1 / 80

İ C R A V E İ F L A S H U K U K U

İ C R A V E İ F L A S H U K U K U. Muzaffer AYDIN Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Tetkik Hakimi. İcra İflas Hukukunu, Cebri İcra Hukuku veya Takip Hukuku olarak da tanımlayabiliriz. Cebri icra, borçların Devlet kuvveti yardımı ile (zorla) yerine getirilmesidir.

haven
Download Presentation

İ C R A V E İ F L A S H U K U K U

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. İ C R A V E İ F L A S H U K U K U Muzaffer AYDIN Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Tetkik Hakimi

  2. İcra İflas Hukukunu, Cebri İcra Hukuku veya Takip Hukuku olarak da tanımlayabiliriz. Cebri icra, borçların Devlet kuvveti yardımı ile (zorla) yerine getirilmesidir. • Kural olarak borçlar kendiliğinden yerine getirilir. Ancak her zaman borçlular borçlarını kendiliğinden yerine getirmez. Bu durumda alacaklı alacağına kavuşması için devletin yetkili yargı organlarına başvurur.

  3. İCRA TEŞKİLATI (ORGANLARI) A)ASIL ORGANLAR • İcra Dairesi • İcra Mahkemesi • Yargıtay’ın icra-iflas işleri ile görevli Hukuk Daireleri (6.HD., 8. HD., 12.HD., 16.HD., 17.HD., 23.HD.) B)YARDIMCI ORGANLAR • Genel Mahkemeler • Cumhuriyet Savcılığı

  4. İCRA DAİRESİ İcra teşkilatının en önemli unsuru icra dairesidir. İcra dairesi, icra işlerinde birinci derece görevlidir. İcra dairesi bağımsız olup, yaptığı işlemlerden dolayı her daire ve makam ile doğrudan doğruya muhabere edebilir. İcra dairesi, İcra Hakiminin daimi gözetimi ve denetimi altında ise de, İcra Mahkemesine bağlı bir organ değildir. Her Asliye Mahkemesinin yargı çevresinde yeteri kadar icra dairesi bulunur. İcra dairesinin başında bir icra müdürü vardır.

  5. İCRA MAHKEMESİ (İİK. m.4) İcra Mahkemeleri , icra ve iflas dairelerinin işlemlerinin , bu işlemlere karşı yapılacak şikayetler ve itirazlar sonucu , kanuna ve hadiseye uygunluklarını denetlemek ve bu kanun ile veya özel kanunlar ile kendisine verilmiş icra ve iflas hukukuna ilişkin diğer işlere bakmak üzere , icra dairelerinin üzerinde kurulmuş tek hakimli özel mahkemelerdir.

  6. İcra mahkemesinin takip hukukuna yönelik kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez ise de genel hükümlere göre inceleyip sonuçlandırması gereken istihkak davalarıve İİK. nun 89/4. maddesine dayalı olarak açılan tazminat davaları sonucunda verdikleri kararlar ileihalenin feshi isteminin reddine yönelik kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder ve yalnızca bu karaları hakkında yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilebilir. Maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyen icra mahkemesinde karara bağlanan bir husus, daha sonra genel mahkemede bir dava konusu yapılabilir. İcra mahkemesi kararları sadece o takip konusu hakkında, takip hukukuna özgü bir etkiye sahiptir. Ancak, aynı taraflar hakkında ve aynı konuda verilen icra mahkemesi kararlarından, kesinleşmesi koşulu ile önceki tarihli karar sonraki karar açısından kesin hüküm sonuçlarını doğurur.

  7. İCRA MAHKEMESİNİN YETKİSİ • İcra ve iflas dairelerinin işlemlerine karşı yapılacak itiraz ve şikayetleri incelemeye bu icra ve iflas dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi yetkilidir. Bu yetki kamu düzeninden olup kesin yetki niteliğindedir ve mahkemece kendiliğinden göz önüne alınmalıdır.Yasada, koşulların oluşması halinde m. 79/2 (Talimatla haciz) ve m. 360 (Hacizli malların talimatla satışı) bu husustaki yetkiyle ilgili istisnalardır. • Ancak asıl icra dairesince yazılan haciz talimat yazısının genel nitelikte olmayıp da nokta haczi biçiminde olması halinde, talimat icra dairesince yapılan haciz işlemine yönelik şikayetleri incelemeye de haciz talimatını yazan asıl icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi yetkilidir. Bu durumda İİK. nun 79. maddesi uygulanmaz.

