1 / 49

Uzm. Psk.Melek Yılmazer IV.Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi 2010/Antalya

Uzm. Psk.Melek Yılmazer IV.Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi 2010/Antalya. KANSERDE PSİKOSOSYAL DESTEK ve İLETİŞİM. Sunum planı. Yaşamsal krizler Hekimliğin sanat yönü Kanser bakımında bir umut ve tedavi aracı olarak iletişim Tanı nasıl s ö ylenmeli? S ö zl ü ve s ö zs ü z iletişim

rudolf
Download Presentation

Uzm. Psk.Melek Yılmazer IV.Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi 2010/Antalya

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. Uzm. Psk.Melek Yılmazer IV.Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi 2010/Antalya KANSERDE PSİKOSOSYAL DESTEK ve İLETİŞİM

  2. Sunum planı • Yaşamsal krizler • Hekimliğin sanat yönü • Kanser bakımında bir umut ve tedavi aracı olarak iletişim • Tanı nasıl söylenmeli? • Sözlü ve sözsüz iletişim • Bütün ilaçlar şişeye girmez! • Psikoonkoloji grubu olarak ülkemizde saptanan sorunlar

  3. YAŞAMSAL KRİZLER • Hayatımız ve gelişimsel öykümüz içinde çok sayıda inişler ve çıkışlar yaşıyoruz. • Bunlardan bazıları ile kolaylıkla baş edip yolumuza devam edebilirken; bazıları sınırlarımız zorluyor ve baş etme kapasitemizi aşarak dinamiklerimizi ve dengemizi bozabiliyor.

  4. KANSER: Ölümle yüzleşme • Kanser bir yaşamsal kriz(Varoluşsal) • “Kriz”için kullanılan Çince gösterge iki sembolden oluşmaktadır. “Tehlike” ve “Fırsat” • Kanser tanısı alan ya da yaşamsal krizlerle karşılaşan kişiler bu krizi değişim için bir fırsat olarak kullanabilmişlerdir. Slaby, A.E. (1985) Crisis Oriented Therapy .ın F.R.Lipton,New Directions for Mental Health Services , No:28,(21-34) San Francisco.

  5. Bu kişisel değişimler nelerdir? • Hayat önceliklerini yeniden düzenlemek • Yapmak istemedikleri şeyi yapmamayı seçebilme • Hayatı emekliliğe ya da başka bir noktaya dek ertelemek yerine güçlü bir o anda yaşama isteği • Hayatın önemli gerçeklerini görebilme • Sevilen kişilerle, krizden önce olduğundan daha derin iletişime girmek • Daha az kişilerarası korku • Risk alabilmek

  6. Kanser Tanısı Almış Hastalarla Çalışmak Bizlerin de zaman zaman kendi varoluşsal kaygılarımızı, inançlarımızı, evreni algılayış biçimlerimizi vb. sorgulamamıza yol açabilir. • Hayatı tamamıyla anlamsız bulma, • Anlam arayışları • Tamamen varoluştan kopuk,öz farkındalıktan uzak görev ve sorumluluğa yönelme • Herşeyi yeniden anlamlandırıp yola devam etme

  7. “Acı çeken bir insanın yüzü, bize her şeye gücümüzün yetmediğini, sınırlılıklarımızı, başarısızlığımızı ve son olarak, hepsinden daha az olmamak üzere kendi ölümlülüğümüzühatırlattığı için dikkatimizi bu acı çeken yüzdendaha çok mekanik şeylere (kan basıncına vb) yöneltiyor olabilir miyiz ?” E.Kübler-Ross

  8. Bilimsel bilgiye, teknik becerilere ve bunları hasta ve çevresinin oluşturduğu bir ortamda uygulama sanatına dayalı bir uğraştır. Bu sacayağın hangisi eksik kalırsa,yapı o yöne devrilerek çöker. Ne var ki, bilimsel bilgi ve teknik becerilerin yetersizliği sonucu meydana gelen yıkılma somut sonuçlar verir.(konferanslar,seminerler vb.) Ancak sanat yönünün yetersizliği somut sonuçlar vermeyebilir. Hekimlik Sanatı

  9. Hekimliğin sanat yönünün aksadığını; Hastaların ve yakınlarının memnuniyetsizliğinden, Kendimizi anlaşılmamış, takdir edilmemiş hissetmemizden, Gerginliğimizin ve giderek öfkenin birikmesinden Tükenmişlik ve stres semptomlarının artmasından anlayabiliriz.

