1 / 93

KİŞİLERARASI İLETİŞİM

KİŞİLERARASI İLETİŞİM. Prof. Dr. Şefik Yaşar syasar@anadolu.edu.tr. Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü. Sunu İçeriği. İletişim Nedir? İletişimin Önemi İletişimin Ögeleri İletişim Çeşitleri İletişimi Etkileyen Faktörler Yönetimde İletişim

Download Presentation

KİŞİLERARASI İLETİŞİM

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. KİŞİLERARASI İLETİŞİM Prof. Dr. Şefik Yaşar syasar@anadolu.edu.tr Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü

  2. Sunu İçeriği • İletişim Nedir? • İletişimin Önemi • İletişimin Ögeleri • İletişim Çeşitleri • İletişimi Etkileyen Faktörler • Yönetimde İletişim • Çocukla Etkili İletişim Yöntemleri

  3. İletişim Nedir? İletişim kelimesi Fransızca “communication” ve Latince’deki “communicatio” sözcüklerinin karşılığıdır. Sözcüklerin kökenindeki “communis” kavramı birçok kişiye ya da nesneye ait olan anlamları ifade etmektedir.

  4. İletişim farklı biçimlerde tanımlanmaktadır: • Bir canın bir cana değmesi, • Düşünce ve görüşlerin sözlü olarak karşılıklı alışverişi, • Bizim başkalarını, başkalarının da bizi anlamalarına yarayan süreç, • Sözcüklerin, resimlerin, figürlerin, grafiklerin, vb. sembollerin kullanılarak bilgi, düşünce, duygu ve becerilerin aktarılması süreci, • Bir kaynağın davranışlarını kasıtlı biçimde etkilemek üzere bir alıcıya mesajlar iletmesi

  5. Bu bağlamda iletişim: • İnsanlar arasındaki duygu ve fikirlerin akışıdır. • Bir kimsenin düşüncelerini ve duygularını başkalarına açık seçik olarak belirtme sürecidir. • Bireyler arasındaki anlamları ortak kılma sürecidir. • Bir kaynağın bir mesajı bir kanal üzerinden alıcıya iletmesi sürecidir. • Seçilmiş bir haberin, bir haber kaynağından belli bir mesafeye iletilmesi sürecidir.

  6. İletişim sadece konuşma değildir. İletişim aynı zamanda: • Ne söyleyeceğimizi bilmek, • Bunu ne zaman söylemenin uygun olacağına, • Nerede söylemenin doğru olduğuna karar vermek, • En iyi nasıl söyleneceği konusunda fikir yürütmek, • Olayları basite indirgeyerek sunabilmek, • Akıcı bir dille ve karşımızdaki kişiyle göz teması kurarak konuşabilmek, • Dikkati yoğunlaştırabilmek, • Karşımızdaki kişinin mesajı anlayıp anlayamadığını kontrol etmektir.

  7. İletişimin Önemi • İletişim gündelik yaşamımızda bize; • nesneleri, insanları tanımlar, • işbölümü içinde farklı toplumsal roller yüklenmiş insanlara bu rolleri yerine getirirken, bu rol dağılımından oluşan toplumun yaşam tarzını öğretir, • yeniden üretimi için gereken değerlendirme biçimlerini aşılar • toplumsal sistemin sürmesini, kendini yeniden üretmesini sağlar.

  8. İletişimin İşlevleri • Temel işlevleri:bilgilendirme, eğitme, öğretme, eğlendirme, denetleme, yönlendirme, ikna etme, duyguları dile getirme, toplumsal ilişki kurma, sorun çözme, uyarma vb. • Toplumsal açıdan işlevleri:haberdar etme, sosyalleşme, güdüleme, toplumun bireyleri arasında etkileşimi sağlama, kuşaklar arası kültürü aktarma, eğlence vb. • Kaynak açısından işlevleri:gereksinimleri karşılamak, çıkarları korumak, amaçlara ulaşmak, hedefi yönlendirmek, etkilemek, kendini ifade etmek vb. • Alıcı açısından işlevleri:dinleme, izleme, okuma gibi etkinliklerle bilgi, beceri, estetik, duygu vb. gereksinimleri karşılamak.

