1 / 224

KÜTAHYA RAM

KÜTAHYA RAM. NİSAN 2010. İNTİHAR. KÜTAHYA RAM. BU ÇALIŞMANIN AMACI.

komala
Download Presentation

KÜTAHYA RAM

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. KÜTAHYA RAM NİSAN 2010 KÜTAHYA RAM

  2. İNTİHAR KÜTAHYA RAM KÜTAHYA RAM

  3. BU ÇALIŞMANIN AMACI Bir adam okyanus sahilinde yürüyüş yaparken denize telaşla bir şeyler atan birine rastlar. Biraz daha yaklaşınca bu kişinin sahile vurmuş deniz yıldızlarını denize attığını fark eder ve “niçin bu deniz yıldızlarını denize atıyorsunuz” diye sorar. Topladıklarını hızla denize atmaya devam eden kişi “yaşamaları için” yanıtını verince, adama şaşkınlıkla ‘iyi ama burada binlerce deniz yıldızı var. Hepsini atmanıza imkan yok. Sizin bunları denize atmanız neyi değiştirecek ki?’ der. Yerden bir deniz yıldızı daha alıp denize atan kişi, ‘Bak onun için çok şey değişti’ karşılığını verir.” KÜTAHYA RAM

  4. Dünya Sağlık Örgütü, 2000 yılında tüm dünyada yaklaşık bir milyon kişinin intihar sonucu kendi yaşamlarına son verdiğini tahmin etmektedir. Bunun tüm dünyadaki ortalaması 100.000'de 16'dır. Bir başka deyişle her 40 saniyede 1 kişi intihar ederek ölürken her 3 saniyede 1 kişi de intihar girişimde bulunmaktadır. Yine Dünya Sağlık Örgütü'ne göre, son 45 yılda tüm dünyada intihar oranları % 60 artmıştır. KÜTAHYA RAM

  5. Tarihsel süreç içinde intihar oranları genellikle nisbi bir artış göstererek günümüzde önemli toplumsal sorunlardan biri haline gelmiştir. İntiharlar sadece bu davranışa yönelen kişiyi ve yakın çevresini değil olaya tanık olanları, bunu bir haber olarak duyan ve okuyanlar gibi geniş bir çevreyi etkileyebilen bir olgudur. Bir deniz yıldızı için çok sey değişir düşüncesi ile böyle bir çalışma hazırlandı. KÜTAHYA RAM

  6. AHMET SEVEN (Kütahya Rehb.Arş.Mrk. Mdr.) İntiharın Psikodinamikleri CENGİZ ÖZYURT (Rehb. Hizm.Böl.Bşk) İntihara Psikososyal Müdahale-İntiharın Gelişim Dönemleri SEVGİ DEMİR (Rehb. Öğrt. ve Psk. Danışman) İntiharın Aileye ve Çevreye Etkileri CANAN ÖZTÜRK (Rehb.Öğrt. Ve Psk.Danışman) İntihar Nedir?-Neden Böyle bir Çalışma Yapıldı?-İntiharın Tarihçesi ve Hukuki Boyutu KÜTAHYA RAM

  7. İNTİHAR NEDİR? KRİTERLER Kişinin akli dengesinin yerinde olması gereklidir. Kişi doğrudan veya dolaylı olarak ölümü istemelidir. İntihar için seçilen yöntem doğrudan ve ani olabileceği gibi, dolaylı ve uzun zaman sonucunda da gerçekleşebilir. KÜTAHYA RAM

  8. Bu kriterlerden yola çıkarak diyebiliriz ki: İNTİHAR Aklı başında bir bireyin, toplumsal değerlerin desteklediği veya karşısında olduğu bir eylemle doğrudan veya dolaylı olarak kendi yaşamına isteyerek son vermesidir. KÜTAHYA RAM

  9. İNTİHARIN TARİHİ Antropolojik araştırma, ilkel kabilelerde intihar olgusunun olduğunu doğrulamaktadır. Burada görülen intihar daha çok yenmesi tabu olan yiyeceklerden olmaktadır. Tabuyu çiğnemesi halinde doğacak sonucu bildiği halde, birey bu tabuyu çiğnemekte; yani ölümü göze almaktadır. Tabuyu çiğneyen birey hastalanır ve ölür. KÜTAHYA RAM