  10. L. Aiken, Univ. of Pennsylvania

  11. Kanser Bakımında Bir Umut Ve Tedavi Aracı Olarak İletişim Standart hasta-hekim ilişkisinin genel prensiplerini paylaşmakla birlikte; • Kanser tanısına eşlik eden korku • Tıbbi tedavinin karmaşıklığı, • Tedavi sonuçları ve hastalığın prognozu konusundaki belirsizlik bu etkileşime çok daha fazla emosyonel yük yüklemektedir.

  12. Hekimin İletişim Alanında Yaşadığı Sorunlar; Hastadan kaynaklanan engeller Sağlık çalışanından kaynaklanan engeller Improving Communication with Cancer Patients P. Maguire European Journal of Cancer, Vol. 35, No. 14, pp. 2058±2065, 1999

  13. Hastalardan kaynaklanan engeller Zor hastalar Özel hastalar Şekil bozukluğu ve şiddetli düzeyde halsizliğe maruz kalan hastalar Terminal dönemdeki hastalar Tedaviyi reddeden hastalar Talepkar hasta

  14. Akciğer kanserine özgü • Hastalığın kendisinden kaynaklanan sorunlar • Sigara içimine bağlı suçlanma • Sigara içseniz de içmeseniz de başkaları tarafından suçlu olarak görülmek yalnızlık hissini arttırır.Bu da psikolojik desteğin önemini arttırmaktadır. “Keşke meme kanseri olsaydım”

  15. Sağlık çalışanından kaynaklanan engeller Korku İletişim becerilerinde eksiklik Destek eksikliği Hekimin ölüme ilişkin kaygıları Etik sorunlar Kişilik çatışmaları Güç ilişkilerine bağlı sorunlar Zaman yetersizliği Ancak, sadece iletişimi düzelterek bir çok şeyin önüne geçmek mümkündür. Çünkü, iletişim yönetilebilen bir olaydır.

  16. İletişim Pusulası • İletişimde birinci nokta karşı tarafın yaklaşımını da tanımaktır. (Empatik yaklaşım) Empati? Sempati? Özdeşim? • Bir onkolog için en temel soru: “Acaba hastamın gözüyle dünya nasıl görünmektedir?” olmalıdır. (Nehir) • Burada problem sadece kendi yaklaşımımızın farkında olduğumuzda ortaya çıkar.

  17. Empatik Yaklaşım Bir anlaşmazlık olduğunda, muhatabınızın ayakkabılarını giyerek soruna bakın!” Kızılderili atasözü

  18. Hastalar ne istiyor? Önemsenmek Anlayış Bilmek ve anlamak ( En önemli bilgi kaynağı hekim) Saygı Dürüstlük Güven

  19. “İnsanlar ne kadar bildiğinize önem vermez, ta ki,onlara ne kadar önem verdiğinizi bilene dek.”

  20. Yapılacak bir şey olmadığında

  21. Hasta iletişimi için dört önemli durum bulunmaktadır: • Hastalığın teşhisi ve kötü haberi verme • Hastalığın nüksetmesi • İlerlemesi • Son dönem

  22. Kötü haber vermek Hasta ve aile ile empati yapılmalı Fizik inceleme ve gerekli laboratuvar tetkikleri tamamlanmış olmalı Tanı söylenmeden önce hasta ile en az 3-4 kez görüşülmüş olmalı “Bundan başka bir şey yapılamaz” mesajı vermekten kaçınılmalıdır. Hasta ile yapılan görüşmeler ayrı bir odada hastanın bir yakını ile birlikte olmalıdır.

  23. Kötü haber vermek II • Hastalığın olası sonuçları, klinik gidişi, komplikasyonları, tedavi seçenekleri ve yan etkileri açıklıkla konuşulmalıdır. • Hastanın hastalığı hakkında ne kadar bilgi sahibi olduğu ve neleri bilmek istediği iyi öğrenilmelidir. • Tıp dili az kullanılmalıdır. • Doktor hastaya zaman ayıracağını hissettirmelidir. • Yüz yüze,göz teması sürdürülmeli ve kendinden emin olunmalıdır.(Bazen beden dili kanser kelimesinden daha üzücü olabilir. • Hastanın içinde bulunduğu ruhsal durum baskılanmamalıdır.

