1 / 50

Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK

Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK. YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜM Kitaplara iman: 3 | Kur’ân. Eski kitaplar ve biz.

chico
Download Presentation

Kur’ân’ın ve kâinatın dilinden İSLÂM İNANÇ İLMİHALİ ÜMİT ŞİMŞEK

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. Kur’ân’ın ve kâinatın dilindenİSLÂM İNANÇ İLMİHALİÜMİT ŞİMŞEK YİRMİ BEŞİNCİ BÖLÜM Kitaplara iman: 3| Kur’ân

  2. Eski kitaplar ve biz • İşte bu yüzden Biz İsrailoğullarına yazdık ki, kim bir cana kıymamış yahut yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de bir kimsenin hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibidir. And olsun, elçilerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; lâkin bundan sonra bile onların birçoğu hâlâ aşırılığa devam ediyor. • MÂİDE, 5:32

  3. Eski kitaplar ve biz • Tevrat’ta Biz onlara “Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş — yaralar böylece kısas olunur” diye yazdık. Fakat kim kendi hakkını bağışlarsa, bu onun için bir kefaret olur. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar zalimlerin tâ kendileridir. • MÂİDE, 5:45

  4. Eski kitaplar ve biz • Musa’ya Biz Tevrat levhalarında bir öğüt olmak üzere herşeyi yazdık ve herşeyi açıkladık. Ona sıkıca yapış. Kavmine de emret, onun en güzelini alsınlar. Yoldan çıkanların yurdunu ne hale getirdiğimi yakında size göstereceğim. • A’RÂF, 7:145

  5. Kur’ân’a uymak • Hiç farkında olmadığınız bir sırada azap ansızın gelip çatmadan önce, Rabbinizden size indirilenin en güzeline uyun. • ZÜMER, 39:55

  6. Kur’ân’a uymak • Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, gönüllerin derdine devâ, mü’minlere hidayet ve rahmet gelmiştir. • YUNUS, 10:57

  7. Kur’ân nasıl indi? (Esbab-ı nüzul) • Âyetler, yaşanmakta olan bir hayatın içine, tedricî olarak indi. • İner inmez uygulanarak hayata geçti. • Aksi takdirde hayatiyetten mahrum kalırdı.

  8. Kur’ân nasıl okundu? (kıraat) • Âyetler peyderpey indikçe, Peygamberimiz (s.a.v.) Sahâbîlerine “Bunu şu âyetin üstüne veya altına yazınız” talimatını veriyordu.

  9. Kur’ân nasıl okundu? (kıraat) • Peygamberimiz, Kur’ân’ı Sahâbîlerine bizzat öğretti. • Kur’ân’ın farklı kıraatlerini de bizzat Peygamberimiz öğretti. • Hepsi tevatür yoluyla Peygamberimize dayanan on kıraat bu şekilde vücuda geldi.

  10. Kur’ân nasıl okundu? (kıraat) • Farklı kıraatler içtihad zenginliğine zemin hazırladı. • İnsanlar Kur’ân’ın her âyetine, her kelimesine, hattâ her harfine ayrı ayrı odaklandılar.

  11. Kur’ân nasıl okundu? (kıraat) • Bütün âlemlere gönderilmiş olan 600 sayfalık tek bir kitap, bütün çağlara ve bütün toplumlara cevap verecek bir içtihad zenginliğini vücuda getirdi. • Bu zenginlikle beraber, Kur’ân, hiçbir tezat barındırmayan İlâhî kitap olma özelliğini muhafaza etti.

  12. Kur’ân nasıl anlaşılır? (tefsir) • Kur’ân’ın Kur’ân ile tefsiri • Kur’ân’ın Hadis ile tefsiri • Sahabe tefsiri

  13. Kur’ân’ın Kur’ân ile tefsiri • Sana yakîn ulaşıncaya kadar Rabbine ibadet et. • HİCR, 15:99 • Derler ki: “Biz namaz kılmazdık. • “Yoksulları doyurmazdık. • “Bâtıla dalanlarla biz de dalıp gitmiştik. • “Hesap gününü de yalanlıyorduk. • “Sonunda bize yakîn ulaştı. • MÜDDESSİR, 74:43-47 • Yakîn = Ölüm

  14. Kur’ân’ın Kur’ân ile tefsiri • Sonra Âdem, Rabbinden öğrendiği sözlerle tevbe etti; Rabbi de onun tevbesini kabul etti. • BAKARA, 2:37 • “Rabbimiz, biz kendimize yazık ettik,” dediler. “Eğer Sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, biz hüsrana düşenlerden oluruz.” • A’RÂF, 7:23

