1 / 12

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ…

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ…. MASAL NEDİR ? Hazırlayan: Buket MAMAHAR AÇIKGÖZ Edirne Bahçeşehir Koleji Türkçe Öğretmeni.

dacian
Download Presentation

BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ…

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. BİR VARMIŞ BİR YOKMUŞ… MASAL NEDİR? Hazırlayan: Buket MAMAHAR AÇIKGÖZ Edirne Bahçeşehir Koleji Türkçe Öğretmeni

  2. MASAL:  Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî türdür.

  3. Genellikle nesir şeklindedir. İstisna olarak bazı masallarda manzum parçalara da rastlanabilir. Masallar fıkra ve efsaneye göre uzun, destan ve halk hikâyesine göre kısadır. Masalların belirli yerlerinde klişe sözler (formeller) yer alır. Genellikle halka hitap ettiği için sade bir dil kullanılır.

  4. Masallarda yer ve zaman belli değildir.

  5.  Masallar üç bölüme ayrılır: • a)Başlangıç (tekerleme) : Bütünüyle kelime oyunlarından, birbiriyle pek ilgisi olmayan ama dinle­yicinin ilgisini masala çekmek için bir araya getirilmiş sözlerden meydana getirilir. Dinleyiciyi masal âlemine hazırlar. • b)Asıl masal: Masal olaylarının anlatıldığı bölümdür. Kendi içinde giriş, gelişme, sonuç bölümler vardır. • c)Masal Sonu: Başlangıç gibi bir tekerlemeden oluşur.

  6. Bu masalları biliyor muyuz?

  7. Masal tekerlemeleri… • Evvel zaman iken, deve tellal iken, saksağan berber iken… Ben anamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken. İp koptu, beşik devrildi. Anam kaptı maşayı, babam kaptı meşeyi, döndürdüler dört köşeyi. Dar attım kendimi dışarı… Kaç kaçmaz mısın… Vardım bir pazara. Bir at aldım dorudur diye. Bineyim dedim, at bir tekme salladı bana geri dur diye… Padişahın topları ateşe başladı. Topladım gülleleri cebime koydum darıdır diye. Tozu dumana kattım, Edirne’ye yettim. Selimiye minarelerini belime soktum borudur diye. Yakaladılar beni tımarhaneye attılar delidir diye. Babamdan haber geldi, onun eski huyudur diye. Bereket inandılar, tutup beni saldılar. Neyse uzatmayalım, masala başlayalım…

  8. Bir varmış, bir yokmuş. Zaman zaman içinde, kalbur saman içinde. Deve tellal iken, horoz imam iken, manda berber iken, annem kaşıkta, babam beşikte iken… Ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, babam düştü beşikten, alnını yardı eşikten… Annem kaptı maşayı, babam kaptı küreği, gösterdiler bana kapı arkasındaki köşeyi… O öfke ile Tophane minaresini cebime sokmayayım mı borudur diye… O öfke ile Tophane güllesini cebime doldurmayayım mı darıdır diye… Orada buldum iki çifte bir kayık. Çek kayıkçı Eyüp’e…

More Related