  8. Ortaklığın giderilmesi kararına dayalı yapılan satışlar • Ortaklığın satış suretiyle giderilmesi sonucu yapılan satışlar ile ilgili görev hususu olup anılan satışlarla ilgili ihalenin feshine yönelik şikayetleri incelemeye sulh hukuk mahkemesi görevlidir. (HMK. m. 322/2) Satışın icra memuru tarafından yapılmış olması yukarıda da açıklandığı gibi icra müdürünün sulh hukuk mahkemesi satış memuru sıfatı ile bu satışı yapmış olması nedeniyle anılan yetki kuralını değiştirmez. Satışa hazırlık işlemlerine yönelik itiraz ve şikayetlerde sulh hukuk mahkemesince incelenir.

  9. 6183 Sayılı Kanun uyarınca yapılan satışlar 6183 Sayılı Kanunun 99. maddesi gereğince gayrimenkul ile ilgili ihalenin feshi gayri menkulün bulunduğu yerin İcra Hakimliğinden şikayet yolu ile istenebilir. Menkul mallara ilişkin ihalenin feshinde ise, 2576 sayılı kanunun 6/b maddesi gereğince Vergi Mahkemeleri görevlidir. SGK’ nun 6183 Sayılı Kanuna göre yaptığı takipler nedeniyle doğan ihtilafların çözümlenmesinde alacaklı Sigorta Müdürlüğünün bulunduğu yer İş Mahkemesi görevlidir.

  10. İCRA MAHKEMESİ KARARLARININ TEMYİZİ I-İcra Mahkemesinin Hukuk İşlerine İlişkin Kararlarının Temyizi (İ.İ.K. m.363-366). İcra Mahkemesinin kararının temyizinde ilk önce İ.İ.K. m. 363-366’daki hükümler, bunun dışındaki hallerde ise, H.U.M.K. m.427-444’deki (İ.İ.K. m.363-366’ya aykırı düşmeyen) genel temyiz hükümleri uygulanır II-İcra Mahkemesinin ceza işlerine ilişkin kararlarının temyizi (İ.İ.K. m.353-354)

  11. HUMK.nun aksine İcra Mahkemesinin hangi kararlarının temyiz edilebileceği, İ.İ.K. m.363’de 18 bent halinde tahdidi olarak sayılmıştır. • İcra Mahkemesinin kararının konusu olan alacak, mal veya hakkın tutarının veya değerinin İİK. m.363’ te öngörülen miktarı geçmesi şarttır. • Temyiz süresi, İcra Mahkemesi kararının tefhim veya tebliğinden itibaren 10 gündür. (363). • İcra Mahkemesi kararının temyizi, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz . (364/3).

  12. KARAR DÜZELTME İcra Mahkemesi kararlarının onanmasına veya bozulmasına ilişkin Yargıtay 12. HD. kararlarına karşı 10 gün içinde karar düzeltme yoluna gidilebilir.(366/2). • YARGILAMANIN İADESİ Kural olarak İcra Mahkemesi kararlarına karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulamaz. Ancak, İcra Mahkemesinin ihalenin feshi talebinin reddine, İİK 89/4 tazminatına ilişkin kararları ve istihkak davası sonucunda verdiği kararları maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiğindenbu kararlara karşı yargılamanın iadesi yoluna başvurulabilir.

  13. ŞİKAYET • Şikayet, icra ve iflas dairelerinin işlemlerinin kanuna ve hadiseye uygun olup olmadıklarının denetlenerek, bunların iptali veya düzeltilmesi ile bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması halinde bu hakkın yerine getirilmesinin sağlanması için başvurulan takip hukukuna özgü özel bir yoldur. Şikayet medeni usul hukuku anlamında bir kanun yolu (temyiz, karar düzeltme gibi) olmadığı gibi, bir dava da değildir.

