1 / 30

BİTKİ EKOLOJİSİNDE UYGULAMALAR

BİTKİ EKOLOJİSİNDE UYGULAMALAR. HAZIRLAYANLAR: Dilem DURAK Murat ALBAYRAK Danışman:Yrd. Doç.Dr . Erdihan TUNÇ. Kök basıncı:Bitki köklerinin topraktan su emme kuvvetidir. Bitki köklerindeki özsuyun pozitif basıncıdır.

Download Presentation

BİTKİ EKOLOJİSİNDE UYGULAMALAR

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. BİTKİ EKOLOJİSİNDE UYGULAMALAR HAZIRLAYANLAR: Dilem DURAK Murat ALBAYRAK Danışman:Yrd.Doç.Dr. Erdihan TUNÇ

  2. Kök basıncı:Bitki köklerinin topraktan su emme kuvvetidir. • Bitki köklerindeki özsuyun pozitif basıncıdır. • Özsuyun, toprakta bulunan suya göre hipertonik oluşu nedeniyle ortaya çıkar.  KÖK BASINCININ ÖLÇÜLMESİ

  3. Topraktaki su ve mineral maddelerin iyonlarının iletiminde kök basıncının rolü önemlidir. • Kök basıncının miktarı gövdedeki ksilem borularından birim zamanda geçen su miktarının ölçülmesiyle tayin edilebilir. • Bitkide kök basıncı sonucu olarak suyun iletimini anlamak için terleme olayını ortadan kaldırmak gerekir. • Bu yüzden bitkinin yaprakları kesilir.

  4. Gerekli malzemeler: • Saksılı bir bitki • Vazelin • Keskin bir bıçak • Kauçuk boru, cam boru

  5. Deneyin yapılışı • Saksı içerisinde bulunan bir bitkinin gövdesi toprak seviyesinin 3-4 cm üzerinden kesilir. • Üst kısmını atıp alt kısmına bir miktar vazelin sürüp uygun genişlikte 5-7cm boyunda bir kauçuk boru takılır ve bu boru tamamen su ile doldurulur. • Açık olan ucuna bir miktar su bulunan bir cam boruyu vazelinleyerek takılır. • Toprak normal durumda iken ve sonra 10,20,30 ml su ile sulayarak cam borudaki su seviyesi artışları belli zaman aralıkları ile ölçülür.

  6. ASİT YAĞMURLARI Asit yağmurları, fosil yakıtların yakılmasıyla oluşan yağışlardır. Özellikle endüstriyel faaliyetlerin ve enerji tüketiminin fazla olduğu yerlerde yakılan, kömür ve petrol gibi fosil yakıtlardan, azot ve kükürt gazları açığa çıkmaktadır. Oluşan bu gazlar bulutlardaki su buharıyla tepkimeye girerek sülfürik ve nitrik asitleri ortaya çıkarmakta oluşan bu asitler ise kar, yağmur, çiğ ve sis gibi doğal olaylar sonucunda yeryüzüne ulaşmaktadır. Normal koşullar altında oluşan yağmurların pH değeri 5.6′dır. Bunun altında bir değere sahip olan yağış asit yağmuru olarak adlandırılır.

  7. Asit Yağmurlarının Bitkiler Üzerine Olan Etkilerinin Belirlenmesi

  8. Gerekli Malzemeler • Atomizer • Saksıya dikilmiş telgraf çiçeği bitkisi • Derişik H2SO4

  9. Deneyin Yapılışı • %10, %20,%30,%40 ve %50 ‘lik H2SO4 çözeltileri aynı yaşta olcak şekilde saksılara ekilmiş telgraf çiçeği yapraklarına bir atomizer yardımıyla değişik konsantrasyonlarda H2SO4 çözeltileri püskürtülür. Bitkiler gruplara ayrılır.Bir grup saksı , kontrol olarak seçilir. Diğer grup saksıların bazılarında yaprağın üst ,bazılarında alt yüzeyine, bazılarınında hem üst hem alt yüzeyine püskürtme uygulanır.haftada en az 3 kez yapraklarda oluşan morfolojik ve anatomik değişimler gözlenerek kontrol grubu ile karşılaştırılır.

  10. Bitki Türlerinin Fenolojik Özelliklerinin Belirlenmesi • Bitkiler , iklim,toprak ve su faktörlerinin toplam etkileri sonucu çimlenir,gelişir ve hayat devrelerini tamamlarlar. • Bitkilerin yıl içindeki gelişme devrelerini ve devam sürelerini tespit ile uğraşan bilim dalına FENOLOJİ denir. • Fenoloji gözlemlere ve istatistiklere dayanan bir bilim dalıdır. • Fenolojik gözlemlerde sıcaklıktaki en küçük değişiklik bitki üzerinde etkisini göstermektedir.Örneğin birçok bölgede ilkbaharın geldiği çiğdemlerin çiçek açmasıyla belirtilmektedir.