  9. Dünyanın birçok yerindeki çatışmaların kökeninde, bilinçsiz koşullar altında yaratılan iletişim düzensizliği yatar. • Bilinçli bir iletişim, anlamlı yaşama, anlamlı yaşam da sakin ruh halinin gelişmesine yol açar. Böylece geliştirilen iletişim becerileri hem bireyin, hem toplumun yaşamına zenginlik ve saygınlık katar.

  10. Etkili bir iletişimin bireylere ne kazandırır? • Başkalarını daha iyi anlayabilir, kendinizi daha iyi ifade edebilirsiniz. • İnsanlarla içten ilişkiler kurabilirsiniz. • Doğru bilgilere daha çabuk ulaşabilirsiniz. • Yaratıcılığınız gelişir. • Gereksiz tartışmaları önlersiniz. • Başkalarını daha az incitirsiniz.

  11. Öfke, korku ya da çekingenliği önleyebilirsiniz. • Karşıdakine saldırmadan fikirlerinizi savunabilirsiniz. • Başkalarına yapıcı eleştirilerde bulunabilirsiniz. • Karşıdaki kişiyle onu kırmadan tartışabilirsiniz. • Fikir ve önerilerinize daha kolay destek bulabilirsiniz. • İnsanlarla daha rahat işbirliği yapabilirsiniz.

  12. Sizinle birlikte çalışan insanları yönetme ve yönlendirmede çok daha az zaman ve enerji harcarsınız. • Katıldığınız toplantılar daha etkili geçer. • Problem çözme yeteneğiniz gelişir. • Zor insanlarla başa çıkabilirsiniz. • Yaptığınız işi daha çok seversiniz. • Başkalarının fikir, deneyim, alışkanlık ve tutumlarından daha çok yarar sağlayabilirsiniz.

  13. İletişim Sürecinin Temel Ögeleri • Kaynak • Mesaj • Kanal • Alıcı • Dönüt

  14. Kaynak • Kaynak: İletişim sürecini başlatan, mesaj gönderen öğedir. • Kaynak mesajı alıcıya gönderen kişi, grup, kurum ya da toplum olabilir. • Kaynak bir düşüncesini ya da bu düşünceyle ilgili davranışı anlam yükleyerek alıcıya göndermek istediği zaman, onu önce ses, söz, mimik, ışık, renk, yazı, resim gibi sembollerden en az biri ile yapılmış bir mesajı bir araç ya da yöntem yardımıyla alıcının duyu organlarından en az birine iletmek zorundadır. • Kaynak birçok etmenden etkilenmektedir. Bunlar: • İletişim Becerisi • Tutumlar • Deneyim ve bilgi • Çevresel, kültürel ve toplumsal ögeler

  15. Mesaj • Mesaj:“iletilmek istenen anlam, içeriğin kendisi; söz ya da yazı ile verilen, gönderilen ve belli bir anlamı olan haber; konuşmacı ile dinleyici ya da kaynak ile alıcı arasındaki ilişkiyi sağlayan ögedir” biçiminde tanımlanabilir. • Kaynağın alıcıya gönderdiği her türlü söz, işaret, ses mesajdır. Bir mesaj ele alındığında üç noktaya dikkat etmek gerekir. • Mesaj kodu • Mesaj içeriği • Mesaj geliştirme

  16. Kanal Kaynak ve alıcı arasındaki bağdır. Mesajların üzerine yüklendiği fiziksel araçlardır. Mesajları taşıyan kanallar fiziksel (ses dalgaları, ışık dalgaları), teknik (telefon, telgraf, internet) ya da sosyal nitelikte (okul, televizyon, sinema) olabilir.

  17. Alıcı • Kaynaktan gelen mesajları alıp yorumlayan ve bunlara sözlü, sözsüz tepkide bulunan kişi ya da gruplardır. Alıcı, kendisine ulaşan bilginin cevabını, karşı mesaj halinde geriye ya da başkalarına yansıttığı zaman, tepkisini ortaya koyarken kendisi kaynak durumuna dönüşür. • İletişimin başarısında, hem kaynağın hem de alıcının iletişim bakımından yeterlilikleri, iletişim konusundaki tutumları ve istekleri önemli ölçüde etkilidir.

