YENİ ÖĞRENCİ SEÇME SINAVI – YÖSS
Download
1 / 9

YENİ ÖĞRENCİ SEÇME SINAVI – YÖSS ( film senaryosu / düş hekimi ) - PowerPoint PPT Presentation


  • 241 Views
  • Uploaded on

YENİ ÖĞRENCİ SEÇME SINAVI – YÖSS ( film senaryosu / düş hekimi ). (ses düğmesini açabilirsiniz). Milyon küsur öğrenci hazırdı – Yeni Öğrenci Seçme Sınavı (YÖSS) gelip çatmıştı.

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about ' YENİ ÖĞRENCİ SEÇME SINAVI – YÖSS ( film senaryosu / düş hekimi )' - rona


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript

YENİ ÖĞRENCİ SEÇME SINAVI – YÖSS

( film senaryosu / düş hekimi )

(ses düğmesini açabilirsiniz)


Milyon küsur öğrenci hazırdı – Yeni Öğrenci Seçme Sınavı (YÖSS) gelip çatmıştı.

Artık hepsi aynı yerde sınava gireceklerdi. Bu işe elbette bir Formula -1 pisti ya da Hezarfen gibi bir havaalanı yetmezdi; kendilerine Konya Ovası tahsis edilmişti. Kimisi nazar boncuklu otobüslerle, kimisi babalarının arabalarıyla gelip, sınav ovasına bırakılmışlardı.

Hemen kaynaşılmış, yepyeni dostluklar kurulmuştu. Telefon numaraları, küçük vesikalık fotoğraflar, e-mail adresleri alınıp veriliyordu. Sınavdan sonra mutlaka görüşeceklerdi. İlk defa dersanesiz bir gün geçiriyorlardı. Gerçek sekseği, gerçek yakantopu ilk defa oracıkta, Konya Ovası’nda oynamışlardı. Hayatlarında ilk defa gördüklerinden, yere düşüp dizi kanayana korku dolu gözlerle bakıyorlardı.

Aralarında internete girmeden aşık olanlar bile vardı, ilk defa damarlarındaki kanın deli gibi dolaştığını hissedenler de.

düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com


Sınavdan önceki gece bütün ovada ateşler yakıldı, hep birlikte şarkılar, türküler söylendi. Ateşin üzerinden atlayanlar, sarmaş dolaş halay çekenler, horon tepenler, göbek atanlar görülmeye değerdi

– o gece kesin hiç unutulamayacaktı.

Ateşler söndükten, kalem piller bittikten sonra sırt üstü yatılıp zifiri karanlıkta gökte yanıp sönen yıldızlara bakıldı. Acaba oralarda da bir Öğrenci Seçme Sınavı var mıydı? Kayan yıldızlara bakılıp dilekler tutuldu

– söylenmedi ama - dileklerin ortak yanı, ertesi sabah kendilerini bekleyen amansız sınavdı.

düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com


Derken sabah oldu. Güneş Konya Ovası’nda gencecik bedenlerin üzerine doğdu;

omuzlarını, yanaklarını, kalplerini ısıttı.

Sınav alanına kimlik kontrolü ve üst araması ile alındılar,

saat 09:30 oldu

ve büyük dövüş başladı...

düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com


Kız, erkek; bir ülkenin milyon küsur genci acımadan birbirine vuruyordu. Tekmeler, yumruklar havalarda uçuyor, çığlıklar birbirine karışıyordu.

Acımadan yumruğu koymalıydı, bir gece önce verdiği fotoğrafı cüzdanına koyanın suratına. Kafasını kırmalıydı ateş başında halay çektiği halay başının, tekme karnında patlamalıydı hep kadın doğumcu olmayı düşleyenin, hayatı kaymalıydı yıldız kayarken dilek tutan yeşil tişörtlünün.

Organizasyon mükemmeldi. Saat 11:00’e kadar dışarı çıkmak yasaktı – dövüşülecekti! Veliler de kesinlikle içeri alınmıyor, içeriyi göremiyor, sadece amansız dövüşün seslerini, haykırışları duyabiliyorlardı. Sadece dua edebiliyor, ses çıkarmadan ağlayabiliyorlardı. Aralarda (çoğu master ya da doktoralı) seyyar satıcılar dolaşıyor – güneş Konya Ovası’nda daha da yükseliyordu.

düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com


Sonra; birbirine vuruyordu. Tekmeler, yumruklar havalarda uçuyor, çığlıklar birbirine karışıyordu.

sonra bu danışıksız dövüşte düşen düştü,

geriye bir avuç hayatının dersini almış öğrenci kaldı.

Kalamayan, tutunamayan büyük çoğunluk, koltuklarının altına bir değnek, bir de okey ıstakası verilip, geldikleri yere “sınav sonuç belgesi” olarak geri postalandı;

kalabilen bedeni iyileşse bile ruhu iflah olmaz bir avuç ise, dağ başını duman alır, gümüş dere durmaz akarken, okey ıstakalarını bir süre sonra almak üzere, hayatın anlamı boşaltılmış yanlarını anlatan kitapların, dümdüz ekranların başlarına geri gönderildi.

düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com


Ve herkescikler gittikten sonra, ovaya güneş yine doğdu, birbirine vuruyordu. Tekmeler, yumruklar havalarda uçuyor, çığlıklar birbirine karışıyordu.

altın sarısı başaklar rüzgarda bir o yana, bir bu yana sallandı.

Dersane bilmez bir çoban, bir Karaağaç’ın altına yattı,

yanık yanık kavalını çaldı;

mama bilmez bir Karabaş’ın gerdanını okşadı...

düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com


Öykümüz burada bitti. birbirine vuruyordu. Tekmeler, yumruklar havalarda uçuyor, çığlıklar birbirine karışıyordu.

Bu anlattıklarım elbette gerçek değildi;

gerçek, elbette bu anlattıklarımla “çok” ilgisizdi...

düş hekimi yalçın ergir http://www.ergir.com

Ankara - Ağustos/2004


kitabından / birbirine vuruyordu. Tekmeler, yumruklar havalarda uçuyor, çığlıklar birbirine karışıyordu.

Çınar Yayınları

0212 5287140

müzik: “Schindler’in Listesi” film müziği

yazıp, sunan; ay ve güneş fotoğrafları:

düş hekimi yalçın ergirhttp://www.ergir.com


ad