Diğer protozoal enfeksiyonlar
This presentation is the property of its rightful owner.
Sponsored Links
1 / 80

Diğer protozoal enfeksiyonlar PowerPoint PPT Presentation


  • 192 Views
  • Uploaded on
  • Presentation posted in: General

Diğer protozoal enfeksiyonlar. Microspora. Ciliophora. Myxozoa. Ciliophora. Microspora. Myxozoa. Encephalitozoon cuniculi. Dünya'da yaygındır. Fare, rat, hamster, kobay, tavşan, karnivorlar, maymun, insanlarda.

Download Presentation

Diğer protozoal enfeksiyonlar

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -

Presentation Transcript


Di er protozoal enfeksiyonlar

Diğer protozoal enfeksiyonlar

Microspora

Ciliophora

Myxozoa


Di er protozoal enfeksiyonlar

Ciliophora

Microspora

Myxozoa


Encephalitozoon cuniculi

Encephalitozoon cuniculi

  • Dünya'da yaygındır.

  • Fare, rat, hamster, kobay, tavşan, karnivorlar, maymun, insanlarda.

  • Peritondaki makrofajlar başta olmak üzere beyin, böbrek, karaciğer, ve dalakta yerleşir.

  • Sporları 2.5 x 1.5 mikron, elipsoidal veya ovalimsidir.


Ya am emberi

Yaşam çemberi

  • Enfeksiyon sindirim kanalıyla sporların alınmasıyla olur.

  • Parazitler ilk önce peritonda makrofajlar içinde çoğalır ve sporlar oluşur. Tekrarlanan sporogoni sonucu makrofajın sitoplazması sporlarla dolar .

  • Kronik devrede parazit beyin, böbrekler ve diğer organlarda da bulunur.

  • Sporlar idrarla dışarı çıkar.

  • Sporların ağız yoluyla alınmasından başka bazen intrauterin bulaşma da olabilmektedir.

  • Ayrıca laboratuar hayvanlarında enfekte beyin ve diğer organlardan veya periton sıvısından hazırlanan inokulumların değişik yollardan parenteral verilmesiyle de enfeksiyon gerçekleşmektedir.


Patolojik ve klinik belirtiler

Patolojik ve klinik belirtiler

Laboratuvar hayvanları ve kemiriciler:

  • Genellikle latent seyirlidir. Kortizon uygulamaları ve immun yetmezlik durumları enfeksiyon şiddetini arttırır.

  • Klinik tablo özellikle genç tavşanlarda gözlenir.

  • Hayvanlarda kondüsyon kaybı, bacaklarda koordinasyon bozukluğu, felç, kronik nefritis ve neonatal ölümler görülebilir.

  • Başlıca lezyonlar beyinde görülür. Fokal nekrozlar oluşur. Perivasküler lenfosit infiltrasyonu vardır. Böbreklerde de bu lezyonlar gözlenir.

    Karnivorlar:

  • Enfeksiyondan en fazla etkilenen karnivorlardır. Sinirsel bozukluklar; bacaklarda koordinasyon bozukluğu, apati, epileptik davranışlar, saldırganlık, körlük, bazen kuduz gibi belirtiler.

  • Patolojik olarak nonsuppuratif nefritis, ensefalitis.


Te his

Teşhis

  • Canlı hayvanlarda değişik serolojik testler kullanılmaktadır.

  • Histopatolojide ilgili organlarda parazitleri görerek yapılır. Beyindeki parazitler Toxoplasma

    ile karışabilir. Boyamalar ile ayrımı yapılır.

  • Sporları gram (+) dir. Ön ucunda Periodic Asid-Schiff reaksiyonu ile pozitif sonuç veren bir granül

    bulunur. Diğer protozonlarda bu gözlenmez.

Gomor’ın trichrom boyası

Encephalitozoon cuniculi

Makrofaj içinde, granüllü yapılar


Tedavi kontrol

Tedavi-Kontrol

  • Oxytetracyclin

  • Dexamethason

  • Albendazole

  • Fenbendazole

  • Pyrimethamine

  • Tam etkili tedavisi olmadığı için hasta hayvanların sürüden elimine edilmesi önerilebilir.

  • Hayvanların bulunduğu ortamları dezenfekte amacı ile; formaldehit %1, etil alkol %70 ve lysol %2 kullanılır.


Balantidium coli

Balantidium coli

  • Konakları; Domuz, insan, maymun, ratlarda.

  • Balantidiosis

  • Dünya’da yaygındır.

  • Kalın barsaklara yerleşir.

  • Makro ve mikronukleusları vardır.

  • Trofozoitleri 40-70 mikron,oval, etrafı ciliumlarla kaplı,

  • Kistleri 50-55 mikrondur.

Trofozoit

Cyst


Ya am emberi1

Yaşam Çemberi

  • Bulaşma kistlerin ağız yolu ile alınmasıyla olur. Trofozoitler ile bulaşma nadirdir. İshalli dışkılar ile trofozoitler atılır. Dış ortama dayanıksızdır.

  • Bağırsaklarda ekkistasyon olur ve serbest kalır. Kalın bağırsaklarda bağırsak içeriği ve florası, konak hücreleri ile beslenir. Konağın nişastadan zengin gıdalar yemesi parazitin büyümesini artırır.

  • Bağırsakta ikiye bölünerek ve eşeyli çoğalmasını yapar. Dışkıyla anüse yaklaşan parazitler kistlenir dışarı atılır.

  • Kistler domuz dışkısı içinde haftalarca canlı kalır. Ancak kuraklığa dayanıksızdır.


Patogenez ve klinik belirtiler

Patogenez ve klinik belirtiler

  • Trofozoitler kalın barsaklara özelliklede sekuma yerleşir ve dışkıdaki karbonhidratlarla beslenir.

