1 / 9

ÇİNKO (Zn) METABOLİZMASI

ÇİNKO (Zn) METABOLİZMASI. Yalnız Zn + değerliktedir, oksidasyona katılmaz. En çok et, süt ve süt ürünlerinden zengin besinlerde bulunur. Tahıl, bitki lifleri ve fıtatlar emilimini bozar. Günlük gereksinim 15 mg’dır, bağırsaktan aktif emilir.

tarak
Download Presentation

ÇİNKO (Zn) METABOLİZMASI

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. ÇİNKO (Zn) METABOLİZMASI • Yalnız Zn+ değerliktedir, oksidasyona katılmaz. • En çok et, süt ve süt ürünlerinden zengin besinlerde bulunur. • Tahıl, bitki lifleri ve fıtatlar emilimini bozar. • Günlük gereksinim 15 mg’dır, bağırsaktan aktif emilir. • Kanda %60 albumine, %40 α-makroglobuline bağlı taşınır. • Atılımı ise başlıca dışkıyla, azı safra ve idrarla olur. • Vücut çinkosunun %70’i sabit çinko havuzu olarak deri, kas ve kemiklerde bulunur. • Serum Zn: 60-100μg/dL

  2. Zn Fonksiyonları; • Hemoglobin sentezinde • Kemik gelişiminde • Bağ dokusu kollajen metabolizmasında • Enzim kofaktörü olarak (SOD, Karbonik anhidraz, Alkalen fosfataz, Karboksipeptidaz, Alkoldehidrogenaz vs.) • Pankreas β-hücrelerinde insülin sentezlenmesi, depolanması ve salınmasında rolü vardır.

  3. Zn Eksikliği; • Malnutrüsyon, malabsorbsiyon ve liften zengin beslenmede, kronik alkalizmde, kanser ve kronik enfeksiyonlarda (viral) oluşabilir. • İskelet gelişimi bozukluğu, yara iyileşmesinde bozulma, erkek kısırlığına, dermatite ve immun yetmezliğe sebep olabilir. • “Akrodermatis Enteropatika”, kalıtsal, nadir görülen çinko emilim bozukluğudur. Bebeklik çağında deri belirtileri, diyare, immun yetmezlik ve büyüme geriliği ile karakterize edilir. Tedavi edilmezse ölüme sebep olabilir. • Nadir de olsa toksisite durumunda , ataksi, pankreatid, anemi, kusma vs. bulgular oluşturabilir.

  4. BAKIR (Cu) METABOLİZMASI • +1 ve +2 değerlikleri ile oksido-redüksiyon reaksiyonlarına katılabilir. • Karaciğer, kabuklu deniz ürünleri, fındık, ceviz bazı baklagillerde bol oranda, daha az ise süt ve yeşil sebzelerde bulunur. • Bağırsakta yüksek molekül ağırlıklı bir proteine bağlanarak dolaşıma geçer, kanda albümine bağlı taşınır ve büyük kısmı karaciğerde serüloplazmin yapısına katılır. • Başlıca dışkıyla atılır, azı safra, idrar ve ter ile atılır. • Serum Cu: 70-150 μg/dL

  5. Cu Fonksiyonları; • Kemik gelişiminde, • Melanin sentezinde, • Oksijen transportunda, • Nükleik asid ve protein sentezinde rolü vardır. • Bakır içeren enzimlerde (SOD, Dopamin β-hidroksilaz, tirozinaz, lizil oksidaz, serüloplazmin vs.) • Metallotiyoneinler bakırlıdır ve Zn, Cd, Fe, Hg bağlayabilir ve vücudu metal toksisitesinden korur. • 6-8 bakır içeren serüloplazmin, ‘ferroksidaz’ aktivitesi ile depo demirin oksidlenip (Fe+3) transferrine bağlanmasını sağlar. (Depo demirin mobilizasyonu).

