adıyla uyarlanmıştır.

Oyunda, Muhterem Efendi ile Zuhuri Efendi’nin, çocuklarını karşılıklı evlendirerek ticari ortaklıklarını pekiştirme isteklerine karşı, oğullarının başkaları ile evlenme istekleri, Zuhuri Efendi’nin uşağı Ayyar Hamza’nın hem babaları kandırmak hem de sevgilileri kavuşturmak için yaptığı düzenbazlıklar anlatılır.

slide41

Medresede Arapça ve Farsçayı öğrenen yazar, eski Yunanca, Fransızca ve İtalyancayı da çok iyi derecede bilir. Kuvvetli dilbilgisi sayesinde, dilin sadeleştirilmesi, sözlük ve gramerinin yapılması konularında çok sayıda bilimsel makaleleri vardır.

Şemsettin Sami (1850-1904)

slide42

Türkçenin ilk bilimsel sözlüğü olan Kamusü’l Türki’yi yazmıştır.

  • Lisan-ı Türki ve Lisan ve Edebiyatımız, dil hakkındaki düşüncelerini ifade ettiği

makaleleridir.

slide43

Araştırmaları, sözlük ve ansiklopedi çalışmaları ve çeşitli konuları içeren öğretici kitaplarıyla yapıtlarının sayısı elliyi aşar.

  • Kamusü’l-Âlâm ve Kamusü’l Türki yapıtıyla Türk dilini, üzerinde durulmaya değer bir konu olarak ele alıp Türkçenin başlıca sorunları üzerinde dikkatle duran ve onları birer birer inceleyerek bu konudaki görüşlerini cesaretle ortaya atan bir dil uzmanı olarak tanınır.
  • Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat adlı romanı, edebiyatımızda ilk telıf roman örneğidir.
slide44

İkisi de yetim büyümüş Talat ve Fıtnat’ın masum aşklarının anlatıldığı yapıt, Türk edebiyatının ilk yerli romanıdır. Birbirini görmeden tanımadan evlendirme geleneğinin yanlışlığını, bunun yol açtığı kötü sonuçları anlatmayı amaçlayan roman, ilk olmanın ötesinde bir değer taşımaz. Romanda, konuşma diline yakın bir dil kullanılmıştır.

slide45

Ahmet Vefik Paşa (1828-1891)

Tarihi ve dili ilk kaynağa götürme amacını taşıyan çalışmaları milliyetçiliğe yöneldiğini, çağdaşlarını aştığını gösterir. Yaşadığı çağda beğenilmeyen, kimi tutarsızlıkları nedeniyle eleştirilen dili, yerliliğin izlerini taşır.

slide46

Edebiyatımızda Moliere’den yaptığı adaptasyonlarıyla tanınmıştır.

  • Türkiye’de milliyetçilik akımının da öncülerindendir.
  • Türk tarihinin Osmanlılarla başlamadığını göstermek için, Ebülgazi BahadırHan’ın, Şecere-iTürk adlı yapıtını Anadolu Türkçesiyle kaleme almıştır.
  • Türkçe sözcükleri bir araya toplayan Lehçe-i Osmanî adlı sözlüğü yazmış, ayrıca Türk atasözlerini de bir kitapta toplamıştır.
slide47

Yapıtları:

Kocalar Mektebi

Kadınlar Mektebi

Zor Nikâh

ZorakiTabib.

slide49

Bu dönem “EKREM-HAMİT-SAMİPAŞAZADE SEZAİ”

okulu olarak da adlandırılır

Gezi özgürlüğü sınırlanır.

Kitap ve yayın yasakları konur.

Sansür şiddetlendirilir.

Sanatçılar üzerinde baskılar artar.

Bu nedenle ilk dönemden farklı olarak,

“Sanat sanat içindir.” ilkesi benimsenmiştir.

DİLDE SADELEŞME ÇALIŞMALARI TERK EDİLMİŞ,

ESKİYE DÖNÜLMÜŞTÜR.

slide50

Teorik olarak şiirde konu sınırlaması kaldırılmış,

kişisel konulara, metafizik temalara yer verilmiştir.

Göze göre uyak yerine, kulağa göre uyak

ilkesi bu dönemde tartışılmıştır.

slide51

ARUZ ÖLÇÜSÜNE DEVAM EDİLMİŞTİR.

HİKÂYE VE ROMANDA REALİZMİN ETKİSİNDE KALINMIŞTIR.

TİYATRO YAPITLARI,OKUNMAK İÇİN YAZILMIŞTIR.

slide52

SANATÇILARI:

Recaizade Mahmut Ekrem

Abdülhak Hamit Tarhan

Samipaşazade Sezai

Nabizade Nazım

Muallim Naci

slide53

Recaizade Mahmut Ekrem (1847-1914)

Eski biçimlerden kurtulamamış olmakla beraber, yeni biçimleri uygulamada,kendisinden öncekilere göre daha başarılıdır.

slide54

Üç çocuğunun peş peşe ölümü

nedeniyle“ölüm” konusunu sık

işlemiştir.