  • Bağırsaklarda hyaluronidaz enzimi salgılamak süratiyle bağırsakların mukoza ve submukozasına ( genellikle başka nedenlerle tahrip olmuş bölgelerden) girerek ülserlere neden olur. Lezyonlar genişlemeye ve diğer organlara yayılmaya meyilli değildir.

  • Bağırsakta oluşan ülserler ağız kısımları dar tabanı geniştir. Bazen bağırsak delinebilir ve parazitler karaciğere de gidebilir.

  • Klinik olarak ishal, kanlı ishal, kanlı-mukuslu diyare, karın ağrısı, mide bulantısı-kusma, kilo kaybı ve halsizlik.


Di er protozoal enfeksiyonlar

Balantidiosis, sekum ve kolonda patogenez, ülserler


Te his1

Teşhis

  • Klinik belirtiler

  • Bağırsak içeriği ve dışkı incelemesi.

  • Trofozoit (ishalli vakalarda) ve kistler görülerek kesin tanı konur.

  • Dışkının nativ muayenesi, folasyon yöntemi ile inceleme.

  • Lugol solüsyonu kullanılırsa kistler daha iyi görülür.


Tedavi kontrol1

Tedavi-Kontrol

Tedavi:

  • Domuzlarda;

  • Metronidazole, Terramisin kullanılabilir.

  • İnsanlarda tedavi gereklidir. Bunun için;

  • Oxytetracycline, Chlortetracycline, Carbarsone.

    Kontrol:

  • Zoonotik parazitdir**. Domuzlardan insanlara geçen önemli zoonoz hastalıklarından biridir.

  • Bunun için temiz su kullanılması, hijyen kuralların uyulması,özellikle domuz mezbaha ve çiftliklerinde dikkatli olunmalı.


Rickettsiales tak m

Rickettsiales Takımı

  • Bu gruptaki türler prokaryotik canlılardır.

  • Ancak sistematikde Monera aleminde yer alırlar.

  • Anaplasma

  • Haemobartonella

  • Aegyptionella

  • Eperythrozoon

  • Ehrlichia

  • Ayrıca Bartonella, Grahamella cinsleri yer alır.


Tak m rickettsiales

Takım: Rickettsiales

  • Aile : Rickettsiaceae

    Cins: Ehrlichia

  • Aile : Bartonellaceae

    Cins : Bartoneıla

    Cins : Grahamella

  • Aile : Anaplasmataceae

    Cins : Anaplasma

    Cins : Aegyptianella

    Cins : Haemobartonella

    Cins : Eperythrozoon


Anaplasma cinsi anaplasmosis

Anaplasma cinsi-Anaplasmosis

Sığırlarda;

  • Anaplasma marginale** (patojen-yaygın ve önemli tür).

  • A. centrale

    Koyunlarda;

  • A. ovis

  • Ülkemizde görülmektedir. Dünya’da yaygındır.

  • Ixodid keneler ve sokucu sinekler vektörlük yapar.

  • Eritrositler içine yerleşirler.


Anaplasmosis vekt rleri ve bula mas

AnaplasmosisVektörleri ve bulaşması

  • Başlıca bulaşma Boophilus spp. (Transovarial) ve diğer bazı keneler,

  • Sokucu kan emici sinekler (Tabanidae,Stomoxys spp.) (mekanik vektör),

  • Arasıra intrauterin, enfekte aletlerle, peşpeşe ve sterilizasyona dikkat edilmeden yapılan operasyonlarla.

  • Hastalık (A.marginale enfeksiyonları) sığırlarda önemlidir.


Morfoloji

Morfoloji

  • Eritrositlerin içinde küçük (0.2-0.5 mikron), düzensiz, küresel cisimcikler şeklinde sitoplazmasız parazitlerdir.

  • Giemsa ile boyandığında koyu kırmızı veya kırmızı-mor renkte kromatin tanecikleri gibi görünür.

  • Anaplasma marginale’de %80-90'ı eritrositlerin kenarına doğru, A. centrale’de ise tam tersi merkezi olarak yerleşir.


Morfoloji1

morfoloji

  • Elektron mikroskopta birden fazla (genellikle 4-8 arası) küçük cisimcikten oluştuğu görülür.

  • Bunlara başlangıç cisimcikleri (initial cisimcikler) denir.

  • Başlangıç cismi eritrosite girdikten sonra ikiye bölünerek çoğalır ve birden fazla cisimcikten oluşan daha büyük yapılar oluşur.


Ya am emberi2

Yaşam Çemberi

  • Parazit konağa girdikten sonra eritrosit duvarının invaginasyonu ile içeri girer. Eritrosit duvarından vakuol oluşur. Parazit bu vakuol içinde çoğalarak birden fazla başlangıç cisimciği oluşur.

  • Parazit, eritrosit membranında fazla tahribat yapmadan, proteinaz benzeri bir enzimi kullanarak serbest kalır.

  • Vektör kenenin kan emmesi ile parazitler keneye geçer. Boophilus cinsi keneler transovarial olarak bulaştırır. Kan emici sinekler ise mekanik vektörlük yaparlar.

  • Koyunlarda ise Rhipicephalus bursa ve R. evertsi vektörüdür.


Di er protozoal enfeksiyonlar

Tabanus spp.

Vektör: Ixodid keneler

Dermacentor spp.


Epizootiyoloji

Epizootiyoloji

  • Babesiosis ve theileriosis epizootiyolojisine benzer,

  • Bulaşma mera keneleri ile olduğu için kene aktivasyonu ve yaygınlığı önemlidir.

  • Tabanus sp. ve Stomoxys spp. gibi sokucu sinekler taşıyıcılık yaptığı için bunların yayılışını etkileyen faktörler önemlidir.

  • Operasyonlar, asepsi antisepsi kuralları,

  • Latent enfekte sığır, koyun ve geyik gibi yabani taşıyıcılar enfeksiyonun kaynağını oluştururlar.

  • Hastalık 2 yaş üstü hayvanlarda promlem olur.

