Z ya osman saba
Download
1 / 50

ZIYA OSMAN SABA - PowerPoint PPT Presentation


  • 1350 Views
  • Uploaded on

ZİYA OSMAN SABA. Bu slayt Türkçe Öğretmenliği 2. sınıf (2.öğretim) 1090320157 numaralı öğrencisi Hülya TATAR tarafından hazırlanmıştır. İÇİNDEKİLER. Yaşamı Yazın yaşamı Yapıtları Sanatı Retorik değil ontolojik sorun; Ölüm “Müslümanca” bir şiir Çocukluk ve ev: dünyasal alan

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about 'ZIYA OSMAN SABA' - kaycee


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
Z ya osman saba

ZİYA OSMAN SABA

Bu slayt Türkçe Öğretmenliği 2. sınıf (2.öğretim) 1090320157 numaralı öğrencisi Hülya TATAR tarafından hazırlanmıştır.


Ndek ler
İÇİNDEKİLER

  • Yaşamı

  • Yazın yaşamı

  • Yapıtları

  • Sanatı

    • Retorik değil ontolojik sorun; Ölüm

    • “Müslümanca” bir şiir

    • Çocukluk ve ev: dünyasal alan

    • Fotoğraf ve gerçek

  • Şiirleri

  • Kaynakça


Z ya osman saba1
ZİYA OSMAN SABA

  • İstanbul’ da doğmuştur.

  • Sekiz yaşında iken annesini kaybetmiştir.

  • Galatasaray lisesi’ni bitirmiş, yüksek öğrenimini İstanbul Hukuk Fakültesi’nde yapmıştır.




Yaz n ya am
Yazın Yaşamı; ölümüne kadar varlık yayınlarının kitaplarını basıma hazırlamıştır.

  • Saba çok küçük yaşlarda şiir yazmıştır.

  • İlk vezinli kafiyeli şiiri Server-i funun’da Ziya imzasıyla çıkan “Sönen Gözlerdir”.

  • İlk yazısını ise annesinin ölümü üzerine yazmıştır.


  • İkinci yazısı da yine annesinin mezarını ziyaretinde ki izlenimlerini içeren nesirdir.

  • Ziya Osman Saba, Galatasaray Lisesi’nde Yaşar Nabi ile tanışmış Sabri Esat, Cevdet Kudret, Vasfi Mahir Korutürk, Muammer Lütfi, Kenan Hulusi ile bir grup oluşturarak Yedi Meşale adlı bir kitap çıkarmıştır.




Yap tlar
Yapıtları yazmıştır.

  • Şiir;

  • Sebil ve Güvercinler (1943)

  • Geçen Zaman (1947-sebil ve güvercinler’le birlikte

  • Nefes Almak (1957)

  • Çocukluğu


  • Ahret yazmıştır.

  • Artık Yaşamak İçin

  • Beyaz Ev

  • Bilemiyorum

  • Akşam

  • Ben De


  • İstanbul yazmıştır.

  • Eller

  • Orda da Geçiyor Günler

  • Patik Yap Kunduracı

  • Bir Ölünün Arkasından

  • Dilek


  • Öykü; yazmıştır.

  • Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi (1952)

  • Değişen İstanbul (1959)

  • Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi/ Değişen İstanbul


Sanat
Sanatı yazmıştır.

  • İlk kitabı Sebil ve güvercinler’ de şiir dünyasının tüm izleklerini vermektedir:

  • Tanrı, ölüm, merhamet, sevgi.

  • Behçet Necatigil, “şiirleri, ömrü boyunca ahreti, ölümü, Tanrı’yı gönlünde kutsal bir emanet gibi taşıdı."


Retorik de il ontolojik sorun l m
Retorik değil ontolojik sorun: yazmıştır.Ölüm

  • Genellikle hemen her ulusun yazısında ölüm, retoriksel bir izlek olarak vardır.çünkü insanlığının temel sorunlarından biridir.

  • Saba için ölüm temel deneyimdir.

