1 / 46

MESLEKİ İŞİTME KAYIPLARI

MESLEKİ İŞİTME KAYIPLARI. OP.DR.YÜCEL ÇİÇEK KBB UZMANI NİSAN 2010. KONULAR. Kulak Anatomisi Kulak fizyolojisi Gürültü ve insan sağlığına etkileri Oluşan işitme kayıpları Yapılması gerekenler Tüzük ve yönetmelikler. KULAK ANATOMİSİ. I-) Dış Kulak(Auris Externa)

fawzi
Download Presentation

MESLEKİ İŞİTME KAYIPLARI

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. MESLEKİ İŞİTME KAYIPLARI OP.DR.YÜCEL ÇİÇEK KBB UZMANI NİSAN 2010

  2. KONULAR • Kulak Anatomisi • Kulak fizyolojisi • Gürültü ve insan sağlığına etkileri • Oluşan işitme kayıpları • Yapılması gerekenler • Tüzük ve yönetmelikler

  3. KULAK ANATOMİSİ • I-) Dış Kulak(Auris Externa) • II-) Orta Kulak(Auris Media) • III-) İç Kulak(Auris İnterna)

  4. Kulak

  5. I-)  Dış Kulak ( Auris Externa) • Auricula • Dış kulak yolu     II-)  Orta Kulak ( Auris Media) • Östaki Borusu ( Tube Eustachian):Erişkinlerde ~  3,5cm uzunluğundadır. Nazofarenksten orta kulak kavitesine doğru uzanır. Orta kulak basıncını, dış atmosferik basınç ile dengelenmesini sağlar. •  Kulak Zarı (Tympanic Membrane):Timpan kemiğin içine oturmuş ~ 8-9mm çapında bir zardır. ~ 25 dB’lik bir artış sağlar. • Orta Kulak Kemikçikleri

  6. Kulak zarı ile iç kulak arasında bulunur. En dışta Malleus (çekiç), ortada incus (örs), içte stapes(üzengi) bulunur.

  7. Malleus ~ 7,5-9mm uzunluğundadır, • İncus    ~ 6mm uzunluğundadır, • Stapes  ~ 3-3,5mm uzunluğundadır.  • Kemikçikleri orta kulağa bağlayan 4 bağ ve 2 kas bulunmaktadır. Bağlar; • Ön malleus                        • Dış malleus                        • Üst malleus                        • İncusun lig. Posterior bağı Kaslar;M. Stapedius : Stapesi arkaya çekerek, tabanı tesbit etmektedir. Bu şekilde yüksek şiddetteki seslerin iç kulağa girmesini engellemiş olur. Koruyucu bir görevi vardır.  M. Tensor tympani – Ortalama 22mm uzunluğunda manibriumu içe ve arkaya çekerek kulak zarını tesbit etmektedir. V. Kafa çifti tarafından innerve olur. Mastoid Kemik Havalı boşluklarla doludur. Buna mastoid sellüller denir. Mastoid kemik üstte orta kafa çukuru ile komşudur.

  8. III-)  İç Kulak ( Auris Interna) • İç kulak petröz kemiğin içinde bulunmaktadır.  • .Koklea:İşitme organı.Vestibül:Denge organı  • İç Kulak; Yuvarlak ve oval pencereler yolu ile orta kulakta, koklear ve vestibüler duktuslar yolu ile kafa içiyle bağlantılıdır.  • Kemik Labirent ve Zar(membranöz) Labirent olmak üzere iki kısımdan oluşur.  • Membranöz Labirent kemik labirentin içinde bulunan içi sıvı ile dolu, çeşitli kanal ve boşluklardan oluşmaktadır. • Önde bulunan ve işitme organı (Cochlea) içeren kısma Duktus Cochlearis, denge organı  (Vestibül) içeren kısım ise Semisirküler kanallar, Utrikulus ve Sacculus’ tan oluşmaktadır.