  14. Şikayetin Konusu Kanunun hallini yargılamaya bıraktığı haller dışında, İcra ve iflas dairelerinin her türlü işlemleri şikayetin konusunu oluşturur. Şikayet konusu yapılacak işlemler icra memurunun olumlu işlemleri (haciz, satış vs.) olabileceği gibi, bir işin yapılmaması, talebin yerine getirilmemesi veya sürüncemede bırakılması gibi olumsuz işlemleri de şikayetin konusunu teşkil eder. İşlemden kastedilen somut olay karşısında icra dairesinin davranış biçimidir. İcra memurunun sırf düşünce açıklaması veya muhtemel bir davranışı, şikayet konusu yapılacak bir işlem olarak kabul edilemez.

  15. ŞİKAYET SEBEPLERİ • 1- İşlemin kanuna aykırı olması: İcra memurunun bir kanun hükmünü yanlış veya noksan uygulaması veya hiç uygulamaması olup burada kastedilen kanun ibaresinden yalnızca İcra ve İflas Kanunu değil bütün kanun, tüzük ve yönetmelikleri anlamak gerekir. • 2- İşlemin hadiseye uygun olmaması:İcra müdürünün yaptığı işlemin hadiseye (olaya) uygun olmaması, kanunun icra müdürüne taktir yetkisi tanıdığı durumlarda söz konusu olur. İcra memurunun taktir yetkisi kanunda açıkça belirtilebileceği gibi (m. 114/2), kanun hükmünün yazılışından veya amacından anlaşılır. (m. 96, 97, 99) • 3- Bir hakkın yerine getirilmemesi: İcra memurunun kanun tarafından takibin taraflarına veya ilgili olan 3. kişilere tanınan bir hakkın yerine getirilmesi için görevi gereği yapması gereken bir işi veya işlemi yapmayı reddetmesi veya yapmaması halinde bu işlem şikayet konusu yapılabilir. Örneğin haciz talebini yerine getirmemesi, takip talebini kabul etmemesi, ihalede bütün şartlar gerçekleştiği halde en çok artırana satışı yapmaması veya 3. kişi tarafında dosyaya yatırılmak istenen paranın kabul edilmemesi gibi. • 4- Bir hakkın sebepsiz sürüncemede bırakılması:İcra müdürünün tarafları talebi üzerine veya kendiliğinden yapması gereken bir işi, kanunda o iş için bir süre öngörülmüş ise bu sürede, böyle bir süre öngörülmemiş ise uygun bir sürede haklı bir neden olmaksızın yapmaması halinde bu şikayet nedeni gerçekleşmiş olur.

  16. Şikayetin Tarafları • Şikayet medeni usul hukuku anlamında bir dava olmayıp takip hukukuna özgü bir yol olup, şikayet eden ve şikayet olunan (karşı taraf) olmak üzere iki tarafı vardır. Müdahale söz konusu olmaz. • 1- Şikayet eden: Şikayet yoluna icra müdürünün işleminden zarar gördüğünü ileri süren herkes başvurabilir. Şikayet yoluna başvurulabilmesi için şikayet konusu işlemin iptali veya düzeltilmesinde şikayette bulunanın korunmaya değer hukuki bir yararının bulunması ve o işlemin doğrudan doğruya kendi hukuki durumuna ilişkin olması ve zararına bulunması gerekir. Bir başka deyişle şikayet edebilmek için, hukuken himaye edilmiş olan menfaatleri ihlal eden kişi durumunda bulunmak gerekir.