  15. Kur’ân’ın Kur’ân ile tefsiri

  16. Kur’ân’ın Kur’ân ile tefsiri • Kur’ân ile âşinâlık ister • Tehlike: önyargılar araya girebilir • Çözüm: usul ilimleri

  17. Kur’ân’ın Hadis ile tefsiri • Sana da, kendilerine indirilmiş olanı insanlara açıklaman için Kur’ân’ı indirdik — tâ ki iyice düşünsünler. • NAHL, 16:44 • Biz sana Kitabı onların anlaşmazlığa düştükleri şeyi kendilerine açıklaman için ve iman eden bir topluluğa hidayet ve rahmet olarak indirdik. • NAHL, 16:64

  18. Kur’ân’ın Hadis ile tefsiri • O Allah ki, kitap ehli olmayanlar içinde, onlara âyetlerini okuyan, onları arındıran ve onlara kitabı ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermiştir. Yoksa onlar daha önce apaçık bir şaşkınlıkta idiler. • Allah o peygamberi, henüz bunlara katılmamış olan daha başkalarına da göndermiştir. O Azizdir, Hakîmdir. • CUM’A, 62:2-3 • (BAKARA, 2:129, 151, 231; ÂL-İ İMRÂN, 3:48, 164; NİSÂ, 4:113)

  19. Kur’ân’ın Hadis ile tefsiri • İman eden ve imanlarına zulüm bulaştırmamış olanlar — korkudan emin olmak işte onların hakkıdır; doğru yolda olanlar da onlardır. • EN’ÂM, 6:82 • “Zulüm” kelimesi ile, “Allah’a ortak koşmak” kastedilmiştir. Peygamberimiz, “Hangimiz nefsine zulmetmemiştir ki?” diyerek bu âyetin kapsamına girmekten endişelenen Sahâbîlerine, “Buradaki zulüm, Allah’a ortak koşmaktır” buyurmuş ve “Şirk pek büyük bir zulümdür” (31:13) meâlindeki âyeti okumuştur. (Buhârî, Tefsir 6:3; Müslim, İman: 197; Tirmizî, Tefsir 6:4.)

  20. Kur’ân’ın Hadis ile tefsiri • Başınıza ne musibet gelirse, kendi elinizle işledikleriniz yüzündendir. Üstelik günahlarınızın birçoğunu da Allah affeder. • ŞÛRÂ, 42:30 • Hz. Ali’nin bildirdiğine göre, Peygamberimiz bu âyeti şu şekilde açıklamıştır: “Kim dünyada bir günah işleyip de bunun cezasına uğrarsa, Allah adaleti gereği onu âhirette ikinci defa cezalandırmayacaktır. Kim bir günah işleyip de Allah onu örter ve bağışlarsa, Allah kereminden ötürü, bağışlamış olduğu bu günahı âhirette cezalandırmayacaktır.” (İbni Mâce, Hudûd: 33; Müsned, 1:99, 159.)

  21. Kur’ân’ın Hadis ile tefsiri • Onlar hahamlarını, rahiplerini ve Meryem oğlu İsa’yı Allah’ın yanı sıra rab edindiler. Oysa onlar sadece tek bir Tanrıya kulluk etmekle emrolunmuşlardı. Ondan başka hiçbir tanrı yoktur. O, onların ortak koştukları şeylerden münezzehtir. • TEVBE, 9:31 • Peygamberimiz bu âyeti şöyle açıklamıştır: “Onlar hahamlarına ve rahiplerine ibadet etmediler. Fakat hahamları ve rahipleri birşeyi onlara helâl kılınca helâl sayıyor, haram kılınca da haram sayıyorlardı.” (Tirmizî, Tefsir 9:10.)

  22. Kur’ân’ın Hadis ile tefsiri • Kur’ân’dan kolayınıza geleni okuyun. • MÜZZEMMİL, 73:20 • Resulullah (s.a.v.) Fatiha’nın her rekâtta okunmasını emretti. • BUHARÎ, Ezan: 95; MÜSLİM, Salât: 34

  23. Kur’ân’ın Hadis ile tefsiri • ... İki kız kardeşi bir nikâh altında bulundurmanız da size haram kılınmıştır. • NİSÂ, 4:23 • Resulullah (s.a.v.) bir hanımı halası veya teyzesiyle bir nikâh altında birleştirmeyi de yasaklamıştır (Buharî, Nikâh: 27; Müslim, Nikâh: 33-40).