Şiirde “fikri, hayali ve hissi” olmak üzere

üç güzellik aranması gerektiğini savunmuş,

kendi şiirlerinde hissi güzelliği esas almıştır.

Güzel olan her şeyin şiire konu

edilebilmesi” onun fikridir.

“Toplum için sanat”görüşünden ayrılmıştır.

slide55

Hece vezni ile de birkaç şiir yazan şair, asıl başarısını düzyazılarında göstermiştir.

  • İlk yazılarında romantizmin tesirinde kalan R.Mahmut Ekrem, son tiyatro eserlerinde, Moliere’den dolayı klasisizmin etkisindedir.
  • Araba Sevdasıadlı romanıyla realizmin öncüsü olmuştur
slide56

Edebiyatımıza asıl hizmeti, yeni edebiyatın kurallarını koyması ve yaymasıdır.

  • Servet-i Fünun’da(Edebiyat-ı Cedide) Muallim Naci’ ile“Kafiye göz için mi kulak için mi olmalı” tartışması Servet-i Fünun’un doğuşunu

sağlamıştır.

slide57

Şiir kitapları :Zemzeme ve Nejat Ekrem

  • Romantik dram: Afife Anjelik, Atala, Vuslat
  • Komedi; Çok Bilen Çok YanılırTakdir-i
  • Eleştiri : Elhan, Zemzeme Önsözü yapıtlarıdır.
  • Talim-i Edebiyat, Ekrem’in edebiyat kuralları üzerinde bilgi verdiği önemli bir yapıtıdır.
slide58

Araba Sevdası:Bir gösterişten ibaret olan Batı hayranlığının gülünçlüğü anlatılmıştır.

Bihruz Bey, Ahmet Mithat’ın Felatun Bey’le Rakım Efendi romanında anlattığı Batı’ya özenen züppe tipinin iyice karikatürleştirilmiş biçimidir.

Araba, dönemin simgesidir.

Bihruz Bey örneği, daha sonra, Hüseyin Rahmi’ nin Şıpsevdi’sinde, Yakup Kadri’nin Kiralık Konak’ ında, Abdülhak Şinasi Hisar’ın, Ali Nizami Bey’inAlafrangalığı ve Şeyhliği’nde işlenmiştir.

slide59

Samipaşazade Sezai

(1860-1936)

Roman ve hikâyelerinde romantizmden realizme geçiş açıkça görülür.

  • Yapıtında ara sıra kendi kişiliğini gizlememesi, özellikle betimlemelerde kullandığı şairane üslup, romantizmin; olmuş ya da olabilir olayların anlatılması, ruh çözümlemelerinin doğallığı, yer betimlemelerinin olay çerçevesini tanıtmak amacıyla yapılmış olması realizmin etkisinde olduğunu gösterir.
  • Küçük Şeyler (hikâye), Sergüzeşt (roman) adlı yapıtları vardır.
slide60

Sergüzeşt:Yapıtta, esirlik ve insan ticareti

ana tema olarak seçilmiştir. Kafkasya’dan kaçırılıp

İstanbul’a getirilen Dilber’in macerası, o dönemde

egemen olan değer yargılarının yanlışlığı

gösterilmek için anlatılır. Sergüzeşt’te, Türk

romancılığının romantizmden realizme geçişi açıkça

görülmektedir. Sezai, bir taraftan Batı edebiyatında

tanıdığı realistlerin yöntemini benimsemiş, bir

yandan da N. Kemal’in üslubunun etkisinden

kurtulamamıştır. Olay, bir gözlem ürünüdür.

“Betimlemeler süs olsun diye değil, olayın

geçtiği çevreyi tanıtmak ve o çevre içinde

yetişen insanların ruhsal durumlarının daha

İyi kavranabilmesi için yapılmıştır.”

abd lhak hamit tarhan 1852 1937
Abdülhak Hamit Tarhan (1852-1937)
  • Batı uygarlığı etkisindeki Türk edebiyatının tutulup yayılmasında, önemli payı olan sanatçılardandır.
  • Şiir ve tiyatro türünde eserler vermiştir. Eserlerinde hem Doğu hem Batı kültürünün etkileri görülür.
  • Şiirde, eski nazım biçimlerini bırakmış, Batı edebiyatını örnek alarak yeni şekiller kullanmıştır.
slide62

O, “suda görülen akisler gibi, şiirlerin de dışarıda bir müsebbibi olduğu” inancındadır.