  • Kültür ırklarında ve endemik araziye dışardan giren hayvanlarda şiddetli seyreder.

  • Konkomitant bağışıklık (premünisyon) vardır.


Klinik belirtiler

Klinik belirtiler

  • Hastalık perakut, akut, subakut ve kronik seyirlidir.

  • Latent enfeksiyonlar başka bir hastalığın stresi ile kırılarak klinik enfeksiyon nüksedebilir.

  • İnkubasyon süresi 15-36 gün sürer.

  • Deprasyon, iştahsızlık, halsizlik, dehidrasyon,konstipasyon, şiddetli anemi (hemolitik anemi), yüksek ateş, ikter, süt veriminin durması, gebelerde abort, aşırı salivasyon,solunumun çok hızlanması, sinirsel belirtiler görülür.

  • Endemik araziye giren saf ırk veya süt verimi yüksek hayvanlarda, tedavi edilmezse ölüm oranı %80'e kadar çıkabilir.

  • Ölüm nedeni genellikle anemiye bağlı hipoksidir.

  • Hastalığı atlatanlar parazitin taşıyıcısı olarak kalırlar.


Nekropsi bulgular

Nekropsi bulguları

  • Anemi,

  • Mukoz membranlarda ikter olabilir,

  • Dalak büyümüştür,

  • Safra kesesi doludur,

  • Epikardiyum ve perikardiyumda peteşiler,

  • Karaciğerde sarı veya kahverenkli beneklenmeler.


Anaplasmosis ba kl k 1

Anaplasmosis-Bağışıklık-1

  • Hem humoral ve hem de hücresel tiptedir.

  • Humoral bağışıklıkta antikorlar iki tiptedir. Bunlar spesifik antikorlar ve spesifık olmayan autohemagglutinin 'ler ve obsonin'lerdir.

  • Spesifik olmayan immun yanıt spesifik immun yanıtın çalışmasını bozar ve parazitin tamamen yok olmasını engeller. Böylece parazit düşük sayılarda canlılığını sürdürür ve konağın immun yanıtı ile parazit arasında bir denge kurulur (premünisyon, konkomitant bağışıklık).

  • Parazitin konağa girmesinden sonra hücresel immun yanıt klinik tablonun ortaya çıkmasıyla aynı zamanda oluşur.

  • Eğer hayvan bir kere tedavi edilir ve hastalığın akut devresini atlatırsa kuvvetli bir immun yanıt gelişir. Bu yanıt hayvanı bundan sonra klinik enfeksiyonlardan korur.


Anaplasmosis ba kl k 2

Anaplasmosis-bağışıklık-2

  • Antikorlar tek başına koruma sağlamamaktadır. Korunma hem humoral ve hem de hücresel bağışıklıkla sağlanır. Hücresel bağışıklık esas rolü oynar.

  • Daha önce immun hale gelen (aşılı veya hastalığı atlatmış) hayvanda etken duyarlı lenfositlerle karşılaşırsa, lenfositler derhal fagositik makrofajları uyararak enfekte eritrositlerin yok edilmesini sağlar. Burada antikorların opsonize edici etkisi enfekte eritrositlerin fagosite edilerek dolaşımdan uzaklaştırmasını kolaylaştırır.

  • Anaplasma marginale ile A. centrale arasında çapraz bağışıklık oluşur. A.centraleA.marginale’nin alt türüdür. Aşılamada bundan yararlanılır.


Te his2

Teşhis

  • Klinik belirtiler önemlidir. Hemoglobinüri görülmez.

  • Kesin tanı Giemsa yöntemiyle boyanmış kan frotisinde parazitleri görerek yapılır. Parazitler ateş başlamadan önce eritrositlerde çok az sayılarda bulunurlar. Ateşin yükselmesiyle birlikte parazitemi oranı yükselir (%50 lere).

  • Parazitlerin eritrositer formları (merkezi veya kenarda olması) tanıda dikkate alınmalıdır.

  • Serolojik testler; epidemiyolojik araştırmalarda kullanılabilir.


Tedavi

Tedavi

  • Etiyolojik tedavi:

  • Tetrasiklinlerden: Oxytetracycline (5-10 mg/kg iv veya im), Chlortetracycline (1.5 mg/kg po),

  • Imidocarb dipropionate (1.2-2.4 mg/kg sc).

  • Destek tedavi:

  • Hipoksiyi engellemek için 4-6 litre kan nakli yapılır. Bu uygulama hayvan güçlü görünene kadar 48 saatte bir tekrarlanır.

  • Dehidre hayvanlara serum fizyolojik ve izotonik glikoz solüsyonları verilir.

  • Hayvanlar gölgelikli, serin yerlere alınır ve önünde sürekli olarak içme suyu bulundurulur.


Anaplazmoziz korunma ve kontrol

Anaplazmoziz-Korunma ve kontrol

1-Aşılama:

  • Anaplasma centrale (Syn. Anaplasma marginale centrale) ile aşılama: Bu parazit az patojendir. Çapraz bağışıklık nedeniyle Anaplasma marginale enfeksiyonu hafif seyretmektedir.

  • Önce Anaplasma centrale ile aşılama, sonra bağışıklığı kuvvetlendirmek için Anaplasma marginale inokulasyonu,

  • Düşük dozda Anaplasma marginale vererek aşılama,

  • Önce Anaplasma marginale ile aşılama sonra klinik tabloyu ilaçla kontrol etme,

  • Eritrosit stroması içeren ölü A. marginale aşısı

  • Yukarıdaki aşılamaların hepsi olumlu sonuçlar vermektedir. Ancak canlı aşılar hayvanları taşıyıcı yapmaktadır. Ölü aşıda ise oluşan antikorlar kolostrumla buzağıya geçtiğinde isoerythrolysis'e yol açmaktadır.

  • İnaktive edilmiş aşılar üzerinde çalışmalar yapılmaktadır.

    2-Vektör kene ve sokucu sineklerle mücadele yapılır.


