avrupa b rl s rec nde ara tirmanin nem
Download
Skip this Video
Download Presentation
AVRUPA BİRLİĞİ SÜRECİNDE ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ

Loading in 2 Seconds...

play fullscreen
1 / 77

AVRUPA BİRLİĞİ SÜRECİNDE ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ - PowerPoint PPT Presentation


  • 146 Views
  • Uploaded on

AVRUPA BİRLİĞİ SÜRECİNDE ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ. Prof. Dr. Adil TÜRKOĞLU. 1. GİRİŞ .

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about ' AVRUPA BİRLİĞİ SÜRECİNDE ARAŞTIRMANIN ÖNEMİ' - stian


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
1 g r
1. GİRİŞ
  • İnsanın yaşadığı tüm çağlarda bilgi hep ön planda yer almıştır. İnsanın bilgi edinme uğraşısı; ilk zamanlar çevreyi tanımak, kendisini korumak için olmuştur. İnsan sürekli bilgi elde etmeye çalışmış, kesici aletler yapmış, daha sonraları barutun icadı ve demirin araç olarak kullanılmasıyla çeşitli silahlar yapabilme kabiliyetini geliştirmiş ve kendi varlığını korumak azmi ile çıktığı araştırma yolunda, tabiatın kurallarını da öğrenmeye başlamış, sonra ona hükmetme noktasına ulaşmıştır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide3

Ancak, insanın elde etmiş olduğu bilgi hiç bir zaman çağımızdaki kadar hayati öneme sahip olmamıştır. İnsanın bilgi edinme yolunda ulaştığı bilgi toplumu, yetişmiş, daha nitelikli ve verimli bir insan gücü ister olmuştur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide4

Toplumların gelişme sürecinde ilkel toplumdan tarım toplumuna, tarımdan sanayiye, bilgi toplumuna geçişine tanık olduk, yaşadık yaşıyoruz.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide5

Bu gelişme evrelerinde insanoğlu düşündü, gözlem yaptı. Neden sonuç ilişkilerini keşfetti. Sanayi ve bilgi toplumunun oluşmasında keşfetme ve araştırma en önemli etken oldu.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide6

İnsanoğlu tarım toplumundan sanayi toplumuna 2 bin yılı aşkın bir zamanda geçti. Sanayi toplumundan bilgi toplumuna geçiş 100–150 yılda gerçekleşti. Bu kısa süre bilimin ve bilimsel araştırmaların artmasıyla gerçekleşti.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide7

Bilim tarihinin öğrettiği gerçek; çağlar boyunca insanların yenilik isteği ve değişik şevler bulma arzulan sonucu bilim-araştırma-geliştirme yapma ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Araştırma-geliştirme ise; bir sistem içerisinde sürekli gelişmeyi sağlayan bilim temeline dayalı faaliyetler olmuştur. Bilim, olgularla nedenler arasındaki ilginin araştırılmasından doğmuştur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide8

Bilimsel düşünceyi özümseyip bir hayat tarzı olarak yaşayamayan toplumlar; üretimde, ticarette, hizmetlerin kalitesinde ve fertlerinin refah seviyesinin artırılmasında rekabet üstünlüğünü elde edememektedirler.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide9

Araştırma-geliştirme faaliyetlerine önem verdikçe doğanın sırlarını öğrenme, doğadan faydalanma ve insanın ihtiyaçları için problemlerine çözüm bulma daha da kolaylaşmıştır. Araştırma-geliştirme faaliyetlerinin artan oranda yapılır ve yeni buluşların insan emrine verilir olması insanların daha çok doğanın güçlüklerini yener, hayat standartlarını yükseltir olmasına sebep olmuştur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide10

Bu gelişmelerden en çok yararlanan, temel bilimler konusunda araştırma yapan ülkeler olmuştur. Bilimsel gelişme sürecinde her yeni bilgi, yeni bir bilginin üretilmesine vesile olmuş ve bu yeni bilgi üretim sürecinin baş döndürücü bir hızla artmasına sebep olmuştur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide11

