slide1 l.
Download
Skip this Video
Loading SlideShow in 5 Seconds..
Hazırlayan Stj Dr Onur Kargacı Sorumlu öğretim Üyesi Prof Dr Itır Yeğenağa PowerPoint Presentation
Download Presentation
Hazırlayan Stj Dr Onur Kargacı Sorumlu öğretim Üyesi Prof Dr Itır Yeğenağa

Loading in 2 Seconds...

play fullscreen
1 / 46

Hazırlayan Stj Dr Onur Kargacı Sorumlu öğretim Üyesi Prof Dr Itır Yeğenağa - PowerPoint PPT Presentation


  • 629 Views
  • Uploaded on

Hazırlayan Stj Dr Onur Kargacı Sorumlu öğretim Üyesi Prof Dr Itır Yeğenağa. BÖBREK HASTALIKLARININ TANISI. Böbrek Hastası Doktorun Karşısına Hangi Şekillerde Çıkar?. Asemptomatik hasta (Klinik muayene/laboratuar tetkikleri sırasında anormallik saptanan)

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about 'Hazırlayan Stj Dr Onur Kargacı Sorumlu öğretim Üyesi Prof Dr Itır Yeğenağa' - kalli


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
slide1
Hazırlayan Stj Dr Onur Kargacı

Sorumlu öğretim Üyesi

Prof Dr Itır Yeğenağa

b brek hastas doktorun kar s na hangi ekillerde kar

Böbrek Hastası Doktorun Karşısına Hangi Şekillerde Çıkar?

Asemptomatik hasta (Klinik muayene/laboratuar tetkikleri sırasında anormallik saptanan)

Böbrek hastalığına işaret eden semptom ve/veya bulguları olan hasta

Böbrekleri etkilediği bilinen sistemik bir hastalığa sahip hasta

Ailesinde kalıtsal böbrek hastalığı öyküsü olan hasta

anamnez

ANAMNEZ

Yakınma: Sizin bana başvurmanıza neden olan yakınmalarınızı söyleyiniz?

Öykü: Yakınmaların ne zaman, ne şekilde başladığı, bugüne kadarki gelişme ve değişmeleri sorulur.

zge m

ÖZGEÇMİŞ

Eski hastalıklar, özellikle enfeksiyonlar (üst solunum yolları enfeksiyonları) sorulur.

Diabet ve hipertansiyon gibi sık rastlanan sistemik hastalıklar ve geçirilen ameliyatlar sorulur.

Çocuk sahibi olan kadınlara hamilelik ve bununla ilişkili problemler (hipertansiyon, üriner enfeksiyon, ödem, ateş) bulunup bulunmadığı sorulur.

Daha önceden üriner sistem kateterizasyonu (sonda) yapılıp yapılmadığı da sorulur.

ali kanliklar ve soyge m
ALIŞKANLIKLAR ve SOYGEÇMİŞ
  • Hastanın devamlı kullandığı ilaçlar
  • Sigara (paket x yıl) ve alkol kullanımı
  • Ailede görülen hastalıklar sorgulanır.
f z k muayene
FİZİK MUAYENE

GENEL DURUM MUAYENESİ

  • GENEL GÖRÜNÜM
  • Vücut kitle indeksi (kaşektik,normal,obez?)
  • Turgor
  • Tonus
  • Cildin görünümü (sarılık,solukluk,kuruluk?)
slide8

Kronik böbrek yetersizliğinde, deride ürokrom birikmesi ve pigmentasyon nedeniyle kirli pigmente sarımtırak deri rengi görülür. Anemi nedeniyle de cilt soluk renkli olarak izlenebilir.

Kronik böbrek hastalıklarında çoğunlukla dehidratasyonun bir bulgusu olarak cilt kurudur. Bu durumda turgor ve tonus da azalmış bulunabilir.

slide9

II. POSTÜR

Aktif veya pasif olabilir. En önemli pasif postür dispnenin en ağır şekli olan ortopnedir ve kalp yetersizliğine neden olan nefropatilerle beraber ortaya çıkabilir.

III. BİLİNÇ

Açıktan kapalıya kadar her düzeyde olabilir.