Aegyptianella cinsi

Aegyptianella cinsi

  • Kanatlılarda;

  • Aegyptianella pullorum,

  • Aegyptianella moshkovskii

  • Parazitler eritrositlerin içine yerleşir.

  • Ayrıca kablumbağa ve yılanlarda da görülen türler vardır.


Aegyptianella pullorum

Aegyptianella pullorum

  • Güney ve Kuzey Afrika' da,m Güney-Doğu Asya'da, Hindistan'da, Güney-Doğu Avrupa' da, Rusya' da görülmektedir.

  • Konakları tavuk, kaz, ördek, bindi, deneysel olarak güvercin, kanarya, bıldırcın.

  • Konaktaki gelişmesi sırasıyla başlangıç (initial) cisimleri, gelişme formları ve marjinal cisimlerden oluşur.


Aegyptianella pullorum1

Aegyptianella pullorum

  • Vektörü Argas persicus'tur. Kene kan emdikten 25 veya daha sonraki günlerde tükürük bezinde 0.3-0.5 mikron çapında cisimcikler oluşur. Bunlar omurgalı konak için enfektif formlardır.


Aegyptianella pullorum2

Aegyptianella pullorum

  • Parazitler; eritrositlerden başka, lenfosit, nötrofil, eozinofil, monosit ve Kuffer hücrelerinde yerleşirler. Ayrıca kan plasmasında serbest olarak da bulunabilir.

  • Şekli, Giemsa yöntemiyle boyanmış frotilerde vişne çürüğü renginde oval veya yuvarlak cisimcikler olarak görülürler. Genellikle 0.3-1 mikron büyüklükte oval veya küresel cisimler, bazen 4 mikrona ulaşan küresel cisimler olarak gözlenir. Büyük yuvarlak cisimlerin içinde sayıları 26'ya varan, çapları 0.3-0.5 mikron olan cisimcikler taşıdığı gözlenmiştir.


Aegyptianella pullorum klinik belirtiler

Aegyptianella pullorumKlinik belirtiler

  • Genç hayvanlar çok etkilenir.

  • Parazitemi yaşla birlikte azalır. Bir günlük civcivlerin enfeksiyonunda parazitemi %60'a çıkabilirken bir yaşındaki hayvanda %1 ler düzeyindedir.

  • Enfeksiyon şiddeti parazitemiye bağlı olarak değişir.

  • Öldürücü enfeksiyonlar 4 haftalığa kadar olan hayvanlarda görülür.

  • Ayrıca yerli hayvanlar dışardan gelenlerden daha az etkilenir.

  • Klinik olarak; ateş, iştahsızlık, anemi, sarılık, halsizlik, zayıflama ve yeşilimsi ishal görülür.

  • İnkübasyon süresi 2 haftadır.


Aegyptianella pullorum patolojik bulgular

Aegyptianella pullorumPatolojik bulgular

  • Nekropside anemi, dalağın büyümesi, böbreklerde dejenerasyon görülür.

  • İmmun yanıt oluşmasında en önemli organ dalaktır. Dalağı çıkarılan hayvanlarda lezyonlar daha ileri düzeyde gelişir.

  • Enfeksiyon sık sık aynı keneyle bulaştırılan Borrelia anserina enfeksiyonu ile birlikte görülür.


Aegyptianella pullorum tan tedavi kontrol

Aegyptianella pullorumTanı-Tedavi-Kontrol

Tanı:

  • Klinik bulgulara ve Giemsa yöntemiyle boyanmış kan frotilerinde parazitlerin görülmesiyle konur.

    Tedavi:

  • Oxytetracycline veya Chlortetracycline (25-50 mg/kg parenteral tek doz veya 15-30 mg/kg, po) etkilidir. Ayrıca Dithiosemicarbazone (en düşük 50 mg/kg dozda) etkili bulunmuştur.

    Kontrol:

  • Argasid kene mücadelesi yapılmalı.


Haemobartonella cinsi

Haemobartonella cinsi

  • Eritrositlerin içine girmezler, eritrositlerin yüzeyinde oluşan derin çöküntülere yerleşirler.

  • Işık mikroskobunda iki ucu yuvarlak çomaklar, kokkuslar (coccus) veya nadiren halka halinde görülürler. Kokkuslar tek tek veya kümeler halinde veya zincirler halinde dizili olarak bulunurlar.

  • Giemsa yöntemiyle boyanmış frotilerde kırmızı veya kırmızı-mor renkte gözükürler. Büyüklüğü 0.7-3 X 0.1-0.5 mikron,


Haemobartonella cinsi1

Haemobartonella cinsi

  • Bulaşma:

    Genellikle artropodlar vektörlük yapar.

    Ayrıca enfekte kanın inokulasyonu ile de bulaşabilir.

  • Haemobartonella felis** ve H. canis* türleri patojendir. Diğer türler belirli şartlarda (dalak çıkarma gibi) patojen olmaktadır.

  • Haemobartonella enfeksiyonlarında immun yanıtın oluşmasında en önemli organ dalaktır.

  • Kedi, köpek, fare, rat, kobay, gerbil, değişik küçük kemiriciler, sığır, maymun, yarasa, kurbağa, kaplumbağa gibi çok çeşitli hayvanlarda görülmektedir.

  • Bunlardan kedilerde oldukça önemlidir.


Haemobartonella felis

Haemobartonella felis

  • Kedilerde görülür.

  • Işık mikroskobunda büyüklüğü kokkuslar 0.1-0.8 mikron, halka formları 0.8-2 mikron çapında, çomaklar 0.9-1.5 mikron uzunlukta ve 0.2-0.5 mikron kalınlıktadır.

  • Bulaşma enfekte kanın oral yolla verilmesiyle olmaktadır. Bu yüzden doğal bulaşmanın kedilerin kavgaları sırasında birbirlerini kanatmaları sonra bu kanı yalamaları yoluyla olduğu düşünülmektedir. Vektör artropodların bulaşmadaki rolü tartışmalıdır??.


