1 / 34

OSTEOPOROZ

OSTEOPOROZ. Doç.Dr.Naim NUR Halk Sağlığı AD. OSTEOPOROZ. Osteoporoz, kemik erimesi olarak da adlandırılan, düşük kemik kütlesi ve kemik mikro yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile karekterize sistemik bir iskelet hastalığıdır. OSTEOPOROZ.

ariane
Download Presentation

OSTEOPOROZ

An Image/Link below is provided (as is) to download presentation Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author. Content is provided to you AS IS for your information and personal use only. Download presentation by click this link. While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server. During download, if you can't get a presentation, the file might be deleted by the publisher.

E N D

Presentation Transcript


  1. OSTEOPOROZ Doç.Dr.Naim NUR Halk Sağlığı AD

  2. OSTEOPOROZ Osteoporoz, kemik erimesi olarak da adlandırılan, düşük kemik kütlesi ve kemik mikro yapısının bozulması sonucu kemik kırılganlığının ve kırık olasılığının artması ile karekterize sistemik bir iskelet hastalığıdır.

  3. OSTEOPOROZ Sözcük anlamı “delikli, gözenekli kemik” demektir. Özellikle yaşlı bireyler için önemli bir sağlık sorunudur. Kemiklerden kalsiyum kaybının artması sonucunda kemikler kolaylıkla kırılabilir duruma gelir.

  4. Kemik Yapısı 33 yaş 72 yaş 55 yaş

  5. Kemik dinamik bir dokudur, devamlı yıkılır ve yeniden yapılır, yapımla yıkım arasındaki denge yıkım lehine artarsa kemik kaybedilir ve kemik kütlesi azalır. Azalmış kemik kolaylıkla kırılır. Kemiğin ince yapısı çeşitli faktörlerle bozulursa kemik yine kırılgan olabilir.

  6. Yaşa Bağlı Kemik Mineral Yoğunluğundaki Değişiklikler Yaşa bağımlı kemik kaybı Doruk kemik kütlesi Kemik yoğunluğu Erkekler Kadınlar Menopoza bağlı kemik kaybı 80 0 20 40 60 Yaş

  7. Osteoporoz Osteoporoz, çocukluk devresindeki kemiğin boyutları, gücü, ve yirmili yaşlarda tamamlanan mineralizasyonu(Doruk Kemik Kütlesi) ile yakından ilgilidir. Çocukluk veya ergenlik çağında kemik kütlesi yüksek olanlar, ileri yaşlarda veya menopoz devresinde kemik kaybı başladığında, avantajlı durumda olurlar.

  8. Osteoporoz Sıklığı Yaş Erkek (%) Kadın (%) 50-54 2.5 6.3 55-59 3.5 9.6 60-64 5.8 14.3 65-69 7.4 20.2 70-74 7.8 27.9 75-79 10.3 37.5 80-84 16.6 47.2 50-84 6.3 21.2 Kanis JA et al. Osteo Intern 2005

  9. Osteoporoz Sıklığı 50 yaş üzerindekilerin yaklaşık yarısı osteoporotik veya osteopeniktir. 60 yaş üzeri kadınların 1/2 si, erkeklerin 1/3’ü osteoporotiktir. ABD’de 10 milyon, Avrupa ve Japonya’da 55 milyon, Avustralya’da 2 milyon ve Kanada’da 3.5 milyondanfazla kişi osteoporotiktir.

  10. Osteoporoz en sık görülen kemik hastalığıdır • Osteoporozun önemi kırıklara neden olmasıdır !

  11. Yaşa Bağımlı Kırıklar Kadınlar Erkekler kalça kalça Vaka Sayısı /100.00 kişi/yıl omurga omurga Ön kol Ön kol Yaş Grubu

  12. Kalça Kırığı Görülme Sıklığı Yıllık kalça kırıkları (milyonlar) 1990 20252050 Yaşlanan nüfus arttıkça, bütün dünyada kalça kırıkları da artmaktadır. Cooper C. et al., 1992,Osteoporos Int 2:285