(Açık--KonfüzyonSomnolansKoma--Kapalı)

IV. PSİŞİK DURUM

nspeks yon

İNSPEKSİYON

Hasta hekime dönük olacak şekilde oturmalıdır.

Böylece lomber bölgedeki;

Kabarıklıklar

Simetri bozuklukları

Nedbeler

Ödemler

Kızarıklıklar

gözlenebilir.

nspeks yon ii

İNSPEKSİYON-II

Üremik hastalarda kaşıntı izleri

Koagülasyon bozukluğunda peteşi-ekimoz

Üre kristallerinin yüz derisinde birikimi sonucu minik beyaz kristaller (üremik frost)

Fosfat birikimi sonucu korneada kalsifikasyonlar

Üremi asidozunda derin asidotik solunum

“Kussmaul Solunumu”

palpasyon

PALPASYON

Her ne kadar böbrek genellikle palpabl olmasa da, palpasyon tekniği öğrenilmeli ve uygulanmalıdır. Büyümüş bir böbreğin tespit edilmesi çok önemli bir bulgu olabilir.

Böbrekler 12. torakal ve 3. lumbalvertebralar arasında uzanır. Sağ böbrek, sola göre 2 cm daha aşağıda yerleşmiştir.

Retroperitoneal organlar oldukları için ancak derin palpasyonla hissedilebilirler.

Palpasyon sırasında hasta sırtüstü yatarak dizlerini karnına doğru çeker. Böylece karın duvarının gerginliği azaltılır.

y zeyel palpasyon

YÜZEYEL PALPASYON

Ağrılı noktaların tespitinde yararlıdır. Yüzeyelpalpasyonla ağrılı üreter noktaları izlenebilir. Taş sancısının izlenmesinde son derece önemlidir.

1. Üreter noktasıUP darlık

2. Üreter noktası İliak damarları çaprazladığı yer

3. Üreter noktası Mesaneye girişi

der n palpasyon

DERİN PALPASYON

Böbreğin derin palpasyonu

Sol böbrek incelenirken hekim hastanın solunda durur. Sağ elini, 12. kostaya paralel ve onun altında olacak şekilde hastanın sırtına koyar. Parmak uçları kostovertebral açıya ulaşacak şekilde durur ve arkadan hafifçe iterek böbreği ön tarafa doğru yaklaştırır.

Karın ön duvarında ise; sol el, rektus kasının lateralinde ve ona paralel olarak, sol üst kadrana koyulur. Hasta derin nefes alırken öndeki el, arcus kostanın hemen altına doğru karın ön duvarını bastırır ve hekim böbreğin alt polünü iki elinin arasında yakalamaya çalışır.

der n palpasyon ii

DERİN PALPASYON-II

Aynı yöntemle sağ böbrek de incelenir, bu kez hekim hastanın sağına geçer ve sağ eliyle derin palpasyon yapar.

Bir kitle tespit edilirse; sert/yumuşak, düzenli/düzensiz ve ağrılı/ağrısız olup olmadığına, solunumla hareket edip etmediğine bakılmalıdır.

BÖBREĞİN BÜYÜDÜĞÜ DURUMLAR

Hidronefroz

Böbrek kistleri

Tümörler

Polikistik böbrek (çift taraflı büyüme)

kosto vertebral a i hassas yet

KOSTO-VERTEBRAL AÇI HASSASİYETİ

Pyelonefrit veya taş belirtisi olabilir.

Genellikle parmaklarla hafifçe bastırmak hassasiyetin ortaya çıkması için yeterlidir.

Bu yeterli değilse özel bir perküsyon çeşidi denenebilir. Bir elin avucu kostovertebral açı üzerine koyulur, diğer elin dış kısmıyla üzerine vurulur.

osk ltasyon

OSKÜLTASYON

Lomber bölgede olmak üzere karnın ön yüzünde ve arkada yapılabilir.

Orta hattan itibaren dışa doğru ve kosta kenarına paralel olacak şekilde, sağda ve solda çeşitli noktalar dinlenir.

Arka tarafta ise 12. torakal vertebranın sağ ve solunda dinlenir.