  17. 2- Şikayet olunan (karşı taraf): Her ne kadar şikayet icra dairesinin işlemine yönelik olması nedeniyle, şikayetin karşı tarafı icra dairesi gibi gözükse de şikayetin karşı tarafı, şikayet konusu işlem lehine olan takibin diğer tarafı (alacaklı veya borçlu) veya üçüncü kişidir. İcra müdürlüğü şikayette hasım olarak kabul edilemez. Hakim gerek görürse şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinden açıklama isteyebilir. (m. 18/3) • Şikayet medeni usul hukuku anlamında bir dava olmayıp, hasmın yanlış gösterilmesi veya hiç gösterilmemiş olması reddini gerektirmez. Doğru hasma tebligatla şikayet sonuçlandırılmalıdır. Şikayet konusu işlem lehine olan hasım gösterilmemiş olsa bile şikayetin yasal hasmı olması nedeniyle kararı temyiz hakkı vardır.

  18. ŞİKAYET SÜRESİ 1-Şikayet süresi kural olarak yedi gün olup; şikayet konusu işlemin öğrenildiği tarihten başlar. Şikayet konusu işlem şikayette bulunana tebliğ edilmiş ise süre tebliğ tarihinden başlar. Ancak tebliğ tarihinden daha önce öğrenmiş ise öğrenme tarihinden başlayacağı tabidir. Şikayetçinin bildirdiği öğrenme tarihi esas olup bu tarihin aksi karşı tarafça ancak yazılı belge ile ispatlanabilir. Beyan edilen öğrenme tarihinin aksi tanık beyanı ile ispat edilemez.

  19. 2- Süresiz şikayet:Şikayet süresinin yedi gün olduğuna ilişkin genel kuralın iki istinası olup, bu iki halde şikayet süreye tabi değildir; a)Bir hakkın yerine getirilmemesinden veya sebepsiz sürüncemede bırakılmasından dolayı yapılacak şikayet süreye tabi değildir. b)Kamu düzenine aykırı olan işlemlere karşı yapılacak şikayet süresizdir.

  20. Yargıtay içtihatları ile süresiz şikayet nedeni olarak kabul edilen işlemlere örnekler verecek olursak; – İlama aykırılık nedenine dayalı şikayet süresizdir. – Takip ehliyeti bulunmadığına ilişkin şikayet süreye tabi değildir. – Taraf ehliyetine (husumet) yönelik şikayet süresizdir. – Yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığının takip talebi ve ödeme (icra) emrinde gösterilmemiş olması nedenine dayalı şikayet süresizdir. – Ehliyetsizlik kamu düzeni ile ilgili olup süresiz şikayet nedenidir. – Ölü kişi hakkında takip yapılamaz. Bu konudaki şikayet süresizdir. – Gayrimenkul ile ilgili haczin kaldırılması talebi süreye tabi değildir. – Takip talebine aykırı düzenlenen ödeme (icra) emrine yönelik şikayet süresizdir. – Üst sınır (limit) ipoteğinde, ipotek limitinin aşıldığı yönündeki şikayet süreye tabi değildir. – SGK emekli maaşının haczine yönelik şikayet süresizdir.

  21. Gerek süreye bağlı, gerekse süresiz şikayet, icra takibi sonuçlanıncaya kadar mümkündür. Takip sonuçlandıktan (kapandıktan) sonra, artık o takibe ilişkin bir işleme karşı şikayet yoluna başvurulamaz.

  22. YARGILAMA USULÜ • İcra Mahkemesinde Basit Yargılama Usulü uygulanır.(İİK. m. 18/1). • Şikayet bir dilekçe ile yapılabileceği gibi, şikayet beyanının icra mahkemesince zapta geçirilmesi suretiyle sözlü de yapılabilir. • Şikayet üzerine icra mahkemesi kanunda aksine bir düzenleme yok ise duruşma açılmasına gerek olup olmadığına karar verir. Duruşma açılmasına karar verir ise ilgilileri duruşmaya çağırır, gelmeseler bile yargılamaya devam ederek gereken kararı verir. Duruşma yapılmasına karar verilmişse artık taraflara usulüne uygun olarak tebligat yapılmalıdır. Usulüne uygun tebligata rağmen taraflar gelmezlerse o zaman yokluklarında yargılamaya devam edebilir. HMK. nun 150. maddesi şikayet hakkında uygulanmaz.