  9. İÇ KULAK İç kulak, denge ile ilişkili olan ‘vestibüler sistem’ ve işitme merkezi olan ‘koklear sistem’i içeren karmaşık yapılı bir bölgedir. KOKLEA • Kokleanın Anatomisi ve Fizyolojik Özellikleri :Koklea Yunanca’da salyangoz anlamına gelen cochlos sözcüğünden türetilmiştir. Giderek azalan çapı ile kendi üzerine yaklaşık 3 defa kıvrılıp kör olarak sonlanan bir sarmal kemik sistemidir. İçerisinde içi sıvı dolu 3 tane tüp bulunur. Kokleadan enine kesit alındığında bu tüpler yukardan aşağıya doğru “skala vestibüli” (vestibüler boşluk), “skala media” ve “skala timpani” şeklinde sıralanırlar. Scala media diğer 2 bölümü koklea boyunca ayırır ancak helikotremada (kokleanın sonu) skala vestibuli ve skala timpani birleşirler.

  10. Kokleanın kesiti ve sesin izlediği yol. Oval pencereden giren ses, skala vestibuli içinde seyrederek, helikotremada skala timpaniye geçer ve bu sırada frekansına bağlı olarak Corti organının uygun bölgesini uyarırlar

  11. SESİN KOKLEAYA GELİŞİ VE BAZİLER ZARDAKİ DEĞİŞİMLER • Stapes (üzengi) kemiğinin tabanı ‘oval pencere’ ile temas halindedir. Stapes tabanının oval pencereye doğru hareketi perilenf sıvısını skala vestibuli boyunca hareket ettirir. Bu hareket helikotremadan skala timpaniye geçerek oval pencerenin alt kısmında bulunan yuvarlak pencereyi dışarı doğru iter. Perilenfin bu hareketi hem endolenfin hem de baziler membranın titreşmesine neden olur. • Baziler zar, skala mediayı scala timpani’den ayıran fibröz bir membrandır. Helikotremaya doğru gittikçe genişleyen bir yapıya sahip olan membran 20.000-30.000 kadar baziler lif içerir. Bu lifler membranın başlarında kısa ve kalın iken kokleanın tepesine doğru gittikçe boyları uzar ve çapları küçülür. Bu nedenle baziler membran oval pencere yakınında dar ve sert iken apikal uçta daha geniş ve esnektir. Zardaki bu değişkenlik ile gelen sesin frekansına göre baziler zarın farklı pozisyonlarda titreşmesi sağlanır. Her maddenin, bileşimine bağlı olarak belli bir doğal frekansı olduğunu göz önüne alırsak, baziler zarın dar ve sert olan baş kısmının doğal frekansı, daha geniş ve esnek olan apikal ucun doğal frekensından yüksektir.

  12. KORTİ ORGANI VE SESİN SİNİRSEL SİNYALLERE DÖNÜŞTÜRÜLMESİ • Korti organı baziler zardaki titreşimlere yanıt olarak sinir uyarıları üreten reseptör organdır. • Tüy hücreleri ve destek hücrelerinden oluşur. Tüy hücreleri ‘iç’ ve ‘dış’ tüy hücreleri olmak üzere ikiye ayrılır. Tüy hücre sayısı 16.000 civarındadır ve bunların yaklaşık %80’ini dış tüy hücreleri (DTH) oluşturur. Her bir tüy hücresinin üzerinde stereosilya denilen 30-100 kadar tüy bulunur. Tüy hücrelerinin tabanı baziler membranın üstünde bulunan destek hücrelerine oturur. Üst uçları ise baziler liflerin tabanlarına sıkıca bağlanmış olan üçgen şeklindeki “korti çubukları” ile desteklenerek “retiküler lamina” denen yassı bir plaka şeklindeki sert bir yapıya sıkıca tespit edilmiştir. Böylece baziler lifler, korti çubukları ve retiküler lamina hep beraber set bir birim halinde hareket etmektedir.Tüy hücrelerinin üzerinde bulunan stereosilyumların boyları bir tarafta uzun iken diğer tarafa doğru kısalır. Kısadan uzuna doğru sıralanmış tüyler birbirlerine köprüler yardımı ile tutunmuşlardır.

  13. Tüy hücrelerinin tepe kısımlarında bulunan stereosiliaların elektron mikroskobundaki görünüşleri. Tüycüklerin uzundan kısaya doğru sıralanmalarına dikkat ediniz.

  14. Tüy hücrelerinden bilgiyi alıp bunu beyne götüren sinirlere afferent sinirler denirken, beyinden aldıkları bilgiyi tüy hücrelerine getiren sinirlere efferent sinirler denir.