  24. Sahabe tefsiri • İnsanların en hayırlısı benim asrımdakiler, sonra onların ardından gelenler, sonra onların ardından gelenlerdir. • BUHÂRÎ, Fedâilü'l-Ashâb: 1; MÜSLİM, Fedâilü's-Sahâbe: 212

  25. Sahabe tefsiri • Siz insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmet oldunuz. İyiliği teşvik eder, kötülükten sakındırır, Allah’a hakkıyla iman edersiniz. • ÂL-İ İMRÂN, 3:110

  26. Sahabe tefsiri • Sahabenin özellikleri: • Sarsılmaz imanları • Nüzul sebeplerine şahit olmaları • Hz. Peygamber ile beraber olmaları • Arap dili ve belâgatine vukufları • Ahlâkları • Hadis rivayetindeki hassasiyetleri • Bilmedikleri konuda konuşmazlar

  27. Sahabe tefsiri • Ey iman edenler, siz kendinize bakın. Siz doğru yolda olduğunuz müddetçe, sapıtanlar size bir zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır; yapmakta olduklarınızı O size haber verir. • EN’ÂM, 6:105 • Hz. Ebubekir, bu âyeti nemelâzımcılığa yol açacak şekilde yorumlayanlara şöyle demiştir: “Ey insanlar, siz bu âyeti okuyup duruyorsunuz. Oysa ben Resulullahın şöyle buyurduğunu işittim: İnsanlar zalimi görüp de ona engel olmazlarsa, Allah’ın cezayı genelleştirmesinden korkulur.” (Tirmizî, Tefsir 5:17.)

  28. Sahabe ve Kur’ân • İbni Ömer, Bakara Sûresini 8 senede öğrendi. Hem ezberler, hem de anlamadıkça bir başka âyete geçmezdi. • İbni Mes’ud: Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini tefekkür ve teemmül ederek okumak, bana serî kıraatle Kur’ân’ı hatmetmekten, Zilzâl ve Karia sûrelerini mülâhaza ederek okumak da Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini sür’atle okumaktan daha çok zevk verir.

  29. Sahabe ve Kur’ân • Ebû Abdurrahman es-Sülemî: • Osman b. Affân, Abdullah b. Mes’ud gibi kurrâ bize haber verdiler ki: Onlar Peygamberden on âyet öğrendiler mi, onlarda olanın hepsini öğrenmeden, ilim ve amel meselelerini anlamadan, diğer 10’a geçmezlermiş. Biz Kur’ân’ı işte öyle adamlardan aldık. Bizden sonra öyle kimseler gelecek ki, Kur’ân’ı su gibi içecekler. Fakat Kur’ân, hançerelerini geçmeyecek.

  30. Sahabe ve Kur’ân • Hz. Ali: • Ey ilmi göğüslerinde taşıyanlar, onunla amel ediniz. Âlim odur ki, bilir, amel eder ve ameli ilmine uyar. • Bazı topluluklar gelecek, onlar ilim öğrenecekler, fakat ilim onların boğazlarından aşağı inmeyecek. Onların içleri dışlarına, amelleri ilimlerine ters düşecek. Onlar gruplara ayrılırlar ve kendilerininkiyle övünüp dururlar. Eğer onlardan biri bir başkasının yanında oturacak olsa, ona kızar ve onu arkadaşlıktan atarlar.

  31. Sahabe ve Kur’ân • İbni Mes’ud: • Eğer kalp gözünün açık olmasını istiyorsan, Allah’ın “Ey iman edenler” hitabını işittiğinde kulağını dört aç. Çünkü o ya bir hayrı emreden veya bir şerri yasaklar.

  32. Sahabe ve Kur’ân • Ebu Muse’l-Eş’arî: • Bu Kur’ân sizin için bir ecirdir ve aynı zamanda boynunuza bir yüktür. Siz Kur’ân’a tâbi olun; sakın Kur’ân sizin peşinizden koşmasın. Kim Kur’ân’a tâbi olursa, Kur’ân onu Cennet bahçelerinde ağırlar. Kur’ân kimin peşinden koşarsa onun ensesine basar ve yüzüstü Cehenneme atar.