Haemobartonellosis felis

Haemobartonellosis felis

  • “Kedilerin ilerleyici enfeksiyöz anemisi” olarak adlandırılır.

  • Enfeksiyon akut, subakut veya kronik seyredebilir.

  • Akut formda dalgalı ateş, ilerleyen hemolitik anemi görülür.

  • Bazen ölüm görülebilir.

  • Kronik olaylarda klinik tablo ara sıra nükseder.

  • İyileşen hayvanlar taşıyıcı kalır.

  • Hastalıktan en fazla yavru kediler etkilenir.


Haemobartonella felis enfeksiyonlar

Haemobartonella felisenfeksiyonları

Tanı:

  • Klinik tablo şüphesi sonucu, kan frotisinde etkenleri görmekte yapılır.

    Tedavi:

  • Chloramphenicol (im),

  • Oxytetracycline (po),

  • Tetracycline-HCI (po)’den birisi 10-20 gün, günlük doz 100 mg/kg olup, bu günlük doz 3 veya 4'e bölünerek kullanılır.

  • Thioacertarsamide (iv) 1 mg / 10 kg, 3 gün sonra tekrarlanır.

  • Bu ilaçlar klinik durumda düzelme sağlar, paraziti yok etmez.


Haemobartonella canis

Haemobartonella canis

  • Köpeklerde görülür. Işık mikroskobunda

  • büyüklüğü kokkuslar 0.25-1 mikron, halka formları 1-3 mikron arası çapta, çomaklar 3 mikron uzunluğu geçmez. Kokkus formları yaygın olarak, halka formları nadiren görülür.

  • RhipicephaIus sanguinesus vektörüdür.


Haemobartonellosis canis

Haemobartonellosis canis

  • Apatojendir. Arasıra klinik belirtilere yol açar.

  • Klinik olarak anemi, zayıflama, iştahsızlık görülür. En fazla yavru köpekler etkilenir.

  • Klinik tablo ve kan frotisinde parazitleri görmekle tanı konulur.

  • Tedavide etkili bir ilaç?? Ancak geniş spektrumlu antibiyotikler kullanılabilir.


Haemobartonella muris

Haemobartonella muris

  • Ratlarda görülür.

  • Vektörleri;

    PoIypIax spinuIosa (rat bit)**

    XenopsyIIa cheopis (rat piresi)*

  • Normal olarak hayvanlarda herhangi bir klinik belirtiye yol açmaz. Ancak dalak çıkarılması veya immun sisteme zarar verilmesi durumunda patojen olur.

  • Klinik belirtiler olarak iştahsızlık, kilo kaybı, hafif ateş, solunum güçlüğü, şiddetli anemi, löykositozis, bazen hemoglobinüri görülür.

  • Mortalite oranı %30-80 arsında değişir.


Eperythrozoon cinsi

Eperythrozoon cinsi

  • Bu cinstekiler eritrositlerin yüzeyine yapışırlar, fakat içine girmezler. Parazitler aynı zamanda kan plazmasında da bulunur. Eritrosite gevşek olarak bağlanmıştır. Bu yüzden antikoagulantlı olarak alınan kan biraz çalkalanırsa bunlar eritrosit yüzeyinden ayrılırlar ve plazmaya geçerler.

  • Kan frotilerinde çoğunlukla halka veya kokkus biçiminde, seyrek olarak çomak şeklinde görülürler.

  • Giemsa yöntemiyle boyanmış kan frotilerinde parazitler soluk kırmızı, kırmızı-mor renklerde, 0.5-3 mikron.


Di er protozoal enfeksiyonlar

Eperythrozoon


Eperythrozoon cinsi1

Eperythrozoon cinsi

  • Haemobartonella türleri ile karıştırılabilir.

  • Haemobartonella türlerinde çomak formları yaygındır.

  • Eperythrozoon türleri Haemobartonella türleri gibi eritrosit yüzeyinde çöküntüler oluşturarak içine girmezler. Bu yüzden eritrositle ilişkisi zayıftır ve kan plazmasında da sıklıkla görülürler.

  • Parazitin bulaşması bir çok türde artropod vektörlerle olur. Ayrıca enfekte kanın inokulasyonu ile de bulaşabilir.

  • Çok sayıda tür vardır. Ancak domuzlarda bulunan Eperythrozoon suis türü patojendir.

  • Türler;

  • E. suis, E. parvum, E. ovis, E. Wenyoni, E. coccoides.


Eperythrozoon suis eperythrozoon parvum

Eperythrozoon suis Eperythrozoon parvum

  • Her ikisi de domuzlarda bulunur.

  • E.suis büyük olup, halka formları 2-3 mikron çapta,

  • E.parvum daha küçük olup, genellikle 0.5-0.8 mikron çapındadır.

  • Vektörleri ve bulaşması;

    Haematopinus suis (domuz biti) ve

    parenteral inokulasyonlarla olmaktadır.


Domuzlarda eperytrozoonosis klinik patolojik bulgular

Domuzlarda eperytrozoonosisKlinik-patolojik bulgular

  • Klinik olarak;

  • Eperythrozoon suis enfeksiyonunda yüksek ateş, anemi, iştahsızlık, sarılık.

  • Hastalık genç domuzlarda özellikle süt emen yavrularda çok şiddetli seyreder. Yavru domuzların bir çoğu ölür.

  • Nekropside;

  • anemi, sarılık, karaciğerin kahverengine dönmesi, safra kesesi dolu, dalak büyümüş ve hiperplastik, kemik iliği hiperplastiktir.


Eperytrozoonosis tan tedavi

EperytrozoonosisTanı-tedavi

Tanı

  • klinik tabloya ve Giemsa ile boyanmış kan frotilerinde parazitleri görerek yapılır.

