Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla
Sponsored Links
This presentation is the property of its rightful owner.
1 / 58

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla PowerPoint PPT Presentation


  • 144 Views
  • Uploaded on
  • Presentation posted in: General

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla. GİRİZGAH. SÖZ BAŞI Önümüz ve sonumuz, Dünümüz, bu günümüz ve yarınımız, Her işimizin başı, ortası ve sonu O’nun adıyla ve O’nun adınadır. Hamdimiz; Alemlerin Rabbi, rahmetin eşsiz membaı, sevgi ve şefkatin mutlak kaynağı Allah’adır. O ki;

Download Presentation

Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Presentation Transcript


Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adıyla

GİRİZGAH


  • SÖZ BAŞI

  • Önümüz ve sonumuz,

  • Dünümüz, bu günümüz ve yarınımız,

  • Her işimizin başı, ortası ve sonu

  • O’nun adıyla ve O’nun adınadır.


  • Hamdimiz;

    • Alemlerin Rabbi, rahmetin eşsiz membaı, sevgi ve şefkatin

    • mutlak kaynağı Allah’adır. O ki;

    • Özünde merhametli, işinde merhametli olan,

    • Sonsuz rahmetin kaynağı olan,

    • Vahiyle insana tenezzül buyuran,

    • Akleden kalplerimizi onunla doyuran,

    • İnsanı en güzel kıvamda yaratan,

    • Yarattığı insana Kur’an’ı ve beyanı öğreten,

    • Sözün gücünü gücün sözünden üstün kılan,

    • Kelâmıyla söze değer katan,

    • Kalemi yaratan ve onunla öğretendir.


  • Desteğimiz ve Salatımız;

  • Rasulullah’adır.

  • O ki;

  • Allah’ın vahyini bize aldığı gibi taşıyan,

  • O vahyi taşımakla kalmayıp model bir hayatı yaşayan,

  • İnsanlığa ebedi mutluluğun aydınlık yolunu bırakan Bir ömrü vahye adayan ve

  • Hayatını canlı bir Kur’an kılandır.


  • Rabbim

  • Göğsüme genişlik ver.

  • Kolaylaştır işimi.

  • Çöz düğümü dilimden,

  • Ki anlasınlar beni.


  • İSLAM NEDİR?

  • MÜSLÜMAN KİMDİR?

  • KUR’AN NEDİR?


  • İSLAM NEDİR?

  • İslâm, İnsan da dahil, Allah’ın kâinatı yönettiği sistemin

  • adıdır.

  • Allah’ın Yönetim Sisteminin adıdır.


  • MÜSLÜMAN KİMDİR?

  • Bu yönetim sistemine bilinçli olarak katılan kişidir.

  • Allah’ın yönetimi altına bilinçli olarak girmeyi kabul edendir.


  • KUR’AN NEDİR?

  • Kur’an,İlahi bir inşaa projesidir.

  • Hayatı inşaa projesi.

  • İnsanı yönetme projesi.

  • İnsanı terbiye etme projesi.


ALLAH

YARATAN

Y

A

R

A

T

A

N

İnsan=Yolcu

Hangi Yol

Hayat= Yol

Hangi Yol

Hangi Yol


ALLAH

YARATAN

Y

A

R

A

T

A

N

ALLAH’IN

HAKKIDIR

YOL HARİTASI

İnsan=Yolcu

Hayat= Yol


  • YOL VE YOLCU

  • Hayat; yoldur.

  • İnsan; Yolcudur.

  • Her ikisini de yaratan Allah’tır.

  • Öyleyse; insanın gitmesi gereken yol haritasını belirleme hakkı

  • da Allah’a ait olmalıdır.

  • İnsan, kendi yol haritasını kendi çizme hakkı bulunmamaktadır.


  • YOL VE YOLCU

  • Allah insana iki yol haritası sunmuştur.