  • Her türlü hayat izlenimini şiirlerinde konu etmiş, şiirin konusunu genişletmiştir.
  • Aruzun yanında, duraksız hece veznini de kullanmıştır.
  • Tiyatrolarını oynanmak için değil, okunmak için yazmıştır.
  • Devrinde “şair-i âzam”, “dahi-i âzam” gibi sıfatlarla anılan şair, “sanat için sanat” görüşünü benimsemiştir.
slide63

Tiyatroları: Duhter-i Hindû, Finten, Tarık, Tezer, Eşber, Nesteren..

  • . Şiirleri: Sahra, (Edebiyatımızın ilk pastoral şiir örneğidir.) Makber, (Karısı Fatma Hanım’ın ölümü üzerine yazmıştır.) Bunlar Odur, Ölü, Tayflar Geçidi, Ruhlar, Hacle...
slide64

Finten:.

Finten, Mis Kros adlı Kanadalı zengin bir kadındır. Kendisi evli olduğundan sevdiği bir lorda evlenmek kocasını ortadan kaldırmak üzere Davalaciro’yu kullanır. Davalaciro, Finten’i derin bir hırsla sevmektedir. Davalaciro, zaten bu sevda yüzünden Finten’in kocasını öldürdüğü gibi bir kıskançlık buhranıyla Finten‘den olan çocuğunu da öldürür. Bunun üzerine Fitnen de onu öldürür

slide65

Makber:

Şairin ilk eşi Fatma Hanım’ın Beyrut’ta ölümü üzerine yazmıştır.

Sadece bir mersiye değil, felsefi düşünceyle mersiye unsurlarını bir arada veren eserdir.

Eserde, “ölü”den ziyade “ölüm”ün kendisi anlatılmıştır. Buradan, metafiziğe hatta ebedi adalet fikrine geçilmiştir.

Makber, sekizer mısralık bölümler halinde yazılmıştır.

slide66

Nabizade Nazım (1862-1893)

  • Edebiyatımızda ilk köy gerçeğine değinen, romandan çok uzun hikâye niteliği taşıyan “Karabibik” onun yapıtıdır.
  • Realist-natüralist özellikler taşır.
  • Yalın ve açık bir dili vardır.
  • Gözlemlere önem vermiştir.
  • “Zehra” adlı romanında psikolojik tahliller yapar.
slide67

Muallim Naci (1850-1893)

Doğu edebiyatını medresede öğrenmiştir. Sonradan öğrendiği Fransızca kanalıyla Batı edebiyatı ile tanışmış, her iki kültürün etkisiyle de eserler vermiştir.

  • Ancak, sanat gücü bu iki kültürü birleştirmeye yetmemiş, Divan Edebiyatı etkisi ağır basmıştır.
  • Yenilik taraftarı R. Ekrem ve A. Hamit’e cephe almış, bilhassa Ekrem’e karşı çok ağır ithamlarda bulunmuştur. Dili aruza uydurmada gösterdiği başarı ile, Tevfik Fikret ve Mehmet Akif’i etkilemiştir.
slide68

Şiir kitapları :

  • Ateşpare, Şerare, Füruzan adlı ile
  • Edebiyat terimleri hakkında bilgi veren:
  • Istılahat-ı Edebiyye ve Lügat-ı Naci
slide70

İlk çeviri roman:Telemak(Fenelon’dan Yusuf Kamil Paşa)

İlk yerli roman: Taaşşuk-ı Talat ve Fıtnat(Şemsettin Sami)

İlk edebi roman: İntibah(Namık Kemal)

İlk tarihi roman: Cezmi (Namık Kemal)

İlk realist roman:Araba Sevdası(R. Mahmut Ekrem)

İlk psikolojik roman:Eylül(Mehmet Rauf)

İlk köy romanı:Karabibik(Nabizade Nazım)

slide71

İlk hikâye:

Kıssadan Hisse, Letaif-i Rivayat

(Ahmet Mithat Efendi)

İlk Batılı hikâye kitabı:

Küçük Şeyler

(Samipaşazade Sezai)

slide72

İlk Türkçe gazete (resmi):

Takvim-i Vakayi

İlk yarı resmi gazete:Ceride-i Havadis

İlk mizah dergisi: Diyojen

(Teodor Kasap)

İlk özel gazete:Tercüman-ı Ahval

(Şinasi-Agâh Efendi)

slide73

İlk yerli tiyatro eseri:Şair Evlenmesi

(Şinasi)

İlk makale:Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi

(Şinasi)

İlk eleştiri:Tahrib-i Harabat, Takip

(Namık Kemal)

İlk şiir çevirileri:Şinasi

(La Fontaine’den)

İlk pastoral şiir:Sahra

(Abdülhak Hamit Tarhan)

hazirlayan nurg l aslan
HAZIRLAYAN :NURGÜL ASLAN

KATKIDA BULUNANLAR:

İBRAHİM YILDIRIM

İLKNUR KILIÇ