    Tedavi

  • Oxytetracycline 50-100 mg/kg, günlük doz üçe bölünerek oral yolla verilir. Aynı ilaç 4 mg/kg günlük dozda kas içi veya intravenöz verilirse etkili olur.


Eperythrozoon ovis eperythrozoon wenyoni

Eperythrozoon ovisEperythrozoon wenyoni

  • Eperythrozoon ovis koyunlarda, E. wenyoni sığırlarda görülür.

  • Tabanidae ailesindeki sineklerle bulaştırılır.

  • Her iki tür de Dünya'da yaygındır.

  • Genellikle belirgin bir klinik tabloya yol açmaz.

  • Seyrek olarak görülen klinik tablodaki belirtiler, düzenli veya düzensiz ateş, anemi, ikter.


Eperythrozoon coccoides

Eperythrozoon coccoides

  • Laboratuvar farelerinde görülür.

  • Polyplax serrata (fare biti) vektörlük yapar. Paranteral veya oral inokulasyonlarla da bulaşabilir.

  • Klinik olarak şiddetli anemi, parazit fare hepatit virusu ile birlikte olduğunda öldürücü hepatit şekillenmektedir.

  • Bu durum E.coccoides'in konağın interferon üretimini baskılamasından ileri geldiği sanılmaktadır.

  • E. coccoides enfeksiyonu ayrıca farelerde yapılan hematolojik ve immunolojik çalışmalarda sonuçları etkilemektedir.


Ehrlichiae cinsi

Ehrlichiae cinsi

  • Konakları memelilerdir.

  • Dolaşım kanındaki löykositlere yerleşir.

  • Löykositler içinde sitoplazmik inkluzyonlar olarak görülürler.

  • Konaktan konağa geçiş Ixodid kenelerle olur.

  • Konakta ;mononükleer löykositlerin (Ehrlichia canis, E.bovis, E.ovina) ve granülositlerin (Ehrlichia phagocytophilia, E.ondiri, E.equi) sitoplazmalarında bulunurlar.

  • Parazitemi, E. phagocytophilia, E.ovina ve E. equi enfeksiyonlarında ateşin yüksek olduğu dönemlerde oldukça yüksektir.


Di er protozoal enfeksiyonlar

Ehrlichia, morfoloji


Ehrlichiae cinsi1

Ehrlichiae cinsi

  • Parazit, Giemsa veya May-Grünwald + Giemsa yöntemiyle boyanmış kan frotilerinde kırmızı, leylak rengi veya koyu mavi renklerde görülür.

  • Işık mikroskobunda aşağıdaki üç değişik formda görülür.

    1- Küçük elementer cisimcik: 0.2-0.6 mikron,

    2- İnitial cisimcik (Başlangıç cisimciği): Elementer cisimcikten daha büyüktür. Çapı bütün türlerde 0.4-2 mikron arasındadır.

    3- Morula (Elementer cisimcikler kütlesi): En büyük formdur. Çapı bütün türlerde 3 -6 mikron arasındadır. Işık mikroskobunda granüllü bir yapı gösterir.


Ehrlichia canis

Ehrlichia canis

  • Köpekte ve yabani karnivorlarda görülür.

  • Dünya’da yaygındır.

  • Konakta öncelikle yerleştiği yer dolaşım kanındaki mononükleer löykositlerin sitoplazmasıdır.

  • Bulaşma Rhipicephalus sanguineus'un vektörlüğü ile olur.

  • Yaptığı hastalığa; köpek (canine) ehrlichiosis'i veya Tropikal köpek ( canine) pancytopenia' si denir.


Ehrlichiosis canis

Ehrlichiosis canis

  • Enfeksiyon pancytopenia, özellikle de thrombocytopenia ile karakterizedir.

  • Ölüm nedenleri;

  • 1- Trombosit yetersizliği nedeniyle kontrol edilemeyen kanama,

  • 2-Löykosit yetersizliği nedeniyle sekunder enfeksiyonlar,

  • Enfeksiyon küçük yavrularda öldürücü seyreder.

  • İnkubasyon süresi 10-14 gün sürer. İnkubasyon süresi boyunca dolaşım kanındaki kan hücrelerinin (eritrosit, löykosit, trombosit) sayısı ilk klinik belirtiler çıkana kadar giderek azalır ve ateş çıktığı zaman en düşük düzeye iner.


Di er protozoal enfeksiyonlar

Ehrlichiacanis

• Köpekte ve yabani karnivorlarda görülür.

– canine monocyticehrlichiosishastalığını yapar

• Veya Tropicalcaninepancytopeniada denir.

• Dünya’da ve Türkiye’de yaygındır.

• Konakta mononükleer lökositlerin sitoplazmasına

yerleşir

• Rhipicephalussanguineustarafından bulaştırılır

– Transstadial nakil

Ehrlichiacanis in an agranulocyte,

monosit

vektör


Ehrlichia canis enfeksiyonlar

Ehrlichia canis enfeksiyonları

  • Enfeksiyon klinik olarak üç devrede görülür. Bunlar;

  • 1-Ateş devresi: Bu devrede 2 gün ile 3 hafta arasında sürer. İntermitent yüksek ateş, iştahsızlık, kilo kaybı, lenf yumrularının büyümesi, bazen korneada opaklık (beyazlanma), konjuktivitis, pnöymoni, bacaklarda ve skrotumda ödem, kusma.

  • 2-Subklinik devre: Bu devrede köpek klinik olarak iyileşmiş gözükür. Ancak kan hücrelerinin sayısı özellikle trombosit sayısı hala baskılanmış bir şekilde azdır.

  • 3-Son devre: Pancytopenia, seroza ve mukozalarda yaygın kanamalar gelişir ve genellikle sekunder enfeksiyonlara yenik düşer.


Ehrlichia canis enfeksiyonlar1

Ehrlichia canis enfeksiyonları

  • Tanı:

  • Klinik belirtiler,

  • Giemsa ile boyanmış kan frotilerinde özellikle mononükleer löykositler içinde parazitleri görmekle yapılır. Ancak parazit sayısı ateşin yüksek olduğu zaman bile kanda çok azdır.

