Di t caret pol t kasi ve te v kler
Download
1 / 133

DIŞ TİCARET POLİTİKASI VE TEŞVİKLERİ - PowerPoint PPT Presentation


  • 276 Views
  • Uploaded on

DIŞ TİCARET POLİTİKASI VE TEŞVİKLERİ. DIŞ TİCARET POLİTİKASININ TANIMI. Hükümetin, ülkenin doğrudan dış ticaret akımlarını sınırlandırmak, özendirmek veya bu işlemlerin yapılış yöntemlerini düzenlemek için almış oldukları sistematik önlemlerdir.

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about ' DIŞ TİCARET POLİTİKASI VE TEŞVİKLERİ' - erek


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript
Di t caret pol t kasi ve te v kler

DIŞ TİCARET POLİTİKASI VE TEŞVİKLERİ


Di t caret pol t kasinin tanimi
DIŞ TİCARET POLİTİKASININ TANIMI

  • Hükümetin, ülkenin doğrudan dış ticaret akımlarını sınırlandırmak, özendirmek veya bu işlemlerin yapılış yöntemlerini düzenlemek için almış oldukları sistematik önlemlerdir.




Di t caret pol t kasinin ama lari
DIŞ TİCARET POLİTİKASININ AMAÇLARI kota gibi önlemler yurtiçi istihdam düzeyi ve enflasyon oranını etkileyebilir

  • Dış ödeme dengesizliklerinin giderilmesi

  • Dış rekabetten korunma

  • Ekonomik kalkınma

  • Ekonominin liberalleştirilmesi

  • İç ekonomik istikrarın sağlanması

  • Piyasa aksaklıklarının giderilmesi

  • Hazineye gelir sağlamak

  • Sosyal ve siyasi nedenler

  • Otarşi

  • Dış piyasalarda monopol gücünden yararlanma

  • Dış politika amaçları


D deme dengesizliklerinin giderilmesi
Dış Ödeme Dengesizliklerinin Giderilmesi kota gibi önlemler yurtiçi istihdam düzeyi ve enflasyon oranını etkileyebilir

Ödemeler bilançosu açık veren ülkeler söz konusu açığı kapatmak için şu üç yöntemi uygulayabilirler;

İthalatı azaltmak

İhracatı arttırmak

Her iki yöntemi birlikte uygulamak


Thalat azaltmak in uygulanabilecek politikalar
İthalatı Azaltmak İçin Uygulanabilecek Politikalar kota gibi önlemler yurtiçi istihdam düzeyi ve enflasyon oranını etkileyebilir

  • Gümrük vergisi oranlarını yükseltmek

  • Kota koymak

  • Devalüasyon yapılması

  • Eş etkili yurtiçi vergiler konulması

  • Direkt devlet müdahaleleri


Hracat artt rmak in uygulanabilecek politikalar
İhracatı Arttırmak İçin Uygulanabilecek Politikalar kota gibi önlemler yurtiçi istihdam düzeyi ve enflasyon oranını etkileyebilir

  • Devalüasyon yapılması

  • İhracatçı sektörlere teşvikler verilmesi (ihracatı teşvik kredileri, vergi indirimleri vb.)

  • Azgelişmiş ülkelerde ihraç mallarının yurtiçi tüketiminin azaltılması


D rekabetten korunma
Dış Rekabetten Korunma kota gibi önlemler yurtiçi istihdam düzeyi ve enflasyon oranını etkileyebilir

Ülkelerin dış piyasanın rekabetinden kendi üreticilerini korumak amacıyla aldıkları önlemlerdir. Uygulamada sıklıkla rastlanılan üç durumdan söz edilebilir;


Birinci durum ; kota gibi önlemler yurtiçi istihdam düzeyi ve enflasyon oranını etkileyebilir

İhracata yönelik politika(sanayileşme stratejisi) izleyen azgelişmiş veya gelişmekte olan ülkelerde ihracat için seçilen sektörler yeterli olgunluğa ulaşana kadar hükümetlerce dış rekabetten korunurlar


İkinci durum ; kota gibi önlemler yurtiçi istihdam düzeyi ve enflasyon oranını etkileyebilir

İthal ikamesi politikası (sanayileşme stratejisi) izleniyorsa politika yerli sanayinin geliştirilmesi temelinde oluşturulduğu için ülkedeki tüm sektörler dış rekabetten korunurlar


Üçüncü durum ; kota gibi önlemler yurtiçi istihdam düzeyi ve enflasyon oranını etkileyebilir

Gelişmiş ülkeler emek-yoğun sektörler veya ilkel sanayi ürünleri ihracatçısı azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerden yerli üreticisini korumak amacıyla bu yönlü politika uygulayabilir


Ekonomik kalk nma
Ekonomik Kalkınma kota gibi önlemler yurtiçi istihdam düzeyi ve enflasyon oranını etkileyebilir

Az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler dış ticaret politikasını sanayileşme stratejilerinin bir aracı olarak kullanırlar