Araştırma-geliştirmeye daha fazla önem verme ihtiyacını duyan ülkeler, daha fazla araştırma-geliştirme faaliyetinde bulunarak gelişmeyi sürekli hale getirmişlerdir. Diğer tarafta, bilimin kazandırmış olduğu nimetlerden daha az yararlanan milletler bilimin önemini yeterince kavrayamadığı için araştırma- geliştirmeye daha az önem verdiklerinden bilimsel düşüncenin ülkelerinde gelişmesine imkan hazırlayamamışlardır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide12

Bilime yeterince önem vermeyen ülkeler 21.yüzyılın başlarında iletişim araçlarının da dünyayı küçültmesi nedeniyle bunun acısını fazlasıyla hissedeceklerdir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide13

Gelişme yolunda olan ülkelerin eğitilmiş insangücü, geri kalmışlığın acısını en fazla duyan ve en iyi anlayan insanların içinde yer almaktadırlar. Günümüz dünyasında, bazı ülkeler bilgi toplumu oluşturma çabası içerisinde olurken, bazı ülkeler sanayileşmeyi, bazıları da tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş dönemini yaşamaktadırlar.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide14

Ülkelerin teknolojik bilgi seviyeleri; araştırma-geliştirme faaliyetlerine ayırdıkları kaynaklar, uluslararası bilimsel dergilerde yayınlanan yayınlar ve alınan patentlerin sayısı ile ölçülmeye çalışılmaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide15

Bir ülkenin gelişmiş ülkeler sınıfında yer alıp almadığına karar vermek için yukarda belirtilen göstergelere bakılmaktadır. Dünyaca kabul gören bilim-teknoloji göstergelerinden araştırma- geliştirmeye ayrılan payların eşik değerleri;

  • 1-Gayrisafi Milli Hasıladan (GSMH) araştırma-geliştirmeye ayrılan yüzde l\'lik pay,
  • 2-10.000 iktisaden faal nüfusa düşen 15 tam zamana eşdeğer araştırmacı personel sayısı o ülkenin araştırma-geliştirme yapabilme ve teknoloji üretebilme kabiliyetinin eşik değeri olarak kabul edilmektedir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide16

Gelişmiş ülkelerde bu oranlar; 10.000 iktisaden faal nüfusa düşen tam zamana eşdeğer 40\'ın üzerinde araştırmacı ve GSMH’dan yüzde 2\'nin üzerinde bir pay ayrılmaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide17

Gelişmekte olan ülkelerde araştırma-geliştirmeye GSMH’dan yüzde ] \'in altında bir pay ayrılırken, tam zamana eşdeğer araştırmacı personel sayısı 10.000 iktisaden faal nüfusa 15 kişinin altında bulunmaktadır. Ülkemizin araştırma- geliştirmeye ayırdığı araştırmacı insangücü ve GSMH\'dan ayrılan finansman dünyaca kabul edilen eşik değerin çok altında bulunmaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

lkeler
ÜLKELER
  • FİNLANDİYA
  • Milli gelişim ve eğitim sistemi üretici ve tüketicilerin yeni bilgi ve teknolojiyi kullanmayı, eğitim, araştırma ve geliştirme, ticaret ve endüstride büyümeyi amaçlamaktadır. Bilgi üreticileri üniversiteleri, politeknikleri, araştırma merkezlerini ve ticari kurumları kapsamaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide19

Bilim, teknoloji ve yenilik politikasının temel görevi yenilikçi sistemin geliştirilmesi ve kurumlar arası işbirliğinin güçlendirilmesidir. Finlandiyanın stratejik amacı sürdürülebilir, dengeli bir toplumsal ve ekonomik gelişim sağlamaktır. Bu amaçlar yüksek üretim, uluslararası rekabet ve işgücü oranında artışı da içermektedir. Bilim ve teknoloji konseyi bilim, teknoloji ve kısmen eğitim politikası ile bu amaçlara ulaşmayı hedeflemekle yükümlüdür.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide20

Ekonominin ve teknolojinin globalleşmesi, ticari modellerde, endüstriyel yapılardaki değişiklikler, uluslararası değişimde artışa, işgücü talebinde rekabet ve toplumun tamamında değişikliklere yol açmaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide21

Bu nedenle etkili bir ulusal innovasyon sistemi ekonomik büyüme ve toplumsal refah için her zamankinden çok daha önemlidir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide22