  • Fucur yolu (Küfür Yolu)

  • Takva yolu.(Kur’an yolu)

  • İnsan, sadece bu yol haritaları içinden birini tercih etme hakkı vardır.


YOL

HARİTASI

GÖNDERİLEN KUR’AN’DIR.

VAHİY’DİR..

İnsan=Yolcu

Yol Haritası = Kur’an’dır.

Harita Okuma Bilgisi


  • Müslüman İçin Yol Haritası Kur’an’dır.

  • Müslüman için yol haritası Kur’an’dır.

  • Peki, bu haritayı kullanma ya da okuma bilgisini nasıl elde edecek, nereden öğrenecek?

  • Yol haritasını okuma bilgisini Allah Rasulünden öğrenmelidir.

  • Bu yol haritasını bizzat kaynağından alan ve hayatına uygulayan odur.

  • Dolayısıyla Allah Rasulünün hayatını çok iyi bilmemiz gerekmektedir.


VAHİY

Gök

Sofrası

Yol Haritasını Öğreten

PEYGAMBERLER

Ruhun Acıkmış Olması Lazım.Ruhu Acıkmış İnsan


VAHİY; Aç Ruhları Doyurmak İçin İndirilmiş Bir Gök Sofrasıdır.

  • Vahiy aç ruhları doyurmak için indirilmiş bir gök sofrasıdır.

    • Bu sofradan yemek için, insanın, ruhunun acıktığını bilmesi lazım.

    • Midemizin açlığını beynimize haber veren enzimler vardır.

    • Bu enzimler organizma ile beyin arasında bir “elçi” işlevi görürler.

    • Bu elçilerin getirdiği haberle insan açlığını fark eder ve yiyecek arayışına yönelir.

    • Hayatı idame ettirmek için karın doyurma süreci işte böyle gelişir.


VAHİY; Aç Ruhları Doyurmak İçin İndirilmiş Bir Gök Sofrasıdır.

Ne var ki aç ruhlara açlıklarını haber veren “enzimler” yoktur, fakat Allah’ın seçtiği “elçiler” vardır.

Allah o elçiler aracılığıyla yolladığı vahiyleri aç ruhların önüne bir gök sofrası gibi sermiştir.


VAHİY; Aç Ruhları Doyurmak İçin İndirilmiş Bir Gök Sofrasıdır.

Bu sofradan yemenin bir şartı vardır:

Ruhun, hayat gemisinin kaptanı olduğunu bilmek ve farkında olmak.

Bu ruhun neyden beslendiğine bağlı olarak Hayat gemisi yol olacaktır.


VAHİY; Aç Ruhları Doyurmak İçin İndirilmiş Bir Gök Sofrasıdır.

  • Eğer Hayat gemisinin kaptan köşküne vahiy sofrasından beslenmiş bir ruh yoksa yani ruhsuz bir cesed varsa bu insanın uğrayacağı limanlar şehvet ve haz limanlarıdır.

  • Bu limanlar arasında seyredenlerin hayat gemisi “yol almaz”, sadece “dolaşır.”

  • Sahibini sahil-i selamete çıkarmaz.

  • Kendisini bekleyen mukadder son;

    • ya bir fırtınada batmak,

    • ya da kayalara oturmaktır.


Vahiy

Gök

Sofrası

Beslenen ‘’Aç Ruhlar’’

YÜRÜR

YÜRÜR

Y

Ü

R

Ü

R

Gönlüne

Diline

Dudağına

YÜRÜR

YÜRÜR

Özüne

Sözüne

Yüzüne

Gözüne

Eline

Ayağına


VAHİY; Aç Ruhları Doyurmak İçin İndirilmiş Bir Gök Sofrasıdır.

  • Gök sofrasından yiyen aç ruhlar harekete geçerler.

  • Vahiy böylelerinin;

    • gönlüne yürür,

    • özüne sözüne yürür,

    • yüzüne gözüne yürür,

    • eline ayağına yürür,

    • diline dudağına yürür.


