1 / 33

KAN NUMUNELERİ VE VENÖZ KAN ALMA

KAN NUMUNELERİ VE VENÖZ KAN ALMA. Kan numuneleri (örnekleri). Tam kan (total kan): Serum veya plazması ayrılmamış kandır. Kan sayımı (hemogram) ve eritrosit sedimantasyon hızı (ESR) tayini, kan hücrelerinin (eritrosit, lökosit, trombosit) eldesi için gereklidir. Antikoagulanlı tüpe alınır.

traci
Download Presentation

KAN NUMUNELERİ VE VENÖZ KAN ALMA

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. KAN NUMUNELERİ VE VENÖZ KAN ALMA

  2. Kan numuneleri (örnekleri) • Tam kan (total kan): Serum veya plazması ayrılmamış kandır. Kan sayımı (hemogram) ve eritrosit sedimantasyon hızı (ESR) tayini, kan hücrelerinin (eritrosit, lökosit, trombosit) eldesi için gereklidir. Antikoagulanlı tüpe alınır.

  3. Plazma: Pıhtılaşması antikoagulanlarla önlenmiş kandan şekilli elemanlar (eritrosit, lökosit, trombosit) ayrıldıktan sonra geri kalan sıvı kısımdır. Bazı özel analizler için gereklidir. Antikoagulanlı tüpe alınan kandan elde edilir.

  4. Serum: Pıhtılaşmış kandan şekilli elemanlar (eritrosit, lökosit, trombosit) ayrıldıktan sonra geri kalan sıvı kısımdır. Birçok analiz için tercih edilir. Antikoagulansız tüpe alınan kandan elde edilir.

  5. Vakumlu kan alma tüpleri

  6. VENÖZ KAN ALINMASI (flebotomi) • Venöz kan, enjektör iğnesiyle alınıp tüplere boşaltılır veya iğne ucu ile tüplere-vakumlu tüplere alınır.

  7. Kan almadan önce bilgisayardan girişi yapılır barkot çıkarılarak tüplere yapıştırılır. • Doğru tüpe doğru barkot yapıştırılmalıdır. • Kan almaya başlamadan önce hastanın adı sorularak kimliği doğrulanmalıdır. • Tüplerin üzerindeki kimlik tekrar kontrol edilir. • Diurnal değişim gösteren kan testleri için kan alma zamanı önemlidir.

  8. Hastanın 10-12 saat aç olduğu öğrenilmelidir. • Hasta rahatça oturtulmalı ve kan almadan önce 20 dakika kadar bu pozisyonda kalmalıdır. • Hastanın kolunu omuzdan bileğe kadar düz uzatması sağlanmalıdır. • Büyük yaralı veya hematomlu koldan, mastektomili kadınlarda memenin alındığı taraftaki koldan kan alınmamalıdır.

  9. Hastadan ne kadar hacimde kan alınacağı belirlenmeli, istenen testler için uygun sayıda ve türde tüp ve uygun iğne seçilmelidir. • En sık kullanılan iğneler 19-22 numaradır (numara büyüdükçe çap küçülür, normal erişkinde genellikle 20 numara iğne tercih edilir.)

  10. Uygun ven seçilir. Yetişkinlerde antekubital fossada kalın ve derinin yüzeyine yakın ven tercih edilir. Elle yoklama ven seçimini kolaylaştırır. (İnfüzyon yapılıyorsa infüzyon 3 dakikalığına durdurulmalı ve sonra tercihan diğer koldan kan alınmalıdır).

  11. Kan alınacak bölgenin çevresi, %70’lik izopropanolle doymuş gazlı bezle, dairesel hareketlerle ve kan alma bölgesinden dışa doğru temizlenmelidir. • Derinin kendi kendine kuruması beklenmelidir. • Kan alma bölgesinin 10-15 cm üzerinden turnike uygulanır. Turnikenin uzun süre tutulması kanın bileşimini belirgin değiştirir. Vene girilmeden önce yumruk açılıp kapatılmamalıdır; bu hareket, plazma potasyum, fosfat ve laktat konsantrasyonlarını arttırır.

  12. Vakumlu kan tüpüne kan almak için, kan alma tüpü tutucusuna iğnesi vidalanır.

  13. Vene girmek için iğne, kan alınacak venle hizalanmalı ve deriye yaklaşık 15 derecelik açı yapacak şekilde venin içine itilmelidir.

  14. İğne yerine yerleştikten sonra tüp, tıpayı delmek ve vakumu boşaltmak amacıyla ileri (adaptöre doğru) bastırılmalıdır. Kan tüpün içine akmaya başladığında iğne hareket ettirilmeden turnike gevşetilmelidir.

  15. Vakum bitinceye kadar tüp doldurulur, sonra tüp adaptörden çekilir ve yerine başka tüp sokulur. Önce katkı maddesiz tüplere sonra katkı maddeli tüplere kan alınır.