  15. Dünyada ve ülkemizde, meslek hastalıkları arasında en yaygın olanı, gürültü nedenli işitme kayıplarıdır. Son yıllarda yapılan çalışmalarla ülkemizde mesleksel gürültü nedenli işitme kaybı olanların sayısının 200.000'i aştığı belirtilmektedir.   • Gürültü yalnızca işyeri zararlısı değil aynı zamanda da önemli bir çevresel patolojik etkendir. Ülkemizde büyük şehirlerimizin pek çok semtinde yapılan gürültü ölçümlerinde elde edilen değerlerin eşik değerleri geçtiği saptanmıştır. Yine Avrupa'da 13 milyondan fazla insanın 65 dB'in üzerinde çevresel gürültüye maruz kaldığı belirtilmektedir.  • Gürültü, insanlarda işitme kayıplarının yanı sıra önemli bir stres ajanı olarak psikolojik, nörovejatatif ve kardiyovasküler sistemleri etkileyerek çeşitli hastalıklara yol açmaktadır. • Sesin iki temel belirleyicisi frekansı ve şiddetidir. Sesin şiddeti doğrudan kulak zarına ulaşan mekanik basınçla ilişkilidir ve desibel (dB) olarak ölçülür. Kulağımız 0-140 dB arası sesleri algılar. 140 dB kulakta ağrı, kulak zarında yırtılma gibi etkiler yapar.

  16. Frekans ise saniyede geçen titreşim sayısıdır ve birimi hertz’dir (Hz). İnsan kulağı 20-20.000 Hz arasındaki sesleri duyar. Bu sınırın altındaki seslere infrasonik, üstündeki seslere de ultrasonik sesler denir. Konuşma sesi aralığı da 500-2000 hz arasında değişir. Uluslararası standartlara göre, işitme sistemine zarar veren gürültü düzeyi 100-10.000 Mhz ve 85 dB düzeyidir.  • Kabul edilebilir gürültü düzeyi kişinin sessiz bir ortamda 1,5 metreden günlük konuşmaları anlamakta güçlük çekmeye başladığı sınırdır. Bu sınır 500, 1000 ve 2000 Hz frekanslarda ortalama 25 dB değerine karşılık gelmektedir. 

  17. Sesin siddeti desibel (dB) olarak ölçülür. dB düzeyi Örnek: • 0 insan kulağının duyabileceği en silik ses • 30 Fısıldama sessiz kütüphane ortamı • 60 Normal konusma,daktilo, dikis makinesi • 90 Çimen biçme makinesi, kamyon trafiği (günlük 8 saat maksimum maruz kalma süresidir.) • 100 Demir testeresi,havalı delici,kar aracı (korumasız maksimum 2 saat maruz kalma süresidir.) • 115 Rock konseri, oto kornası (korumasız max.15 dakika maruz kalma süresidir.) • 140 Jet motoru (gürültü ağrı yaratır ve geçici sağırlık olusturur)

  18. Gürültünün Sağlığa Etkileri • İşitme duyusu ve yollarında zararlara yol açar.  • Gürültünün kişilerde huzursuzluk, uykusuzluk, sinirlilik konsantrasyon bozukluğu gibi etkileri vardır.  • Çalışma etkinliğini azaltır, düşünmeyi engelleyebilir. Bellekle ilgili çalışmalar, sözcük öğrenme amacıyla yapılan çalışmalar gürültüden etkilenmektedir. Öğrenme yaşantılarının olumsuz etkilenmesi özellikle okullarda belirgindir. Gürültülü bölgelere yakın olan okullarda öğrenme etkinliğini azaltıcı etki yapmaktadır. Okuma, anlama, öğrenme düzeyini azalttığından okul sağlığı açısından da önemli olabilir.  • Karakter değişikliklerine neden olabilir. Eğilimi olanlarda sorunların ve bunaltıların ağırlaşmasına yol açar. Çabuk sinirlenme ve kızgınlığa yol açar.  • Aralıklı ve ani gürültü kişide ani adrenalin deşarjı yaratarak kalp atış oranını, solunum sayısını, kan basıncını arttırmakta, dikkat azalması, uyku düzeninde bozulmalara neden olabilmektedir. Ani gürültüde kalp hızı artmakta, gözbebeklerinde dilatasyon olmaktadır.