Sistolik veya sürekli bir üfürüm işitilmesi renal arter darlığı olasılığı bakımından önemlidir.

mesane muayenes

MESANE MUAYENESİ

Dolu mesane palpasyon ve perküsyonla izlenebilir.

Perküsyonla yukarı doğru konveks bir matite izlenir.

Çok dolmuşsa yuvarlak kabarık bir tümör şeklinde görülür ve palpe edilebilir “Vezikalglob”

Prostat hipertrofisi, mesane boynu darlığı, obstrüksiyon ve bazen mesane atonilerinde oluşur.

prostat muayenes
PROSTAT MUAYENESİ

Rektal tuşe ile yapılır.

Büyüklük ve hassasiyet değerlendirilir.

Prostat hiperplazisi, kanseri veya prostatit hakkında bilgi edinilebilir.

nefroloj k tanida bel rt ler ve semptomlar

NEFROLOJİK TANIDA BELİRTİLER VE SEMPTOMLAR

POLİÜRİ

Günlük idrar miktarının 2,5-3 litreden fazla olmasıdır.

Hastada sık idrara çıkma ve gece idrara kalkma gibi semptomlar ortaya çıkarabilir.

Osmotikpoliüride idrar dansitesi 1010 civarındadır ve idrar erimiş maddelerden zengindir.

Su poliürisinde idrar dansitesi 1010’un altındadır ve su erimiş içeriğe oranla daha fazladır.

osmot k su pol r pol r s
OSMOTİK SU POLİÜRİ POLİÜRİSİ
  • DM-Glikozüri
  • KBY (kompanse d.)
  • ABY (poliürik faz)
  • Diüretik kullanımı
  • Diabetes insipitus
  • Ağır metaller
  • Amfoterisin
  • Metoksifluoran
  • Hiperkalsemi
  • Hipokalemi
  • Esansiyel polidipsi
d z r

DİZÜRİ

Hastanın yanma ve ağrılı idrar yapması halidir.

Başlıca nedenleri sistit, prostatit veya üretrittir.

POLLAKİÜRİ

Sık idrara çıkma halidir. Normalde günde 3-6 defa idrara çıkılır.

Mesanenin çeşitli nedenlerle iyi boşalamamasına, mesane volümünün azlığına veya alt üriner bölgedeki irritasyonlara (taş,iltihap,prostat hiperplazisi) bağlı olabilir.

drar retans yonu

İDRAR RETANSİYONU

Hastanın mesanesini tamamen boşaltamamasıdır.

Tam retansiyongenellikle akut olarak meydana gelir.

Vezikalglob oluşur. Sonda veya suprapubik iğne aspirasyonu ile mesane boşaltılır.

Tam olamayan retansiyonkronik bir durumdur. Uzun bir süre boyunca her idrardan sonra mesanede idrar kalır. Biriken küçük miktarlar sonunda mesaneyi doldurur.

Nörojenik mesanelilerde sık görülür.

drar nkont nansi

İDRAR İNKONTİNANSI

Hastanın idrarını tutamamasıdır.

Total inkontinans: En ağır şeklidir. Hasta idrarını gece gündüz tutamaz. Nörolojik mesane hastalıklarında görülür.

Stres inkontinansı: Perineal kaslar ve sfinkter yetersizliğinden ileri gelir. Hızlı bir hareket, öksürük, hapşırık veya gülme gibi nedenlerle kadın idrarını kaçırır.

Overflow inkontinans: Kontrakte olamayan dolu mesaneden taşma şeklinde idrar damlamasıdır.

Urge inkontinans

en rez s nokturna

ENÜREZİS NOKTURNA

Geceleri ortaya çıkan inkontinans şeklidir. 5 yaşından büyük çocuklarda ortaya çıkması anlam taşır. Nedenleri mesane boynu darlığı, VUR, üreter anomalisi, diyabetes insipitus veya psikolojik olabilir.

NOKTURİ

Gece idrara kalkma durumudur.

Kalp yetmezliği,ileri renal yetersizlikler, prostat büyümesi, üriner obstrüksiyon nedeniyle olabilir.

hemat r

HEMATÜRİ

İdrarda anormal biçimde kan bulunmasıdır.

