M neraller n v cuttak yer ve fonks yonlari ii
Sponsored Links
This presentation is the property of its rightful owner.
1 / 36

MİNERALLERİN VÜCUTTAKİ YERİ VE FONKSİYONLARI II PowerPoint PPT Presentation


  • 217 Views
  • Uploaded on
  • Presentation posted in: General

MİNERALLERİN VÜCUTTAKİ YERİ VE FONKSİYONLARI II. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2006. Bakır (Cu). Bazı metalloenzimlerin ve proteinlerin bileşeni olan eser elementtir. Bakırın işlevleri: demirin bağırsaklardan emilimi ve dokulardan plazmaya mobilizasyonunda etkilidir

Download Presentation

MİNERALLERİN VÜCUTTAKİ YERİ VE FONKSİYONLARI II

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Presentation Transcript


MİNERALLERİN VÜCUTTAKİ YERİ VE FONKSİYONLARI II

Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIKADÜTF Biyokimya AD

2006


Bakır (Cu)

Bazı metalloenzimlerin ve proteinlerin bileşeni olan eser elementtir.


Bakırın işlevleri:

demirin bağırsaklardan emilimi ve dokulardan plazmaya mobilizasyonunda etkilidir

demirin hemoglobin oluşumunda kullanılabilmesi ve dolayısıyla eritrosit yapımı için gereklidir.


Bakır,

sitokrom a, katalaz, tirozinaz, monoaminooksidaz, askorbik asit oksidaz, ürikaz, süperoksit dismutaz, lizil oksidaz, dopamin hidroksilaz, seruloplazmin gibi çeşitli enzimlerin yapısına katılır veya bu enzimlerin aktiviteleri için gereklidir

derinin keratinizasyonunda rol oynar

farelerde deneysel ateroskleroz yapar


Erişkin sağlıklı bir kişide serum bakır düzeyinin normal değeri 65-165 g/dL

Serum bakır düzeyinin normalden yüksek olması hiperkupremiolarak tanımlanır

Serum bakır düzeyinin normalden düşük olması hipokupremiolarak tanımlanır


Demir (Fe)

Vücuttaki demirin yaklaşık

%70’i hemoglobinde;

%25’i ferritin ve denatüre olmuş ferritin yapısındaki hemosiderinde;

%3-4’ü miyoglobinde;

%0,1’i sitokromlarda;

%0,1’i demir-enzim komplekslerinde;

%2’si hücreler arası sıvıda

%0,1’i plazmada transferrine bağlı olarak bulunur


Yiyeceklerle alınan demir, çeşitli organ ve dokulara dağılır.


Demir, kanda transferrin ile taşınmaktadır. Transferrin (siderofilin), apotransferrin adlı proteine iki adet Fe3+ bağlanmasıyla oluşan demir taşıyıcı proteindir. Demirin hücreler tarafından alınıp kullanılması, transferrin reseptörleri aracılığıyla olmaktadır.


Demir, depolarda ferritin yapısında bulunmaktadır. Ferritin, apoferritin adlı proteine %20-23 oranında Fe3+ bağlanmasıyla oluşmuş bir demirli proteindir.


Serum demir düzeyinin normal değerinin insanlarda 90-120 g/dL

Serum demir düzeyinin normalden yüksek olması hipersideremi olarak tanımlanır

Serum demir düzeyinin normalden düşük olmasıhiposideremi olarak tanımlanır


Çinko (Zn)

Organizmada en bol olarak prostatta bulunur; daha az olmak üzere saç, kemik, karaciğer, böbrek, kaslar, pankreas, mide-bağırsak traktüsü, dalak ve kanda bulunur

Erişkin sağlıklı bir insanda serum çinko düzeyinin normal değeri %70-120 g


Çinkonun işlevleri:


Kobalt (Co)

vitamin B12 yapısı için gerekli bir iz elementtir

Kobaltın eritropoezi uyaran eritropoietin hormonunun salgılanmasını stimüle ettiği veya sitokrom oksidaz, süksinat dehidrojenaz gibi enzimleri inhibe ettiği düşünülmektedir


Molibden (Mo)

ksantin oksidaz, aldehid oksidaz, sülfid oksidaz, nitrat redüktaz gibi enzimlerin fonksiyonları için gerekli bir iz elementtir.

bakırın kullanımı ve olasılıkla dokulardan mobilizasyonunu azaltarak bakır metabolizmasını bozabileceği hakkında bazı kanıtlar vardır


Manganez (Mn)

hekzokinaz, pirüvat karboksilaz, izositrat dehidrojenaz, fosfoglukomutaz, glikozil transferaz, arjinaz, pirofosfataz, süperoksit dismutaz, kolin esteraz gibi enzimlerin aktiviteleri için gereklidir.