Vahiy

Gök

Sofrası

İle beslenen İNSAN

Vahiyle

Konuşur

Vahiyle

Yürür

Vahiyle

Görür

Vahiyle

Tutar

..Hale gelir.


Gök Sofrası ile Beslenen İnsan Nasıl Olur?

Gök sofrasından aldığı derman ile kişi artık “pasif iyi” olma halini terk edip “aktif iyi” olma haline geçer.

Zaten vahyin maksadı da budur.

Peki, insan aktif iyi olup da ne yapacaktır?

İyiliği çoğaltacaktır.

İyiliği çoğaltmak için iyiliğin nesnesi değil öznesi olması gerekmektedir.


Gök Sofrası ile Beslenen İnsan Nasıl Olur?

İNSAN NASIL BİLİNÇ SAHİBİ OLUR?

İnsanın bilinç sahibi olma sürecinin iki yüzü vardır:

Biri fıtrata bakan yüzü ki, bu alt yapıdır.

Diğeriterbiyeye bakan yüzü ki, bu üst yapıdır.


Gök Sofrası ile Beslenen İnsan Nasıl Olur?

  • Bilincin fıtrata bakan yüzünde insanın “ben idrakine” sahip bir varlık oluşu yatar.

  • Yani kendisi dışında da varlıkların olduğunun bilincinde olmak.

  • En başta Allah’ın varlığının bilincinde olmak.

    • İnsanın ben idraki geliştikçe sorumluluk şuuru da gelişir.

    • Sorumluluk şuuru onun vicdanını harekete geçirir.

    • Harekete geçen vicdan sahibine doğru davranışı telkin

    • eder.

  • Sadece bu, insan için yeterlimidir.? Değildir.


Gök Sofrası ile Beslenen İnsan Nasıl Olur?

  • Bilincin terbiyeye bakan yüzünde ise insanın eğitim ve öğretim süreçlerinin tümü yer alır.

  • Bu sürecin en baş kitabı Kur’an’dır (Vahiy’dir).

    • Vahyin ilahi bir inşa projesi olmasının nedeni de budur.

    • Bu nedenle vahyin muhatabı insandır.

    • İnsan hayatın öznesi olsun diye yaratılmıştır.

    • Hayatı inşa edecek olan insandır.

    • Bu yüzden, Yerler ve gökler, güneş ve ay, karalar ve

    • denizler insanın emrine musahhar kılınmıştır.

    • Bu yüzden insan Allah tarafından “yeryüzünün halifesi”

    • olarak atanmıştır.


Gök Sofrası ile Beslenen İnsan Nasıl Olur?

  • İnsanın hayatı hakkıyla inşa edebilmesi için önce bir ustaya çırak olması lazımdır.

  • O usta vahiydir.

  • İnsan yeryüzünün ustası olmak istiyorsa önce vahyin çırağı olmalıdır.

    • Vahiy tarafından eğitilmeli,

    • Vahyin terbiyesinden geçmelidir.

    • Bunun olmazsa olmaz şartı vahyi anlamaktır.

    • Vahiy irade ve aklı doğru kullanma talimatıdır.


VAHİY’İN AMACI

Hayatı

İnşaa

1

4

İnsan Merkezli Bir

HAYAT

Hakikat Merkezli Bir

BİLGİ

2

3

İman Merkezli Bir

İNSAN

Bilgi Merkezli Bir

İMAN

Hakikatin Merkezi : ALLAH


Vahyin Amacı

  • Hayat bir yol idi. İnsan’da yolcu dedik.

  • O zaman;

    • Hayatın Merkezinde İnsan olacak. Nasıl bir insan?

    • İmanlı bir İnsan. Nasıl bir İman?

    • Bilgiye dayalı bir iman. Nasıl bir bilgi?

    • Hakikate dayalı bir bilgi.

  • Yani; Vahiy, Allah’lı bir Hayat inşa etmek istiyor.