  • Ayrıca değişik serolojik teknikler de kullanılır.

  • Tedavi:

  • Tetracycline bileşikleri kullanılır.

  • Kontrol ve korunma:

  • Kene mücadelesi esas alınır.


Ehrlichia bovis

Ehrlichia bovis

  • Sığırlarda görülür.

  • Kuzey ve Orta Afrika'da, Orta-Doğu'da,

  • Dolaşım kanında mononükleer löykositlerin sitoplazmasına yerleşir.

  • Bulaşma; Amblyomma, Rhipicephalus ve Hyalomma cinslerindeki kenelerle olur.

  • Enfeksiyon akut, subakut veya kronik seyirli olur.

  • Klinik olarak iştahsızlık, ateş, koordinasyon bozukluğu, lenf yumrularında büyüme görülür.

  • Enfeksiyon yerli sığırlarda hafif fakat enfekte bölgeye dışardan giren ithal hayvanlarda şiddetli seyreder.


Ehrlichia bovis enfeksiyonlar

Ehrlichia bovis enfeksiyonları

  • Giemsa yöntemiyle boyanmış kan frotilerinde lenfeosit ve monositlerin sitoplazması içinde parazitler aranır. Ancak ateşin yüksek olduğu zaman bile parazit sayısı oldukça azdır.

  • Tropik Afrika'da görülen ve benzeri bir enfeksiyona neden olan Cowdria ruminatium ayırt etmek gerekir. Cowdria ruminatium esas olarak özellikle beyindeki endotelial hücrelere yerleşir.

  • Tedavide Oxytetracycline (5 mg/kg im, dört gün süreyle), Streptomycine-Penicillin (3 g + 3 milyon ünite, im, her gün) kullanılır.

  • Kontrol ve korunmada kene mücadelesi önemlidir.


Ehrlichia ovina

Ehrlichia ovina

  • Parazit Kuzey ve Orta Afrika'da koyunlarda dolaşım kanında mononükleer hücrelerde görülür.

  • Bulaşma; Tropik Afrika'da Rhipicephalus evertsi, diğer yerlerde Rhipicephalus bursa vektörlüğü ile olur.

  • Yüksek parazitemi olmasına rağmen hafif şiddette bir enfeksiyona neden olur.

  • Klinik belirtiler, tanı, tedavi, kontrol ve korunma sığırlardaki E. bovis enfeksiyonundakine benzer.


Ehrlichia phagocytophilia

Ehrlichia phagocytophilia

  • Avrupa’da görülür. Parazit sığır, koyun, keçi ve yabani ruminantların dolaşım kanındaki nötrofil ve eozinofillerin sitoplazmasına yerleşir.

  • Bulaşma lxodes ricinus adlı kenenin vektörlüğü ile olur (Transstadial nakil).

  • Klinik belirtiler;

  • inkübasyon süresi 4-11 gün,

  • yüksek ateş, gebe koyun ve sığırlarda abort,

  • giderek artan kilo kaybı,

  • immun sistem baskılandığı için sekunder enfeksiyonlar daha çok görülür.

  • nekropside dalak ve lenf yumrularında hipertrofi görülebilir.


Ehrlichia phagocytophilia1

Ehrlichia phagocytophilia

  • Tanı:

  • Giemsa yönteImiyle boyanmış kan frotilerinde nötrofil ve eozinofillerin sitoplazması içinde parazitler aranır.

  • Tedavide;

  • Oxytetracycline-LA (5 mg/kg, im) ,

  • Kontrol ve korunmada;

  • kene mücadelesi yapılmalıdır.


Di er protozoal enfeksiyonlar

Ehrlichiaphagocytophilia

nötrofillerde

Hepatozooncanis, monosit ve nötrofillerdegametositler


Ehrlichia cytoecetes ondiri

Ehrlichia (=Cytoecetes) ondiri

  • Doğu Afrika’da yüksek otlaklardaki sığırlarda görülür.

  • Granülositlerin sitoplazmasına yerleşir.

  • Haemaphysalis cinsi kenelerle bulaşır.

  • Klinik belirtiler;

  • inkübasyon süresi 1-2 hafta, yüksek ateş, ağız, burun, vulva, göz, sindirim kanalı, idrar kesesi, perikardium, endokardium mukoza ve serozalarında peteşiyel ekzantemler görülür.

  • Ölüm sindirim kanalındaki yaygın kanamalar ve akciğer ödeminden olur.

  • Tanı boyanmış kan frotilerinin mikroskobik incelenmesi ile olur. Frotilerde parazitlere ender olarak rastlanır.

  • Tedavi, kontrol ve korunma E. bovis enfeksiyonundaki gibidir.


Ehrlichia equi

Ehrlichia equi

  • Atlar konağıdır.

  • Amerika Birleşik Devletleri'nde (Kalifornia),

  • Nötrofillerin arasıra da eozinofillerin sitoplazmasında görülmektedir.

  • Klinik olarak; ateş, depresyon, ataksi, bacaklarda ödem, peteşiel kanamalar ve ikterus görülür.

  • Tanı; kan frotilerinde parazitlerin görülmesiyle yapılır. Ayrıca serolojik olarak lFA testi de uygulanmaktadır.

  • Tedavide; Tetracycline (7 mg/kg, iv, günlük dozda 8 gün süreyle) oldukça etkilidir.

  • Hastalıktan iyileşenler 2 yıl bağışık kalır ve taşıyıcı olmazlar.


Pneumocystis carinii

Pneumocystis carinii

  • İnsan, memeli ve kanatlı hayvanlarda,

  • Dünya'da yaygın,

  • Akciğerlerde alveollere yerleşirler.

  • Sistematikteki yeri???

  • Apicomplexa filumunda yer alması güçlü ihtimaldir.