2007 yılında araştırma ve geliştirmeye ayrılan bütçe tüm yerli üretimin %3,5 oranını kadardır, bu da Finlandiya’yı OECD’nin ileri ülkeleri arasına yerleştirmiştir. Finlandiya araştırma- geliştirme gideri 6,2 milyar eurodur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide23

Özel sektörün yatırımı %67, kamu harcamaları % 26 iken Fin araştırma-geliştirme harcamalarına ayrılan yabancı fonu % 7 olarak kalmıştır. Ticari yatırımın yarısı kadarı elektronik endüstriden gelmektedir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide24

Son on yılda araştırma – geliştirme personeli 40000’ den yaklaşık 80000’e çıkmıştır. Bu da toplam işgücünün % 2’den fazlasına denk gelmektedir ve bu oran OECD ülkelerinin en yüksek rakamını oluşturmaktadır. Doktora yapanların oranı da aynı şekilde son on yılda ikiye katlanmıştır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide25

Bilim politikası Fin araştırmasının uluslararası ve toplumsal fizibilitesini, toplumun etki, kapsam ve düzeyini arttırmayı hedeflemektedir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide26

Finlandiya’da araştırma ve geliştirme faaliyetlerine yapılan yatırım 6,8 milyar euro olmuştur. 2008 yılına oranla bu harcamanın toplam oranında 85 milyonluk düşüş olmuştur fakat 2010 yılında 140 milyonluk bir artış beklemektedir. Ticari yatırımda bir önceki yıla oranla 250 milyonluk bir düşüş olmakla birlikte kamu kesiminde ve yüksek öğretimdeki harcamalarda artış olmuştur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

fransa
FRANSA
  • Fransa’da araştırmaya verilen önem Fransa’nın glabal araştırma çevresinde yerini güçlendirme temellidir. Araştırmanın değişen dünyaya adapte olmak için radikal bir değişimden geçmeye, global lider olmaya, Avrupalı olmaya, açık ve esnek bir yapıya sahip olmaya yardımcı olacağı temel alınır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide28

Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi amaçlarını bilimde ilerlemeye ve dolayısıyla ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmesine katkıda bulunabilecek her türlü araştırmayı değerlendirme, yürütme ve yapılandırma olarak tanımlamışlardır. Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi 1945 yılında bu amaçla kurulmuştur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide29

Fransa’ da 476 bin birey aktif olarak araştırmaya katılmaktadır. 388300 kişi tam zamanlıdır. 388300 bireyin 166400’ü kamuda 221900’ü özel sektördedir. 290 doktora veren merkezde her yıl 11400 doktora diploması verilmektedir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide30

Fransa’nın çok sayıda ve farklı yasal formda araştırma yapısı vardır. Yüksek Öğretim ve Araştırma Başkanlığı kamusal ödeneği sağlar. Fransa’a iki temel sistem vardır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide31

*Araştırma Merkezleri, Bilimsel ve Teknik Kuruluşlar dahil (EPST) ve CNRS (Fransız Milli Bilimsel Araştırma Merkezi), INRA (Bilimsel Tarım Enstitüsü) ve CEA (Atom Enerjisi Komisyonu) gibi Endürstriyel ve Ticari Kuruluşlar (EPIC) mevcuttur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide32

* Yüksek Öğretim Kurumları: Collège de France gibi Bilimsel, Kültürel ve Profesyonel Kamu Kuruluşları (EPCSCP),

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide33

Fransa 2006-450 sayılı (MinistèredesAffairesétrangères / FrenchMinistry of ForeignAffairs, 2006 Law 2006-450 of 18 April 2006) Araştırma Paktı olarak da bilinen Fransız araştırma statüsünü geliştirme, dünya çapında rekabetle başaçıkma ve ulusal araştırma ve yenilik sistemini geliştirmek için aşağıdaki altı amacı geliştirmiştir.