VAHİY’İN AMACI

Hayatı

İnşaa

1

4

Hayatın Ruhu

İnsan’dır.

Bilginin Ruhu

Hakikat’tır.

2

3

İnsanın Ruhu

İman’dır.

İmanın Ruhu

Bilgi’dir.


Vahyin Amacı

  • Yani;

    • Hayata Ruh katan bir insan.

    • İnsana Ruh katan bir İman.

    • İmana Ruh katan bir bilgi.

    • Bilgiye Ruh katan bir hakikat.

  • Yani; Vahiy, Hayata Ruh katmak istiyor.


VAHİY’İN İNŞAA YÖNTEMİ

Hayatı

İnşaa

1

4

Kavramlarla

TASAVVURU

Maksat ve Ruhuyla

TÜM HAYATI

Hayat kavramlarla algılanır.

2

3

Peygambeler.

İnsan başı boş yaratılmamıştır.

Önerme ve Hükümlerle

AKLINI

Örnek ve Kıssalarla

ŞAHSİYETİ

Eşkiyayı Evliya Yapan Süreç Buydu.


SAHABE DÖNEMİNDE İNSAN’IN VAHYE YAKLAŞIMI

KUR’AN

(Vahiy)

B

E

N

İ

İ

N

Ş

A

E

T

İNSAN

(İnsan Hayatı)


BÜGÜNKÜ İNSAN’IN VAHYE YAKLAŞIMI

KUR’AN

(Vahiy)

H

A

Y

A

T

I

M

A

K

A

R

I

Ş

M

A

B

E

N

A

N

L

A

Y

A

M

A

M

B

A

N

A

K

A

R

I

Ş

M

A

İNSAN

(İnsan Hayatı)


Vahiy

1

3

Allah’ın Kullarına Yol

Göstermesi

Eşyanın ve hakikatin

Tefsiri.

2

Allah’ın, iradesini insana

Bildirme yöntemi.


BU HALE NASIL GELDİK

Vahiy

3

Ayağı

1

3

Lafız

Maksat

2

Mana

Bunlardan birini çekerseniz Vahiy görevini yapamaz.


BU HALE NASIL GELDİKVAHYE NASIL MUAMELE YAPTIK

Nasıl

Yaptık?

1

4

Maksat gözardı edilince

Mana üretilemez oldu.

Yüceltilen lafız, anlamanın

Değil hissiyatın konusu oldu.

2

3

Üretilemeyen Mana küçüldü

Ve ihmal edilir oldu.

Mana açığını kapatmak için

Lafız yüceltildi.

Hissiyatın konusu olan lafız nesneleşti ve hayatın dışına atıldı.Vahiy; Hayatı İnşaa eden bir özne olmaktan çıktı.


Bu Hale Nasıl Geldik?

  • Vahyin 3 ana ayağı ile oynadık.

    • Vahyin, manasının arkasında yatan maksadını biz

    • anlayamayız dedik.

    • Maksad göz ardı edilince, mana üretilemedi.

    • Üretilemeyen mana tüketildi ve küçüldü, sonra da ihmal

    • edilir oldu.

    • Bu açığı kapatmak için, lafız yüceltildi.

    • Anlaşılmayan lafız, anlamanın değil hissiyatın konusu oldu.

    • Böyle olunca da Vahiy, hayatın dışına atıldı ve hayatı inşa

    • eden bir özne olma vasfını yitirdi.


BU DURUMU NASIL TERSİNE ÇEVİRİRİZ?

KUR’AN

(Vahiy)

N

A

Z

İ

L

N

A

Z

İ

L

Allah Rasulü

Biz

Kur’an’a, Bize Nazil oluyormuş gibi yaklaşmak.


ALLAH’IN İNSAN’A İKRAMI

Allah’tan

İkramlar

1

4

Temiz Fıtrat ve Vicdan

Vahiy

2

3

Duyular ve Şuur

Akıl

GÖK SOFRASI .