  23. BASİT YARGILAMA USULÜ (HMK 316-317-318-319-320-321-322) HMK 319. maddesine göre, İddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar. HMK 320/1. maddesine göre, Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.

  24. İCRA HUKUKUNUN BÖLÜMLERİ • İlamlı İcra Alacaklının elinde borçlusuna karşı alınmış bir mahkeme ilamı yada ilam niteliğinde bir belge bulunmalıdır. • İlamsız İcra Yalnız para ve teminat alacakları için yapılabilir. Kira bedelinin ödenmemesi ve kira süresinin bitmesi hallerinde, kiralanan taşınmazların ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin takipler istisnadır. • Rehnin Paraya Çevrilmesi Yolu ile Takip Rehinli alacaklı, kural olarak, doğrudan ilamlı veya ilamsız icra yoluna ya da iflâs yoluna başvuramaz. Kanunda belirtilen istisnalar dışında önce rehnin paraya çevrilmesi yoluna müracaat zorunluluğu bulunmaktadır. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip ilamlı ve ilamsız takip olarak ikiye ayrılmaktadır.

  25. İLAMSIZ İCRA • GENEL HACİZ YOLU • KAMBİYO SENETLERİNE MAHSUS HACİZ YOLU • KİRALANAN TAŞINMAZLARIN İLAMSIZ İCRA YOLU İLE TAHLİYESİ • Kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle • Kira süresinin bitmesi nedeniyle

  26. İLAMLI İCRA • PARA ALACAKLARI HAKKINDAKİ İLAMLARIN İCRASI • KONUSU PARADAN BAŞKA BİR ŞEY OLAN İLAMLARIN İCRASI • Taşınır teslimi • Taşınmazların tahliye ve teslimi • Bir şeyin yapılmasına veya yapılmamasına ilişkin ilamların icrası • İrtifak hakkına ilişkin ilamların icrası • Çocuk teslimi hakkındaki ilamların icrası • Çocukla kişisel ilişki kurulması hakkındaki ilamların icrası

  27. İLAMLI İCRA • İlamlı icra takibine konu edilebilecek ilamlar: • Hukuk Mahkemesi İlamları • Ceza Mahkemesi İlamları • Yargıtay İlamları • Tam yargı davaları sonucunda verilmiş olan idari yargı ilamları • Sayıştay ilamları • Hakem Kararları

  28. KESİNLEŞMEDEN İCRAYA KONULAMAYAN İLAMLAR • Taşınmazın aynına ilişkin ilamlar • Aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar • Hakem kararları • Yabancı mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin ilamlar • Sayıştay ilamları • Vergi mahkemesi ilamları • Ceza mahkemesi ilamlarının tazminata ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası • Türk Ticaret Kanununun 35/4 ve 36.maddelerinde düzenlenen tescil ve tescile itiraza ilişkin mahkeme kararları • Menfi tesbit davasının kabulü halinde ,borçlu lehine hükmedilen tazminat ve ilamdaki fer’i alacaklar davacı borçlu tarafından ancak menfi tesbit ilamının kesinleşmesi ile icraya konulabilir. • Kira tesbit ilamları • İstihkak davasının kabulüne dair ilamlar

  29. İLAM NİTELİĞİNDEKİ BELGELER • İİK. m. 38 uyarınca Mahkeme huzurunda yapılan sulhlar, kabuller ve para borcu ikrarını havi re'sen tanzim edilen noter senetleri, istinaf ve temyiz kefaletnameleri ile icra dairesindeki kefaletler, ilamların icrası hakkındaki hükümlere tabidir. • İİK’nun da belirtilmediği halde bazı belgelerin ilam niteliğinde olduğu özel kanunlarında belirlenmiştir.

  30. İcranın Geri Bırakılması (İİK. madde 33) • İlamda hüküm altına alınan borç, icra emrinin tebliğ tarihinden önce veya sonra borçlu tarafından alacaklıya ödenmiş olabileceği gibi, alacaklı ile borçlunun borcun ertelenmesi veya icranın geri bırakılması konusunda anlaşmaları veya ilama konu alacağın zamanaşımına uğramış olması mümkündür. Bu durumda borçlu icra mahkemesine başvurarak hakkındaki icra takibinin devamına veya sonuçlanmasına engel olabilir.