  19. 1. Akustik zedelenme ya da travma,  2. Geçici eşik kayması  3. Kalıcı eşik kayması

  20. Başlangıçtaki etki işitme yorgunluğu olarak tanımlanmaktadır. Sesin şiddeti ve yoğunluğu arttıkça işitme yorgunluğu da artar. İmpuls gürültünün biyolojik etkisi, sürekli gürültüden bazı bakımlardan farklıdır. İç kulak kısmen akustik refleks nedeniyle sürekli gürültünün etkisinden korunmaktadır. Bu refleks 90 dB üzerindeki seslerde stapedius ve tensor timpani iç kulak kaslarının kasılmasına bunun sonucunda ses girişine direnmesine olanak tanır. Yüksek şiddetteki impuls gürültü akustik refleksin oluşumundan önce kohleaya ulaşmaktadır. 140 dB şiddetinde bir darbe gürültüsü ani ve irreversible işitme yitimine yol açabilir. Buna akustik travma denir.

  21. Gürültünün belli bir sürede belirli şiddet etkilemesinin ilk sonucu işitme eşiğinin yükselmesidir. Eğer gürültü yeterli şiddet ve sürede etkilememişse işitme eşiğindeki değişim giderek normale inmektedir. Bu olay geçici eşik kayması ( GEK-temporary threshold shift, TTS) olarak tanımlanmaktadır. • Eğer yeterli şiddet ve sürede etkilenme söz konusu ise bu kez kalıcı eşik kayması ortaya çıkar (KEK-Permanent threshold shift, PTS). GEK belli bir süre dinlendikten sonra iyileşebilir. Gürültü düzeyi arttıkça oluşan işitme yitimi ve buna bağlı olarak iyileşme süresi de artmaktadır. Kalıcı eşik kaymasında temel patoloji kohleanın silyalı hücrelerinin destrüksiyonu ve sayıca azalmalarıdır.  • Uzun süreli gürültüye maruziyet sonucunda kohlear yapılarda doğrudan mekanik hasar ve aşırı stimülasyona bağlı olarak metabolik değişiklikler oluşmaktadır. Doğrudan mekanik hasar kohleada bulunan Corti organındaki silyalı hücreleri etkiler ve bu etkiler geri dönüşümsüzdür. Metabolik değişiklikler ise hücre nükleusunda ve sitoplazmik organellerde oluşur ki bunların bazıları önlenebilir niteliktedir.

  22. Son yıllarda bu metabolik değişiklikleri açıklayan çeşitli mekanizmalar ileri sürülerek bu mekanizmaların her biri için koruyucu önlemler ve tedavi yöntemleri geliştirilmesi çabaları vardır. Bunlardan kısaca söz edecek olursak:   Glutamat fazlalığı: • Nitrik oksit salınımının artması • Serbest oksijen radikalleri ve hidroksil radikaller • Magnezyumun azalması • İntrasellüler Ca artışı •  Protein Hasarı

  23. Diyapozon muayenesinde hastalar hava iletimini kemik iletiminden daha kolay algılarlar. Çünkü iletim kaybı sensorinöral tiptedir.  • Odyometrik değerledirmede bilateral, başlıca yüksek frekanslı sensorinöral işitme kaybının varlığını pür ton odyometride 4000 hz ya da çevresinde maksimal eşik düşmesi gözlenir. İnsan konuşmasının algılanabilmesi için en önemli eşik değerin 500-3000 Hz arasında olması nedeni ile 3000 Hz civarındaki frekanslar etkilenene kadar önemli bir konuşma algılama güçlüğü çıkmaz. Bu nedenle konuşma frekansları etkilenmeden önce yapılacak odyometrik incelemeler erken tanı ve korunmada oldukça önemlidir.

  24. Gürültü ile oluşan işitme yitimlerinin özellikleri: 1. Şiddeti 90dB’in üzerindeki seslerle oluşur. 2. İşitme kaybı bilateraldir. 3. Kulağın ilk işitme kaybı  4000 Hz frekansında olur. Daha sonra konuşma frekanslarını etkilemeye başlar. 4. Oluşan işitme kaybı sinirsel tipte bir kayıp olduğundan kesin tedavisi yoktur. Bu nedenle gürültüden korunma son derece önemlidir

  25. Uluslararası standartlara göre bir kişinin işitme düzeyi, üç frekanstaki seslerin (500, 1000,2000 Hz) işitilme eşiklerine göre saptanır. Yani yapılan odyometrik muayenede, bir şahıs, 500 Hz'de 10 dB'lik bir sesi, 1000 Hz'de 20 dB'lik bir sesi, 2000 Hz'de 30 dB'lik bir sesi minimum olarak işitmiş ise, şahsın işitme düzeyi, bu üç işitme düzeyinin ortalaması olan 20 dB'dir(SSO).

