Fecr at edeb yati 1909
Download
1 / 10

FECR-İ ATİ EDEBİYATI(1909) - PowerPoint PPT Presentation


  • 274 Views
  • Uploaded on

FECR-İ ATİ EDEBİYATI(1909). FECR-İ ATİ EDEBİYATI (1909).

loader
I am the owner, or an agent authorized to act on behalf of the owner, of the copyrighted work described.
capcha
Download Presentation

PowerPoint Slideshow about ' FECR-İ ATİ EDEBİYATI(1909)' - addo


An Image/Link below is provided (as is) to download presentation

Download Policy: Content on the Website is provided to you AS IS for your information and personal use and may not be sold / licensed / shared on other websites without getting consent from its author.While downloading, if for some reason you are not able to download a presentation, the publisher may have deleted the file from their server.


- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - E N D - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
Presentation Transcript

Fecr at edeb yati 19091
FECR-İ ATİ EDEBİYATI (1909)

1908 yılında Servet-i Fünun sanatçılarının yeniden bir araya gelme çabaları sonuç vermeyince, Servet-i Fünun anlayışıyla yetişen bazı genç sanatçılar, 1909 yılında yayımladıkları bir bildiriyle “Fecr-i Ati” denilen edebiyat hareketini başlattılar.

Bu topluluk şu görüşleri ileri sürerek yola çıktı:

  • Edebiyat-ı Cedide ( Servet-i Fünun ), edebi işlevini artık yitirmiştir.

  • Onların yarım bıraktığı yenilikler sürdürülmelidir.,

  • Bu alanda zaman yitirmeksizin Batı’yla sıkı bağlar kurulmalı, Batı’da görülen tüm edebi yenilikler alınmalıdır.

    Aşırı Batılılaşma sayılan bu hareketin önemli sanatçıları olarak Ahmet Haşim, Ali Canip Yöntem, Mehmet Behçet, Emin Bülend gibi şairler; Yakup Kadri, Fuat Köprülü, Refik Halit Karay gibi yazarlar sayılabilir.


Topluluk, Edebiyat-ı Cedide’ nin devamı olmaktan öteye gidememiş ve 1912 yılında dağılmıştır. Sanatçılarından kimileri (Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay) daha sonraki yıllarda bağımsız olarak başarı sağlamışlardır.

Fecr-i Ati dönemi sanatçılarının başlıca özellikleri:

  • Bu dönem sanatçıları “Sanat kişiseldir ve saygındır.” görüşünü savunmuşlardır.

  • Edebiyat-ı Cedide’ nin hatalı dil anlayışını sürdürmüşlerdir.

  • şiirde Fransız sembolizmini benimsemişlerdir.

  • Düzyazıda, insan betimlemelerine ve psikolojisine önem vermişler; ama dönem içinde pek başarılı olamamışlardır.

    NOT: Aralarında güçlü bir anlaşma olmayan bu topluluğun üyelerinden Ali Canip Yöntem ve Mehmet Fuat Köprülü, 1911 yılından sonra “Milli edebiyat” topluluğuna katılmışlardır.


ÖRNEK gidememiş ve 1912 yılında dağılmıştır. Sanatçılarından kimileri (Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay) daha sonraki yıllarda bağımsız olarak başarı sağlamışlardır.SORU:

“Bireyci sanat anlayışı, bize Edebiyat-ı Cedide’ den miras kalmıştı ve biz bunu söylemekle ortaya yeni bir görüş getirmiyorduk. Öyle ya, Edebiyat-ı Cedidecilerin, özellikle Hüseyin Cahit’le Mehmet Rauf’un, Dr. Rıza Tevfik’le estetik konusu üzerinde tartışırlarken terter tepinircesine ‘güzellik görecedir, güzellik görecedir.’ deyişlerinin, bizim ‘ Sanat kişisel ve saygıya değerdir.’ sözümüzden farkı neydi?”

Bu parçada, yazarın “biz” dediği kimler olabilir?