  • Abdülhak Şinasi Hisar Ziya Osman’ı “bir çocukluk zaman şairi” olarak niteler.




  • Şunları yazmaktadır Ceyhun Atuf Kansu: “ Hiçbir ozan ölümü kendisi için bu kadar yumuşatamamış, bu kadar güzelleştirememiştir.

  • Ölüm düşüncesini soyar, soyut bir ümit haline getirir.

  • Ölüm karşısında sesi Yunus Emre’nin sesinden daha aydınlık, daha dokunaklı çıkar


M sl manca bir iir
“Müslümanca” bir şiir ölümü kendisi için bu kadar

  • Buradan yanaşıldığında Ziya Osman Saba’nın şiirinin büyük ölçüde dinsel ögeler içerdiğini söylemek gerekmektedir.

  • Çünkü, onun ölüm, ahiret ve tanrı sorununa ilişkin tutumu, sadece metafizik bağlamda görülmez


Her ak amk yolumda
HER AKŞAMKİ YOLUMDA ölümü kendisi için bu kadar

  • Her akşamki yoluma koyulmuş gidiyorum.Her akşamdan vücudum bu akşam daha yorgun.Öyle istiyorum ki bu akşam biraz sükûn,Bir cami eşiğine yatıversem diyorum-Rabbim, şuracıkta sen bari gözlerimi yum!Sen, bana en son kalan, ben senin en son kulun;Bu akşam, artık seni anmayan İstanbulunBomboş bir camiinde uyumak istiyorum.Sonsuz sessizliğini dinlemek istiyorum.Bilirim ki taşlığın bir döşek kadar ılık,Sana az daha yakın yaşamak için artık,Rabbim, ben yalnız zeytin ve ekmek istiyorum.



  • Buradan bakıldığında sabahı” “kocamustafapaşa” gibi şiirlerinde görülen dinin

    “ Herşeyin, herşeyin ötesi..bitmez davet

    Ey ölülerin yaşadığı memleket”

    diyen ve

    “Belki hurilerle düğün olacak

    _Yarab! Nihayet günümüz gün olacak” dizelerinde



Ocukluk ve ev d nyasal alan
Çocukluk ve ev: Saba’nın, Hilmi Yavuz’u izleyerek “Türkiye’de gördüğümüz en Müslümanca dizeleri yazdığını” söyleyebiliriz.dünyasal alan

  • Ziya Osman Saba’da çocukluk merkezi bir yer tutmaktadır.

  • Sabayı bir çocukluk şairi olarak niteleyen Hisar, şunları yazmaktadır.

  • “Şiirlerinin ekserisi birer his ve hatıra itirafları sayılabilir. O, her saniyesinde bir çocukluk mazisini duyar. Ziya Osman’ın şiirinde merkezi çocukluğunda babası ve annesi ile yaşadığı bir evdir.”


  • Ev ve aile ortamı, Saba’nın şiirinin başka başka bir katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.


  • Sokak, daha genel anlamda katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.kamusal alan ürkütmektedir. Sokaktaki insanlar “ birbirlerini yemek için boğuşan” kişilerdir; kötüdürler:

    “ Dudakların ucundayalanları

    Damarlarında kan, etlerinde şehvet

    Kin, garez, hırs, hiddet

    Allahım! Sen yaratmadın insanları”


Foto raf ve ger ek
Fotoğraf ve Gerçek katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

  • Sokağa, kamusal alana indiğinde bir yanılsama yaratmak isteyen öyküsünün kahramanı gibidir.

  • Saba zaten kendisidir; “haberiniz yok mu, yeni şiir kitabım intişar etti, bu kitap pekala bana şair dedirtebilir ve kimbilir, zaman gelir, edebiyat tarihçisi bu kitap intişar ettiği zaman ki fotoğrafımı arayabilir.”


  • Selim ileri katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi’nin modernleşme, kentleşme sürecinin ilk yıllarına “sınıfların kesinkes birbirinden ayrılmadığı, çelişkilerin üstünün örtülü olduğu” bir döneme ait mümkün bir mutluluk düşüncesini dile getirdiğini belirmiştir.


