1 / 13

TUZ KRALLIĞI

TUZ KRALLIĞI. NEDEN KURUDU?. TUZ KRALLIĞI.

flann
Download Presentation

TUZ KRALLIĞI

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. TUZ KRALLIĞI NEDEN KURUDU?

  2. TUZ KRALLIĞI Karayoluyla Ankara'dan güneye doğru uzandığınızda, birkaç saat içinde az rastlanır bir görüntüyle karşılaşırsınız. Bulunduğunuz yer, Türkiye'nin en önemli ovalarından biridir ve ülkenin tahıl deposu olarak bilinir: Konya Ovası. Ovanın ortasında ince, uzun bir göl uzanır ama bu göl beyazdır ve etrafında hemen hiç yeşillik yoktur. Çünkü burası Tuz Gölü'dür. Biraz yürürseniz ilerdeki adacığa ulaşacağınızı sanırsınız oysa sadece bir seraptır bu. Bu görüntü 60 kilometreden fazla sürer. Uzun, ince ve çorak bir yol Bozdağlara oradan da Toros Dağları'na doğru uzayıp gider.

  3. 15 bin kilometre karelik bir alana yayılmış olan Tuz Gölü, Türkiye'nin ikinci büyük gölü ama derinliği çoğu yerde yarım metreyi bile bulmuyor ve kış aylarındaki yağışlarla birlikte bir kuş cenneti haline geliyor. Kapladığı çok geniş su alanı, su kuşları için önemli bir kışlama alanı oluşturuyor. Göl ve çevresinde tuzlu ortamlara uyum sağlamış olan kılıçgaga, angıt gibi kuşların yanı sıra yağmurcun, turna, yaban kazı ve yaban ördekleri gibi kuş toplulukları da var. Göl çevresi ıssız ve bu nedenle kuşlar, çevresindeki su birikintilerinde, meralarda ve ekili alanlarda rahatça beslenip, kışın en soğuk günlerinde bile donmayan sularında yüzebiliyorlar. Flamingoların da Türkiye'deki en önemli barınakları ve kuluçka alanı Tuz Gölü. Gölün ortasındaki adalarda binlerce flamingodan oluşan kuluçka kolonilerine rastlamak mümkün.

  4. Yaz aylarında göldeki su buharlaşınca, tuz kristalleri ile kaplanan göl yüzeyi uçsuz bucaksız bir platonun zeminini oluşturuyor. Gölün üzerinde yürüyebilir, arabanızla dolaşabilir ya da motokros yapabilirsiniz. Gölün çevresini oluşturan 270 kilometrelik doğal pist, off road meraklıları için mükemmel bir parkur. Yine yazın, dağ bisikletiyle birkaç günlük bir gezi programlanabilir. Eğer bir çılgınlık yapıp yürümek isterseniz, gölün bir ucundan diğer ucuna yaklaşık 2 ya da 3 günde ulaşırsınız ve yürüyüş uzaklığı ortalama 65 km. Yürürken Hasan Dağı'nın büyüleyici atmosferi, sessizlik ve sonsuz bir beyazlık hissi size eşlik eder. Güneş batmaya başladığında, bu kristalize beyazlığa düşen ve çevreye saçılan ışık hüzmelerinin tadına doyulmaz. Biraz da bu nedenle Tuz Gölü tam bir fotoğraf cennetidir. FOTOGRAF CENNETİ

  5. Geçmişte arkadaşlık, sadakat, sağlık ve konukseverliğin sembolü olan tuz, mal değişimlerinde de önemli rol oynuyordu. Tarihte tuz yatakları savaşlarına bile rastlanır. Kabilelerin zenginlikleri de sahip oldukları tuz yataklarıyla ölçülüyordu. Tuz Gölü'nün içindeki Büyük Ada'da görülen geniş yapı ve kilise kalıntıları, burada hem yolu hem de gölü koruyan muhafızların yaşadığını gösteriyor. Kat kat kayalardan oluşmuş Büyük Ada, gölün güneybatısında ve gölün her tarafından araçla ya da yürüyerek ulaşılabiliyor. Adanın yüksek yerlerinde yapı kalıntıları var, güneye hâkim bir tepesinde de küçük bir kilise kalıntısı. Doğu kıyısında bulunan tatlı su kuyusundan, vaktiyle burada yaşayanların bu kuyuyu içme suyu olarak kullandıkları tahmin ediliyor. Ayrıca Romalılar gölün iki tarafındaki yerleşim bölgelerinin iletişimini sağlamak için gölün içine bir ticaret yolu da yapmışlar. Bu yola ait izlerle gölün içinde yükselen mermer sütunları hâlâ görülebiliyor.