  10. 19. yüzyıl sonuna kadar ilkel kabilelerde intihar fenomeninin bulunmadığı iddia edilmiştir. İntihar, geçmişte bazı toplumlarda benimsenmiş ve hatta bazı durumlarda başvurulması zorunlu bir davranış biçimi olarak kabul edilmiştir KÜTAHYA RAM

  11. Eski İskandinavlarda doğal ölüm utanç verici kabul edilir,yaşlanan kişiler, daha onurlu bir ölüm biçimi olarak kabul edildiği için kendilerini uçurumdan atarlardı. Bazı Güney Pasifik adalarında intihar onurlu bir davranış olarak değerlendirilir. Bazı antropolojik incelemeler ilkel kabilelerin bazılarında intihar olaylarına hiç rastlanılmadığını bildirirler. KÜTAHYA RAM

  12. Ortaçağ intiharı Tanri ya karşı işlenebilecek suçların en korkuncu olarak görür ve mahküm eder. Zamanla daha özgürlükçü düşüncelerin boy vermesi ,intihara dönük ön yargıların gözden geçirilmesinin yolunu açar. KÜTAHYA RAM

  13. İNTİHAR ve HUKUK Toplumlar, kendi bireylerinin varlığı ile devamlılık kazanırlar. Bu nedenle, insanlık tarihi boyunca toplumsal kurumlar genellikle intihara karşı bir tavır takınmışlardır. İlkel toplumlarda tabular yoluyla kendini gösteren bu tutum, özellikle tek tanrılı dinlerin ortaya çıkması ile iyice kurumsallaşmıştır. Doğu uygarlıklarında ise genellikle, intihara karşı daha ılımlı bir tutum süregelmiştir. intiharı onurlu bir davranış olarak görme eğilimi de bu toplumlarda olmuştur. KÜTAHYA RAM

  14. Toplumsal ilişkilerin düzenlenmesinde dinsel kuralların egemen olduğu dönemlerde intihar, bir suç ve günah olarak değerlendirilmiştir. Bu ise, o dönemlerde intihar olaylarını engelleyememiş, fakat düşük seviyelerde kalmasında büyük ölçüde rol oynamıştır. Tek tanrılı dinlerin intihara karşı ağır yaptırımlar uygulamaları, bu dinlerin ortaya çıktığı dönemlerde intihar olaylarının oldukça yaygın olduğunu göstermeleri açısından ilgi çekicidir. KÜTAHYA RAM

  15. Judaizm (Yahudilik dini), Hristiyanlık ve İslamiyet gibi tek tanrılı dinlere göre insan hayatı Tanrı’ya aittir; canı Tanrı yaratır ve geri alır. İnsanın kendini öldürmesi, Tanrı’ya karşı gelmedir ve bu kişi sonsuzluk içinde devamlı ızdırap çekecektir. KÜTAHYA RAM

  16. Yahudilerin kanun ve tefsir kitabı olan Zalmut, intiharı bir günah saymakta ve intihar eden kişi için geleneksel cenaze merasimini kabul etmemektedir. İntihar eden kişinin cesedi, adam öldürenlerin ve serserilerinki gibi cenaze merasimi yapılmaksızın ayrı bir yere gömülmekteydi. KÜTAHYA RAM

  17. Ortaçağda intihar edenler insanlık dışı muamelelere uğramaktaydılar. Bunlar sürüklenerek bir odun yığınında yakılır veya bir fıçıya konarak nehre atılırdı. 1789 devrimden sonra Fransa’da intihar edenler bir kalbur üzerinde ata bağlanıp sürüklenir, mezarlığa gömülmez ve hatta bütün ailesi bu olaydan sorumlu tutulurdu. İngiltere’de ise bir zamanlar, intihar edenler vücutlarından kazıklar geçirilerek bir yola gömülürdü. Kilisenin baskısının azalması ile daha sonraları bu tür uygulamalar yavaş yavaş kalkmıştır. Bugün Katoliklerde, intihar edenler Katolik mezarına gömülmez ve cenazesinde rahip bulunmaz. KÜTAHYA RAM