  • Örneğin; ihracata yönelik sanayileşme stratejisi uygulayan ülkelerde sanayileşme planı ihracata yönelik hazırlanmaktadır ve ihracat kalkınmanın bir aracıdır

  • Örneğin; ithal ikamesine dayalı sanayileşme stratejisinde uygulanan dış rekabetten koruyucu ticari politikanın amacı yerli endüstrinin gelişmesine uygun ortamı hazırlamaktır, yani korumacı politika kalkınmanın bir aracı olarak kullanılır


Ekonominin liberalle tirilmesi
Ekonominin Liberalleştirilmesi uygulayan ülkelerde sanayileşme planı ihracata yönelik hazırlanmaktadır ve ihracat kalkınmanın bir aracıdır

  • Küreselleşme ile birlikte ülkelerin ekonomi politikalarının ana amacı serbest piyasa ekonomisini tüm kurum ve kuralları ile uygulamak olmuştur

  • Bu bağlamda ülkeler liberal dış ticaret politikası izleyerek ulusal ekonominin dünya ekonomisi ile bütünleşmesini sağlamaya çalışırlar


Ekonomik stikrar n sa lanmas
İç Ekonomik İstikrarın Sağlanması uygulayan ülkelerde sanayileşme planı ihracata yönelik hazırlanmaktadır ve ihracat kalkınmanın bir aracıdır

  • İç ekonomik istikrarsızlıkların başında eksik istihdam ve fiyat istikrarsızlıkları (enflasyon,deflasyon) gelmektedir.

  • Devletler dış ticaret politikasını kullanarak söz konusu istikrarsızlıkları gidermeye çalışabilirler


  • Örneğin; eksik istihdam için gümrük vergisi ve kotalar arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • Örneğin; mal arzı darlığına bağlı bir enflasyon durumunda mal ithalatını kolaylaştırıcı önlemler alınarak mal arzı arttırılabilir ve enflasyon oranı düşürülmüş olur


Piyasa aksakl klar n n giderilmesi
Piyasa Aksaklıklarının Giderilmesi arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • Yurtiçinde tekelleşmenin artması kaynak dağılımını bozmakta ve tüketicilerin kalitesiz mallara yüksek ücret ödemek zorunda kalmalarına yol açmaktadır

  • Devletler yurtiçindeki tekelleşme eğilimini kırmak için kotaları kaldırabilir, gümrük vergilerini düşürebilir. Böylece ithal malların yurtiçine girişi kolaylaşır ve tekelleşme kırılmış olur


Hazineye gelir sa lamak
Hazineye Gelir Sağlamak arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • İthalat ve ihracat üzerine konulan vergiler özellikle az gelişmiş ülkelerde devlet hazinesi için önemli bir gelir kaynağını oluşturur


Sosyal ve siyasi nedenler
Sosyal ve Siyasi Nedenler arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • Ülke güvenliği, halk sağlığı, çevre kirlenmesini önleme, doğal kaynak rezervlerinin korunması vb. nedenlerle belirli malların ithalat veya ihracatı kısıtlanabilir veya yasaklanabilir

  • Hükümetler bazen sosyal ve siyasi nedenlerle bir üretici grubunu kayırmak amacıyla o sektörle ilgili malların ithalinden alınan gümrük vergilerini yükselterek endüstriyi dış rekabetten koruyabilirler


Otar i
Otarşi arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • Otarşi, ekonomik bakımdan kendi kendine yeterlilik anlamına gelir

  • Bu politikayı benimseyen ülkelerde dış ticaret politikasının amacı dış dünya ile ekonomik bağların en düşük düzeye indirilmesidir

  • Örneğin; geçmişte S.S.C.B ve Doğu Bloku ülkeleri batılı kapitalist ülkelere karşı otarşik politikalar izlemişlerdir


D piyasalarda monopol g c nden yararlanma
Dış Piyasalarda Monopol Gücünden Yararlanma arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • İhraç edilen mallarla ilgili olarak uluslar arası piyasalarda monopolcü duruma geçmek düşüncesiyle dış ticaret politikası kullanılabilir


Bu amaçla devletler şu iki yöntemi uygulayabilirler; arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • Ülke tek üretici olduğu ürünlerin dışarıya satışına sınırlandırmalar koyar

  • Benzer malı üreten az sayıdaki diğer ülkelerle anlaşarak birlikte kartel kurar


D politika ama lar
Dış Politika Amaçları arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • Dış ticaret politikası izlenen dış politikaya destek olacak şekilde düzenlenebilir

  • Örneğin; dost ülkelere düşük gümrük vergisi uygulaması, düşman ülkelere askeri malzeme satışına ambargo konması gibi


Di t caret pol t kasinin ara lari
DIŞ TİCARET POLİTİKASININ ARAÇLARI arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

Dış ticaret politikası araçları dört ana grupta incelenebilir;

  • Gümrük tarifeleri

  • Tarife dışı engeller

  • İhracatın özendirilmesi

  • Bağlı ticaret


G mr k tar feler
GÜMRÜK TARİFELERİ arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • Malların ülke sınırlarından geçişi sırasında alınan vergilerdir