  33. Kur’ân nasıl okunmalı? • Öncekiler Kur’ân’ı okuduklarında onun seviyesine yükseliyorlardı. Biz ise Kur’ân’ı okuyup onu kendi seviyemize indirmeye çalışıyoruz. • MUHAMMED GAZALÎ

  34. Kur’ân nasıl okunmalı? • Bu Kur’ân, bütün âlemler için bir öğüttür. • EN’ÂM, 6:90; YUSUF, 12:104; SÂD, 38:87; KALEM, 68:52

  35. Kur’ân nasıl okunmalı?

  36. Âyet sonlarına dikkat! • Allah’ın, fethedilen ülkeler halkından Resulüne nasip ettiği mallar Allah’a, Resulüne, Peygamberin yakın akrabasına, yetimlere, yoksullara ve yolculara aittir. Böylece, o malların, sadece zenginler arasında dönüp dolaşan bir servet halini alması önlenmiş olur. Peygamber size ne verdiyse alın; neyi yasakladıysa ondan da kaçının. Allah’tan korkun. Çünkü Allah’ın cezası pek çetindir. • HAŞİR, 59:7

  37. Âyet sonlarına dikkat! • Allah adına ettiğiniz yeminleri, iyilik yapmaya, kötülükten sakınmaya ve insanların arasını bulmaya engel kılmayın. Allah herşeyi işitir, herşeyi bilir. • Allah sizi yeminlerinizdeki yanılmadan sorumlu tutmaz; fakat kalplerinizde beslediğiniz niyetten sorumlu tutar. Allah Gafûrdur, Halîmdir. • Hanımlarına yaklaşmamaya yemin edenler için dört aylık bir bekleyiş vardır. Bu süre içinde dönecek olurlarsa, şüphesiz ki Allah Gafûrdur, Rahîmdir. • Eğer boşanmaya azmederlerse, şüphesiz ki Allah herşeyi işiten, herşeyi bilendir. . . .

  38. Âyet sonlarına dikkat! • Boşanmış kadınlar, evlenmeksizin üç âdet süresi beklesinler. Eğer Allah’a ve âhiret gününe inanmışlarsa, rahimlerinde Allah’ın yaratmış olduğu şeyi gizlemeleri onlara helâl olmaz. Kocaları, bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almaya başkalarından daha lâyıktır. Erkeklerin kadınlar üzerindeki hakkı gibi, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Yalnız, erkeklerin onlar üzerindeki hakkı, bir derece daha fazladır. Allah Azizdir, Hakîmdir. • Boşama iki defa olur; ondan sonrası ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. Kadınlara vermiş olduğunuz şeyden hiçbirini geri almak size helâl olmaz. Ancak iki taraf da Allah’ın belirlediği sınırlara riayet etmemekten endişe ederse, bu müstesnadır. Eğer siz de, Allah’ın belirlediği sınırlara riayet edemeyeceklerinden korkarsanız, kadının, boşanmak için kendi hakkından birşeyler vermesi iki taraf için de günah olmaz. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır; sakın onları aşmayın. Kim Allah’ın çizdiği sınırları aşarsa, işte onlar zalimlerin tâ kendisidir. . . .

  39. Âyet sonlarına dikkat! • İki boşamadan sonra erkek karısını üçüncü defa boşayacak olursa, bundan sonra, başka birisiyle evlenip boşanmadıkça, artık o kadın ona helâl olmaz. İkinci kocası da onu boşadığı takdirde, eğer Allah’ın çizdiği sınırları gözetecekleri kanısında iseler, tekrar birleşmelerinde bir günah yoktur. İşte bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır ki, bilmek isteyenler için böyle açıklıyor. • BAKARA, 2:224-230

  40. Âyet sonlarına dikkat! • Eğer onları kendilerine temas etmeden boşar ve onlar için bir mehir belirlemiş bulunursanız, belirlediğiniz miktarın yarısını vermek gerekir. Ancak kadın kendi hakkından vazgeçer yahut nikâhı elinde bulunduran erkek mehrin tamamını bağışlarsa, o başkadır. Sizin bağışlamanız ise takvâya daha yakındır. Aranızda fazileti ihmal etmeyin. Şüphesiz ki Allah sizin yaptıklarınızı görmektedir. • BAKARA, 2:237

  41. Âyet sonlarına dikkat! • Gevşemeyin ve üzülmeyin; eğer inanmış kimselerseniz, üstün olan sizsiniz. • Size bir yara dokunduysa, o yaranın bir misli de o topluluğa dokunmuştur. Günleri Biz insanlar arasında böyle çeviririz, tâ ki Allah, iman etmiş olanlarınızı ayırt etsin ve içinizden şehitler çıkarsın. Yoksa Allah zalimleri sevmez. • ÂL-İ İMRÂN, 3:139-140