  18. Dönüt: • Kaynak tarafından gönderilen mesajı alan ve onu yorumlayan alıcı, artık kendisi bir kaynak durumuna dönüşür ve tepkisini kaynağa aktarır. • Dönüt, kaynağın mesajının alınıp alınmadığının, alındıysa alıcı tarafından doğru olarak algılanıp algılanmadığının öğrenilmesini sağlar. Bu tepkileri değerlendiren gönderici gerek duyarsa daha sonraki mesajlarında değişikliğe gidebilir.

  19. İletişim kaynak ve alıcı arasında çift yönlü bir süreçtir. Bu süreçteki ögelerin özellikleri ve gerçekleşme düzeyi iletişim çeşitlerinin ortaya çıkmasını sağlamaktadır.

  20. İLETİŞİM ÇEŞİTLERİ(SÖZEL İLETİŞİM) Prof. Dr. Şefik Yaşar syasar@anadolu.edu.tr Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü

  21. İletişim Çeşitleri • Sözel iletişim • Sözsüz iletişim

  22. Sözel İletişim • Sözel iletişim yüzyıllardan beri kullanılan iletişim biçimidir. • Geleneksel bir iletişim türü olan sözel iletişim toplumların kültürel kimliklerinin korunmasında, geleneklerin yaşatılmasında önemli bir yere sahiptir. • Sözel iletişimin temel ögesi konuştuğumuz dildir.

  23. Sözel iletişimin etkili bir biçimde geçekleşmesinde konuşma ve dinleme etkinlikleri önemli bir yere sahiptir. Çünkü bireysel ve toplumsal ilişkilerimizde sürekli olarak konuşan ve dinleyen konumunda bulunuruz.Bazen şu tür yakınmalarda bulunuruz: • Söylediklerimi hiç anlamıyorlar. • Anlamak istemiyorlar. • Dinlemesini bile bilmiyorlar ki. • Anlatmasını bir türlü beceremiyor. • Beni dinlemiyorlar. O yüzden yanlış yapıyorlar. SÖZEL İLETİŞİM BECERİLERİ

  24. Konuşma • Konuşma, duygu ve düşüncelerimizi, görüp yaşadıklarımızı karşımızdakilere sözcükler aracılığıyla gönderme (iletme) işidir. • Kişiliğimizi de, gelişimimizi de belirleyen ana ölçüt konuşmadaki yetkinliğimizdir. • Özellikle avukatlık, yöneticilik, öğretmenlik, politikacılık ve satıcılık gibi bazı iş dalları konuşma sanatında ustalık gerektirir. • Katıldığımız konuşmalar, konferanslar, açık oturumlar, toplantılar gibi etkinliklerde varlığımızı kanıtlamak, kendimizi kabul ettirmek, konuşmamızın gücüne bağlıdır.

  25. Bülbülün çektiği dili belasıdır. Sözünü bilen kişinin Yüzünü ağ ede bir söz Sözünü pişirip diyenin İşini sağ ede bir söz Söz ola kese savaşı Söz ola kestire başı Yunus Emre İletişim sürecinde konuşma becerilerimizi geliştirmemiz ve iyi bir konuşmacı olmamız önemlidir.

  26. İyi bir konuşmacıda aranan nitelikler: • Konuşma eylemini oluşturan ögelerin önemini bilir. • Konuşma en az beş ögeden oluşur. Bunlar ses, telaffuz, konuşma dinamiği, sözcük hazinesi, üsluptur. • Ses: Konuşma sırasında telaffuz edilen ve işitilen ögedir. İyi bir konuşmada sesin işitilebilir, akıcı ve hoşa gider olması gerekmektedir. Sesin şiddeti, hangi koşullarda konuşuluyorsa koşullara uygun olmalı, gerektiğinde alçaltılıp yükseltilmelidir. • Telaffuz: Sözcükleri doğru telaffuz edemediğimizde, etkili bir konuşma yapmamızın ne kadar zor olduğunu görürüz.

  27. İyi bir konuşmacıda aranan nitelikler (devam): • Konuşma dinamiği:Duygu, düşünce ve isteklerimiz konuşma dinamiği içerisinde yer almalıdır. • Sözcük hazinesi:Yazmada veya söylemedeki rahatlığımız ve verimliliğimiz kullanabildiğimiz sözcüklerin fazlalığı ile doğru orantılıdır. • Üslup: En kısa tanımıyla üslup deyiş-söyleyiş özelliğidir. Çok hızlı ya da çok yavaş konuşma biçimi; sözcükleri yaya yaya, kesik kesik, kopuk kopuk söyleme biçimi, tek düze bir konuşma biçimi, yersiz ve yanlış duraklarla yapılan konuşma biçimi, konuşmamızı olumsuz biçimde etkilemektedir.