  • Tarifelerin ekonomi üzerindeki etkileri fiyat mekanizmasının işleyişine dayanır


Tar fe di i ara lar
TARİFE DIŞI ARAÇLAR arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • Gümrük tarifelerinin dışında genellikle döviz çıkışına yol açan işlemleri kısıtlamak için ülkenin tek taraflı kararı ile konulan müdahale önlemleridir


Tarife dışı araçlardan bazıları şunlardır; arttırılarak talebin yerli üretime kaydırılması, dolayısıyla yerli üretimin ve buna bağlı olarak istihdamın arttırılması sağlanabilir

  • Miktar kısıtlamaları

  • Tarife benzeri faktörler

  • Görünmez engeller

  • Gönüllü ihracat kısıtlamaları



  • Tarife benzeri faktörler gümrük tarifeleri gibi ithalatı pahalılaştırıp yerli üretimin karlılığını arttıran, yani fiyat mekanizması yoluyla ticarete müdahale niteliğinde olan önlemlerdir

  • Örneğin; çoklu kur uygulamaları, ithal ikamesi endüstrilerine verilen sübvansiyonlar vb



  • Gönüllü ihracat kısıtlamaları, ithalatçı ülkenin piyasasını bozduğu gerekçesi ile üretici ülkelerin mal ihracını sınırlandırmaya yönelik bir tür kota uygulamasıdır

  • İthalat kotalarından farkları ithalatçı ve ihracatçı ülkeler arasında bir anlaşmaya dayanması ve karşı tarafın ihracatı üzerine konmuş olmasıdır


Hracatin zend r lmes
İHRACATIN ÖZENDİRİLMESİ piyasasını bozduğu gerekçesi ile üretici ülkelerin mal ihracını sınırlandırmaya yönelik bir tür kota uygulamasıdır

  • Gerek gelişmiş, gerek azgelişmiş ülkeler ihracatın özendirilmesi amacıyla dış ticaret politikası araçlarını kullanırlar

  • Örneğin; ihraç malları üretiminde maliyetlerin düşürülmesine yönelik uygulamalar


Ba li t caret
BAĞLI TİCARET piyasasını bozduğu gerekçesi ile üretici ülkelerin mal ihracını sınırlandırmaya yönelik bir tür kota uygulamasıdır

  • Ülkeler arası anlaşmalara dayanan ve taraflardan birinin devlet olduğu ticaret türüdür

  • Örneğin; takas, kliring, karşı-satın alma vb.

  • Kalitesi düşük yerli üretimin ihracını sağlamak, yabancı sermayeyle ağır sanayi kurmak gibi amaçlarla kullanılır


Di t carette koruyuculuk
DIŞ TİCARETTE KORUYUCULUK piyasasını bozduğu gerekçesi ile üretici ülkelerin mal ihracını sınırlandırmaya yönelik bir tür kota uygulamasıdır

Dış ticarette koruyuculuğu gerektiren nedenler şunlardır ;

  • Ulusal güvenlik

  • Genç endüstriler tezi

  • Stratejik ticaret politikası

  • Dampingden korunma


Ulusal g venl k
ULUSAL GÜVENLİK piyasasını bozduğu gerekçesi ile üretici ülkelerin mal ihracını sınırlandırmaya yönelik bir tür kota uygulamasıdır

  • Bir savaş sırasında, ekonomik maliyeti ne olursa olsun, ulusal savunma endüstrilerine sahip bulunmak gerekir

  • Bu bakımdan, ulusal savunma ile doğrudan ilgili olan endüstrilerin kurulması ve geliştirilmesinde dış korunmaya gerek vardır


Gen end str tez
GENÇ ENDÜSTRİ TEZİ piyasasını bozduğu gerekçesi ile üretici ülkelerin mal ihracını sınırlandırmaya yönelik bir tür kota uygulamasıdır

  • Bu teze göre, ilerde gelişip karşılaştırmalı üstünlüğe sahip olacak endüstriler optimum üretim düzeyine ulaşıncaya kadar gümrük tarifeleriyle dış rekabete karşı korunmalıdır

  • Aksi halde, yabancı firmaların rekabeti, daha çocukluk çağında gelişme fırsatı bulamadan onları boğacaktır



  • Bu tez ihracata yönelik kalkınma modellerine uygundur hacmine ulaştıklarında sağlanacak içsel ve dışsal ekonomiler nedeniyle yabancı üreticilerle rekabet edebilecek düzeye gelecekleri savunulmaktadır

  • Bu sanayileşme stratejisine göre her endüstrinin değil, yalnızca gelişme potansiyeline sahip olanların seçilip korunması gerekir

  • Endüstrilerin seçiminde hangi endüstrilerin ölçek ekonomisi yaratacağı ve maliyetlerdeki uzun dönemli değişme seyri doğru tahmin edilmelidir


Stratej k t caret pol t kasi
STRATEJİK TİCARET POLİTİKASI hacmine ulaştıklarında sağlanacak içsel ve dışsal ekonomiler nedeniyle yabancı üreticilerle rekabet edebilecek düzeye gelecekleri savunulmaktadır