Glikoprotein sentezi ve proteoglikanların oluşumunda rol oynar

lipid metabolizmasının düzenlenmesi ve aterosklerozun önlenmesinde rol oynar.


Kadmiyum (Cd)

damar reaktivitesini bozarak hipertansiyon yaptığı düşünülmektedir


Lityum (Li)

manik depresif psikoz tedavisinde Li2CO3 şeklinde kullanılan bir iz elementtir

Plazma lityum düzeyi için tedavi dozu 0,5-1,5 mEq/L ve letal doz 5 mEq/L’dir.


Selenyum (Se)

son derece toksiktir; fakat vücutta önemli birçok fonksiyonu da vardır

mitokondride ATP biyosentezinde, koenzim biyosentezinde, immünolojik olaylarda rol oynadığı ileri sürülmüştür.


Selenyum, indirgenmiş glutatyonu H2O2 karşısında oksitlenmiş glutatyona dönüştüren glutatyon peroksidazın, tiroid hormonu moleküllerinden iyodu uzaklaştıran iyodotironin deiyodinazların önemli bir komponentidir.


Krom (Cr)

glukoz metabolizmasının düzenlenmesinde olasılıkla insülin etkisinin bir güçlendiricisi olarak bazı fonksiyonel görevlere sahip olduğu düşünülmektedir

plazma lipoproteinlerinin metabolizmasında önem taşıdığı da öne sürülmüştür.


Nikel (Ni)

Hayvanlarda nikel eksikliği belirtileri arasında folat ve B12 vitaminlerinin metabolizmasında değişiklikler, demir kullanımının bozulması, femurda kalsiyum ve magnezyum azalması, bakır ve çinko artışı bulunmaktadır.


Vanadyum (V)

Tiroid metabolizmasında rolünün olduğu düşünülmektedir

Vanadyum tuzları oksidatif hasarın ilerlemesine neden olmaktadır.


Arsenik (As)

Toksik etkili ağır metallerdendir

Fosfolipid ve metil grubu metabolizmasıyla ilgilidir

Bazı kanser türleri ile ilişkili olduğunu gösteren veriler bulunmaktadır


Silisyum (Si)

Aterosklerozu, osteoartrit gelişimini ve yaşlanmayı etkilediği düşünülmektedir.

Eksikliği hayvanlarda kemik ve kollajen bozukluklarına yol açmaktadır.


Bor (B)

İnsanda makromineral metabolizmasında önemlidir


Kükürt (S)

proteinlerde metionin ve sistein amino asitlerinin yapısında; tiamin, biotin, lipoik asit, glutatyon, koenzim A, kondroitin sülfat, taurokolik asit gibi bileşiklerin yapısında bulunur


İyot (I)

Tiroksin ve triiyodotironinin bileşenidir.

organizmaya giren iyodun %50’den fazlası birkaç dakika içerisinde tiroit bezi tarafından alınmaktadır

İyot yetmezliği durumlarında tiroit bezinin endemik guatr denen hastalığı ortaya çıkar


Flüor (F)

vücutta kemik ve dişlerde flüorürlü apatitler 3Ca3(PO4)2CaF2) halinde toplanır ve fazlası idrarla atılır

vücuttaki etkileri tam bilinmemektedir; ancak fazla miktarının zehirli olduğu kesindir


Dişlerin geliştiği yaşlarda litresinde 1,5 mg’ın üzerinde flüorür içeren suları içenlerde dişler bozuk ve lekeli olur.

Litresinde 0,9-1,5 mg suların içildiği bölgelerde diş çürüğü oluşumunun en aşağı derecede olduğu gözlenmiştir.


  • Login