  28. İyi bir konuşmacıda aranan nitelikler (devam): • Konuşmasını sağlam bilgilere dayandırır. • Konuşma öncesinde kendisini ve konusunu iyi hazırlar. • Dinleyicilerin ilgi ve dikkatini toplar. • Canlı bir dil ve hareketli bir üslup kullanır. • Etkili ses tonu ve el yüz hareketlerini kullanır. • Tanımlamalara, örneklere, açıklamalara, karşılaştırmalara, kanıtlara, istatistiksel bilgilere, gerekli tekrarlara ve görsel yardımcılara yer verir.

  29. İyi bir konuşmacıda aranan nitelikler (devam): • Gözlem gücü gelişmiştir. • Ahlaksal sorumlulukları bulunduğunu hatırından çıkarmaz. • Konuşma hızını ayarlamasını bilir. • Konuşmasını kendi kişiliği ile bütünleştirir. • Dinleyicisini yakından tanır. • Dinleyicilerle yüz yüze iletişim kurar. • Konuşmasının belli bir amaca yönelik olduğunu bilir.

  30. İyi bir konuşmacıda aranan nitelikler (devam): • Kendi kendisinin titiz bir eleştiricisidir. Bu amaçla kendisine şu soruları sorar: • Söylediklerimi karşıdakiler kolayca anlayabiliyor mu? • Düşündüklerimi açık ve etkili bir biçimde belirtebiliyor muyum? • Sözcükleri söylerken söyleyiş ve dil yanlışlıkları yapıyor muyum? • Sesimi duygu ve düşüncelerimizi besleyecek, zenginleştirecek bir yönde kullanabiliyor muyum? • Tekdüze mi, yoksa canlı ve hareketli bir biçimde mi konuşuyorum? • El ve yüz hareketlerimi kullanırken birtakım yapmacık durumlara düşüyor muyum?

  31. Ancak unutulmamalıdır ki, iyi bir konuşmacı olmanın birinci koşulu iyi bir dinleyici olmaktır. İyi bir dinleyici olmadıkça, iyi konuşmaya olanak yoktur. “Herkes konuşmak istiyor, bazıları düşünmek de istiyor, ama hiç kimse dinlemek istemiyor.”

  32. Dinleme: Dinleme, bireyin, seslerin ve konuşma görüntülerinin farkında olmasıyla ve onlara dikkatini vermesiyle başlar. Belli işitsel işaretleri tanıması ve hatırlamasıyla sürer ve anlamlandırmasıyla son bulur .

  33. Dinleme türleri : • Görünüşte Dinleme:Dinlermiş gibi görünmek, ama aslında biraz sonra ne söyleyeceğimizi düşünmek ya da başka şeyler düşünmek. • Savunmada Dinleme:Dinlerken söylenenler içinde bize yönelik bir eleştiri ya da saldırı olup olmadığını araştırmak. • Seçerek Dinleme:İlk önce görünüşte dinlemedeyken daha sonra ilgimizi çeken bir konudan söz edildiğinde kulak kesilmek. • Tuzakçı Dinleme:Konuşanın sözlerine, bir açığını yakalayıp üzerine yüklenmek amacıyla kulak vermek.

  34. Denetçi Dinleme:Karşımızdakilerin bize nasıl tepki verdiğini ve istediğimiz sonucu alıp almadığımızı ölçmek için dikkat kesilmek. • Nezaketen Dinleme:Dinlememek ayıp olduğu için dinlermiş gibi yapmak. • Ürkek Dinleme:Karşımızdakini dinlemek istemediğimizi açıkça söyleyemediğimiz için dinleme tavrı takınmak.