  31. Bu müessese ilamsız icra takibindeki borca itirazdan farklı olup, madde de belirtildiği şekli ile icranın geri bırakılması talebidir. Diğer bir ifade ile madde de itiraz terimi de kullanılmış olması karşısında icra emrine itiraz olarak adlandırılabilir. İlamsız icradan farklı olarak borçlunun icra emrine yönelik bu itirazı icrayı durdurmaz ve itiraz icra dairesine değil icra mahkemesine yapılır. Yetkili mahkeme, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi olup, itiraz buraya yapılmalıdır. • İİK’nun 33. maddesinde düzenlenen icra emrine itiraz yolu yalnız mahkeme ilamına dayalı icra takiplerinde değil, ilam hükmünde olan belgelere dayalı ilamlı icra takiplerinde de uygulanır.

  32. İtirazın Süresi • İcra emrinin tebliğinden önce ancak hüküm tarihinden sonraki dönemde gerçekleşen nedenlere dayalı olarak itfa, ihmal (erteleme) ve zamanaşımı itirazlarının, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük sürede icra mahkemesine yapılması gerekir. • Ancak ilama aykırılık nedenine dayalı yapılan başvurular süreye tabi değildir.

  33. Yapılması • İcra emrine itiraz başvuru harcına tabi olup, itiraz harcın yatırıldığı tarihte yapılmış sayılır. • İİK.nun 41. maddesi göndermesi ile 65. madde uyarınca gecikmiş itirazda bulunulabilir. • İcra emrine itiraz mutlaka dilekçe ile yapılmalıdır. İcra mahkemesine sözlü olarak yapılan itiraz geçersizdir.

  34. REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLU İLE TAKİP • REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLU İLE İLAMSIZ TAKİP • Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip • İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız takip • REHNİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLU İLE İLAMLI TAKİP • Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip • İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip

  35. İCRA TAKİBİNİN AŞAMALARI • TAKİP TALEBİ • ÖDEME EMRİ VEYA İCRA EMRİ • HACİZ • PARAYA ÇEVİRME(SATIŞ) • PARALARIN PAYLAŞTIRILMASI

  36. HACİZ • Haciz talebi • Haczin yapılması • Haczedilemeyen mal ve haklar • Haczin konusu • İstihkak iddiası

  37. HACZEDİLEMEYEN MAL VE HAKLAR (m.82-83) • İcra ve iflas hukukunun amacı, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamaktır. Bu nedenle, kural olarak borçlunun bütün mal ve hakları haczedilir. Ancak bir kısım mal ve hakkın ise ya kısmen ya da tamamen haczi mümkün değildir. Haczedilmezliğe ilişkin hükümler İcra iflas kanununun 82 ve 83. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak bunların dışında, ayrıca bir kısım mal ve hakların ise maddi hukuka ve genel hukuk kurallarına göre haczi mümkün değildir. • Haczedilemeyen mallar ve haklar hakkındaki hükümler, ilamsız icrada (m.82,83), ilamlı icrada (m.41) ve ihtiyatî hacizde uygulanır. Fa­kat, haczedilemeyen şeyler yalnız cüz'î (ferdi) İcrada değil, aynı zamanda küllî icrada (iflâsta) da söz konusudur. İİK m.184'e göre, müflisin haczi caiz olmayan malları iflâs masasına girmez • Haczedilmezlik şikayeti kural olarak 7 günlük süreye tabidir. Ancak Devlet malının haczine yönelik 1. bende dayalı haczedilmezlik şikayeti kamu düzeninden olup süresizdir. Bunun yanında özel kanunlar ile haczedilemeyeceği hüküm altına alınan hak ve alacakların haczinde ise, haczedilmezliğe ilişkin hüküm emredici nitelikte ve kamu düzeni ile ilgili ise şikayet süresiz olup, bunun dışında 7 günlük süreye tabidir.