  11. Her bitki için farklı bölgelerde yapılan fenolojik gözlemlerin sonuçları toplanıp zamanla bağlantılı olarak haritalarda işaretlenir. • İşaretlenen bu noktalar birleştiğinde aynı bitkinin gelişme evrelerine ait eğriler ortaya çıkar.Bu eğrilere İZOFAN denir. • İzofan haritaları bir ülkenin farklı bölgelerinin tarım bitkilerinin ve doğal bitki örtüsünün özelliklerini ortaya koyar.Böylece bölgeler arasındaki benzerlik ve farklılıklara göre tarımsal planların yapılması ve önlemlerin alınmasına yardımcı olur. • Fenolojik gözlemler tarımsal klimatolojide takvim olarak büyük önem taşır.

  12. Prodüktivite (üretim) : belli bir zaman periyodu içerisinde belli bir alanda bir organizma veyekominite tarafından özümlenen organik maddenin miktarı veya ağırlığıdır. Ekosistemlerde Primer Prodüktiviteyi Tayin Yöntemleri

  13. PRODÜKTİVİTEYİ ölçmenin en ideal yolu bütün bir sistem içerisindeki enerji akışını değerlendirmektir. • Primer prodüktivite çeşitli yöntemlerle ölçülür.

  14. Primer ve sekonder prodüktivite olmak üzere ikiye ayrılır. • Primer prodüktivite : : belli bir zaman periyodu içerisinde belli bir alanda fotosentez sonucu bitkiler tarafından üretilen organik madde miktarıdır. • Primer prodüktivite iki şekilde ifade edilir. • 1- Toplam primer prodüktivite : belli bir zaman periyodu içerisinde belli bir alanda yeşil bitkiler tarafından sentezlenen ve solunumda kullanılan kısmıda içine alan organik maddelerin toplam değeridir.

  15. 2- Net primer prodüktivite : belli bir zaman periyodu içerisinde belli bir alanda yeşil bitkiler tarafından solunumda kullanılan kısım hesaba katılmadan sadece bitki dokusunda depo edilen organik madde miktarıdır.

  16. Toplam prodüktivite net primer prodüktivite bitki solunumu

  17. Sekonder prodüktivite : heterotrofik organizmalar tarafından sonradan değişikliğe uğrayan organik madde miktarıdır

  18. Prodüktiveteyi tayin yöntemleri • Hasat yöntemi • Oksijen yöntemi • Karbondioksit yöntemi • Radyoaktif elementlerin kullanılması

  19. Hasat yöntemi:primer üretimin tayininde en çok kullanılan yöntemdir. • Daha çok çayır vejetasyonunda kullanılır. • Hasat yönteminde gelişme mevsiminin farklı dönemlerinde rastgele seçilen örnek parsellerde bulunan bitkiler ve çeşitli kısımları (kök,tohum,yaprak,sap ve meyve gibi) belli zaman aralıklarıyla toplanır kurutulur. • Böylece organik madde üretim hızı ;birim zaman içinde,birim alana düşen kuru biyolojik kütle olarak hesaplanır.bu yöntemde en sağlam sonuçlar bitkilerin tüm kısımlarının hesaplara katılmasıyla bulunur.

  20. Oksijen Yöntemi:Su ekosisteminde en çok kullanılan en basit yöntemdir.Fotosentez olayında giren çıkan tüm maddelerin oranı bellidir.Bu yöntemi bir örnekle açıklayalım:Belli derinliklerden alınan bitkisel plankton örnekleri birbirinin eşi olan örnek şişelere konur.Örnek şiselerden biri saydam bırakılarak fotosentezin devamı sağlanır.Öteki şişe ise ışık geçirmez torbaya konur.Şişeler örneklerin alındığı derinliklere indirilerek belli bir süre orada bırakılır.Sonra içlerindeki oksijen miktarı ölçülür. • YORUM:Saydam şişede bir yandan solunum bir yandan fotosentez devam edeceği için şişedeki oksijen miktarındaki değişim bitkisel planktonun net üretimini verir.Karanlık şişedeki oksijen miktarındaki değişim solunum miktarını belirten bir değer verir .