  • Mantarlar içinde değerlendirilen görüşlerde vardır.


Pneumocystis carinii morfoloji

Pneumocystis carinii-morfoloji

  • Küçük trofozoitler (Küçük formlar, Başlangıç cisimleri): küçük, nisbeten yuvarlak veya oval ve ince duvarlı cisimciklerdir. 1.2-2 mikron, bir arada yığınlar halinde bulunurlar.

  • Büyük trofozoitler (Amoeboid formlar): oldukça düzensiz (amoboid) yapılardır.1.2-5 mikron,

  • Prekistik formlar: oval yapılı, dış yüzü düz, dış duvarı kalındır.

  • Kistik formlar: İçinde 8' e kadar intrakistik cisim (spor) bulunan bir kabuk gibi ve kist duvarı oldukça kalındır.

  • İntrakistik cisimler: ana kist hücrenin içinde bulunurlar.


Di er protozoal enfeksiyonlar

Pneumocystosis


Pneumocystis carinii ya am emberi

Pneumocystis cariniiYaşam çemberi

  • Konaktan konağa hava yoluyla bulaştığı sanılmaktadır. İntrauterin bulaşma da olabilmektedir.

  • Yaşamı sırasında enfekte alveollerde görülen devreler şunlardır:

  • 1-Trofozoitler veya gelişme formları:

    a-Küçük trofozoitler (Küçük formlar, başlangıç cisimleri)

    b-Büyük trofozoitler (Amoeboid formlar)

  • 2- Prekistik formlar

  • 3- Kistik formlar

  • 4- İntrakistik cisimler

  • 5- Trofozoitler


Pneumocystis carinii patogenez

Pneumocystis cariniiPatogenez

  • Latent enfeksiyonlar çok yaygındır.

  • Fırsatçı bir parazittir. Klinik enfeksiyonlar immun sistemi iyi gelişmemiş, bozulmuş, baskılanmış kişilerde görülür. Prematüre bebekler, bebekler, çok yaşlılar, immün depresif hastalığa yakalananlar, immun depresif ilaç alanlar.

  • Hayvanlarda da uzun süreli ağır kortizon uygulamalarıyla latent enfeksiyon klinik enfeksiyona dönüşmektedir.

  • Hastalığın patogenezi parazitlerin yığınlar halinde köpüklü bir materyalle alveol duvarına yapışması, alveolleri doldurması sonucu gaz alış verişini engellemesine ilişkilidir.


Pneumocystis carinii klinik belirtiler

Pneumocystis cariniiklinik belirtiler

  • Çoğunlukla solunum sistemine yoğunlaşmıştır,

  • Öksürük, solunum sayısının artması,

  • Taşikardi, solunum güçlüğü,

  • Arasıra göğüs ve karın ağrısı,

  • Ateş hafif yükselir,

  • Akciğerlerin röntgeninde infiltrasyon nedeniyle yoğunluk oluşması. İnsanlarda yoğunluk nedeniyle kelebek kanadı görüntüsü ortaya çıkar.

  • Çoğu hastada hafif eozinofilili löykositozis,

  • Tedavi edilmeyenlerde %20-60 arası ölüm.


Pneumocystis carinii patolojik bulgular

Pneumocystis cariniipatolojik bulgular

  • Patolojik lezyonlar sadece akciğerlerde görülür.

  • Makroskobik olarak akciğerler;

  • Büyümüştür.

  • Sert bir lastik yoğunluğundadır.

  • Göğüs kafesi açıldığında sönmezler.

  • Kesit yüzleri kurudur.

  • Kesit yüzlerinde gri, kahverengi ve pembe renkli koyu alanlar görülür.

  • Yer yer nekroz odakları olabilir.

  • Yaygın mediastinal amfizem ve arasıra spontan pnöymotoraks olabilir.


Pneumocystis carinii patolojik bulgular1

Pneumocystis cariniipatolojik bulgular

  • Mikroskobik olarak akciğerlerde görülen değişiklikler;

  • a-Histopatolojide predominant olarak plasma hücreleri, histiositler ve lenfositler olmak üzere yığınlar halinde mononükleer hücre infiltrasyonu vardır.

  • b-Histopatolojide HE boyamasında köpüklü, ince granüllü eozinofilik eksudat alveol boşluklarını doldurur.

  • Pneumocystiosis immun yetmezlik hastalıkları, viral ve bakteriyel pneumoniler, tümörler, AIDS, toxoplasmosis gibi hastalıklarla beraber seyreder.


Pneumocystis carinii tan

Pneumocystis cariniiTanı

  • Hastanın anemnez bilgileri ve hayat hikayesi, immun sistem yetmezliği yada bozukluğunun bulunup bulunmaması,

  • Solunum sistemi ile ilgili klinik belirtiler,

  • Röntgende akciğerlerde yoğunluk görülmesi,

  • Histopatolojide parazitler GMS ( Gomori methamine silver) boyası ile boyanır ve 2-6 mikron çapında etkenler görülür,

  • Akciğerlerden hazırlanan sürme frotilerde etken aranır,

  • Akciğerlerden baskı (tuşe) frotileirnde köpüklü materyal içinde kistler aranır,

  • Akciğer aspirasyon sıvısında parazitler aranır,

  • Serolojik testler.


Pneumocystis carinii tedavi

Pneumocystis cariniiTedavi

  • Etiyolojik tedavi:

  • Antifolat bileşikleri:

    sulfadiazine, pyrimethamine.

  • Diamidine bileşikleri:

    stilbamidine, hydroxystilbamidine, pentamidine.

  • Kombine kullanılanlar:

    Pyrimethamine+sulfadiazine

    Pyrimethamine+sulfadiazine+stilbamidine

    Pyrimethamine+sulfadiazine+pentamidine

    Destek tedavi:

  • Oksijen verilir ve dinlendirilir,

  • Sekunder veya birlikte seyrettiği diğer hastalıklara karşı ilaç kullanılır.


  • Login