  • Bu görüşe göre sanayileşmiş bir ülke, korumacı önlemlerle, gelecekteki hızlı büyümesi için kilit kabul edilen yarı geçişkenler, bilgisayar, iletişim araçları ve benzeri endüstrilerde karşılaştırmalı üstünlük yaratabilir

  • Bunun için koruyucu dış ticaret önlemlerinden (sübvansiyon, vergi önlemleri vb) yararlanılabilir





Damp nge kar i korunma
DAMPİNGE KARŞI KORUNMA ekonomi doğuracak olan endüstrilerin seçimi ve bunları destekleyecek uygun politikalara karar verilmesiyle ilgili sorunlara rastlanabilir

  • Yabancı üreticilerin yaptıkları dampinge karşı yerli üreticileri korumak amacıyla gümrük vergileri konulması veya oranlarının yükseltilmesidir


Geli mi lkelerde koruyuculuk
Gelişmiş Ülkelerde Koruyuculuk ekonomi doğuracak olan endüstrilerin seçimi ve bunları destekleyecek uygun politikalara karar verilmesiyle ilgili sorunlara rastlanabilir

  • Dış ticarette koruyuculuk gelişmiş ülkelerde söz konusu dört ana neden dışındaki nedenlere de dayanabilir

  • Bu ülkelerde dış piyasa rekabetine dayanamayan verimsiz endüstriler büyük bir lobi faaliyeti yürütürler


  • Gelişmiş ülkelerde koruyuculuğu savunan meslek grupları, Asya, Afrika ve Latin Amerika’nın az gelişmiş ülkelerinde ücretlerin çok düşük olduğunu, dolayısıyla kendilerinin bu ülkelerle rekabet etmelerine olanak bulunmadığını ileri sürerek “ucuz emek ülkeleri”nden gelen ithalatın kısıtlanması için lobicilik yaparlar


Demeler b lan osu
ÖDEMELER BİLANÇOSU grupları, Asya, Afrika ve Latin Amerika’nın az gelişmiş ülkelerinde ücretlerin çok düşük olduğunu, dolayısıyla kendilerinin bu ülkelerle rekabet etmelerine olanak bulunmadığını ileri sürerek “ucuz emek ülkeleri”nden gelen ithalatın kısıtlanması için lobicilik yaparlar

  • Bir ülkenin bir dönem içerisinde dış dünya ile yaptığı tüm ekonomik işlemlerin sistematik biçimde tutulan kayıtlarına “ödemeler bilançosu” (balance of payments) adı verilir



  • Ödemeler bilançosundaki bir açık veya fazla ülke ekonomisi üzerinde oldukça geniş kapsamlı etkiler doğurur

  • Milli gelir, istihdam düzeyi, kalkınma hızı, döviz kurları, enflasyon oranı, dış borçlar gibi değişkenler ödemeler dengesiyle yakından ilgilidir






  • Ödemeler bilançosu “çift kayıtlı muhasebe sistemi”ne göre tutulur

  • Bir işlem alacaklı veya borçlu olarak bir hesaba kaydedilir, başka bir hesaba ters yönde düşürülen bir kayıtla da denkleştirilir

  • İşlemler ödemeler bilançosuna gruplandırılarak kaydedilirler


Demeler b lan osu hesap gruplari
ÖDEMELER BİLANÇOSU HESAP GRUPLARI sistemi”ne göre tutulur

  • Cari İşlemler Hesabı

  • Sermaye Hesabı

  • Resmi Rezervler Hesabı

  • Net Hata ve Noksan Hesabı


Cari lemler hesab
Cari İşlemler Hesabı sistemi”ne göre tutulur

  • Cari işlemler hesabı (current transactions account) ülkenin ihraç ve ithal ettiği malların ve hizmetlerin kaydedildiği hesaptır

  • Kendi arasında üç alt bölüme ayrılır;

    Mal ticareti , hizmet ticareti , tek-yanlı (karşılıksız) transferler


  • Mal ticareti tüm işlemler içinde en büyük yeri tutar (1/2 ile 2/3 arasında). Mal ithalat ve ihracatını kapsar

  • Hizmet ticaretinde ülkenin hizmet ithali veya ihracı kaydedilir. Uluslar arası turizm, taşımacılık, bankacılık vb. hizmetlerdir

  • Tek-yanlı transferler ülkeler arasında bağış ve hibe şeklinde yapılan işlemleri içerir


Sermaye hesab
Sermaye Hesabı (1/2 ile 2/3 arasında). Mal ithalat ve ihracatını kapsar

  • Sermaye işlemleri, bir ülkede yerleşik kişi ve kuruluşların yabancı bir ülkede yaptıkları fiziki yatırımlar (üretim tesisleri, bina vb) ve yurt dışına aktarılan mali fonlardan (yabancı tahvil, hisse senedi vb) oluşur



Sermaye işlemleri vadelerine göre uzun veya kısa vadeli olabilirler

  • Uzun vadeli işlemler, vadesi bir yıldan uzun olan işlemlerdir. Dolaysız yabancı sermaye yatırımları ve yabancı tahvil, hisse senedi alım-satımı bu gruptadır

  • Kısa vadeli işlemlervadesi bir yıla kadar olan (genelde 30,60,90 gün) sermaye akımlarıdır. Bonolar, vadeli banka mevduatları vb.