  16. Enjektöre kan almak için, iğne enjektörün ucuna sıkı bir şekilde yerleştirilir ve iğnenin üzerindeki kılıf çıkarılır.

  17. Enjektör ve iğne kan alınacak vene paralel tutulur ve iğne deriye yaklaşık 15 derecelik bir açıyla venin içine itilir. Ven duvarı delinirken ilk anda hissedilen direnç ortadan kalktığı zaman, enjektördeki basınç gevşer ve piston geri çekilirken enjektöre kan dolar.

  18. Enjektöre alınmış kan, hemoliz olmaması için, iğne enjektörden uzaklaştırıldıktan sonra, hazırlanmış tüplere yavaşça ve tüp kenarından kaydırarak dikkatli bir şekilde aktarılmalıdır.

  19. *Hemoliz, eritrositlerin parçalanmasıdır. Hemoliz sonucunda, eritrosit içindeki maddeler seruma geçerler. • Serumda hemoglobin konsantrasyonu 20 mg/dL’nin üzerinde olursa hemoliz olduğu gözle anlaşılır.

  20. Tüplerin ağzı kapatılmalı, tüplerin içinde katkı maddesi veya antikoagulan varsa tüpler yavaşça 5-10 kez ters çevirerek karıştırılmalıdır.

  21. Kan alma işlemi tamamlandığında, iğne geri çekilir ve sızıntı olmaması için hastaya kuru gazlı bez veya pamuk verilerek kan alınan bölgeye bastırması ve kolunu yukarıya doğru tutması söylenir.

  22. Kullanılan ve kirlenen malzemeler uygun atık kaplarına atılır.

  23. numuneler labratuvara gönderilmeden önce tekrar kimlik doğrulaması ve Tüplerin barkotlarının doğru olduğu tekrar kontrol edilmelidir.

  24. ANALİZLERİ ETKİLEYEN PREANALİTİK FAKTÖRLER

  25. Laboratuvar testleriyle elde edilen sonuçların hastada gerçek değerler olduğuna inanılır. Ancak birçok faktör bir örnekteki bir veya daha fazla madde ile ilgili analiz (ölçüm) sonucunu değiştirebilir. Laboratuvar test sonuçlarına etki eden faktörler ölçümden önce (pre-analitik), ölçüm sırasında (analitik) veya ölçümden sonra (post-analitik) etki ederek hatalara neden olabilirler.

  26. Esasen rutin laboratuvarlarda her zaman belli oranda hata vardır. Bu hatalar aşağıdaki şekilde sınıflandırılabilir: • Numune (örnek) alınmadan önce yapılan hatalar • Numune alınırken yapılan hatalar • Numunenin laboratuvara ulaştırılmasında yapılan hatalar • Laboratuvarda analize hazırlama sırasında yapılan hatalar • Analiz (ölçüm) hataları • Sonucu rapor ederken yapılabilen hatalar • Sonuçların yorumlanmasında yapılan hatalar • Diyalog hataları

  27. Laboratuvar test sonuçlarına analizden önce etki eden faktörler topluca “Hataların Preanalitik Kaynakları” olarak da tanımlanırlar.

  28. Laboratuvar test sonuçlarını etkileyen preanalitik faktörler iki sınıfa ayrılarak incelenebilirler: • Kontrol edilebilen faktörler • Kontrol edilemeyen faktörler

  29. Laboratuvar test sonuçlarını etkileyen, kontrol edilebilen preanalitik faktörler: • Postür (hastanın duruşu) • Sürekli yatma ve hareketsizlik • Egzersiz • Sirkadiyen varyasyon (gün içi değişiklikler) • Seyahatler • Alınan gıdaların etkisi • Sigara ve alkolün etkisi • İlaç kullanımı ve transfüzyonun, ateşin etkisi

  30. Laboratuvar test sonuçlarını etkileyen, kontrol edilemeyen preanalitik faktörler: • Yaş • Cinsiyet • Irk • Çevre ile ilgili faktörler • Uzun süreli periyodik değişiklikler • Şişmanlık

  31. Numune alınırken yapılan hatalar -Kirli malzeme kullanılması -Islak malzeme kullanılması -Venöz stazla kan almak: İntravasküler sıvıya ait su ve küçük moleküllerin ekstravasküler alana kaçmasına neden olur. -İnfüzyon yapılan ekstremiteden numune alma -Tam kan, serum, plazma cinsinden uygun numune almamak -Aç karnına alınması gereken numunelerin yeterli açlık sağlanmadan alınması

  32. Örneklerin laboratuvara ulaştırılmasında yapılan hatalar -Bekletilmiş numunenin gönderilmesi: Kanda glukoz, Na ve K sonuçlarında önemli hatalar olur. İdrarda üre ve amonyak hatalı çıkar; pH alkali tarafa kayar. -Yanlış etiketleme

More Related