  38. HACZEDİLEMEYEN MAL VE HAKLAR 1) Devlet Malları Haczedilemez • Hangi malların devlet malı sayılacağı ve haczedilemeyeceği, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi Ve Kontrol Kanunu esas alınarak belirlenir. Genel bütçeli kamu idarelerinin mallarının Devlet malı olduğu tartışmasızdır. Özel bütçeli kamu idarelerinin mallarının da Devlet Malı olarak kabulü gerekir. • Genel ve özel bütçeli kamu idarelerinin dışında düzenleyici ve denetleyici kurumlar, sosyal güvenlik kurumları ve mahallî idarelerin malları 5018 sayılı yasa uyarınca Devlet malı kapsamında değildir. Bunların mallarının haczedilip, haczedilmeyeceği konusunda özel kanunlarına bakmak gerekir. Özel kanunlarında hacze engel bir düzenleme yok ise malları haczedilebilir.

  39. Mahalli İdareler • — İl Özel İdareleri: 5302 sayılı İl Özel İdaresi Kanunu’nun 7. maddesinin son fıkrası uyarınca; “İl özel idaresinin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde edilen gelirleri, vergi, resim ve harçları, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları haczedilemez.” • — Köy: Köy Kanununun 8. maddesi uyarınca köyün orta malları, Devlet malı gibi korunacağı hüküm altına alınmış olduğundan, köy orta malları haczedilemez. • — Belediyeler: 5393 sayılı Belediye Kanununun 15/son maddesi uyarınca “Belediyenin proje karşılığı borçlanma yoluyla elde ettiği gelirleri, şartlı bağışlar ve kamu hizmetlerinde fiilen kullanılan malları ile belediye tarafından tahsil edilen vergi, resim ve harç gelirleri haczedilemez.” Bu maddeye göre haczedilemezlik şikâyetinin kabul edilebilmesi için mahcuzların kamu hizmetinde fiilen kullanılması zorunludur.

  40. Özel Kanunlarına Göre Haczedilemeyen Mal ve Haklar • — Finansal Kiralama Konusu Mallar: 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanununun 19. maddesinde; Kiracının iflası veya icra takibine uğraması halinde, Finansal kiralama konusu malların takibin dışında tutulmasına veya iflasta tefrikine ilgili memurca karar verileceği, bu karara karşı yedi gün içinde icra hâkimliği nezdinde şikâyette bulunulabileceği öngörülmüştür. Aynı kanunun 20. maddesinde ise, kiralayanın borcundan dolayı finansal kiralama konusu malların haczedilemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

  41. 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu: • 5510 sayılı yasanın 93.maddesine göre: “Bu Kanun gereğince sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının genel sağlık sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88 inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir.” • 5510 sayılı yasanın 93.maddesi hükmü kamu düzeniyle ilgili olup bu maddeye dayalı haczedilmezlik şikayeti, İİK. nun 16/2. maddesi uyarınca süresizdir.

  42. Avukatlık Kanunu: 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 164/son maddesi uyarınca avukatlık ücreti, avukata ait olup, iş sahibinin borcu için takas ve mahsup edilemez, haczedilemez. • 4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun: 22. madde uyarınca “Korunma sandığının mevcudu Devlet malı hükmündedir. Korunma gelirleri ve korunma sandığındaki paraya haciz konamaz.”

  43. — 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu: 203. madde uyarınca aile yardımı ödenekleri, 207. madde uyarınca doğum yardımı ödeneği ve 208. madde uyarınca ölüm yardımı ödeneği haczedilemez. • — 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu:143. madde uyarınca askeri öğrencilere verilen harçlıklar, 154. madde uyarınca subay ve astsubaylara verilen aile yardımı ödenekleri, 176. madde uyarınca subay ve astsubaylara verilen doğum yardımı ödeneği, 177. madde uyarınca subay ve astsubaylara verilen ölüm yardımı ödeneği haczedilemez.