  35. İyi dinlemeyi engelleyen kimi etmenler konuşan ile dinleyen arasındaki iletişimin yetersizliğine neden olmaktadır. İyi dinlemeyi engelleyen faktörler şunlardır: • Konuyu ilginç bulmamak • Konuşanda kusur bulmaya çalışmak • Konuşmadaki bazı noktalara aşırı duyarlılık göstermek • Sahte dikkat • Dikkatin kopmasına neden olmak ya da aldırmamak • Düşünce hızından yeterince yararlanmamak

  36. Çok önem taşımasına rağmen, dinleme insanlar tarafından yanlış anlaşılmaktadır. Bu durum da iletişimi doğrudan etkilemektedir. Dinleme ile ilgili olarak üç kavram önem taşır. Bunlar : • Dinleme işitme değildir. • Dinleme becerisi doğal değildir. • Bütün dinleyiciler aynı mesajı almazlar.

  37. Etkili ve iyi bir dinleyici olmak için: • Öncelikle kaynağın aktarmak istediği ya da sizin anlamak, bilmek, öğrenmek istediğiniz temel mesajı belirleyin. Kaynaktan gelecek her türlü mesaj arasında hangisini seçeceğinizi belirleyin. • Dinler gibi gözükmeyin, kaynağın aktarmak istediği duygu ve düşünceyi kavramaya çalışın. • Kaynağın verdiği mesajı gözlerine, yüzüne bakarak izleyin, sözlerini, mimiklerini, hareketlerini bir bütün olarak değerlendirin. • Kaynağı dinlediğinizi belirten sözler söyleyin, hareketlerinizle bunu belli edin ve onu cesaretlendirici sözcükler kullanın.

  38. Etkili ve iyi bir dinleyici olmak için (devam) • Kaynağın bilgi aktardığı, mesaj verdiği süre içinde dinleyici olarak kalın. Sadece kaynaktan gelen mesajlarda çözülmeyen bölümler varsa, sözlü iletişimden yararlanıp sorular sorun. • Kaynağın aktardığı bilgi, ortaya koyduğu öneriler bittikten sonra yanıt vermeniz gerekiyorsa, bu süreci işletmeye başlayın ve açık olun. • Karşınızdakini dinlerken alay eden, küçümseyen, küçük düşüren, kötüleyen mimikler, jestler ya da sözcükler kullanmayın. • Kaynağın, konuşanın açığını yakalayan, kişiliğinizin gücünü, üstünlüğünü göstermek amacıyla tuzak kuran bir dinleyici olmayın.

  39. Etkili ve iyi bir dinleyici olmak için (devam) • Kaynaktan gelen tüm iletileri kendinize yöneltilmiş bir saldırı olarak algılayıp, hemen savunmaya geçmeyin. • Konuşmanın bölünmesinden kaçının. Örneğin, cep telefonunuzun çalması vb. • Konuşma anında duygularınızın, tutumlarınızın, algılarınızın, dinlemenizi engellediği anda bunu konuşmacıya belirtin.

  40. Hem dinlerken, hem de konuşurken jest ve mimiklerimiz, beden duruşumuz, ses tonumuz, gözlerimiz karşımızdakine mesaj vermektedir. Bu noktada devreye sözsüz iletişim girmektedir. İletişim anında birini dinlerken sözel mesajların yanı sıra sözel olmayan mesajlara da dikkat ederek karşımızdakini daha doğru anlarız.

  41. İLETİŞİM ÇEŞİTLERİ (SÖZSÜZ İLETİŞİM)İLETİŞİMİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER Prof. Dr. Şefik Yaşar syasar@anadolu.edu.tr Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü

  42. Sözsüz İletişim: • İki insan birbirinin farkına vardığı andan itibaren söylediği, söylemediği, yaptığı, yapmadığı, yüz ifadesi, beden duruşu, sesi, bakışı her şeyin bir anlamı vardır. • Sözsüz iletişim araştırmacıları, iletişimin %93’ünü sözsüz iletişim ile sağlandığını savunmaktadırlar .

  43. Sözsüz iletişimin işlevleri: • Söylenen sözleri tekrar eder: Anlamadım dediğimizde başımızı iki yana sallarız. • Sözcüklerin yerine kullanılır: Evet demek yerine kafamızı öne ve arkaya doğru hareket ettiririz. • Söylenen sözleri vurgular: Söylenenleri vurgulamak için el kol hareketlerinden yararlanırız. • Sözlerimizi tavrımızı ortaya koyarak tamamlayabiliriz: Öğretmenin, öğrenciye aferin derken onun başını okşaması.