ALLAH’IN İNSAN’DAN BEKLENTİSİ

ALLAH

Ş

Ü

K

Ü

R

İNSAN


ŞÜKÜR

Gösterilen Yolda Yürümektir.

(Bu Yol Kur’an’ın Yoludur)

Kur’an’la beslenmektir.

Peygamberi örnek almaktır.


BU YOL

KUR’AN

Yolu

Parçalı

İnmiştir.

Allah’ın

Kelamı

1

9

2

8

Arapça

Bir hitap.

Hidayet,Nur

Furkan.

3

7

Tevatür

Yoluyla.

Kapsayıcı

Bütüncül.

4

6

5

Kendisini

Tefsir eden

Mucize

Evrensel

Kur’an okumak, ucu Cennet’e çıkan bir yolculuğa çıkmaktır.


Mana

Maksat

B

A

Ş

KUR’AN

A

Y

A

K

Lafız

Kur’an başı gökte, ayakları yerde olan bir hitaptır.Başının ne dediğini öğrenmek için ayaklarının nerede durdurğunu bilmek lazım (Nuzul Ortamı).


NİÇİN KUR’AN OKUMALIYIM

Niçin

Kur’an?

Anlamak için.

Yaşamak için.

O, benim Kullanma kılavuzumdur. Kendimi nasıl kullanacağımı öğrenmek için okumalıyım………


Niçin Kur’an Okumalıyım?

Vahiy anlamı olan bir hitaptır

Esasen özne olsun nesne olsun varlık içerisinde “manasız” hiçbir şey yoktur.

Zira maksatsız yaratılan hiçbir şey yoktur.

Bir maksadı olanın mutlaka bir manası da olur.

Allah abesle iştigal etmez.


Niçin Kur’an Okumalıyım?

Vahiy anlamı olan bir hitaptır

Yere göğe ibret nazarıyla bakan her selim akıl sahibi, Kur’an’ın talim ettirdiği o ifadeyi söyler:

“Rabbimiz! Sen bütün bunları bâtıl olarak (anlamsız ve amaçsız) yaratmadın!” (Âl-i İmran 3/191).

Bunun açılımı şudur: “Allah gökleri ve yeri bir anlam ve amaca mebni olarak yarattı.”


Niçin Kur’an Okumalıyım?

Kur’an’ın bir anlamı vardır, çünkü bir amacı vardır.

Kur’an, indiriliş amacı olan hidayeti ancak anlamı kavrandığında gerçekleştirebilir.

Ağzını açan anlaşılmayı ister.

Anlamın kaynağı olan Allah anlaşılmasın diye konuşmaz. Bu abestir. Allah abesle iştigalden münezzehtir.

Bırakınız Allah’ın kelamını, Allah’ın yarattığı nesneler bile kendi lisanlarınca anlaşılmak için konuşmaktadır.


Niçin Kur’an Okumalıyım?

Kur’an’ı anlamak farzdır

“Tamam, vahyin anlamı vardır, kabul; fakat onu sıradan mü’minler olarak bizler anlayamayız” yollu bir savunma da, en az vahye “anlamı olmayan bir hitab” gibi bakmak kadar abes ve dayanaktan yoksundur.

Esasen bu tür bir yaklaşım, vahyi anlam ve amacından soyutlama teşebbüsünün daha sinsice yapılmış bir şeklidir.

Vahyin hitap şekillerinden biri de “Ey insanlar!” (yâ eyyuhe’nâs) şeklindedir. Bu hitaba muhatap olmadığını düşünen kendini insanlık ailesinin üyesi saymıyor demektir.


Niçin Kur’an Okumalıyım?

İnişi 23 yıl süren Kur’an vahyinin ilk kelimesi aynı zamanda bir emirdi: “Oku!”

Çok geniş bir anlam açılımı olan bu emir öncelikle “Anla!” manasına gelir.

Zira birine “Oku!” denildiğinde ayrıca “anla” denilmez. Çünkü okumaktan murad anlamaktır.