    • Stratejik rehberlik sağlamak,
    • Birleşik, tutarlı ve şeffaf araştırma değerlendirme sistemi oluşturmak,
    • Araştırmacılar arasında işbirliği sağlamak,
    • Çekici terfi ve bilimsel kariyerler sunmak,
    • Kamu ve özel sektör araştırmaları arasında yakın bağlantı kurmak,
    • Fransız sisteminin Avrupa araştırma toplumuna entegrasyonunu sağlamak.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide34

Yasa aynı zamanda Bilim ve Teknoloji Yüksek Konseyinin de kurulmasını sağlamış ve bu konsey direk olarak Fransız Cumhuriyetinin başkanına bağlı kılınmıştır.

  • Araştırma ve yüksek eğitime 2004’te ayrılan 18,9 milyar Euro olmuştur. Araştırma paktı ile bu bütçe % 26 artış ile 2010 yılında 24 milyar Euro’ya yükseltilmiştir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

almanya
ALMANYA
  • Federal hükümetin2008 stratejik amacı bilimi uluslararası duruma getirmek, başarılı yapılanma ve uluslararası düzeyde işlemeyi gerçekleştirmektir. Dört öncelikli amaç aşağıdaki gibidir:
  • * Araştırma işbirliği sağlamak,
  • * Uluslararası yenilik potansiyeli sağlamak,
  • * Gelişmekte olan ülkelerle eğitim araştırma ve gelişme konusunda uzun dönem işbirliği sağlamak,
  • * Uluslararası sorumluluk almak ve global sorunların üzerinden gelmek

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide36

Dünyada 1953 yılında global nüfus 2.7 milyarken bugün 6.7 milyardır. 2050 yılında ise 9.2 milyar insan olması beklenmektedir. En büyük nüfus artışı ise az gelişmiş bölgelerde beklenmektedir. Bu nedenle yiyecek kaynaklarının artırılması en önemli gerekliliktir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide37

Global enerji tüketimi, global ısınma gibi sorunların çözümü ancak yeni fikirler, yeni icatlar ve bunların başarılı uygulaması ile mümkündür. Dünyada araştırma ve yenilik sistemleri büyümekte ve araştırma ve geliştirmeye evrensel önem verilmektedir. 1997 yılından beri 5.7 milyondan fazla insan araştırma ve geliştirme bölümünde çalışmaktadır, bu oran 1995 yılına oranla dört milyon kişilik bir artış göstermiştir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide38

Almanya, önde gelen endüstriyel bir toplum olarak araştırma-geliştirme etkinliklerine özellikle yeni ve sürdürülebilir gelişim adına önem vermiş ve araştırma-gelişmenin büyümesini ülkenin büyüme politikasına yakın tutmuştur. Bu amaçlarla eğitime, yeniliklere ve araştırmaya öncelik vermiştir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide39

Federal Alman Eğitim ve Araştırma Bakanlığının (BMBF) hesaplarına göre 2008 yılında araştırma-geliştirmeye ayrılan bütçe 2.64’e yükselmiştir. 2005 ve 2007 yılları arasında toplam harcama 55,7 milyar eurodan 61,5 milyar euro’ya yükselmiştir. 2008 65 milyon euroya ulaşması beklenmektedir. Bu da yaklaşık %10’luk bir artışa denk gelmektedir. 2010 yılında bu oran 12,7 milyar euro’dur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide40

2008 yılında araştırmacı, laboratuar teknisyeni ve mühendis alımı 333,000 olmuştur. 2005 yılına oranla bu sayıda 30.000 kişilik bir artış vardır.

  • Araştırma destekleme organizasyonları oldukça fazladır. Alman Araştırma Kurumu (DGF) Alman Akademik Değişim Servisi’nin (DAAD) dışında çeşitli araştırma destek merkezleri de vardır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide41

Örneğin; Alexander von Humboldt Vakfı (AvH) (Humbolt Vakfı, doktorasını tamamlamış üstün vasıflı yabancı uyruklu bilim adamlarını destekliyor. Araştırma bursları dünya çapında yapılan bir başvuru sonucunda yapılan değerlendirmeye göre veriliyor) Alman Araştırma Cemiyeti (DFG) (Almanya\'da bilimsel araştırmaları teşvik eden merkezi kurumdur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide42