Makroskopik hematüri: İdrarın rengi pembeden koyu kırmızıya kadar değişebilir. Hematürinin başladığı bölge üriner sistemin yukarı bölümlerinde ise taze idrar kokakola ya da yıkanmış et suyu görünümünde olur. Akut nefritik sendromlar buna örnektir.

Mikroskopik hematüri: Taze idrarda büyük büyütme alanında 3’ten daha fazla eritrosit görülmesidir.

slide37

İdrarda renk değişikliklerinin nedenleri: kırmızı idrar için hematüri, hemoglobinüri, miyoglobinüri; bulanık idrar için enfeksiyon; açık su gibi idrar için poliüri akla gelir.

HEMATÜRİ NEDENLERİ

Parankimal böbrek hastalıkları (glomerulonefrit, interstisyel nefrit, TBC, ilaçlar..)

Tümörler, polikistik böbrek, taş, travma

Sistit, divertikül

Prostat hastalıkları, üretra lezyonları

slide38

AĞRI

RENAL KOLİK

İdrar yollarının taş, pıhtı gibi nedenlerle tıkanmasıyla lümen içi basıncın akut olarak artması sonucu oluşur.

Çok şiddetli olabilir. Küçük taşlar daha rahat hareket ettiği için daha şiddetli ağrı yapabilir.

Çoğunlukla tek taraflıdır. Lomber ve hipokondriyak bölgelerde ortaya çıkabilir.

Hasta ajitedir ve ağrı duymayacağı bir pozisyon arar.

slide39

LOMBER BÖLGE AĞRILARI

Renal veya üreteral nedenli olabilir. Devamlı ya da aralıklıdır.

Renal ağrı genelde künt yan ağrısı şeklindedir. Umblikusa uzanabilir. Akut pyelonefriti akla getirir.

Ureteral ağrılar daha şiddetli ve kolik tarzda olabilir.

Kostovertebral bölgeden alt kadran veya olasılıkla testislere kadar uzanabilir.

Üreterin ani distansiyonuna bağlı oluşur.

slide41

ÖDEM

CİLT ALTI ÖDEMİ

Bir nefropatinin ilk işareti olabilir. Çoğunlukla ödemli dönemlerde oligüri bulunur. Su ve tuz tutulumu vardır.

Nefropatilerin ödemi ağrısız, çoğunlukla yumuşak ve simetrik karakterdedir. Parmakla basıldığında özellikle pretibial bölgede gode bırakır.

Ödem hafifse özellikle yüzde daha belirgindir. Yataktan kalkınca fark edilir. Ayakta duran hastada pretibial bölgede oluşur.

Erişkinde 2 kg.a yaklaşan ağırlık artışında hasta tarafından farkedilir.

slide44

SEROZA ÖDEMLERİ

Sıvı birikimi 5 kg’ın üstünde olabilir. Plevra boşluğunda, perikard boşluğunda ve peritonda sıvı toplanabilir. Albümin 2,5 gramın altına düşmüştür.

Yüz, ekstremiteler, karın cildi ve serozalarda sıvı toplanmasına “anazarka” denir.

VİSSERAL ÖDEMLER

Dolaşım yetersizliği oluşan kişilerde saptanır. Pulmoner ödem visseral ödeme örnektir.

h pertans yon

HİPERTANSİYON

Hipertansiyon, ödem gibi nefropatiyi belirten bir semptom olabilir.

Diastolik basınç toplam arterioler direnci yansıtır ve nefropatilere bağlı diyastolik basınç yüksekliği gözden kaçmamalıdır.

Hipertansif hastada en sık şikayet baş ağrısıdır. Kulak çınlaması, baş dönmesi ve ekstremitelerdeuyşmalar olabilir. Göz dibi değişiklikleri ile görme bozuklukları oluşabilir.

h pertans yon ii

HİPERTANSİYON-II

Renal kaynaklı HT, esansiyel olana göre daha fazla malign seyreder. Bu yüzden diyastolik basıncı 125 mm Hg veya daha yüksek seyredenler ve göz dibi bulguları olan kişilerde mutlaka renal neden aranmalıdır.

Renal arter darlığı ve progresif kronik glomerülonefritlerde hipertansiyon sık bir bulgudur.