A) Garipçiler B) Servet-i Fünuncular

C) Yeni Lisancılar D) Yedi Meşaleciler

E) Fecr-i Aticiler


Ba imsiz sanat ilar
BAĞIMSIZ SANATÇILAR gidememiş ve 1912 yılında dağılmıştır. Sanatçılarından kimileri (Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay) daha sonraki yıllarda bağımsız olarak başarı sağlamışlardır.

HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR(1864-1944)

Konularını İstanbul ve yakın çevreden seçen sanatçı, yalın bir dille yazdığı öykü ve romanlarıyla tanınır. Edebiyatımızda natüralizmin öncüsü sayılan H.R. Gürpınar “Sanat halk içindir.” anlayışıyla yazmıştır. Romanlarında, Ahmet Mithat geleneğini sürdürür; olayın akıcılığını durduran felsefi görüşlere dalar. Konunun bütünlüğünü bozan ayrıntılara girer. Dönemin toplumsal bozukluğu sayılan alafrangalık (Batı taklitçiliği) romanlarında çokça işlediği konulardandır.

Başlıca romanları şunlardır: Şık, İffet, Mürebbiye, Şıpsevdi, Kuyruklu Yıldız Altında Bir İzdivaç, Gulyabani, Hakka Sığındık,Tesadüf, Metres, Cadı, Sevda Peşinde, Son Arzu, Ben Deli miyim?, Evlere Şenlik, Kaynanam Nasıl Kudurdu? Kesik Baş, Can Pazarı, Acı Gülüş


AHMET RASİM ( 1864-1932) gidememiş ve 1912 yılında dağılmıştır. Sanatçılarından kimileri (Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay) daha sonraki yıllarda bağımsız olarak başarı sağlamışlardır.

Çeşitli türlerde çok sayıda eser veren sanatçı, yirminci yüzyılın başlarında , özellikle İstanbul’da görülen, toplumsal yaşamdaki değişikliğin tanıklığını yapmıştır. Gözleme dayanan canlı bir anlatımı vardır. Tanınmasında, fıkra ve anı kitaplarının etkisi büyüktür.

Eserleri:

Fıkraları: Şehir Mektupları, Eşkal-i Zaman, Cidd Ü Mizah, Gülüp Ağladıklarım

Anı Kitapları : Gecelerim ve Falaka, Fuhş-ı Atik, Muharrir Bu Ya, Şair, Edip

Tarih alanındaki Eserleri: Resimli ve Haritalı Osmanlı tarihi

Uzun hikayeleri: Güzel Eleni, Meyl-i Dil, Ülfet


MEHMET AKİF ERSOY (1873-1936) gidememiş ve 1912 yılında dağılmıştır. Sanatçılarından kimileri (Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay) daha sonraki yıllarda bağımsız olarak başarı sağlamışlardır.

İlk şiirlerinde Muallim Naci’nin etkisi görülen şair, daha sonra kendine özgü bir şiir anlayışı getirdi.

*Aruzu Türkçeye başarıyla uyguladı.

*Düzyazıya yaklaşan öykülü şiirler yazdı.(Küfe,Seyfi Baba vd.)

*Şiirlerinde mistik bir hava görülen şair, dinsel öğelere ağırlık verdi.Toplumsal sorunlara bu açıdan yaklaştı.

Şiir tekniği, Fikret’in şiirlerine benzeyen şair, onun Batılı düşüncelerine ve Milli edebiyatın Türkçülük görüşüne karşı çıktı.Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı yıllarında da didaktik ve epik-lirik şiirler yazdı.

“İstiklal Marşı” mızı yazan şairin eserleri, Safahat adlı eserde toplanmıştır. Bölümleri: Süleymaniye Kürsüsünde, Fatih Kürsüsünde, Hatıralar, Asım, Gölgeler, Hakkın Sesleri

ÖRNEK SORU:

Edebiyatımızda, nazmı nesre yaklaştırmadaki ustalığıyla tanınmış sanatçılarımız aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

A) Tevfik Fikret – Yahya Kemal Beyatlı

B) Yahya Kemal Beyatlı – Ziya Paşa

C) Ahmet Haşim – Mehmet Akif Ersoy

D) Mehmet Akif Ersoy - Tevfik Fikret

E) Ziya Paşa - Ahmet Haşim

(1991/II)


AHMET HAŞİM (1884-1933) gidememiş ve 1912 yılında dağılmıştır. Sanatçılarından kimileri (Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay) daha sonraki yıllarda bağımsız olarak başarı sağlamışlardır.