  6. TUZ GÖLÜ’NÜN DOĞAL YAPISI Tuz Gölü, sahip olduğu biyolojik çeşitlilik değerleri bakımından hem ülkemizde hem de dünyadaki sayılı alanlardandır. Tuz Gölü büyüklüğüne karşın, ülkemizin en sığ göllerinden biridir. Derinliği çoğu yerde 0.5 m’yi bulmaz. Bu bölge kapalı bir havza konumundadır. Dışarıya akıntısı olmayan Tuz Gölü’nün deniz seviyesinden yüksekliği 905 m’dir. Göl, Türkiye’nin en az yağış alan bölgesinde yer alır ve göle su taşıyan akarsular su açısından çok fakirdir.

  7. KONUMU Göle yakın yaşayan nüfus, yaklaşık 200.000 kişidir ve bu kişiler düşük gelir grubundandır. Başlıca bitkisel üretim şeker pancarıdır. Yer üstü ve yeraltı su kaynakları aşırı ve plansız şekilde kullanılarak şeker pancarı üretimi yapılmaktadır

  8. TUZ GÖLÜ SORUNU • Tuz Gölü ülkemizin yıllık tuz ihtiyacının %60’ını karşılamaktadır. • Tuz Gölü’nde başlıca iki sorun vardır: Göl kurumaktadır ve aynı zamanda da kirlenmektedir. Tuz Gölü'nü yeniden hayata döndürmenin mümkün olduğuna dikkati çeken basın, "Bunun için havzada ürün deseninin değiştirilerek vahşi sulama yöntemlerinin terk edilmesi ve damla sulama başta olmak üzere basınçlı sulama yöntemlerinin uygulanması, Devlet Su İşleri'nin yanlıştan bir an önce dönerek tüm Türkiye sathında suyun havza bazında entegre yönetimini benimsemesi gerekiyor, diyorlar.Bugün harekete geçmezsek çok geç kalacağız ve Orta Anadolu'da insan yaşamının yok oluşuna seyirci kalacağız”.

  9. KÜRESEL ISINMA DEĞİL İNSAN ELİ • Konya Ovası’ndaki suyun küresel ısınma nedeniyle değil büyük ölçüde insan eliyle yok edildiğini belirten gazeteciler "Geçtiğimiz 20 yılda Konya Kapalı Havzası'nda sulu tarım teşvik edildi. Bir yandan Beyşehir'den su taşınırken diğer yandan suyun göllere gitmesini engelleyen sulama barajları yapıldı. Ekilecek ürün olarak da bölgede yetişen ancak aşırı su tüketen şeker pancarı, mısır, yonca ve kiraz gibi bitkiler seçildi. Bir süre sonra yer üstü suları yetersiz gelmeye başlayınca çiftçiler yasa dışı kuyular açarak yer altı sularını kullanmaya başladı. Kaçak kuyuların sayısı on binleri buldu. 15-20 yıl kadar her şey yolunda gibi gözüktü ama sonra çark tersine dönmeye başladı.” diyorlar.

  10. Tuz Gölü'nü yeniden hayata döndürmenin mümkün olduğuna dikkati çeken Eken, "Bunun için havzada ürün deseninin değiştirilerek vahşi sulama yöntemlerinin terk edilmesi ve damla sulama başta olmak üzere basınçlı sulama yöntemlerinin uygulanması, DSİ'nin yanlıştan bir an önce dönerek tüm Türkiye sathında suyun havza bazında entegre yönetimini benimsemesi gerekiyor. Bugün harekete geçmezsek çok geç kalacağız ve Orta Anadolu'da insan yaşamının yok oluşuna seyirci kalacağız" dedi.

  11. TUZ GÖLÜ’NDEN MANZARALAR

  12. SONRA

More Related