  6. Wilson Hastalığı (Hepatolemiküler Dejenerasyonu) • Otozomal reresif, nadir görülen bir hastalıktır. Serüloplazminin bakır bağlaması bozulmuştur ve karaciğer, böbrek bazal gangliyon (lentiküler dejenerasyon) ve korneada bakır birikimi (Kayser-Fleischer halkası) söz konusudur. Menkes Sendromu • Z-bağlı geçiş gösteren nadir bir hastalıktır. Cu+2 taşıyan ATP az kusurludur, yeni doğan plazma Cu+2 seviyesi düşüktür. Fakat bir çok dokuda bakır birikimi ve idrar atılımında artış söz konusudur. Nörolojik bozukluk cilt ve saç bulguları söz konusudur. • Cu Toksisite; Bakırlı kaplar, bazı yanık pomadları ve fungusidler, hemodiyaliz bakırlı tüplerin yoluyla oluşabilir. GTS’de kanama, böbrek fonksiyon bozukluğu, nörolojik bulgular söz konusudur.

  7. Mangan (Mn) Metabolizması • Mn+2 , Mn+3 formunda birçok metalloenzim yapısında bulunur. Günlük gereksinim 2,5-5 mg’dır. Plazmada ‘transmanganin’ e (β-globulin) bağlı taşınır. Geniş doku dağılımı söz konusudur. Özellikle hücre mitokondrisinde bulunur. Göz yaşında plazmanın 50 katı Mn bulunur. Fonksiyonları; • Piruvat karboksilaz, mitokondriyal Mn-SOD yapısında bulunur (Arginaz, hidroksilaz, kinaz, dekarboksilaz ve transferaz vs.). • Polisakkarit ve glikoprotein sentezinde aktivatördür. • Kollesterol sentezinde, glukoz tolerans eğrisi üzerinde etkileri vardır. Hipoglisemik özellik taşıdığı ileri sürülmüştür. • Fe, Cu, Mg enzim aktivitörü olarak Mn etkilerini sağladığından eksikliğinin saptanması zordur. Toksisite; Madenci, kayakçı, ilaç, seramik, cam sanayisinde çalışanlarda oluşabilir. Nörolojik bulgular ve solunum bozukluğu oluşturur (Tedavi: EDTA).

  8. Molibden (Mo); Bitkisel besinlerle 150-500 μg alınır. İnce barsakta emilir. İdrar ve safra ile atılır. Silisyum (Si); Rafine edilmemiş tahıllarda bulunur. Glikozaminoglikan, elastin ve kollajen metabolizmasında, kemik kalsifikasyonunda rolü vardır. Antiatherojenik rolü olduğu düşünülmektedir. Kadmiyum (Cd); İçme suyu, bitkisel ve hayvansal besinlerde bulunur. Endüstriyel atıklarda yüksek miktarlarda bulunur. Gelişmiş sanayi ülkelerinde hipertansiyonla ilişkili olduğu düşünülmekte, ayrıca ateron plaklarda yüksek oranda bulunması atherosklerozla ilişkili olabileceğini düşündürmektedir.

  9. Vanadyum (V); Tiroid metabolizması ile ilgili olduğu, V+4/V+5 redoks çifti ile bazı enzim düzenleyici ve kofaktör görevi yaptığı düşünülmektedir. Brom (Br); Deniz suyunda Br, omurgalı deniz canlılarında bulunur. İnsanlarda en fazla hipofiz bezinde bulunur, sinir sistemine sedatif etkilidir, fazlalığı psikiyatrik bozukluğa yol açabilir. Arsenik (As); Karsinojenik ve aterojenik etkili olduğu ileri sürülmüştür. Eski dönemlerde antisfilitik ajan olarak kullanılmıştır. Toksisitesi sülfidril grupları bağlama yoluyla olur. BAL ile tedavi edilir. BAL-As kompleksi suda çözülür, idrarla atılır. Kronik toksikasyon saçta, akut toksikasyon idrardaki düzeyi ile tayin edilir. Nikel (Ni); Bakterilerde üreaz ve hidrojenazların kofaktörüdür. 150 μg günlük gereksinim çikolata, kabuklu kuruyemiş ve tahıllardan sağlanır. Eksikliği B12, folat ve demir metabolizmasında bozulmaya sebep olur. Endüstriyel gaz olarak nikel karbonik karbonmonoksitten 100 kez daha toksik ve kanserojendir.

More Related