Şiir yazmaya Fecr-i Ati topluluğunda başlayan şair, sonraları kendine özgü bir şiir anlayışı geliştirdi:

  • Aruzu, Türkçeye başarıyla uyguladı.

  • “Şiir anlaşılmak için değil, duyulmak içindir.” görüşüyle kapalı şiirler yazdı.

  • Sembolist ve empresyonist (izlenimcilik) anlayışıyla yazdığı şiirlerini imgelerle süsledi.

    Şiirde hayal gücü, uyum, renk öğelerinden yararlanan, kapalı anlatımıyla toplumdan uzaklaşan Ahmet Haşim, düzyazıda açık ve yalın bir anlatıma sahiptir.

    Bu yönüyle fıkra ve söyleşi türlerinin başarılı temsilcisi sayılan sanatçının başlıca eserleri şunlardır:

    Piyale, Göl Saatleri (şiir); Bize Göre, Gurabahaney-i Laklakan (fıkra, söyleşi); Frankfurt Seyahatnamesi (gezi)


ÖRNEK SORU: gidememiş ve 1912 yılında dağılmıştır. Sanatçılarından kimileri (Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay) daha sonraki yıllarda bağımsız olarak başarı sağlamışlardır.

1909’da Fecr-i Ati topluluğuna katıldı. Bu tpluluğun dağılmasından sonra da şiirler yazmayı sürdürdü. Şiirlerinin hepsi de aruzla yazılmıştır. Aşk ve doğa temalarını işlediği, sembolizm akımı anlayışına uygun olarak yazdığı şiirlerinde hayale ve müziğe büyük önem verdi. Güçlü şiirleri yanında, değişik konularıyoğun bir dille anlatan fıkraları da vardır.

Burada sözü edilen sanatçı aşağıdakilerden hangisidir?

A) Ahmet Haşim B) Cenap Şahabettin

C) Süleyman Nazif D) Faruk Nafiz Çamlıbel

E) Yahya Kemal Beyatlı

(1989/II)

Çözüm:

Cenap Şahabettin, Servet- Fünun dönemi şairlerindendir. Süleyman Nazif, Fecr-i Ati topluluğuna katılmamıştır. Faruk Nafiz “Beş Hececiler”dendir. Yahya Kemal aruzla yazmıştır, ama “Ok” şiirinde heceyi denemiştir. O da Fecr-i Ati topluluğuna katılmamıştır.


REFİK HALİT KARAY gidememiş ve 1912 yılında dağılmıştır. Sanatçılarından kimileri (Ahmet Haşim, Yakup Kadri Karaosmanoğlu, Refik Halit Karay) daha sonraki yıllarda bağımsız olarak başarı sağlamışlardır.

geniş ününü mizah ve siyasal yergi yazılarıyla sağlayan sanatçının mizah yazıları gibi hikayeleri de edebiyatımızın bu alnında bir aşama olmuştur. Hikayelerinin konularını Anadolu insanının yaşamından almıştır. Maupassant’ın etkisi altında kalmıştır. Konuşma dilini ustalıkla kullanmış, yeni yazı dilinin yaygınlaşmasında öncülük etmiştir.

Hikayeleri : Memleket Hikayeleri, Gurbet Hikayeleri,

Romanları : İstanbul’un İçyüzü, Yezid’ in Kızı, Çete, Sürgün, Nilgün, Bugünün Saraylısı, Kadınlar Tekkesi, Dört yapraklı Yonca

Yergi, Mizah, Deneme, Fıkraları: Kirpi’nin Dedikleri, Guguklu Saat, Bir Avuç Saçma


ad