  13. Kalça Kırığı Tüm Dünyada Artıyor! Asya’da 2050’de3.250 milyon olacak. Toplam Kalça Kırığı Sayısı 1950 = 1.66 million 2050 = 6.26 million Asya Kuzey Amerika Avrupa Latin Amerika

  14. ABD’de her yıl 1,5milyon kırık tespit edilmekte olup, bunun; 250.000’i kalça kırığı 500.000’den fazlası vertebra kırığıdır. • WHO raporlarına göre 50 yaş üzerindeki postmenapozal populasyonun %30 ‘u Osteoporoz sınıfına girmektedir.

  15. 50 Yaş Üzeri Kadınlarda Fraktür Prevalansı EVOS (European Vertebral Osteoporoz Study Group) 19 ülke ortalaması %6-20 Melton %26 Cummigs %32 olarak tesbit etmiştir. Ülkemizde bu oran %9’ dur.

  16. Türkiye’nin de dahil olduğu 6 Avrupa Ülkesinde, 3 milyon insan içinde 9075 kişide yapılan kalça kırığı ile ilgili bir çalışmada (MEDOS) diğer ülkelerden farklı olarak kırsal kesimde kalça kırığı oranı daha fazla tespit edilmiştir. Türkiye’de Osteoporoz’a bağlı kalça kırığı prevalansı Avrupa Ülkelerinden 13 kat daha az ve onbin kişide 1,6 olarak tespit edilmiştir.

  17. Osteoporozda kalça kırığı • Kalça kırığı oluştuktan sonraki 1 yıl içinde olguların % 20-25’i yaşamını yitirir. • % 25 olgu normale dönmek için uzun dönem bakıma gereksinim gösterirken, • % 50 olgukırık öncesi yaşamlarına tam olarak dönememektedir

  18. Osteoporozda kalça kırığı Günlük yaşamda en az 1 aktiviteyi başaramamak 80% kalça kırığından bir yıl sonra : Hastalar (%) Bağımsız yürüyememe 40% 30% Kalıcı sakatlık 20% 1 yılda ölüm

  19. Risk Kadınlarda yıllık osteoporotik kırık insidansı, kalp krizi, inme ve meme kanserinin toplam insidansından daha fazladır. Yıllık Görülme x 1000 kalp krizi inme meme kanseri osteoporotikkırıklar

  20. İsviçre’de yapılan bir çalışmada; kadınların Osteoporoz’a bağlı özürlülük nedeniyle, yatakta geçirdikleri gün sayısı, KOAH, Stroke ve Meme ca nedeniyle yatakta geçen gün sayısından fazladır.

  21. Kırıkların ülkemizin sağlık düzeyineetkileri oldukça fazladır! Hastalık birçok ülkedeki gibi ülkemizde de önemli bir sağlık sorunudur. Türkiye’de osteoporozlu sayısı hakkında sağlıklı veriler yoktur. Hastalık ülkemizin ekonomisine önemli yük getirmektedir. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre tedavi maliyetleri oldukça yüksektir

  22. Etiyoloji Osteoporozun etiyolojisinde; kalıtım, cinsiyet, ırk, beslenme, yetersiz fiziksel aktivite gibi bir çok faktör bulunmaktadır. Bununla birlikte hastalığın oluşumu, özellikle yaşamın erken dönemlerindeki yanlış beslenme ve yaşam biçimlerinden etkilenir, belirti vermeden sessiz ilerler ve ileriki yaşlarda sürpriz bir şekilde ortaya çıkabilir.

  23. Risk Faktörleri Orta Erken menapoz (45 yaştan önce) İleri derecede alkol alımı Sigara içme Diyetle az Ca alımı Zayıflık Aşırı kahve alımı Majör Doruk kemik kütlesinde düşüklük Genetik Yaş>65 Premenapozal ooferektomi Steroid kullanımı İmmobilite Düşük Orta derecede fiziksel aktivite Asya kökenli olma DM Parite

  24. OSTEOPOROZDA BULGULAR • Kemik ağrısı • Halsizlik • İsteksizlik • Ayak parmaklarında kramp • Tırnak kırılmaları • Kemik kırıkları

  25. Tanı • Kemik ölçümleri hızlı, kolay yapılabilen testlerdir. • Çok çeşitli tanı yöntemleri var ise de en çok DEXA (Dual photon X-ray absorbsiyometre) kullanılmaktadır.