ŞİİRLERİ katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.


Ocuklar bakiyorlar
ÇOCUKLAR BAKIYORLAR katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Çocuklar bakıyorlar,gözlerinde mavilik,Bize bakıyorlar çocuklar,bir deri bir kemik.Çocuklar tutamıyorlar ellerindeki oyuncakları,Çocuklar,koşamaz olmuş bacakları .Bakıyorlar her akşam elimize,Bir şey sormak ister gibi hepimizeBenizleri sapsarı,hasta .Çocuklar bedbaht bu yaşta.Kim getirip koymuş onları yanımıza;Bakıyorlar çizgi çizgi alnımıza


B lem yorum
BİLEMİYORUM katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Bilemiyorum yıllardır neredeyim?Her gün yediğim ekmek, susayıp içtiğim su,Kolundan tutup gitmek istediğim kadın,Yaşamak kaygısı, gök hasreti, ölüm korkusu,Ve Rabbim senin adın!Yıllar var ki içindeyim hayatın.Anıyorum gençliğimi, özlüyorum çocukluğumu,Fakat bilemiyorum yarını.

………


Pat k yap kunduraci
PATİK YAP,KUNDURACI katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Patik yap,kunduracı,bol bol patik ;Bebeler için,ilk adımını atacakÇocuklar için,koşacak oynayacak...Terzi abla,minimini elbiseler dik ,Yazlık,kışlık,mevsimlik ...Saçlarına kurdela,Bileklerine bilezik ...Ama şu Dünya hali,bin türlü kaza,bela,Ama bunca hastalık,gıdasızlık,verem;Tabutçu,ölçünü büyük tut,büyük!Çocukların öldüğünü istemem...


B r oda b r saat ses
BİR ODA BİR SAAT SESİ katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Bir oda, içinde bir saat sesiHayatın sırtımdan giden pençesi,Ve beni maziye götüren bir el,Eski günlerimiz, sessiz ve güzel...Bulduğum kayıplar, her günkü yerin,İşte konsol, ayna, köşe minderin,Seccaden, tespihin, namaz başörtün.Bir şey değişmemiş, sanki daha dün.Yine ortancalar altı camının,Dışarıda sükûnu yaz akşamının,Bahçemiz sulanmış, ıslak her çiçek.Kapı çalınacak, babam gelecek...


Seb l ve g verc nler
SEBİL VE GÜVERCİNLER katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Çözülen bir demetten indiler birer birer,Bırak, yorgun başları bu taşlarda uyusun.Tutuşmuş ruhlarına bir damla gözyaşı sun,Bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler...

Nihayetsiz çöllerin üstünden hep beraberGeçerken bulmadılar ne bir ot ne bir yosun,Ürkmeden su içsinler yavaşça, susun, susun!Bir sebile döküldü bembeyaz güvercinler...


En son şarkılarını dağıtarak rüzgâra, katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.Beyaz boyunlarını uzattılar taslara...Bir damla suya hasret gideceklermiş meğer.Şimdi bomboş sebilden selviler bir şey sorar,Hatırlatır uzayan dem çekişleri rüzgârMermer basamaklarda uçuşur beyaz tüyler.


BEYAZ EV katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev.Her dağ yamacına kurduğum,Beliren her su kenarında,Pembe damlı, yeşil pancurlu, balkonlu,Balkonuna tırmanan sarmaşık.Gece, pencerelerinden sızacak ışık,Kışın tütecek bacası.


Ahret
AHRET katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Bu garip dünyada ben yadırgadım yerimi...Yıllardan sonra bir gün görüp çektiklerimi,Tanrım, bir meleğine emredecek: -Yetişir!Gözlerimi o saat sessiz kapayacağım.Beni bekleyedursun artık ılık yatağım,Bütün yorgunluğumu alacak bir teneşirBir yükü atmış gibi sırtımda bir hafiflik,Oraya geçmek için aşacağım bir eşik.Başım bir defa olsun dönmeyecek geriye.Bir el gözlerimdeki perdeyi sıyıracak.Onları bulacağım!.. Ve annem şaşıracak:“Görmeyeli ne kadar büyümüş oğlum” diye.