  42. Âyet sonlarına dikkat! • Allah size vaadini yerine getirmişti; siz o sırada onları Allah’ın izniyle yok etmek üzereydiniz. Fakat hoşlandığınız şeyi Allah size gösterdikten sonra siz zaafa düşüp Peygamberin emri hakkında birbirinizle çekiştiniz ve isyan ettiniz. Sizden dünyayı isteyen de var, âhireti isteyen de. Sonra Allah sizi sınamak için yüzünüzü düşmanlarınızdan çevirdi. Bununla beraber, kusurunuzu da bağışladı. Zira Allah mü’minlere karşı pek lütufkârdır. • O vakit siz kimseye dönüp bakmaksızın dağa tırmanıyordunuz; Peygamber ise sizi arkanızdan çağırıyordu. Allah da sizi gam üstüne gamla cezalandırdı ki, kaybettiğiniz şeye veya başınıza gelene esef etmeyesiniz. Allah sizin bütün yaptıklarınızdan haberdardır. • ÂL-İ İMRÂN, 3:15-153

  43. Âyet sonlarına dikkat! • İki ordunun karşılaştığı gün geri dönüp kaçanlarınızı, kazandıkları birtakım günahlar sebebiyle şeytan yanıltmak istemişti. Allah ise onların kusurlarını bağışladı. Gerçekten de Allah Gafûrdur, Halîmdir. • ÂL-İ İMRÂN, 3:155

  44. Âyet sonlarına dikkat! • Allah’tan bir rahmet sayesindedir ki, sen onlara yumuşak davrandın. Eğer sen kaba ve katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp gitmişlerdi. Onları affet, onların bağışlanmaları için dua et ve işlerinde onlarla istişare et. Kararını verdiğinde de yalnız Allah’a dayan. Çünkü Allah kendisine tevekkül edenleri sever. • ÂL-İ İMRÂN, 3:159

  45. Kur’ân’dan nasip • Biz Kur’ân’dan mü’minlere şifa ve rahmet olan şeyi indiriyoruz. Bu ise zalimler için hüsrandan başka birşey arttırmıyor. • İSRÂ, 17:82

  46. Kur’ân’dan uzaklaştırmaya yönelik teşebbüsler • İnsanlardan öylesi vardır ki, halkı bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve dini alaya almak için boş söz ve eğlencelere müşteri çıkar. Onlar için aşağılayıcı bir azap vardır. LOKMAN, 31:6

  47. Kur’ân’dan uzaklaştırmaya yönelik teşebbüsler • İnkâr edenler, “Bu Kur’ân’ı dinlemeyin; okunurken şamata çıkarın,” dediler. “Böylelikle ona üstün gelirsiniz.” • Biz o kâfirlere şiddetli bir azap tattıracak ve yaptıklarının en kötüsüyle onları cezalandıracağız. • İşte Allah düşmanlarının cezası ateştir. Âyetlerimizi bile bile inkâr etmelerine karşılık, orası onların ebediyen kalacakları yurtlarıdır. • O zaman inkâr edenler “Rabbimiz,” derler. “Cinlerden ve insanlardan bizi saptıranları bize göster ki onları ayaklarımızın altına alalım da en aşağılıklardan olsunlar.” • FUSSILET, 41:26-29

  48. Kur’ân’dan uzaklaştırmaya yönelik teşebbüsler • Hesapları yaklaştı; ama insanlar hâlâ gaflette, aldırmıyorlar. • Onlara ne zaman Rablerinden yeni bir öğüt gelse, eğlenerek dinlerler. • Kalpleri hep oyundadır. O zalimler gizlice fısıldaşarak dediler ki: “Bu da sizin gibi bir beşer değil mi? Göz göre göre büyüye mi kapılacaksınız?” • ENBİYÂ, 21:1-3

  49. Kalpler katılaşmasın • İman edenlerin, Allah’ın zikrine ve hak olarak inene karşı kalplerinin yumuşaması için zaman hâlâ gelmedi mi? Onlar, daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasın ki, üzerinden zaman geçince kalpleri katılaşıvermiş ve birçoğu yoldan çıkmıştı. • HADÎD, 57:16 • İbni Mes’ud (r.a.): Bizim Müslüman olmamız ile Allah’ın bize bu âyetle itâb etmesi arasında sadece dört sene vardır. (Müslim, Tefsir: 24.)

  50. İnternet adresleri • iman_ilmihali@googlegroups.com • utesav.org.tr • facebook.com/yazarumitsimsek

More Related