Ana görevi üniversiteler ve araştırma enstitülerindeki bilim insanlarının yürüttüğü araştırma projelerinin finansmanıdır. Bilim alanında uluslararası iş birliği, özellikle de Avrupa’da bilim alanındaki ortak oluşumları destekliyor.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

ng ltere
İNGİLTERE
  • Araştırma-geliştirme çalışmalarının amacı mükemmeliyetçiliktir. Araştırmada mükemmel kalite beklenir. Global araştırma uluslararası işbirliğini, en iyi olanaklara ve alt yapılara ulaşımı ve yetenekli araştırmacıları bulup geliştirmeyi amaçlar. Bilgi ve yetenekli insanların katkısıyla sosyal ve ekonomik kalkınma sağlanması hedeflenir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

stratejik ama lar
Stratejik amaçlar:
  • Öğrenme ve öğretme için mükemmeliyet sağlamak
  • Katılım ve ulaşım sağlamak
  • İşveren katılımı ve beceri geliştirmek
  • Araştırmada mükemmeliyet geliştirmek
  • Yükseköğretimin ekonomi ve topluma katılımını sağlamak
  • Yüksek öğretim sektöründe yüksek kalite sağlamak
  • Mükemmeliyet oluşturmak.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

ara t rma b t esi ngiltere de ara t rmaya ayr lan b t e ifte destek sistemiyle sa lan r
Araştırma Bütçesi; İngiltere’de araştırmaya ayrılan bütçe çifte destek sistemiyle sağlanır.
  • HEFCE (Yüksek Öğretimde Araştırma ve Geliştirme)
  • Bu sistemde araştırma alt yapısı için ve enstitülerin kendi misyonlarını gerçekleştirmeleri için gerekli araştırma alt zeminine destek verilir.
  • RCUK (Araştırma Konseyi)
  • Hayır, kurumları, Avrupa Birliği ve hükümet özel araştırma projelerine ve programlara destek sağlar.
  • HEFCE araştırmaya ayrılan bütçe 2011-12
  • 2011-12’de akademik yılında HEFCE £6,507 milyon ödenek ayırmıştır. 4.339 milyon öğretim için, 1.558 milyon araştırmalar için, 150 milyon euro bilgi değişimi için, 30 milyon euro özdenetim için ayrılmıştır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide46

RCUK (Araştırma Konseyi)

  • Her yıl Araştırma konseyi tıptan biyoloji bilimine, astoromiye, fizik, kimya ve mühendisliğe, sosyal bilimlere, ekonomiye, çevre bilimine, sanat ve diğer alanlarını da kapsayan araştırmaya 3 milyar euro yatırmaktadır. Araştırma konseyinin araştırmaya verdiği desteğin amacı üretken bir ekonomi, sağlıklı bir toplum ve sürdürülebilir bir dünyaya katkı sağlamaktır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

t rk ye
TÜRKİYE
  • Türkiye bilimsel yayın sayısı bakımından 1990’larda 41. sırada iken, 2007’de 18. sıraya ulaşmıştır.
  • Araştırmaya harcanan para 1990’larda 1 275 680’den 2009’larda 8 087 452 600’lara ulaşmıştır.
  • Araştırmalarda çalışan personel sayısı 1990’larda 31.374’den 2009’da 114.436’ya çıkmıştır (%264 artış).

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide49

Oysa, Türkiye\'nin bulunduğu coğrafi bölgedeki büyüklüğü, nüfusu, nüfusun yapısı, eğitim durumu, yaş grupları ve tarihi derinliği açısından konuya bakıldığında, ülkenin şu anda bulunduğu teknoloji seviyesi ile olması gereken seviye arasında uyumlu bir yapının olmadığı görülmektedir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide50

Birçok ülkenin 21. yüzyılın başında, bilgiyi elde etme, bilgiye sahip olma ve kullanma seviyesi, uluslararası pazar paylarının azlığı veya çokluğu ile ilgili olarak karşımıza çıkmakta ve bu ülkelerin pazar payları sahip oldukları bilgi seviyesi kadar olmaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide51

Uluslararası rekabette ucuz işçilik ve tabii kaynakların geleneksel metodlarla üretimine talep giderek azalmaktadır. Onun yerine bilgiye dayalı yeni endüstriler ikame olmaktadır. Pazarlarda ucuz, kaliteli, standart ve pazar ihtiyaçlarına göre esnek davranabilen esnek üretim-esnek otomasyon ve robot teknolojileri geleneksel üretimin yerini almaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide52