  24. Kilit nokta Kötü haberi vermekte kilit nokta,hastanın kendisinin iyi olduğu algısından,yaşamını tehdit eden bir hastalığı olduğu gerçeğini farketmesine geçiş hızının yavaş olmasıdır. ( Maguire ve Falkner 1988) AYNI SANDALDA MIYIZ?

  25. ESMO Patient Seminar 2006 Timsahın dişleri • Bu hastalık çok ilginç.Çılgın bir nehirde alabora olmuş sandaldan karaya çıkabilmek için tutunduğun ince daldan güç alırken, timsahın diş seslerini sırtında hissetmek.. • Heyecanı yüksek zorlu bir yarış gibi..Hele karada seni izleyen ve başaracağına inanan bir grup insan varsa ve seni alkışlıyorlarsa daldan aldığın güçle, kalan enerjini akıllı bir şekilde kullanarak, yaptığın hamlelerle karaya ulaşmak… Müthiş bir yaşam • Timsah hala soğuk nehirde ve şimdilik yalnız… • Gamze Rengin Oyman

  26. Kötü haberi verme anında hekimin duyduğu sıkıntının kaynakları • Hastayı incitmek ve onu destekleyememek • Acı veren duygularla yüzleşmek • Ölümcül sonucu bilmek ve bu bilgiyi anlatamama durumunda olmak. • Hastanın gerçekçi olmayan beklentileriyle yüzleşmek • Yüksek düzeyde acılara ya da psikiyatrik rahatsızlıklara neden olmak

  27. Kendimizi ifade edemediğimizde ne olur?

  28. Nüksetme ile karşılaşıldığında iletişimin anahtar unsurları • Nüksetme ile ilgili kötü haberi kabul etmek için zaman tanımak gerekmektedir. • Hastanın mevcut deneyimleri inkar edilmemelidir., • Son kararın hastaya ait olduğu açıkça belirtilmelidir. • Yeni tedavilerin ileride herhangi bir zamanda konuşulabileceği konusunda güvence verilmelidir. • Tıbbi görüş açısından makul olmayan bir seçim yapan hastalar da bilgilendirilmelidir.

  29. Hastalığın İlerlemesi ve Prognozu Hakkında Bilgilendirme • Hastanın gelecekle ilgili kaygılarını anlamaya çalışmak gerekir. • Hastanın ne kadar bilgi sahibi olmak istediği iyi anlaşılmalıdır. • Çelişkili bilgiden uzak durulmalı, disiplinlerarası çalışma tercih edilmelidir. • Tıbbi durumun ciddiyetini inkar etmeden umudu korumak gerekir.

  30. TERMİNAL DÖNEMDEKİ SIKINTI Terminal dönemde özellikle,hekimlerin bu stresle başa çıkmada kullandıklar iki patolojik savunma mekanizması vardır. Terminal dönemde ya da ‘kötü haber’ verilmesi gereken hastalardan sakınma ya da kaçma Aşırı kollayıcı ya da koruyucu tavır Paternalistik

  31. Palyatif Bakımda İletişim • Hastanın çektiği ağrı ve diğer sıkıntıları azaltmak esastır. • Hastalığın önceki aşamalarında doktor genellikle aktif bir rol oynar, son aşamada ise hastayı dinlemeye ve anlamaya yönelik “kabul edici” bir pozisyondadır. • Palyatif bakım içerisinde umudu sürdürmenin önemi hastanın ve/yada ailenin esenliği için gerekli olabilir.

  32. UMUT HER ZAMAN KORUNMALIDIR.

  33. İki insan birbirinin farkına vardığı andan itibaren iletişim başlar; söylediği söylemediği yaptığı yapmadığı her şeyin anlamı vardır.

  34. İLETİŞİM Sözel İletişim Sözsüz İletişim

  35. SÖZEL İLETİŞİM Ses tonu (etkin konuşma) Etkin dinleme

  36. Sözsüz İletişim Sözlü iletişimden daha önemlidir.İlk görüşmedeki mesajların yarısını oluşturur. • İlk izlenim • Duruş • Oturuş • El–kol hareketleri • Baş hareketleri • Göz Teması • Ağız kıvrımları • Mimikler • Giyim • Dokunma

  37. Ortam Mekanlar – Gürültü Mesafeler Eşyalar Oturma düzeni

  38. Sözsüz iletişimde önerilenler  S (smile)   gülümseyin O (open posture)  ulaşılabilir oturun F (forward lean) eğilin, yakınlaşın T (touch)    dokunun E (eye contact) göz teması kurun N (nod)   başınızla  dinlediğinizi belli edin      

  39. KAPI KOLUNDAKİ EL Hastanın ayrılırken söyledikleri bazen esas hekime geliş nedenini içerir. Hasta kapının önünde güvendedir. Stres oluşturacak bir ortam olursa her an uzaklaşabilir. Hastanıza her görüşmede sorun: ‘Değinmediğimiz veya dikkatimizden kaçan herhangi bir nokta var mı?’