  21. KARBONDİOKSİT YÖNTEMİ:Kara ekosistemleri için kullanılır.Havadaki karbondioksit oranı çok az oksijen oranı fazladır.Bu nedenle karasal ekosistemlerde fotosentez sonucu havadaki CO2 miktarındaki azalmayı ölçmek O2 miktarındaki artışı ölçmekten daha kolaydır.

  22. RADYOAKTİF ELEMENTLERİN KULLANILMASI • Özellikle üretimi düşük bölgeler için uygun olan bir yöntemdir. • Radyoaktif karbon yönteminde de oksijen yöntemindeki kimyasal mantık kullanılır. • Ancak, burada ölçülen değer fotosentezden çıkan oksijen değil,fotosenteze giren CO2 miktarıdır. • Bunun için belli derinliklerden alınan fitoplankton örnekleri,oksijen yönteminde olduğu gibi birbirinin eşiti olan , fakat biri saydam, diğeri ışık geçirmez şişelere konur.

  23. Bu şişelere belli bir miktar radyoaktif C-14 eklenir. • Şişeler örneklerin alındığı derinliklere indirilip belli bir süre bekletilir. • Saydam şişede hem fotosentez hem solunum karartılmış şişede ise yalnız solunum işlemi sürer.Deney sonucundaki örnekler çok ince süzgeçlerden geçirilir.Elde edilen organik madde içindeki C-14 oranı belirlenir. • Fotosentez formülündeki girdi-çıktı dengesinden gidilerek radyoaktif karbonun ortamdan alınış oranının , üretilen organik madde içindeki miktarına eşit olduğu varsayılarak fotosentez sonucu oluşan organik madde miktarı hesaplanır.

  24. TOPRAĞIN EMME KUVVETİNİN TAYİNİ • GEREKLİ MALZEMELER • 2 adet erlenmayer • Ambalaj ipi,toplu iğne • Distile su • 1M NaCI emdirilmiş süzgeç kağıdı • 2 adet numune şisesi • Elenmiş toprak • Parafilm

  25. Erlenlerin birincisine distile su ikincisine 1M NaCI konur ve etiketlenir.Diğer taraftan distile su ve 1M NaCI etiketli örnek şişelerinden distile su ve 1M NaCI emdirilmiş kağıtlar çıkarılır.Bunlar ip ucundaki iğneye tutturularak içinde toprak bulunan erlene sarkıtılır. • Kağıtlar toprağa değmemelidir.Sonra parafilm yardımıyla sistem kapatılır.Distile su ve 1M NaCI emdirilmiş kağıtların ağırlığının önceden bilinmesi gerekir.Dara ve dara+çözelti emdirilmiş kağıt ağırlıkları önceden ölçülüp hazırlanmalıdır.Bir gece bekletilir.Sistemin üzerinden parafilm açılır. • Çözelti emdirilmiş kağıtlar dikkatlice çıkarılır ve ilgili örnek şişelere konularak kapağı sıkıca kapatılıp tartılır. • Deney sonucunda çözelti emdirilmiş kağıt bulunan şişeler tartılır. • Birinci ve ikinci ağırlıklar arasındaki fark kullanılan toprağın emme kuvveti hakkında bilgi verir.

  26. Farklı türlerin bireyleri veya aynı türün bireyleri birbirleri  ile çevredeki besin kaynakları bakımından rekabet halindedir. • Bitki türleri, büyüme hızı, ekim, kesim, otlatma ve gölgeye dayanıklılık gibi çeşitli faktörler bakımından da rekabet halindedir. Örnek ; İç Anadolu da yalancı ot olarak yetişen sarı ot Boreaıceoriantalis buğdayla şiddetli bir rekabet halindedir. Eğer buğday ekimi erken yapılırsa ve buğday erken gelişip toprağı gölgelerse sarı otun gelişim hızı azalır veya durur. Aşırı otlatma hayvanlar tarafından yenmeyen birçok bitkilerin çoğalmasını sağlar. Toros dağlarının İç Anadolu ya bakan yamaçlarında ve yurdumuzun birçok bölgesinde aşırı derece otlatma olduğu için hayvanlar tarafından yenilebilen bir çok bitkiler kaybolmuş bunun yanında Astragalus, çoban  yastığı gibi dikenli bitkilerle euphorbiasalviadaphne gibi sert yapraklı ve hayvanlar tarafından yenmeyen bir çok bitkiler hakim duruma gelmişlerdir.

  27. TEŞEKKÜR EDERİZ.

  28. KAYNAKÇA • BİTKİ SOSYOLOJİSİ DERS KİTABI • EKOLOJİ DERS KİTABI

More Related