Resm rezervler hesabi
RESMİ REZERVLER HESABI olabilirler

  • Merkez Bankasının döviz piyasasına yapmış olduğu müdahalelerin sonucunda ülkenin uluslararası resmi rezervlerindeki değişmelerin gösterildiği hesaptır


  • Kur istikrarının sağlanması amacıyla, ülkede döviz talebi döviz arzını aşarsa merkez bankası döviz satışında bulunur. Bu durumda resmi döviz rezervi eksilir

  • Döviz arzı döviz talebini aşarsa kur düşüşünü engellemek amacıyla MB piyasadan döviz satın alır. Bu durumda resmi döviz rezervi artar



Bir ülkenin uluslararası rezervleri şu üç ana kalemden oluşur;

  • Döviz (ileri ülkelerin konvertibil paraları)

  • Altın

  • IMF kaynakları (net alacaklı rezerv pozisyonları ve SDR-Özel çekme hakları)



  • Örneğin dış açık durumunda denkleştirmenin sağlanması için dışarıya döviz ödenir. Bu ödeme için dışarıdaki alacaklar, SDR rezervleri veya IMF deki rezerv pozisyonu kullanılabilir

  • Tersi durumda yani dış alacakların dış borçlardan fazla olması durumunda ülkenin resmi rezervlerinde artış olur


Net hata ve noksan hesab
Net Hata ve Noksan Hesabı sağlanması için dışarıya döviz ödenir. Bu ödeme için dışarıdaki alacaklar, SDR rezervleri veya IMF deki rezerv pozisyonu kullanılabilir

  • Ödemeler bilançosu istatistiklerini muhasebe kayıtları anlamında denkleştirmek amacıyla kullanılır ve tek bir kalemden ibaret bir kayıttır

  • Net hata ve noksan hesabına “istatistik farklar” (statistical discrepancy) adı da verilmiştir


  • Uygulamada çoğu kez cari işlemler ve sermaye hareketleri hesaplarının kaydedilişindeki hata, eksik, gecikme ve unutma gibi nedenlerle aktif ve pasif bakiyeler birbirine eşit olmamaktadır

  • Net hata ve noksan hesabı bu eşitsizliklerin düzeltildiği muhasebe tekniğiyle ilgili bir hesaptır


Demeler b lan osunun emat k yapisi
ÖDEMELER BİLANÇOSUNUN ŞEMATİK YAPISI hesaplarının kaydedilişindeki hata, eksik, gecikme ve unutma gibi nedenlerle aktif ve pasif bakiyeler birbirine eşit olmamaktadır

1. CARİ İŞLEMLER HESABI

A.Mal İhracat ve İthalatı

B.Hizmet İhracat ve İthalatı

C.Tek Yanlı Transferler

1.Özel Bağış ve Hediyeler

2.Hükümet Transferleri

2. SERMAYE HESABI

A.Uzun Süreli Sermaye

1.Dolaysız Yabancı Sermaye Yatırımları

2.Özel Portfolyo Yatırımları

3.Resmi Sermaye İşlemleri

B.Kısa Süreli Sermaye

3. NET HATA VE NOKSAN HESABI

4. RESMİ REZERVLER HESABI

1.Kısa süreli sermaye

2.Döviz

3.Parasal altın

4.SDR VE IMF rezerv pozisyonu


Uluslararasi ekonom kurumlari
ULUSLARARASI EKONOMİ KURUMLARI hesaplarının kaydedilişindeki hata, eksik, gecikme ve unutma gibi nedenlerle aktif ve pasif bakiyeler birbirine eşit olmamaktadır

  • Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund)

  • Dünya Bankası (World Bank)

  • Dünya Ticaret Örgütü (World Trade Organization)


  • 1929 büyük dünya ekonomik krizinin on yıl süresince aşılamamasının ana nedenlerinden birisi dünyada finansal ve ticari işlemleri düzenleyen kurumların olmayışıdır

  • 1929 krizi on yıl boyunca devam etmiş ve uluslararası sistemsizlikten dolayı aşılamamıştır


  • Sonuçta 1939’da II.Dünya Savaşı patlak vermiştir aşılamamasının ana nedenlerinden birisi dünyada finansal ve ticari işlemleri düzenleyen kurumların olmayışıdır

  • Savaş sonrası dünyada güç dengeleri değişmiş, ekonomik güç İngiltere’den ABD’ye geçmiştir

  • Dünya ülkeleri sistemsizliğin yarattığı benzer krizlerin çıkmasını önlemek amacıyla yeni bir düzen kurmuşlardır


  • Bretton-Woods para sistemi, IMF, Dünya Bankası ve Dünya Ticaret Örgütü’nden oluşan sistem günümüzde de devam etmektedir (Bretton-Woods para sistemi hariç)