  26. Osteoporozdan Korunma Osteoporozdan korunmada iki önemli faktörden biri güçlü bir kemik oluşumunu sağlamak, diğeri ise kemik kaybını önlemektir. Gençlik yıllarında kemik mineral yoğunluğunu en üst düzeye ulaştırmak ileriki yaşlarda kaçınılmaz olan kemik kaybını en aza indirir.

  27. Osteoporozdan Korunma Kalsiyum alımının artırılması Sigara kullanmamanın özendirilmesi Alkol kullanımının kısıtlanması Fizik aktivite artırılması Sağlıklı beslenme eğitimleri yönünde toplumlarda bilinçlenme yaratılması

  28. Osteoporozdan Korunma Risk gruplarına yönelik yaklaşım: Doruk kemik kütlesinin yeterli olmasını sağlamak Osteoporoz yapan hastalıkların tedavisini yapmak Riskli bireylerin saptanması ile erken tedavi etmek

  29. Osteoporoza karşı beslenme C Weikert . Ann Nut & Meta 2005; 49: 312 Protein, kemiğin önemli bir komponentidir. Protein, kemik büyümesi ve gelişimde kompleks bir rol oynar. Yüksek protein alımı 50-69 y da kalça kırığı riskini azaltmakta, 70-89 y ise etkisiz bulunmuştur. Fazla tuzlu diyetler kemiği olumsuz etkiler. HJ Wengreen.JBMR2004 ;19: 537

  30. Osteoporozun önlenmesi için • Topluma yönelik olarak • Eğitim • Yaşam şekli düzenlenmesi • Beslenme • Yeterli kalsiyum ve D vitamini • Kişiye yönelik olarak • Riskteki kişilerin tespiti • Yeterli kalsiyum ve D vitamini alımı • Egzersiz

  31. Osteoporoza karşı beslenmede Dört besin grubundaki besinler (“süt ve süt ürünleri”; “et –yumurta – kuru baklagiller” “taze sebze ve meyveler”; “ekmek ve tahıl grubu” ) birlikte aynı öğünde bireyin gereksinmesine uygun miktarlarda tüketilmeli ve her defasında grup içerisinden farklı besinler seçilerek, besin çeşitliliği sağlanmalıdır.

  32. Neler tüketmemeliyiz? • Aşırı tuz ve şeker tüketilmemelidir. • Aşırı kafein tüketiminden sakınılmalıdır. • Çay, kahve ve kolalı içeceklerin kafein içeriği yüksektir. • Aşırı hayvansal kaynaklı protein, tuz, şeker ve kafeinin tüketilmesi idrarda kalsiyum ve magnezyum atımını arttırır. • Doymuş yağ tüketimi azaltılmalıdır. Yüksek miktarda doymuş yağ tüketimi, kemik mineralleri olan kalsiyum ve magnezyumun barsaklardan emilimini azaltır. • Alkol ve sigara içilmemelidir.

  33. Korunmada Egzersiz Düzenli fiziksel aktivite yapılmalıdır. Fiziksel aktivite gençlikte kemik kütlesini arttırır, yaşlılıkta ise kemik kaybını önler. Haftada 4 kez, 30-60 dakika fiziksel aktivitede bulunmak kemik kırık riskini %50-70 oranında azaltır. Dans etmek, tenis, hızlı tempoda yürüyüş ve yüzme gibi ağırlık aktarma ve direnç egzersizleri yapılmalıdır

  34. Sonuç olarak Yeterli ve dengeli beslenme ile fiziki hareketliliğin benimsenmesi durumunda daha sağlıklı ve kaliteli bir hayatın sürdürülebileceği unutulmamalıdır.

More Related