  26. Uzun süre şiddetli gürültüye, örneğin 90 dB(A)'nın üzerindeki seslere maruz kalan kişilerdeiki türde işitme kaybı meydana gelir. • 1. Geçici işitme kayıpları • 2. Sürekli işitme kayıpları • Geçici işitme kayıpları, uzun süre gürültüye maruziyet sonucunda ortaya çıkan ve belli bir süre dinlendikten sonra iyileşebilen işitme kayıplarıdır. Bu kayıplara ilişkin iyileşme süreleri 90 dB(A)' lık bir gürültüye 100 dakika maruz kalma sonucunda ortaya çıkan yaklaşık 18-20 dB'lik bir işitme kaybının ortadan kalkabilmesi için gerekli olan iyileşme süresi yine yaklaşık olarak 1000 dakikadır, yani ortaya çıkan işitme kaybının iyileşebilmesi için, maruz kalma süresinin 10 katı kadar bir iyileşme süresine ihtiyaç olduğu ortadadır.

  27. **Gürültülü ortamlarda çalışan insanların yukarda bahsi geçen iyileşme sürelerine sahip olması özellikle Endüstride mümkün değildir. 8 saatlik bir maruz kalma sonucunda en fazla 16 saatlik bir dinlenme süresine sahip çalışanlarda bu işitme kayıpları, yığmalı bir biçimde oluşarak sürekli işitme kayıplarını oluştururlar. Çok uzun süre işitme reseptörleri üzerine gelen bu fiziksel enerji, bu reseptörlerin bozulmasına, yani sinirsel iyileşemez tipte işitme kayıplarına neden olurlar. **Kulağımızın en hassas işitmeye sahip olduğu frekans bölgesi 4000 Hz'lik frekans bölgesidir. Bu nedenle aşırı gürültüye maruz kalma sonucu ortaya çıkan işitme kaybı, en önce 4000 Hz'lik frekans bölgesinde oluşur ve diğer komşu frekanslara doğru maruziyet süresi arttıkça devam eder. Yani 4000 Hz'lik frekans bölgesinden sonra ilk etkilenen işitme frekansları 3000 ve 2000 Hz' ler ile 6000 ve 8000 Hz‘ lerdir. Dolayısıyle gürültünün oluşturduğu işitme kayıplarında, işitme düzeyinin saptandığı konuşma frekansları diye isimlendirilen işitme frekansları, daha sonra etkilenmektedir.

  28. Endüstriyel sağırlığın özelliklerini şöyle sıralayabiliriz: • Şiddeti 90 dB(A)' nın üzerindeki seslerde oluşurlar. • Çok özel işler (Tek taraflı kulaklık kullanan, rezervasyon veya santral çalışanları gibi) dışında, işitme kaybı genellikle çift taraflıdır. Yani her iki kulakta da aynı düzeydedir. • İlk işitme kaybı, kulağımızın 4000 Hz' lik frekansı işiten bölgesinde oluşur. Daha sonra konuşma frekanslarını etkilemeye başlar. • Oluşan işitme kaybı sinirsel tipte bir kayıp olduğundan, kesinlikle iyileşemez. Bu nedenle gürültüden korunma son derecede önemlidir.

  29. Tanı: fiziki etkenlerle olan meslek hastalıkları: E-3: gürültü ile • 1. Bilateral eşik odyogramı yapılmalıdır. Değerlendirme sırasında 40 yaşından sonra her yaş için yarım dB’ lik düşme fizyolojik azalma olarak hesaplanmalıdır. • 2. odyometri konuşma ve ton odyometrisi olarak yapılmalıdır. Fısıltı sesi ile yapılan konuşma odyometrisinin değeri yoktur. • 3. işyerinde sağlığa zarar verecek derecede gürültü bulunduğu saptanmalıdır. • 4. varsa işe girişte ve periyodik kontrol muayenelerinde çekilmiş odyogramlardan da yararlanılmalıdır. • 5. işitme zararına yol açan travmatik, toksik medikamentöz ve dejeneratif diğer etken ve nedenler giderilmelidir.