  • Soğuk savaş döneminde sosyalist ülkeler sisteme dahil olmamışlardır. Doğu blokunun yıkılmasından itibaren tüm dünya bu sistem altında birleşmiştir


Bretton woods para s stem
BRETTON-WOODS PARA SİSTEMİ Ticaret Örgütü’nden oluşan sistem günümüzde de devam etmektedir (Bretton-Woods para sistemi hariç)

  • II.Dünya savaşı sonrası uluslararası mali sistemi belirlemek amacıyla, ABD’de Bretton Woods’ta çeşitli ülke temsilcilerinin katılmasıyla toplanan Bretton Woods konferansının sonucunda oluşturulmuştur



  • Piyasada döviz kurlarının dolar paritesi etrafında %1 gibi çok dar sınırlar içinde dalgalanmasına izin verilmiştir

  • ABD doları ise 1 onz saf altın=35 dolar fiyatından altına bağlanmıştır

  • Yabancı merkez bankalarına arz dolar karşılığında Federal Reserve Bank’tan altın satma taahütünde bulunulmuştur


  • Bretton Woods para sistemine göre dış açık veren ülkeler devalüasyon, dış fazla veren ülkeler revalüasyon yaparak dengeyi sağlayacaklardı

  • Sistem 1950’li yıllarda ABD’nin dış açık vermeye başlaması ve ard arda doların devalüe edilmesiyle sarsılmaya başlamış ve 1973’te AT ülkelerinin paralarını serbest dalgalanmaya bırakmaları ile sona ermiştir


IMF ülkeler devalüasyon, dış fazla veren ülkeler revalüasyon yaparak dengeyi sağlayacaklardı

  • IMF, 1944 yılında Dünya Bankası ile birlikte Bretton Woods konferansında kurulmuş ve 1946’da faaliyete geçmiştir

  • Başlıca amaçları, uluslararası para sisteminin düzenli biçimde işlemesini sağlamak, üye ülkelerin dış ödeme güçlüklerinin çözümüne katkıda bulunmak ve uluslararası mali kriz yönetimi biçiminde özetlenebilir



Imf g revler
IMF GÖREVLERİ ülkeler devalüasyon, dış fazla veren ülkeler revalüasyon yaparak dengeyi sağlayacaklardı

  • Ekonomik istikrarsızlık içinde olan ülkelere dış ödeme açıkları için kısa vadeli kredi sağlamak

  • Uluslararası mali sisteme zarar vermesini önlemek üzere üye ülkelerin kur politikalarını gözden geçirmek

  • Mali kriz içine giren ve dolayısıyla ulusal parası yoğun spekülasyona uğrayan ülkelere krizin atlatılması için mali kaynak sağlamak

  • Üye ülkelerin uluslararası ticari bankalara veya resmi kuruluşlara olan ve ödenmeyen borçlarının ortaya çıkması durumunda, sorunun çözümü için aracılık yapmak, yeni ödeme planları ve borç erteleme anlaşmaları hazırlamak

  • Dünya Bankası ile işbirliği içerisinde üye ülkelerdeki makro ekonomik ve yapısal uyum politikalarına finansal destek sağlamak

  • Üye ülkelerde dış ticaret ve kambiyo rejimlerinin liberasyonunu özendirici çalışmalarda bulunmak, bu konularda üyelere teknik yardım ve eğitim hizmetleri sunmak



  • Bir ülke üyeliğe kabul edildiğinde kotasının %25’ini uluslararası rezerv paralarla(SDR veya onun bileşiminde yer alan sağlam paralar), %75’ini kendi ulusal parası ile IMF’ye öder

  • Fona yapılan farklı paralar cinsinden ödemelerden dolayı Fon, ulusal paralardan ve SDR’den oluşan bir havuz görünümündedir



Sdr special drawing rights
SDR (SPECIAL DRAWING RIGHTS) kotaları ile orantılıdır

  • Özel çekme hakları (SDR), 1970 yılında uluslararası likiditeyi arttırmak amacıyla IMF tarafından yaratılan özel bir uluslar arası rezerv aracıdır

  • Bu kanalla üye ülkelere normal çekme haklarından ayrı bir dış rezerv sağlanır. Katılım zorunlu değildir fakat uygulamada tüm üye ülkelerin katıldığı görülmektedir


  • Bir hükümetin diğerinin merkez bankasından, onun ulusal parasını çekmesine olanak veren bir haktır

  • Örn; Türkiye dolar istediğinde elindeki SDR’leri Amerikan Merkez Bankası’na devreder. SDR’leri alan ABD Merkez Bankası bunun dolar karşılığı tutarını Türkiye’ye transfer eder.