Bilgi teknolojisinin üretim faaliyetlerinde kullanılmasından bu tarafa, ürünlerin ekonomik ömrü dolmadan teknolojik ömrü dolmaya başlamıştır. Bu nedenle, araştırma-geliştirme-tasarım-üretime hazırlama gibi üretim süreçlerinin çok büyük bir hızla tamamlanması zarureti hasıl olmuştur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide53

Firmaların bu yeni yarışa ayak uydurabilmeleri üretim sürecine yeni bir düşünce şekli getiren, bilgisayar ortamında üretim, bilgisayar destekli mühendislik, tasarım, imalat gibi modern yöntemleri benimsemesini ve uygulamasını gerekli kılmaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide54

Günümüz iletişim araçlarının sağladığı büyük imkanlarla küçülen dünya ekonomisinde rekabet gücü, yeni teknolojiler üretmek ve bu yeni teknolojileri hızla üretime dönüştürebilme yeteneğine dayanmaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide55

Teknoloji yeteneğini, teknoloji transferi yoluyla geliştirmek bir noktaya kadar mümkün olabilmektedir. Ancak, teknoloji açığını kapatma konusunda bütün diğer şartlar eşit olsa bile teknoloji transferi yapanlar teknoloji üretenler karşısında daha baştan rekabet yarışını kaybetmektedirler.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide56

Böyle bir durumda; teknoloji üretip ihraç edenler açısından, dünya pazarlarında mutlak bir rekabet üstünlüğü elde edilmektedir. Bunun için karar vericilerin, sanayicilerin ve ekonomistlerin ekonomik karar alırken bu duruma dikkat etmeleri gerekmektedir. Belki belli bir süre daha teknoloji ithalatı yaparak kapalı bir ekonomide ürün pazarlaması yapılabilir. Ancak, bu tür ülkelerin günümüz bilgi çağına ulaşmış bir dünyada varlıklarını fazlaca sürdürebilme şansları görülmemektedir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide57

Türk ekonomisinin gelişim sürecine bakıldığında; son yıllara kadar, korumacı, kapalı bir ekonomi sistemi içerisinde gelişmeye çalıştığı ve sanayi üretim faaliyetlerini teknoloji transferi politikaları çerçevesinde sürdürdüğü görülmektedir. Bu gelişim sanayinin kendisini teknoloji üretecek fazlaca bir zorlama içinde bulmadığını göstermektedir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide58

Kapalı ekonomide pazar kaygısı olmayan sanayicinin ürünlerini yenileme ihtiyacını duyarak araştırma-geliştirme faaliyetinde bulunma ihtiyacı duyması mümkün olmayacağı gibi bu ihtiyaç olmadan ondan da araştırma-geliştirme faaliyeti beklemek eşyanın tabiatına aykırıdır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide59

Türkiye\'de kapalı bir ekonomiden açık ekonomiye geçişin politika kararlarının alınıp uygulamaya konulması hem üretici hem de tüketici düşüncesinde değişme meydana getirmiştir. Tüketicinin talep eğiliminin de bu sürece bağlı olarak hızla değiştiği görülmüş, tüketici daha kaliteli, daha değişik ürünler talep eder olmuştur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide60

Tüketicideki talep değişmesi üreticiyi yavaşta olsa bir arayışa, bir yenileşmeye yönelişe sevk etmektedir. Diğer taraftan sanayicinin dışa açılması ile sanayicinin düşünce sisteminde, sanayi anlayışında değişme başlamıştır. Söz konusu politika değişikliği, sanayici tarafında, tüketicinin talebi doğrultusunda piyasaya ürün arz edemeyen sanayicinin artık ayakta kalamayacağı şeklinde bir anlayışı geliştirmiştir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide61

Çağın yakalanabilmesi için teknolojik gelişme ortamının sağlanması ve teknoloji üretebilir hale gelinmesinde devletin elinde bulunan araçları kararlı bir şekilde kullanması gerekmektedir. Bilim ortamının oluşturulması için ülke kamuoyunda araştırma-geliştirme yapmaya, bilim üretmeye, ülkenin hava kadar, su kadar ihtiyacı olduğu herkesçe bilinir, algılanır olması gerekir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide62