Nasil anmazsin
NASIL ANMAZSIN katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Nasıl anmazsın o çocukluk günlerini!Dalda bülbülü vardı, gökte beyaz bulutu.Annem vardı, babam vardı.Bahçemizde, ılık, uzayan günlerdi yaz,Bir beyaz âlemdi kış.Başkaydı güneşi, böyle değildi ayı.Artık istemiyorum yaşamayı!Bir gün ver bana Tanrım,Ta çocukluğumdan kalmış..


GÜZ katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

..

Çiçeğin rengi soldu, bitti şarkısı kuşun.Yol tenha, dal mecâlsiz, su durgun.Tabut yapılan tahta, ev ev taşınan odun.Bahar, ümit yerine, ey kış, içimde korkun!Allahım! kararmasa şu göğün...Dal senin, ağaç senin, döktüğünYapraklarla, mevsimlerle, gün gün.Geçip gidişi ömrün...


Y l k
İYİLİK katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Sabah... Ah şükrederek çıkmak geceden.Ayak bastığım kıyı, yeniden doğuş.Sabah, beliren evim, bahçeler ve sen,Henüz uyuyan dallar, havalanan kuş.Bu sabah bilmiyorum bu kırlar nere?Çamlardan çimenlere dökülen sükûn.Geçen ömrümü bana söyleyen dere,Sessizce yaşamayı öğreten koyun.


Bir yol başlıyor gibi, ümitli, rahat. katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.Tanrım! bu sabah içim senin eserin:İyilik, teselliler, merhamet, şevkat...İçimde bir sabahın, o kadar serin.Bilinmez sevgililerle yıkanan göğüs.İyilik... Ürperisi vücutta ruhun.İyilik... Beyaz koyun, gülümseyen yüz,Şu bahar, mavi gökler, yemyeşil sükûn.Bu sabah gözlerimle okşadıklarım,Herşey, bütün tabiat, ağaçlar, dere,Ey bütün sevdiklerim ve sen ey Tanrım!Titrek elleri öpmek, kapanmak yerlere..


B r sokakta g derken
BİR SOKAKTA GİDERKEN katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Taşında otlar biten şu sokakta yürümek.Bir bahçe duvarının kokulu gölgesinden.Uzakta, mektepteyken okuduğumuz şarkı.Su içmek o tasasız günlerin çeşmesinden.Kalbe aşina bütün rastladıklarım,Herşey eskisi gibi, herkes bahtiyar, iyi!Bana büyük babamı hatırlatan ihtiyar,Çocukluk arkadaşım sarı benekli kediBütün günahlarımı affetmiş sanki Tanrım,Duyuyorum kalbimde tadılmamış sevgiyi.Ah, sade koşmak, koşmak istiyorum içimden:Aradığım diyara bu yol çıkacak gibi


Yet r
YETİŞİR katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

Beni hatırladıkça,Arasıra gönlümü al.Sokakta görünce, gülümse,Yanıma yaklaş,Az elin elimde kal.Evine misafir geleyim,Kahvemi sen pişir.Taze doldurulmuş sürahidenBir bardak su verYetişir...


Kaynak a
Kaynakça katmanını oluşturmaktadır. Atilla İlhan’ın yıllar önce Evler kitabı üzerine yazdığı kalırsa, Saba’ya çok daha uygun düşen bir nitelemedir. “Gözlerimin önünde hep aynı beyaz ev/ Her dağ yamacına kurduğum” diyen Saba, bir ev, bir eş ve bir mahalle istemektedir.

  • www.e-sehir.com/siirler/yazar

  • Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatı (İnci Enginün İstanbul-Dergah yayınları)


ad