  • Bu işlem sırasında Türkiye karşı ülkeye IMF aracılığıyla faiz ödemiş olur





  • Borçlanmak isteyen üye ülke IMF ile anlaşma yapar diğer bir ülke parasıyla değiştirilmesi biçiminde olur

  • Anlaşmada üye ülke belirlenen süre sonunda fona yatırdığı ulusal parasını geri almayı taahhüt eder. Karşılığında fona sağlam dövizler veya SDR ile ödeme yapar



  • Fon’dan kredi almak isteyen ülke, dış ödemeler dengesini sağlamaya yönelik bir istikrar programı hazırlayarak Fon’a sunmak ve onunla anlaşmaya varmak zorundadır

  • Ülkenin uygulayacağı ekonomik ve mali politikaları gösteren ve Fon’a sunulan bu programa “niyet mektubu” adı verilir


  • Krediler konusunda IMF’in kendine özgü kıstasları mevcuttur

  • Borçlanan ülkelerden özellikle toplam talebi kısma yoluyla ekonomik ve mali istikrarı sağlamaya yönelik politikalar uygulama taahhüdü istenmektedir

  • IMF kredileri destekleme kredisi biçiminde verilir ve yeni dilimlerin serbest bırakılması performans kriterine tabidir


Imf in ng rd ba l ca politikalar
IMF’in Öngördüğü Başlıca Politikalar mevcuttur

  • Kamu harcamalarının kısılması(kamu personel harcamalarının kısılması)

  • Vergilerin arttırılması

  • Devalüasyon

  • Serbest fiyat politikaları

  • Dış ticaretin serbestleştirilmesi


  • Ülkelerin IMF’deki kotaları dört dilime ayrılmıştır ve bu kotalarından yapacakları borçlanmalarda ilk dilim (%25) için özel bir şart aranmaz.

  • Diğer dilimlerden yapılacak borçlanmalar için performans kriteri aranır ve “destekleme düzenlemeleri” (stand by anlaşmaları) yapılır


D nya bankasi
DÜNYA BANKASI ve bu kotalarından yapacakları borçlanmalarda ilk dilim (%25) için özel bir şart aranmaz.

  • Kuruluştaki adı “Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası” olan banka, kuruluşunda II. Dünya Savaşında yıkılan Avrupa ekonomilerinin onarımı amacıyla kurulmuştur





Söz konusu kurumlar; mali piyasalarda sattığı tahvillerdir

  • Uluslararası Finans Kurumu (IFC)

  • Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA)

  • Çok Taraflı Yatırım ve Garanti Kuruluşu (MIGA)


  • Uluslararası Finans Kurumu (IFC); üye ülkelerde özel sektöre doğrudan krediler verir

  • Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA); en az gelişmiş durumdaki ülkelere yardımlar vermektedir

  • Çok Taraflı Yatırım ve Garanti Kuruluşu (MIGA); yabancı sermaye yatırımlarının yatırım yapılan ülkedeki yatırımlarına ticaret dışı risklere karşı garanti vermektedir


D nya t caret rg t
DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ sektöre doğrudan krediler verir

  • Kuruluş adı Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşmasıdır (GATT)

  • 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü adını almıştır

  • 130 civarında üyesi bulunmaktadır





  • En çok kayrılan ülke kuralına göre, bir üye ülkenin diğerinin mallarının ithalatıyla ilgili olarak ona verilen ödün (tarife indirimi gibi) veya sağlanan bir kolaylık, ayrım yapmadan diğer bütün ülkelere de aynen geçerli kılınmalıdır

  • Serbest ticaret bölgeleri ve gümrük birlikleri bu kuralın dışındadır





Azgel m lkeler n di t carete dayali sanay le me stratej ler
AZGELİŞMİŞ ÜLKELERİN DIŞ TİCARETE DAYALI SANAYİLEŞME STRATEJİLERİ

  • Strateji genel model veya yaklaşım anlamına gelir. Politikadan daha geniş kapsamlıdır

  • Bir strateji ancak onunla uyumlu politikalar aracılığıyla uygulamaya konulabilir


Dış ticarete dayalı iki ana kalkınma, sanayileşme stratejisi bulunmaktadır;

  • İthalat ikamesi (import substitution)

  • İhracata yönelik (export oriented)


  • İthalat ikamesi 1960’lı ve 1970’li yılların sanayileşme stratejisi olarak bilimektedir

  • O yıllarda gelişmekte olan ülkeler tarafından yaygın olarak kullanılmış daha sonra terk edilerek ihracata yönelik strateji benimsenmiştir

  • Küreselleşme günümüzde ithalat ikamesinin gerektirdiği biçimde dışa kapalı bir ekonomi modelini imkansız hale getirmiştir


Thalat kames
İTHALAT İKAMESİ sanayileşme stratejisi olarak bilimektedir

  • Önceleri ithalatla karşılanan yurtiçi piyasa talebinin, koruyucu ve özendirici önlemler uygulanarak yerli üretimle karşılanmasını öngören bir kalkınma stratejisidir

  • Yurtiçi piyasaların yabancı üreticilerden devralınmasını öngörür


  • İthal ikamesi politikasının en belirgin özelliği yoğun devlet müdahaleleridir

  • Söz konusu müdahale gümrük tarifeleri, kotalar ve dış ticaret kısıtlamaları yanı sıra döviz kurları(sabit kur sistemi), faizler, temel mal ve girdi fiyatlarında da uygulanmaktadır