  30. GÜRÜLTÜ'DEN KORUNMA YÖNTEMLERİ • 1. Teknik koruyucu önlemler : • Kaynakta ve Çevrede alınabilecek teknik koruyucu önlemler b) Kişisel Koruyucu önlemler:tıkaçlar, kulaklıklar • 2. Tıbbi koruyucu önlemler: • İşe giriş muayeneleri b) Periyodik muayeneler

  31. Kulak tıkacıdıs kulak yoluna uyan küçük aletlerdir. Etkili olmaları için total olarak kulak kanalını tıkamaları gerekir. Çesitli tip ve ebatlarda olabilirler. Kulakta tutamayan kisiler için bas bandı ile kullanılabilirler.10-20 dB’ lik azalma sağlar. • Kulaklık,kulağı kaplayacak sekilde oturur ve kulak kanalının tüm çevresini bloke eder. Bunlar uyumlu bantlarla yerlerinde tutulur. Gözlük çevresini ve uzun saç çevresini kapatmazlar ve ayarlanabilir bas bandı kulak maskeyi yerinde tutmak için yeterlidir. Kulak tıkaçları rahat bir sekilde yerlestirilmeli ve böylece kulak kanalı tamamen kapanmalıdır. İyi uymayan kirli veya yırtılmıs tıkaçlar kanalı kapatmaz ve rahatsız edebilir. Uygun, iyi oturmus kulaklıklar sesi 15-40 dB azaltabilir. • Tıkaçlar düsük; kulaklıklar yüksek frekanslarda etkilidirler. Tıkaç ve susturucuların birlikte kullanımı tek baslarına kullanıma nazaran 10-15 dB daha fazla koruma sağlar. 105 dB’den yüksek sesler için beraber kullanım düsünülmelidir. • Kulak topları ve kağıt doku tıpaları sesi sadece 7 dB azaltır.

  32. 5. ÜLKEMİZDE, GÜRÜLTÜ VE OLUŞTURDUĞU İŞİTME KAYIPLARI İLEİLGİLİ YASAL DURUM VE YASALARIN YORUMLANMASI • 5.1. işçi Sağlığı ve iş Güvenliği Tüzüğü Madde 22- Ağır ve tehlikeli işlerin yapılmadığı yerlerde, gürültü derecesi 80 dB’i geçmeyecektir. Daha çok gürültülü çalışmayı gerektiren işlerin yapıldığı yerlerde, gürültü derecesi en çok 95 desibel olabilir. Ancak, bu durumda işçilere başlık, kulaklık ve kulak tıkaçları gibi uygun koruyucu araç ve gereçler verilecektir

  33. Madde 78- Gürültünün zararlı etkilerinden korunmak için aşağıdakitedbirler alınmalıdır • 1) İşyerlerinde gürültü çıkaran makinaların monte edilmeleri sırasında, işyeri tabanı,titreşimi ve sesi azaltacak malzeme ve sistemle yapılacaktır. • 2) Gürültülü işyerlerinin duvarları, sesin yansımasını önleyecek malzeme ile kaplanacak ve bu binalar, çift kapılı, çift pencereli, inşa edilecektir. Duvarlar ses geçirmeyen malzeme ile yapılacaktır. • 3) Gürültünün azaltılamadığı hallerde, bu tüzüğün 22'inci maddesi hükümleri uygulanacaktır.

  34. 4) Gürültülü işlerde çalışacak işçilerin, periyodik olarak genel sağlık muayeneleri yapılacak, özellikle duyma durumu ve derecesi ölçülecek, kulak ve sinir sistemi hastalığı olanlar ile bu sistemde arızası bulunanlar ve hipertansiyonlular, bu işlere alınmayacaklardır. Ancak doğuştan sağır ve dilsiz olanlar, bu işlere alınabileceklerdir. • 5) Gürültülü işlerde çalışan işçilerin, periyodik olarak, genel sağlık muayeneleri yapılacaktır. Duyma durumunda azalma ve herhangi bir bozukluk görülenler ve kulak ve sinir hastalığı bulunanlar ve hipertansiyonlu olanlar, çalıştıkları işlerden ayrılacaklar, kontrol ve tedavi altına alınacaklardır.

  35. 5.2. Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü:Maluliyet derecelerinin (Meslekte kazanma gücü azalma oranlarının) hesaplandığı bu tüzükte gürültü ile ilgili bilgiler verilmektedir.