  40. Hasta hekim iletişiminde neler oluyor? Tüm hastaların yaklaşık % 70’inde tanının sadece görüşme ile konabildiği İletişim yetenekleri yüksek doktorların hastaları tarafından daha az dava edildiği Doktora tüm kaygılarını anlatmayı başaran hastaların memnuniyetinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Fogarty ve ark. (1999) daha şefkatli hekim tavırları ile (örneğin hastanın eline dokunma, güven verme, destek olma) hastanın anksiyetesinin azalması arasında pozitif korelasyon bulmuştur.

  41. Hasta görüşmelerinin %69’unda doktorun ilk 18 saniyede hastanın sözünü kestiği Bu görüşmelerin % 77’sinde hastanın doktora gelme nedenini henüz açıklayamamış olduğu saptanmış Doktorunun ofisinden henüz çıkmış hastaların sadece % 50’sinin hastalığı ve tedavisi ile ilgili yeterli bilgiye sahip olduğu, Yaklaşık %50 hastanın kullanacağı ilaçları bilmediği, %22-70 hastanın doktorlarının önerilerine uymadığı gösterilmiştir.

  42. Daha fazla mesleki tatmin Sunulan hizmetin etkinliğinde artış Diğer sağlık çalışanları ile daha iyi iletişim Var olan özgüvenin artışı Bilginin etkin paylaşımı İş kaynaklı streste azalma Duygusal tükenmişlik, psikolojik morbiditede azalma Tıbbi hata insidansında azalmayı sağlar. İyi iletişim ne işimize yarar?

  43. Dünyada ve Türkiye’de Nereden Nereye

  44. Psikoonkoloji grubu olarak ülkemizde saptadığımız sorunlar: • Hasta ile ilgili olanlar • Hastaların kanserle yüzleşmeleriyle ortaya çıkan uyum sorunları • Kanser tanısının saklanması • Baş edememe korkusu • Hastaların genellikle hastalıkları ve tedavileri hakkında yeterli bilgileri olmaması • Psikiyatrik müdahaleye olan korku veya yadsıma

  45. Psikoonkoloji grubu olarak ülkemizde saptadığımız sorunlar: • Onkologlar ve kanserli hastalar arasındaki ilişkiler • Onkoloji ile uğraşan hekim, hemşire ve diğer sağlık personelinin psiko sosyal onkoloji konusunda yeterli bilgiye sahip olmayışı • Onkoloji hastaları ile çalışmak tıbbi personelde kendilerinin ölüm, hastalık ve çaresizlik duygularını alevlendirmekte • Stres faktörleri olarak depresif duygulara neden olabilmekte • İŞ STRESİ VE TÜKENMİŞLİK KAVRAMLARI

  46. Psikoonkoloji grubu olarak ülkemizde saptadığımız sorunlar: • Psikiyatristler ve onkologlar arasındaki ilişkiler • Hastaların psikososyal onkolojiye yönlendirilmesindeki eksiklikler • Bu birimlerin olmayışı ya da onkoloji ve psikiyatri klinikleri arasındaki kopukluk • Bazı onkologların ve psikiyatristlerin bu konuya yeterli duyarlılık göstermemesi

  47. BÜTÜN İLAÇLAR ŞİŞEYE GİRMEZ : PSİKOLOJİK TEDAVİLER • Bireysel terapiler • Grup terapileri • Zihin beden egzersizleri • Hastaya özgü uygulanan terapiler (bioenerji,meditasyon,inanç terapi,müzikterapi vb.)

  48. Kanser hastalarına yönelik psikolojik destek hizmetleri • Hastalar için: • Bireysel terapiler • Grup terapileri ( 6-8 kişiden oluşur.) • Destek grupları ( Katılım sınırsızdır, açık gruplardır.) • Hasta yakınları için: • Bireysel Terapiler • Aile terapileri • Sağlık çalışanları için: • İş stresi ile baş etme grupları • İletişim becerileri grupları vb.

  49. Mutlaka bir çözüm vardır

More Related