  44. Sözsüz iletişimin işlevleri (devam): • Sohbetimizin akışını düzenler: Söz almak isteyen bir öğrenciye öğretmenin henüz kendi sözünün bitmediğini belirtmek için eliyle bekle işareti yapması. • Konuşulanları yalanlar: Örneğin bir kişi sizi onayladığını söylemesine rağmen, beden dilinin farklı bir mesajı yansıtması, söylenenlerle denilmek istenenlerin çatışmasına yol açar.

  45. Kimi zaman, insanların duygularını anlamak gerçekten zordur. Kendilerine soramazsınız, çünkü ne istediklerini belli etmezler, söylemek istemezler. Böyle bir durumda insanların beyinlerinin içine girip ne söylemek istediklerini öğrenemeyeceğimize göre, yüz ifadelerine, beden belirtilerine, jest ve mimiklerine, söyleyiş tarzına, susmalarına vb. belirtilere bakarak, o anda nasıl bir duygu içinde olduklarını anlamaya çalışırız.

  46. Sözsüz iletişimi kullanmanın pek çok yolu vardır: • Bedenin Konumu:Diğer bireylerle olan ilişkilerimizde bedenimizi, ayaklarımızı, başımızı hangi biçimde bulundurduğumuzla ilgilidir. Örneğin, birisiyle konuşmak istemiyorsak ya da hoşlanmıyorsak, o kişiden uzaklaşırız. • Bedenin Duruşu:Beden duruşumuz duygularımızı yansıtır. Omuzların dik ya da çökük oluşu, kolların açık ya da kapalı oluşu, ayakların açıklığı ya da kapalılığı, bacakların üst üste atılmış olması birer mesajdır. Örneğin, kendimize güvenimiz tamsa ve coşkuluysak dik dururuz.

  47. Jestler ve Mimikler:Yüz kaslarının anlatım amaçlı kullanımı mimikleri, baş, el, kol, bacak ve bedenin kullanımı jestleri oluşturur. Jestler, duyguların en güzel belirtileridir. Bir kişi, kendisini kontrol etmeye çalışsa da kızgınlığını, gerginlik ve rahatsızlığını hareketlerinden anlamamız mümkündür. Konuşma ortamında etkin ve rahatsak jestleri daha sık kullanırız. Jestleri kullanmamak da sıkılganlığı, üzüntülü ve coşkulu olmamayı göstermektedir. Kaş çatma, gülme, hüzün, umut, beklenti, şaşkınlık, sinirlenmek ise yüzümüzdeki mimiklerimiz sayesinde ortaya çıkar.

  48. Gözler:İnsanlarla iletişimde göz ve göz teması çok önemlidir. Konuşurken gözünüze bakan kişi sizinle ilgileniyor demektir. Eğer karşınızdaki kişi sizden gözünü kaçırıyorsa, sizden bir şeyler saklıyor olabilir. • Söyleyiş tarzı, sesin tonu, vurgulamalar, susmalar: Ses tonumuz ve sözcükleri vurgulama biçimimiz mesajın anlamını değiştirebilir. Örneğin, “Çok ilginç bir toplantıydı” derken farklı tonlamalar yaparak sıkılmışlık, coşku ya da alaycı duyguları aktarabiliriz. Ayrıca, sesin ayarı, duraklamalar, konuşmanın hızı ve akıcılığı da önemli etkenlerdir.

  49. Dokunma:Dokuma, bir insana en kısa yoldan “sen benim için değerlisin” mesajını verir. Dokunmalar insanlar arasında sıcak ilişkiler yaratır. • Görünüş ve Kıyafet:İnsanların görünümlerine ve kıyafetlerine göre hakkında yorum yaparız. Bu nedenle, daha düzenli ve güzel kıyafetler giymeliyiz.

  50. Mekânın Kullanımı ve Alancılık: Kişinin kendisi ve başkaları arasında oluşturduğu alan, ilişkilerinin doğasını belirler. Sıcak, resmi olmayan ilişkilerimizde, karşımızdaki ile alan uzaklığımız daralır, tersi durumda alanı genişletiriz. • İletişim ortamı:İletişimin yer aldığı ortamın psikolojik ve fiziksel özellikleri (mekânın mimarisi, iç tasarımı, ısısı) gönderilen mesajın yorumlanmasını önemli ölçüde etkilemektedir.

More Related