  36. Hastalık ve belirtileri:İki taraflı koklear lezyon neticesi reversible olmayan ve gürültülü işten ayrıldıktan sonra ağırlaşma göstermeyen odyometrik azalma(Teşhis gürültülü iş alanından uzaklatıktan sonra 6-12 ay arasında yeni bir Odyometrik kontrol muayenesi ile teyit edilmelidir. Bu odyometrik muayene tonal ve vokal olarak yapılmalıdır. İyi işiten kulakta üç konuşma frekansı (500,1000,2000) ortalaması en az 35 desibel'lik bir işitme kaybı bulunmalıdır, bu ortalamanın hesaplanmasında, median frekans üzerinden iki misline uyması gerekir). • Yükümlülük süreleri: 6 Ay • Gürültü zararlarının meslek hastalığı sayılabilmesi için gürültülü işte en az 2 yıl, gürültü şiddeti sürekli olarak 85 dB üstünde olan işlerde en az 30 gün çalışılmış olması gereklidir.

  37. Hastalığa sebep olacak başlıca işler: • Madenlerin çekiçlenme dövülme ve vurulması. • Dokuma tezgahlarında çalışmalar. • Pitonlu motörler, Reaktörler ve benzeri fazla gürültü verici cihazların bulunduğu işyerlerinde çalışmalar (Gürültülü işte en az iki yıl; Pistonlu motor, Reaktör, Propülsörle çalışmada 30 gün maruz bulunmak ve gürültünün de 85 desibel'in üstünde olması şartıyla).

  38. Gürültü Kontrol Yönetmeliği:Madde 11. İş yerleri ile ilgili olarak ; • 1) İşitme sağlığı açısından kabul edilebilir en yüksek gürültü seviyeleri için Tablo 4'de verilen değerler esas alınır. • Gürültü mar.süre(saat) Max.Gür.sev.(dB) 7.5 80 4 90 2 95 1 100 0.5 105 0.25 110 1/8 115 Darbe gürültülerinin üst seviyesi 140 dBA'yı aşamaz

  39. 2) Bu yönetmeliğin 5'inci maddesinde belirtilen yetkililer tarafindan yapılan kontrollerde Ek-1 ve 11'inci maddedeki sınırları aşan bir çalışma düzeni uygulandığı tesbit edilen işyeri sahipleri ve kamuya ait işyeri yöneticilerine mahallin en büyük mülki amiri tarafindan bir aylık süre verilerek durumu düzeltmeleri istenir. Endüstriyel makina araç gerecin gövdeleri ve eksozlarıyla yayılan hava kaynaklı seslerin, aracın yapısal özelliğine, kaynağın yapı içindeki konumuna ve oturduğu yere ve bağlantılarına, çevredeki ses yansıtıcı diğer yüzeylere ve yapı elemanı aracılığıyla yayılan darbe seslerinin ve mekanik vibrasyonların ise aracın yapısına,monte edilen şekline, operasyon tekniğine, yapılan işe, bakımına ve kullanılan araç adedine bağlı olduğu gözönünde tutularak gürültü kontrolü yapılır. Bu gereği yerine getimeyen imalathane ve işyerlerinin faaliyetleri kısmen veya tamamen, süreli veya süresiz olarak durdurulur.

  40. 3) İşyerlerinde tavsiye edilen gürültü seviyelerinin aşıldığı, gürültü ve vibrasyonların kaynağında azaltılması için teknik imkanların yetersiz olduğu durumlarda, işveren işçilere 1475 sayılı iş kanununda belirtilen koruyucu giysiler ve gereçleri sağlamakla yükümlüdür.

  41. Yasaların yorumlanması : • Ülkemiz yasalarında, gürültü zararlılık limit değerlerinde, maalesef yukarıda görüldüğü gibi bir tutarsızlık, bir çeşitlilik görülmektedir. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğünde 80 dB ve 95 dB olarak verilen limit değerler , SSK Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü'nde 85 dB' e değişmekte, Gürültü yönetmeliği Tablo 4.'de ise bu değerler tamamen farklılaşmaktadır. Gürültünün Psikolojik ve Nörovejetatif etkileri, çağımızda mültifaktöryel bir etkilenme ile de ortaya çıktığından, bir tarafa bırakılırsa, işitme kayıpları için bütün dünyanın kabul ettiği 90 dBA'lık limit tek standart değer olarak kabul edilmelidir.

  42. TEŞEKKÜRLER...

More Related