  18. İslamiyet de aynı şekilde intihara karşı bir tavır geliştirilmiş ve hatta intiharın, başkasını öldürmekten daha büyük bir günah olduğu belirtilmiştir. Susuzluk, açlık gibi nedenlerle olanlar dışında intihar edenlere, cenaze namazı kılınmaması gibi bir yaptırım uygulanmaktadır. Cinayet işleyen ve idam edilenlerin dahi cenaze namazlarının kılınması, İslam dininin intihar karşısındaki tutumunu rahatça göstermektedir. KÜTAHYA RAM

  19. Dinsel hukuktan pozitif hukuka geçildiği dönemlerde bile bu tür uygulamalar sökülüp atılamadı. Günümüzde ABD gibi gelişmiş bir ülkenin bazı eyalatlerin de intihar girişiminde bulunup da başaramayanlar adam öldürme suçu ile yargılanmaktadır. Günümüzde, dünya genelinde intihar bir suç sayılmamaktadır; fakat başkasını intihara teşvik etmek veya yardım etmek suç sayılmaktadır KÜTAHYA RAM

  20. Ülkemizde de, Cumhuriyetin ilanından sonra, intihar suç sayılmamaktadır. İntihar girişiminde bulunan kişi, ölümden kurtulursa bir cezaya çarptırılmaz. intihar için uyuşturucu madde kullanan veya ruhsatsız silahla intihara girişim edenler 6136 sayılı kanuna muhalefetten; yani uyuşturucu madde kullanmaktan veya ruhsatsız silah taşıma suçundan yargılanırlar. KÜTAHYA RAM

  21. Kollektif intiharlarda, birbirini intihara ikna eden kişilerden birinin ölmesi, diğerinin kurtulması halinde, kurtulan taraf başkasını intihara ikna suçundan ve yardım etmekten suçlu duruma düşer. Başkasını intihara ikna ve yardım eden kimse ise, eğer diğer kişi ölürse, TCK’nın 454. maddesine göre üç seneden on seneye kadar ağır hapis cezasına çarptırılır. KÜTAHYA RAM

  22. “Doğan bebeğin içinde ölüm var!..” —Sidharta/H. Hesse KÜTAHYA RAM

  23. "Her ölüm erken ölümdür, Tanrım!" diyor Cemal Süreya bir şiirinde. KÜTAHYA RAM

  24. Eğer yeniden başlayabilseydim yaşamaya, / Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine / Daha çok güneş doğuşu izler / daha çok dağa tırmanır, / Daha çok nehirde yüzerdim. / (...) / Yaşam budur, anlar, sadece anlar / Sizde anı yaşayın / (...) / Eğer yeniden başlayabilseydim / İlkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım. / Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla. / Bilinmeyen yollar keşfeder, güneşin tadına varır, / Çocuklarla oynardım, bir şansım daha olsaydı eğer / Ama işte 85'indeyim ve biliyorum... / Ölüyorum... Jorge Luis Borges' KÜTAHYA RAM

  25. Ölüm kavramı insanlık tarihi boyunca hiçbir insanın kayıtsız kalamadığı ürkütücü, esrarlı, insanların merakını tahrik eden ve birçok dini ve felsefi sistemin kendisini bu merak üzerine yapılandırdığı özel bir niteliğe sahiptir. Başkalarının ölümleri de bizi çokça ilgilendirir. Her ölümde kendi ölümümüzden bir parça buluruz çünkü...Her ölüm varolanla aramızdaki bağın bir ilmek gevşemesidir. Ve biz bu örgüde bir ilmek olduğumuzu biliriz. KÜTAHYA RAM

  26. Ölümü kavrama ve anlamlandırma, hayatı kavrama ve anlamlandırma ile zorunlu ve doğrudan iç irtibatlara sahiptir. Ölümü algılama şekli ya da niteliği hayatı algılamayı, hayatın deveranındaki temel ögeler olan insanın duygu, düşünce ve davranışlarını da, diğer insanlarla olan ilişkilerini de doğrudan etkiler ve hatta belirler. KÜTAHYA RAM