Kişi anlamadığı bir şeyi ne yaşayabilir ne de yaşatabilir.

İşte bu yüzden tüm farzların kaynağı olan Kur’an’ı anlamak sade bir “farz” değil “farzların farzı” anlamında efraz’dır.

Kur’an’ı anlamak murad-ı ilahiyi anlamaktır


Niçin Kur’an Okumalıyım?

  • Tamam, Kur’an’ı yaşamak için anlamak lazım da…

  • Fakat;

    • akıllar farklı,

    • idrakler farklı,

    • anlayışlar farklı,

    • birikimler farklı,

    • bilgiler farklı,

    • ilgiler farklı…

    • Bu kadar farklılığın olduğu yerde Kur’an’dan anlaşılan şeyler de

    • farklı olmaz mı?

    • Eğer böyle olursa bir tek kaynaktan birçok farklı yorum çıkmaz

    • mı?

    • Bu da Kur’an’ın ve dinin birlik amacına aykırı olmaz mı?


Niçin Kur’an Okumalıyım?

Bir kere Kur’an’ı anlamaktan murad, murad-ı ilahiyi anlamak olmalıdır.

Eğer maksat bu değilse, bunun adı “kitaba uymak” değil “kitabına uydurmak”tır.

Kitaba uyanlar; tedebbür, tezekkür, taakkul, tefakkuh ve tefekkür yoluyla lafız-mana-maksat üçlüsünü birbirinden ayırıp koparmadan murad-ı ilahiyi anlamaya çaba gösterirler.


Niçin Kur’an Okumalıyım?

Kur’an’a inşa edici bir özne olarak iman eden kimse, Kur’an’ı inşa etmek için değil Kur’an’la inşa olmak için Kur’an okur.

Murad-ı ilahiyi anlama çabasında tabii ki herkes aynı başarıyı gösteremeyecektir. Fakat bu o kişinin Kur’an’ı anlama çabasından muaf tutulacağına gerekçe olamaz.


Niçin Kur’an Okumalıyım?

  • Kur’an bu dinin ana kapısıdır.

    • Bu dine Hz. Peygamber Kur’an kapısından girdi.

    • Sahabe Kur’an kapısından girdi.

  • Hadis, fıkıh, kelam, tasavvuf, hikmet ve benzerleri din binasının içinde birer oda mesabesindedir, fakat asla din binasına giriş kapısı olamazlar.


Niçin Kur’an Okumalıyım?

Eğer din binasına açılmış vahiy kapısı dışında başka bir kapı varsa, bu kapı binaya sonradan müdahale yoluyla açılmış kaçak kapıdır ve buradan girenler kaçak giriş yapmış sayılırlar.

Her meşrebin kendisine has bir giriş kapısı açma arzusu din binasını zayıflatmakla kalmamış, binanın ana kapısı olan Kur’an kapısının “kapılardan bir kapı” konumuna indirgenmesine sebep olmuştur.

Bunun vebali büyüktür.


Niçin Kur’an Okumalıyım?

Elbette vahiyden herkesin anladığı aynı olamaz. Herkes vahiyden aklı, imanı, ihlâsı, bilgisi, birikimi, gayreti, hikmeti, oranında istifade eder.

Onun anlam deryası okyanuslardan daha derindir.

Değil mi ki “dünyanın tüm ağaçları kalem, tüm denizleri mürekkep olsa, buna yedi deniz daha eklense, Allah’ın kelimeleri yine de tükenmez!” (Lokman 31/27)


Niçin Kur’an Okumalıyım?

O halde, Kur’an’ı anlama cehdine giren herkes kendi kabı kadar bu ummandan bir şeyler alacak demektir.

BU DERSLERİMİZDEKİ EN TEMEL MAKSADIMIZ; KUR’AN-I ANLAMAK VE YAŞAMAK ÜZERE ONA YAKLAŞMAKTIR.


  • Login