Böyle bir kamuoyunun hazırlanmasından sonra sanayinin ihtiyacı olan araştırma-geliştirme faaliyetinde ciddi teşviklerin sağlanması yanında, üniversite-sanayi işbirliğinin maksimum seviyeye çıkarılması yolları araştırılabilir. Üniversitelerdeki araştırma- geliştirme faaliyetlerinden temel bilimlerin ve uygulamalı bilimlerin gelişmesi için destek sağlanabilir ve kısa vadeli çözümler için gelişmiş üniversiteler araştırmada cazibe merkezi haline getirilebilir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide63

Uzun vadeli bilimin gelişmesi için tüm üniversitelerin ve diğer araştırma birimlerinin desteklenmesi gerekmektedir. Araştırma-geliştirmeye yapılacak teşviklerin boyutları üretilecek teknolojik bilginin prototip üretimine kadar yansıtılmalıdır. Yeni teknolojik ürünün hayata geçirilmesinde risk sermayesinin boyutları genişletilmelidir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide64

Bilime yapılan yatırım, ülkenin geleceği açısından en değerli yatırım haline gelmiştir. Çağımızda bilimin bu özelliğini ve önemini kavrayan ülkeler çok büyük gelişmeler kaydetmişlerdir. Bu gelişmeler sonrasında bilim ve teknolojiye çok büyük yatırım yapmadan, uluslararası piyasalarda rekabet üstünlüğü elde edip refah seviyesini artırmak bir yana bilime yatırım yapan ülkelerle eşit hale gelmek mümkün olmadığı gibi, 21. yüzyılda algılanan hür toplumlar olma özelliğini de korumak kolay olmayacaktır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide65

21. yüzyıla yaklaşırken hız kazanan teknolojik yenilikler; ekonomik, endüstriyel, politik, askeri alanlarda çok yeni uygulamalar getirmekte ve bu yeni teknolojiye sahip olan ülkelere büyük üstünlük sağlamaktadır. İleri teknolojiler, verimlilik, hayat standardı, haberleşme ve ulaşımın alt yapısını oluşturmaktadır. Bu teknolojik gelişmeler insan tabiatında gizli olan yeni ihtiyaçları ortaya çıkarmakta, üretim-tüketim-sermaye ekseninin verimliliğini artırmaktadır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide66

Türk ekonomik gelişim ve değişim süreci yalnızca sanayileşme yolunda hızla ilerlemek değil bunun da ötesinde bilgi toplumu oluşturma hedefi doğrultusunda eğitimiyle, bilimsel düşüncesiyle ve yarı sanayileşmiş görünümünü en kısa zamanda aşacak tedbirleri almak biçiminde olmalıdır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide67

Bunun için toplumda bilimsel düşünceyi bir hayat tarzı haline getirecek ve üretimde tüm sektörlerin ana eksenini bilim-teknoloji üretecek şekilde ele alarak hiç bir fedakarlıktan kaçınmadan atılıma geçmelidir. Bu yeni atılım, mevcudu iyileştirmek değil zoru başarmak şeklinde kendini göstermelidir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide68

1933 üniversite reformuna değin bilimsel araştırma alanında yeterli bir kültür birikimimiz yoktu. Araştırmaya yönelik bir kültür birikimi 1940’larda oluşmaya başladı. İkinci dünya savaşından sonra alman hocaların, büyük yatırımlara girişen ABD’ye gitmeleri ülkedeki ekonomik zorlukların ve enflasyonun öğretim üyelerine geçim sıkıntısına sokması araştırma yaşamını durma noktasına getirmiştir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide69

Bilimsel araştırmayı kavramak, dünyayı kavramaya eşdeğerdir. Toplumumuzun ve özellikle eğitim sistemimizin gelişmesinin ülkemizdeki bilimsel araştırmaların gelişmesiyle ve artmasıyla gerçekleşeceği unutulmamalıdır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide70