  27. Ölüm mutlak ve mukadder olsa da zamanı belirsiz olduğu için onu çok uzakta düşünürüz. Yakınımızdaki bir insanın zamansız ölümü bizi ürpertir, bazen ondan sonraki hayatımızı değiştirir. Bu zihnimizi, hayata bakışımızı, yaşayışımızı yeniden düzenleyen bir duygusal şok dalgası oluşturabilir KÜTAHYA RAM

  28. Fakat bu değiştirici güç en fazla kişinin bizzat ölümle çok yakından temas edip yeniden yaşamaya devam ettiği, ölümle burun buruna geldiği, kelimenin tam anlamıyla ölümden döndüğü durumlarda görülür. Bu durum "ölümü farketmek"tir. Ölümü farketmek "hayatı farketmek"le sonuçlanır.Hayat anlam ve değer kazanır. Kişi daha uyanık, daha dikkatli bir zihinle çevresine bakar. Tabir yerindeyse teenni ile yaşar. Birinci aşamada ölümü ikinci aşamada hayatı fark eden kişinin hayatı kavrayışında niteliksel bir sıçrama olur (üçüncü aşama) ve dördüncü aşama daha iyi bir hayattır. Bu durumu ağır bir hastalıktan sonra yeniden sağlığına kavuşan kişinin hissettiği nekahet coşkusuna benzetebiliriz. "Yokluğunda farkedilen" sağlık gibi hayat da ciddi bir tehditle karşı karşıya kalındığında gerçek anlamda fark edilmektedir. KÜTAHYA RAM

  29. Bazı insanlar bazı insanlardan daha kolay ölümü kabullenebilir mi? Herkes ölüm karşısında aynı derecede mi korku duyar? Ruhbilimcilerin bu ve benzeri sorulara verdikleri cevaplar ilginçtir: Tabi ki her şeyden önce ölüm karşısında duyulan korku ölümü nasılalgıladığınıza bağlıdır. Ölümün, daha önce kaybettiği bütün sevdiklerine kavuşmasına vesile olacak bir "visal kapısı" (kavuşma yeri), bir başka hayatın başlangıcı olduğu inancına sahip bir insanla ölümün sonsuz bir yok oluş olduğuna inanan bir insanın ölüm karşısında hissettikleri elbette aynı olmayacaktır. KÜTAHYA RAM

  30. Ancak Ölümün ne'liğine ilişkin inançtan başka, kişinin ölüm karşısındaki tavrını belirleyen çok önemli bir faktör daha vardır; yaşanan hayatın tatmin düzeyi. Eğer yaşadığı hayattan pişmanlık duymuyorsa, 'bir hayatım daha olsa aynı şekilde yaşardım' diyebiliyorsa ölüm karşısında daha güçlü olacaktır kişi. Muhayyel bir gelecekte güzel günler, mutlu, huzurlu zamanlar yaşayacağı hayaliyle sürekli hayatını erteleyen insanlar psikolojik olarak ölüme en hazırlıksız insanlardır. O günler bir türlü gelmez, o belirsiz hedef hep önlerindedir, kendi gölgelerini kovalar dururlar ve bir gün saat aniden duruverir. Ölüme yapılacak en büyük hazırlık yaşamayı ertelememektir. Ertelenmemesi gereken yaşamaktır. Yaşamak nedir?'in cevabı ise kişinin hayatı ve varoluşu nasıl anlamlandırdığı ile ilişkili olacaktır. Anlatmaya çabaladığım bu durumu stoacı felsefeciler kısa bir cümlede özetlemeyi başarmışlardır: "İyi yaşamak iyi ölmektir." KÜTAHYA RAM

  31. YAŞAM İÇ GÜDÜSÜ VE EYLEMLERİNİN HATTA REFLEKSLERİNİN ÇÖKMESİ • YAŞAM SEVİNCİNİN SÖNMESİ • DEPRESYONA MERHABA • DEPRESİF KİMLİK KİMDİR? KÜTAHYA RAM