  44. İİK 82/2 (6352 SY ile yapılan değişiklik) “ Ekonomik faaliyeti, sermayesinden ziyade bedenî çalışmasına dayanan borçlunun mesleğini sürdürebilmesi için gerekli olan her türlü eşya” haczedilemez. Malların kıymetinin fazla olması durumunda, bedelinden haline münasip bir kısmı, ihtiyacını karşılayabilmesi amacıyla borçluya bırakılmak üzere haczedilerek satılır.

  45. “3. Para, kıymetli evrak, altın, gümüş, değerli taş, antika veya süs eşyası gibi kıymetli şeyler hariç olmak üzere, borçlu ve aynı çatı altında yaşayan aile bireyleri için lüzumlu eşya; aynı amaçla kullanılan eşyanın birden fazla olması durumunda bunlardan biri,” Haczedilemez.

  46. “4- Borçlu çiftçi ise kendisinin ve ailesinin geçimi için zaruri olan arazi ve çift hayvanları ve nakil vasıtaları ve diğer eklenti ve ziraat aletleri; değilse, sanat ve mesleki için lüzumlu olan alet ve edevat ve kitapları ve arabacı, kayıkçı, hamal gibi küçük nakliye erbabının geçimlerini temin eden nakil vasıtaları, “ Haczedilemez.

  47. 5- Borçlu ve ailesinin idareleri için lüzumlu ise borçlunun tercih edeceği bir süt veren mandası veya ineği veyahut üç keçi veya koyunu ve bunların üç aylık yem ve yataklıkları, haczedilemez. • 6- Borçlunun ve ailesinin iki aylık yiyecek ve yakacakları ve borçlu çiftçi ise gelecek mahsul için lazım olan tohumluğu, haczedilemez. • 7- Bu bentte de 4.bentte geçimini çiftçilikle sağlayan borçlular hakkındakine paralel bir düzenleme yapılmış olup, o bentte yapılan açıklamalar burası için de aynen geçerlidir

  48. 8-Borçlar Kanununun 510 uncu maddesi uyarınca haczolunmamak üzere tesis edilmiş olan kaydı hayatla iratlar, haczedilemez. • 9- Memleketin ordu ve zabıta hizmetlerinde malul olanlara bağlanan emeklilik maaşları ile bu hizmetlerden birinin ifası sebebiyle ailelerine bağlanan maaşlar ve ordunun hava ve denizaltı mensuplarına verilen uçuş ve dalış tazminat ve ikramiyeleri, • Askeri malullerle, şehit yetimlerine verilen terfi zammı ve 1485 numaralı kanun hükmüne göre verilen inhisar beyiye hisseleri, haczedilemez. 10- Bir muavenet sandığı veya cemiyeti tarafından hastalık, zaruret ve ölüm gibi hallerde bağlanan maaşlar, haczedilemez. • 11- Vücut veya sıhhat üzerine ika edilen zararlar için tazminat olarak mutazarrırın kendisine veya ailesine toptan veya irat şeklinde verilen veya verilmesi lazım gelen paralar, haczedilemez.

  49. 12- Borçlunun haline münasip evi haczedilemez. Borçlunun haline uygun evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu ögeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.

  50. Henüz mesken olarak kullanılabilir durumda bulunmayan taşınmaz meskeniyet şikâyetine konu edilemez. • Borçlunun taşınmazda müşterek veya iştirak halinde malik olması meskeniyet şikâyetinde bulunmasına engel değildir. • Borçlunun meskeniyet şikâyetine konu ettiği mahcuzun mutlaka tapuda kayıtlı olması zorunlu değildir. • Taşınmazda kendisinin oturması da zorunlu değildir. Borçlu evini kiraya vermiş olabilir. • Meskeniyet şikâyetinde bulunma hakkı borçluya ait olup, borçlu tarafından 3.kişiye satılan taşınmazız satış işlemi hakkında tasarrufun iptaline karar verilmesi halinde, icra takibinde borçlu sıfatı olmayan tasarrufun iptali ilamının davalısı 3.kişinin meskeniyet şikâyetinde bulunma hakkı yoktur.

More Related