Ülkemizde bilimin göstericiliğine olan susamışlığın, bilinçli bir düzeye çıkartılması gerekmektedir. Çözümlerin sözel düzeyden ileri uygulamalara, araştırmalara göre bulunması çağdaşlaşmanın vazgeçilmez bir zorunluluğudur.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide71

Çağdaş uygarlığın en belirgin özelliği bilimselliğin, bilimsel tutum ve davranışların, günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası yapılmış olmasıdır.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide72

Bilimsel alt yapı bakımından en önemli gelişme TÜBİTAK’ın kurulması oldu, Tam adıyla, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumunun kurucuları, birinci ve ikinci kuşaktan bilim insanları idiler. Yıllarca Üniversitelerde çalışmış, hem parlak, hem sönük dönemler yaşamış oldukları için bürokratik engelleri aşarak araştırma etkinliklerinin yolunu açacak bir tasarıyı Cahit Arf\'ın başkanlığında hazırlayabildiler.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide73

Dönemin arka arkaya gelen iki iktidarı, Milli Birlik hükümeti ile CHP-AP koalisyonu da büyük bir anlayış ve uzak görüşlülük göstererek bu tasarıyı hiç değiştirmeden Meclisten geçirdi ve TÜBİTAK 1963\'te kuruldu.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide74

Araştırmanın kendisi gibi bir araştırma kuruluşu da ancak zamanla yararlarını ortaya koyabiliyor. Geçen kırk yıl içinde TÜBİTAK, öğrencilere, genç araştırıcılara verdiği burslarla, Üniversitelerde desteklediği araştırma projeleriyle, düzenlediği, katkı yaptığı ulusal ve uluslararası sempozyumlarla, toplantılarla, büyük güdümlü araştırmalarla, yayımladığı bilimsel ve popüler kitap ve dergilerle Türkiye de araştırma yaşamına sürekli bir canlılık getirdi.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide75

Örneğin, 1980\'lerde ülkeyi saran anarşi havasının araştırma yaşamına getirdiği duraklamayı, bu defa dışarıdan yardım almadan kendi çabamızla aşabildik, üçüncü ve dördüncü Cumhuriyet kuşaklarında araştırmaya yönelme eğilimi artmaya devam etti. Türkiye’den kaynaklanan araştırma makaleleri dünyada 25. sıraya yükseldi.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

slide76

2007’de ise 18. sıraya yükseldi. Bugün TÜBİTAK’a yeterli para ayrılmaktadır. Amaç istenilen yeterli araştırmanın yapılmasıdır. Araştırmacılar bazı bürokratik engellerden şikâyetçidirler. Engeller kaldırılır, kaynak aktarımı artırılırsa başarı da gelecektir.

4 Temmuz 2011-Pazartesi

kaynaklar
KAYNAKLAR
  • Finlandiya Bilim ve Teknoloji İstatistikleri (Statistics Finland, Science and Technology Statistics
  • http://www.research.fi/en
  • http://www.recherche.gouv.fr/
  • Devlet Yükseköğretim ve Araştırma - 2010 baskı
  • http://www.bmbf.de/pub/bufi_2010_en.pdf
  • http://www.research-in-germany.de/research-funding/59962/e2-research-funding-system.html
  • http://www.hefce.ac.uk/pubs/hefce/2009/09_21/#fw
  • http://www.rcuk.ac.uk/framework/Pages/home.aspx
  • İnönü, E. (199) Fikirler ve Eylemler, Büke Yayınları, İstanbul.
  • İnönü, E. (2005). “Cumhuriyet Döneminde Bilim Tarihi’nin Önemi ve Anlamı- Cumhuriyet ve Bilim”, Üniversite ve Toplum Dergisi, Ocak 2005, Cilt 5, Sayı 1, Online: http://www.universite-toplum.org/text.php3?id=219 (10.06 2011 tarihinde indirilmiştir).
  • Türkoğlu, Adil (1998) Karşılaştırmalı Eğitim “Dünya Ülkelerinden Örneklerle”, Adana: Baki Kitapevi.
  • Türkoğlu, A. (2005). “Avrupa Birliği Sürecinde Eğitimi Etkileyen Faktörler” Milli Eğitim Dergisi-özel sayı:166,

4 Temmuz 2011-Pazartesi

ad