  32. İnsanlık tarihi boyunca en köklü ve karşı konulmaz sorunlardan biri ve belki başta geleni, insanoğlunun ölüm karşısında duyduğu ürpertidir' demiştik Ölümle yakın ilişkisi temelinde insanların hiçbir dönemde ilgisiz kalamadıkları bir diğer evrensel sorun ise halen tüm dünyada ölüm nedenleri arasında ilk on sıradaki yerini tüm önleme ve sağaltım çabalarına rağmen koruyan intihar olgusudur. KÜTAHYA RAM

  33. İntihar, toplumdan topluma ve kültürden kültüre gerek görülme sıklığı ve şekli ve gerekse bu olgunun toplumda oluşturduğu tepki ve yargı açısından büyük değişkenlikler gösteren, psikolojik, psikiyatrik, sosyolojik, kültürel, genetik, dini, ekonomik pek çok boyutu olan çok bileşenli bir niteliğe sahiptir. KÜTAHYA RAM

  34. Tamamlanmış intiharlar, İntihar girişimleri Ve Parasüisider davranışlardan söz edebiliriz.. KÜTAHYA RAM

  35. Parasüisider davranış denildiğinde intihar görüntüsünde olmayan (aklımıza intiharı getirmeyen) ama sonuç olarak kişinin bildiği halde ölümle sonuçlanabilecek davranışları sürdürmesi durumunu anlarız.. KÜTAHYA RAM

  36. Örneğin sigara içmek, hızlı araba kullanmak, tehlikeli sporlara aşırı meraklı olmak, uyuşturucu kullanmak.. v.s. KÜTAHYA RAM

  37. İNTİHAR BELİRTİLERİ NELER? • Çabuk öfkelenme, aşırı sinirlilik • Çabuk ağlama, aşırı üzüntülü hal • Hoşlandığı şeylere karşı ilgisizlik • Uyku değişikliği • İştah değişikliği • Kendini suçlayıcı konuşmalar • Ölümle ilgili konuları konuşma • Unutkanlık, dikkat dağınıklığı • İçe kapanma, kimseyle konuşmama • Halsiz ve yorgun olduğunu söyleme • Tutarsız-anlamsız konuşmalar • Tutarsız-anlamsız hareketler • Saldırgan davranış • Dağıtma KÜTAHYA RAM

  38. İntihar girişimi hiçbir zaman “gösteri”, “şantaj”, “numara” olarak değerlendirilmemelidir… KÜTAHYA RAM

  39. Her intihar girişimi ciddi bir eylemdir.. KÜTAHYA RAM

  40. İntihar edenlerde sıklıkla görülen ruhsal rahatsızlıkların başında depresyon gelir.. KÜTAHYA RAM

  41. Herkes depresyon geçirebilir… KÜTAHYA RAM

  42. DEPRESYONKISA BİLGİ… KÜTAHYA RAM

  43. Özellikle * Yoğun Psişik Sıkıntı * Çöküntülü Ruh Hali * Psişik ve Motor İnhibisyon ile karakterize patolojik ruh hali.. KÜTAHYA RAM

  44. Depresyon umutsuzluğun hastalık halidir.. KÜTAHYA RAM

  45. Depresyon kişinin bu hastalığa yatkınlığı kadar yaşam koşulları ve olaylarıyla da sıkı sıkıya bağlıdır.. KÜTAHYA RAM

  46. Epidemiyolojik bilgi.. Dünya Sağlık Örgütüne göre dünya üzerinde her sene 120 milyon insan depresyon geçirmektedir.. KÜTAHYA RAM

  47. Öngörülere göre 2020 yılında her cins ve yaştan değerlendirmelerde 2. sıraya yükselecektir.. KÜTAHYA RAM

  48. İntiharların %51’i depresyona bağlıdır.. KÜTAHYA RAM

  49. Bu açıdan bakıldığında intihar yalnızca bireyin ruhsal dünyasının değil, aynı zamanda o bireyin içinde yaşadığı toplumsal yaşamın da aynası durumundadır.. KÜTAHYA RAM

  50. İntihar kişinin kendisine yönelttiği bir şiddet eylemidir.. KÜTAHYA RAM

More Related