  • Müdahalecilik fiyat mekanizmasının işleyişini büyük ölçüde engellemektedir


  • İthal ikamesi stratejisinde devlet müdahaleleridirtüm sektörler birlikte geliştirilmeye çalışıldığı için politika bir bütün şeklinde uygulanır yani sadece dış ticaret önlemlerinden oluşmaz, aynı zamanda iç makro ekonomik değişkenlerin de planlanması söz konusudur

  • Örneğin; faiz oranları devletçe belirlenmekte ve piyasa denge değerinin altında tutulmaktadır. Böylece yatırım maliyetleri ucuzlatılarak sanayileşmeye ek destek verilmek istenir



  • İthal ikamesinin ilk aşamasında koruyuculuğun geçici olacağı, iç piyasanın ihtiyaçları karşılandıktan sonra geliştirilen endüstrilerin dünya piyasalarına açılacağı belirtilir

  • Fakat uygulamada bu durum gerçekleştirilememiştir çünkü endüstrilerin rekabet düşüncesine göre seçilmemesi (karşılaştırmalı üstünlüğe sahip sınırlı sayıda endüstri değil tüm endüstriler söz konusudur) sürekli korumayı gerektirmiştir


Thal kames n n yol a ti i sorunlar
İTHAL İKAMESİNİN YOL AÇTIĞI SORUNLAR olacağı, iç piyasanın ihtiyaçları karşılandıktan sonra geliştirilen endüstrilerin dünya piyasalarına açılacağı belirtilir

  • Kaynak israfı

  • Dışa bağımlılık

  • İhracat endüstrileri aleyhine doğan çarpıklık

  • Dış borçların artışı

  • Ülkeye yabancı sanayi yapısı


  • İthalat ikamesi, karşılaştırmalı üstünlüklere uygun bir kaynak dağıtımına dayanmaz

  • Yüksek koruma duvarlarının arkasında maliyetler ve fiyatlar dünya standartlarından yüksek, kalite ise daha düşük gerçekleşir.Aşırı koruma monopolleşmeyi arttırır ve ar-ge faaliyetlerini caydırıcı etkiye sahiptir

  • Tüm bu nedenlerden dolayı kaynak dağılımındaki etkinlik bozulur ve tüketici refahı düşer


  • İthal ikamesi politikası ana amacının tersine uygulamada dış bağımlılığı arttırmaktadır

  • Politika ithalatın hacminden çok bileşimini etkilediği için nihai malların ithalatının azalmasına karşılık, ara malları, yatırım malları ve teknoloji ithalatı artmaktadır

  • İçeride endüstrinin kurulmasına karşın bu endüstrinin ithal malı hammaddelerle devamlı beslenmesi gerekmektedir




  • Politikanın uygulanmasında tüketim malları endüstrilerinden başlayarak ara ve yatırım malları endüstrileriyle bütünleşmeyi amaçlayan bir ithalat ikamesi, ileri teknoloji ve sermaye yoğun üretim yöntemlerini özendirir




Hracata y nel k sanay le me
İHRACATA YÖNELİK SANAYİLEŞME daha da büyümesine ve sonuçta faktör donatımına ters, ülkeye yabancı bir sanayi yapısının ortaya çıkmasına yol açar

  • Bu yaklaşım, dinamik karşılaştırmalı üstünlüklere uygun bir sanayileşme modeline dayanır

  • Sanayileşmede seçicilik ana ilkedir, tüm endüstrilerin değil, ancak gelişebilecek ve rekabet edilebilecek potansiyele sahip olanların özendirilmesine ve desteklenmesine çalışılır


  • Dış ticaret politikasının temel amacı seçilen endüstrileri dış piyasanın rekabetine hazırlamaktır,

  • Endüstriler gelişene kadar dış rekabetten korunur, uzun dönemde ise liberal bir dış ticaret rejimi uygulayarak ulusal ekonominin dünya ekonomisi ile bütünleşmesi sağlanır


  • Politika ile birlikte dış rekabet monopolleri kırar, üreticileri kaliteyi iyileştirecek ve fiyatları düşürecek biçimde yeni yöntemler araştırmaya zorlar

  • İhracat gelirlerindeki artış döviz gelirlerini arttırmasına karşın ithalat giderleri de artabilir. Bu yüzden dış bilançoda direkt bir iyileşme görülmeyebilir



K reselle me
KÜRESELLEŞME uluslararası uzmanlaşmanın yararlarına dayanan uygulamalardır

  • II.Dünya Savaşından sonra ortaya çıkan dünya ticaretini serbestleştirme eğilimleri günümüzde de hızlı bir biçimde sürmektedir

  • Evrensel boyutlarda dünya ticaretini serbestleştirme çabaları dünyayı adeta tek bir pazar durumuna getirme amacına yöneliktir (ticari küreselleşme)


Ekonomik anlamda küreselleşmenin üç boyutu söz konusudur;

  • Ticari küreselleşme

  • Üretimin(yatırımların) küreselleşmesi

  • Mali küreselleşme





ad